GENEL - 13 Şubat 2021 Cumartesi 12:12

ASİMDER Başkanı Gülbey: “Suriye’ye sürgün edilen Ermeniler Türkiye’ye döndü”

A
A
A
ASİMDER Başkanı Gülbey: “Suriye’ye sürgün edilen Ermeniler Türkiye’ye döndü”

Uluslararası Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Derneği (ASİMDER) Genel Başkanı Göksel Gülbey, Irak ve Suriye’de DAEŞ gibi terör örgütlerinin baskılarından kaçarak Türkiye’ye sığınan yüz bini aşkın Ermeni ve Süryani Hıristiyan mültecinin, Yozgat, Aksaray, Çorum, Amasya, Kırşehir, Erzurum ve Afyon gibi Anadolu kentlerinde kimliklerini gizleyerek yaşadığını iddia etti.

Uluslararası Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Derneği (ASİMDER) Genel Başkanı Göksel Gülbey, Irak ve Suriye’de DAEŞ gibi terör örgütlerinin baskılarından kaçarak Türkiye’ye sığınan yüz bini aşkın Ermeni ve Süryani Hıristiyan mültecinin, Yozgat, Aksaray, Çorum, Amasya, Kırşehir, Erzurum ve Afyon gibi Anadolu kentlerinde kimliklerini gizleyerek yaşadığını iddia etti.


105 yıl önce 1915 yılında Suriye’ye tehcir edilen Ermeni ailelerin çocuklarının da Hıristiyan mültecilerin içerisinde bulunduklarını söyleyen ASİMDER Genel Başkanı Göksel Gülbey, “DAEŞ gibi terör örgütlerinin baskılarından kaçarak Türkiye’ye gelip yerleşen yüz binlerce Hıristiyan Süryani ve Ermeni aileler Türkiye’ye geldikten sonra ABD, Kanada ve Avusturya’ya gideceğiz diyerek Türkiye’ye yerleştiler. Bu Hıristiyan mültecilerden 30 Ermeni aile Yozgat’a yerleştiler. Türkiye’ye sığınan Anonis Alis Salciyan ve ailesi Yozgat’ta 30 aile olduklarını ve çevrelerinin kendilerini Arap Müslüman bildiklerini anlatıyor. Linda ve Vahan Markaryan çifti de Irak’tan gelip Yozgat’a yerleşen ailelerdir. Diğer Aileler ise, Aksaray, Çorum, Amasya, Kırşehir, Erzurum ve Afyon gibi Anadolu kentlerine yerleşmişler. Bu Ermeni ve Süryani aileler Osmanlı döneminde tehcir edildiklerini bilen aileler, aynı zamanda da kimliklerini gizliyorlar. Bunların biran önce kayıt ve kontrol altına alınmalılar” dedi.


Ermenilerin 105 yıl önce atalarının kovulduğu topraklara Anadolu’ya geri döndüklerini ve özlemin bittiğini söylediklerini belirten Gülbey, “ Arap kimliği ile Türkiye’ye gelen Ortodoks Ermenilerdir. Şimdi de bu Ortodoks Ermenilere İstanbul’da bir kilise yapıldı. Arap olarak geldiler Ermeni oldukları ortaya çıktı, Müslüman’ız dediler Hıristiyan oldukları bilindi. Geçici geldikleri Türkiye’de yerleşik düzene geçip evlilikler yaptılar. Tehlike arz etmeseler de kayıt ve kontrol altına alınmamalarından dolayı ileriki zamanlarda bölgede sıkıntı olurlar mı bilemiyoruz” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Eskişehir Vali Münir Raif Güney İlkokulu öğrenc ileri bağımlılığa karşı festivalde Eskişehir Vali Münir Raif Güney İlkokulu 3/F sınıfı öğrencileri; sınıf öğretmenleri Elif İlbars rehberliğinde, teknoloji ve sağlıklı yaşamı bir araya getiren anlamlı bir etkinlikte boy gösterdi. Yeşilay tarafından Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) ev sahipliğinde düzenlenen festivalde; minikler, hem eğlendi hem de dijital dünyanın risklerine karşı bilinçlendi. Harezmi Modeli ile Dijital Bağımlılığa ‘Dur’ dediler. Okulda uygulanan ‘Harezmi Eğitim Modeli’ kapsamında ‘Dijital Ekran Bağımlılığı’ üzerine çalışmalar yürüten 3/F sınıfı öğrencileri, teorik bilgilerini festival alanındaki pratik uygulamalarla pekiştirdi. Disiplinler arası bir yaklaşımla problemleri çözmeyi öğrenen öğrenciler, ekran karşısında geçirilen pasif zamanın yerine üretkenliği koymanın önemini kavradılar. Milli voleybolcu Meryem Boz ile motivasyon dolu anlar Festivalin en heyecan verici anlarından biri ise, A Milli Kadın Voleybol Takımının yıldız ismi Meryem Boz ile gerçekleşen buluşma oldu. ‘Mavi Şimşek’ lakaplı milli sporcuyla tanışma imkânı bulan öğrenciler, sporun bağımlılıkla mücadeledeki rolünü, disiplinli çalışmanın başarıya etkisini fiziksel aktivitenin dijital dünyadan çok daha eğlenceli olduğunu bizzat bir şampiyondan dinlediler. Atölyelerle dolu bir gün Gün boyu süren etkinliklerde öğrenciler çeşitli atölyelere katıldı, Yeşilay yetkililerinden bağımlılık türleri ve korunma yolları hakkında hayati bilgiler aldılar. Vali Münir Raif Güney İlkokulu öğrencileri, festival sonunda sağlıklı yaşam sözü vererek dijital bağımlılığa karşı toplumsal bir farkındalık elçisi olma yolunda ilk büyük adımlarını atmış oldular.
İstanbul SAHA EXPO’daki çok katmanlı sistemler havadan görüntülendi Türkiye’nin savunma sanayisindeki ileri teknoloji sistemleri havadan görüntülendi. SAHA EXPO’da sergilenen yerli ve milli savunma teknolojileri dikkat çeken görüntüler oluşturdu. SAHA EXPO’da yer alan çok katmanlı yapı içerisinde Türkiye’nin hava savunma mimarisini oluşturan sistemler öne çıkarken, çekilen görüntülerde TAYFUN füzesi ile Baykar tarafından geliştirilen Bayraktar AKINCI, TB3, TB2 ve K2 Kamikazesi dikkat çekti. ÇELİK KUBBE’nin yeni katmanları da görüntülendi Aselsan, SAHA EXPO 2026’da ÇELİK KUBBE’ye entegre edilecek yeni katmanları tanıttı. Elektronik harp, yönlendirilmiş enerji ve anti-dron kabiliyetlerine sahip sistemler görüntülendi. Görüntülerde, Ilgar 3-lt, Koral AD, Miğfer, Gökalp, Gökberk 10 ve Ejderha AD 210 öne çıktı. Yeni sistemlerin özellikle İHA ve dron tehditlerine karşı çok katmanlı koruma sağlaması hedefleniyor. Altay tankı da sergi alanında Türkiye’nin savunma sanayisinde geliştirilen en güçlü kara araçlarından biri olan Altay tankı, SAHA EXPO’da ziyaretçilerle buluştu. Milli ana muharebe tankının da yer aldığı fuar alanı, havadan görüntülendi. Türkiye’nin son teknoloji savunma sanayi ürünleri yan yana SAHA EXPO dış sergi alanında Türkiye’nin son savunma sanayi ürünlerinin hepsi yan yana sergileniyor. Aselsan’ın geliştirdiği Koral, Ilgar, Alp, Hisar, Korkut, İhtar, Ejderha ve Gökberk sistemleri yan yana görüntülenirken, Roketsan’ın Tayfun füzesi de havadan çekilen görüntülerde dikkat çekti.