GENEL - 12 Şubat 2021 Cuma 09:44

Serdar Ünsal, “Soykırım” ve “Yüreğim İrevan’da Kaldı” romanını iş insanı Tacettin Şimşek’e hediye etti

A
A
A
Serdar Ünsal, “Soykırım” ve “Yüreğim İrevan’da Kaldı” romanını iş insanı Tacettin Şimşek’e hediye etti

Eğitimci, Gazeteci ve araştırmacı yazar Serdar Ünsal tarafından yazılan 1920 yılında bir Türk yurdu olan bugün Ermenistan topraklarında kalan İrevan şehrinde yaşayan Türklerin Ermeni mezalimine uğrayarak doğdukları topraklardan kaçış hikayesinin anlatıldığı romanını ve soykırımı görenlerin dilinden anlattığı “Soykırım” kitabını iş insanı Tacettin Şimşek’e hediye etti.

Eğitimci, Gazeteci ve araştırmacı yazar Serdar Ünsal tarafından yazılan 1920 yılında bir Türk yurdu olan bugün Ermenistan topraklarında kalan İrevan şehrinde yaşayan Türklerin Ermeni mezalimine uğrayarak doğdukları topraklardan kaçış hikayesinin anlatıldığı romanını ve soykırımı görenlerin dilinden anlattığı “Soykırım” kitabını iş insanı Tacettin Şimşek’e hediye etti.


Hayırsever iş insanı Tacettin Şimşek’e kitabıyla ilgili bilgi veren yazar Serdar Ünsal, “Romanım gerçek yaşanmış bir hikaye, daha doğrusu baba annemin İrevan’dan Ermenilerin saldırısı sonucu kaçışlarının hikayesi, İrevan’dan Aras nehrine oradan İran’a İran’dan Türkiye ve Iğdır’a gelip bin bir zorluklarla yaşamaya çalıştığı bir yaşam öyküsü. Babaannem İrevan’da evini, sevdiklerini, babasını bırakarak kocasıyla kızıyla İran’a kaçarken Ermeniler tarafından Aras nehrinde kocasının vurulmasını ölünceye kadar unutamadı. İşte Ermeni mezalimini en iyi şekilde bu romanda anlatmaya çalıştım. Ermeniler sözde soykırım yalanlarının her alanda anlatan kitaplar yazıyorlar. Bu roman Ermeni yalanlarını çürütecek boyutta. Ermenilerin gerçek yüzünü herkes bir daha yakından görmek için romanı okumalıdır. Kısacası okuyucu, “Yüreğim İrevan’da Kaldı" romanında vatana, İrevan’a, hasret ölenlerin hikayesini, Ermenilerin yaptığı zulmü, Ermenilerin 1920 yılında İrevan’da yaptıkları vahşeti Aras nehrini kan gölüne çevirmelerini, eşi kocadan, anneyi yavrusundan, anne ve babayı evladından ayırmalarını, bir Hocalı faciasının benzerini okuyacak, hüzünlenecek, üzülecek, Soykırım kitabında da Ermeni vahşeti yaşayanların dilinden anlatılıyor” dedi.


Hayırsever iş insanı Tacettin Şimşek ise, “Tebrik ederim bu tarihi konuları roman dilinde anlatmanız güzel bir olay, en kısa zamanda okuyacağım. Başarılar dilerim” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Eskişehir Vali Münir Raif Güney İlkokulu öğrenc ileri bağımlılığa karşı festivalde Eskişehir Vali Münir Raif Güney İlkokulu 3/F sınıfı öğrencileri; sınıf öğretmenleri Elif İlbars rehberliğinde, teknoloji ve sağlıklı yaşamı bir araya getiren anlamlı bir etkinlikte boy gösterdi. Yeşilay tarafından Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) ev sahipliğinde düzenlenen festivalde; minikler, hem eğlendi hem de dijital dünyanın risklerine karşı bilinçlendi. Harezmi Modeli ile Dijital Bağımlılığa ‘Dur’ dediler. Okulda uygulanan ‘Harezmi Eğitim Modeli’ kapsamında ‘Dijital Ekran Bağımlılığı’ üzerine çalışmalar yürüten 3/F sınıfı öğrencileri, teorik bilgilerini festival alanındaki pratik uygulamalarla pekiştirdi. Disiplinler arası bir yaklaşımla problemleri çözmeyi öğrenen öğrenciler, ekran karşısında geçirilen pasif zamanın yerine üretkenliği koymanın önemini kavradılar. Milli voleybolcu Meryem Boz ile motivasyon dolu anlar Festivalin en heyecan verici anlarından biri ise, A Milli Kadın Voleybol Takımının yıldız ismi Meryem Boz ile gerçekleşen buluşma oldu. ‘Mavi Şimşek’ lakaplı milli sporcuyla tanışma imkânı bulan öğrenciler, sporun bağımlılıkla mücadeledeki rolünü, disiplinli çalışmanın başarıya etkisini fiziksel aktivitenin dijital dünyadan çok daha eğlenceli olduğunu bizzat bir şampiyondan dinlediler. Atölyelerle dolu bir gün Gün boyu süren etkinliklerde öğrenciler çeşitli atölyelere katıldı, Yeşilay yetkililerinden bağımlılık türleri ve korunma yolları hakkında hayati bilgiler aldılar. Vali Münir Raif Güney İlkokulu öğrencileri, festival sonunda sağlıklı yaşam sözü vererek dijital bağımlılığa karşı toplumsal bir farkındalık elçisi olma yolunda ilk büyük adımlarını atmış oldular.
İstanbul SAHA EXPO’daki çok katmanlı sistemler havadan görüntülendi Türkiye’nin savunma sanayisindeki ileri teknoloji sistemleri havadan görüntülendi. SAHA EXPO’da sergilenen yerli ve milli savunma teknolojileri dikkat çeken görüntüler oluşturdu. SAHA EXPO’da yer alan çok katmanlı yapı içerisinde Türkiye’nin hava savunma mimarisini oluşturan sistemler öne çıkarken, çekilen görüntülerde TAYFUN füzesi ile Baykar tarafından geliştirilen Bayraktar AKINCI, TB3, TB2 ve K2 Kamikazesi dikkat çekti. ÇELİK KUBBE’nin yeni katmanları da görüntülendi Aselsan, SAHA EXPO 2026’da ÇELİK KUBBE’ye entegre edilecek yeni katmanları tanıttı. Elektronik harp, yönlendirilmiş enerji ve anti-dron kabiliyetlerine sahip sistemler görüntülendi. Görüntülerde, Ilgar 3-lt, Koral AD, Miğfer, Gökalp, Gökberk 10 ve Ejderha AD 210 öne çıktı. Yeni sistemlerin özellikle İHA ve dron tehditlerine karşı çok katmanlı koruma sağlaması hedefleniyor. Altay tankı da sergi alanında Türkiye’nin savunma sanayisinde geliştirilen en güçlü kara araçlarından biri olan Altay tankı, SAHA EXPO’da ziyaretçilerle buluştu. Milli ana muharebe tankının da yer aldığı fuar alanı, havadan görüntülendi. Türkiye’nin son teknoloji savunma sanayi ürünleri yan yana SAHA EXPO dış sergi alanında Türkiye’nin son savunma sanayi ürünlerinin hepsi yan yana sergileniyor. Aselsan’ın geliştirdiği Koral, Ilgar, Alp, Hisar, Korkut, İhtar, Ejderha ve Gökberk sistemleri yan yana görüntülenirken, Roketsan’ın Tayfun füzesi de havadan çekilen görüntülerde dikkat çekti.