TEKNOLOJİ - 22 Mart 2026 Pazar 11:22

Geleceğin kaşifleri olacak depremzede çocuklar ‘Hataybot’ Robot Yarışması’na hazırlanıyorlar

A
A
A
Geleceğin kaşifleri olacak depremzede çocuklar ‘Hataybot’ Robot Yarışması’na hazırlanıyorlar

Hatay’da resmi kurumların iş birliğinde yapılacak olan ödüllü ‘Hataybot’ robot yarışmasına hazırlanan depremzede çocuklar, 2-3-4 Nisan tarihlerinde gerçekleşecek yarışma öncesi çalışmalarını sürdürüyorlar. Vali Mustafa Masatlı, geçtiğimiz yıl ilki düzenlenen yarışmada 522 takımın başvurduğunu ve bin 44 öğrencinin yarıştığını belirterek ‘Hayalinizi projeye dönüştürün, merakınızı üretime taşıyın ve Hatay’ın yarınlarını hep birlikte kuralım’ dedi.


Depremin ardından eğitim yuvalarının yeniden inşa edildiği Hatay’da öğrencilerin gelişimleri için yeni projeler hayata geçirilmeye devam ediyor. Hatay Valiliği, Hatay Büyükşehir Belediyesi ve Hatay İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde 2’nci robot yarışması yapılacak. Teknoloji ve inovasyonun ön planda olduğu yarışmaya katılmak isteyen öğrenciler, başvurularını gerçekleştirdiler. Depremzede çocuklar, yarışmada zafer elde ederek ödülü kazanmak için; 2-3-4 Nisan 2026 tarihlerine gerçekleştirilecek olan ‘Hataybot’ Robot Yarışmasına kadar çalışmalarını sürdürecekler. Hatay Valisi Mustafa Masatlı, geleceğin kaşifleri olacak öğrencilere yarışmada başarılar diledi.



"Tüm öğrencilerimizi ve öğretmenlerimizi bu büyük heyecana ortak olmaya, 2’nci Hatay Robot Yarışması’na katılmaya davet ediyorum"


Bu yıl ikincisi düzenlenecek olan Hatay Robot Yarışması’nın Türkiye ve Hatay’a hayırlı olmasını temenni eden Vali Masatlı, "Hatay’ın yarınları; sınıflarda, atölyelerde, bilimle zihinlerde ve üretime dönüşen hayallerde şekillenecektir. Bu anlayışla çocuklarımızın ve gençlerimizin 21. yüzyılda beceriyle donanmasını, bilimi ve teknolojiyi tüketen değil, üreten bireyler olarak yetişmesini, tasarım odaklı düşünme, analitik akıl, problem çözme, takım çalışması ve yenilikçi bakış açısı kazanmasının hedefleyen 2’nci ‘Hataybot Robot’ yarışmasını düzenliyoruz. Geçtiğimiz yıl ilkini gerçekleştirdiğimiz organizasyona; 522 takımın başvurması, bin 44 öğrencimizin ve 522 öğretmenimizin işin içerisine dahil olması, Hatay’ın bilim ve teknoloji alanında ne kadar güçlü bir potansiyele sahip olduğunu göstermiştir. Bu yıl hedefimiz bu heyecanı daha büyütmek ve fazla takımın yarışmaya dahil olmasını da sağlamaktır. Diğer tarafta öğrencilerimizin ve öğretmenlerimizin üretimle buluştuğu hayallerinin projelerle başarıya dönüştü. Böylece Hatay’ın başarı hikayesini hep birlikte yeni bir sayfada ekleyeceğimize yürekten inanıyorum. Buradan özellikle çocuklarımıza, gençlerimize ve öğretmenlerimize sesleniyorum. Geliniz hayalinizi projeye dönüştürün, geliniz merakınızı üretime taşıyın ve geliniz Hatay’ın yarınlarını hep birlikte kuralım. Tüm öğrencilerimizi ve öğretmenlerimizi bu büyük heyecana ortak olmaya, 2’nci Hatay Robot Yarışması’na katılmaya davet ediyorum. Başvurular devam ediyor. Başvurular 13 Mart’a kadar devam edecek. Ben şimdiden ikinci Hatay Robot Yarışması’nın Hatay’ımıza ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum" dedi.



"Hatay Robot Yarışması’nda kendimizi göstermek için buradayız"


Bu yılki Hatay Robot Yarışması’na iyi hazırlanıp kazanmayı hedeflediklerini ifade eden öğrenci Bekir Koluksa, "Burada bazı çalışmalar yapıyoruz. Bilgisayarlarla ahşap atölyelerde çalışmalarımız oluyor. Bu yıl 2 ila 4 Nisan arasındaki Hatay Robot Yarışması’na hazırlanıyoruz. Bu yarışmada başarılar göstermek istiyoruz. Arkadaşlarımızla çalışmalar yapıyoruz. İyi çalışarak yarışmayı kazanmak istiyoruz. Yarışmada hedefimiz ilk 3’e girip birinci olmak. Robot yapmak çok zor bir şey ve takım çalışmasıyla bunu yapabiliriz. Azimle, kararlılıkla ve kendine güvenerek yapılabilir. Şupi çok güzel bir karikatür. Hatay Robot Yarışması’nda kendimizi göstermek için buradayız" şeklinde konuştu.



"Hedefimiz bütün kategorilerde derece almak olacak ve yarışma için heyecanlıyım"


Hatay Robot Yarışması’nda dereceye girmek istediklerini söyleyen öğrenci Beray Solo, "Burada steam yaklaşımına yönelik dersler alıyoruz. Yakında olacak Hatay Robot Yarışması’na tüm takımlar olarak hazırlanıyoruz. Hedefimiz bütün kategorilerde derece almak olacak. Yarışma için heyecanlıyım. Şupi’nin tasarımı çok güzel oldu" ifadelerini kullandı.



Geleceğin kaşifleri olacak depremzede çocuklar ‘Hataybot’ Robot Yarışması’na hazırlanıyorlar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Elazığ Osmanlı kadınının işlediği 126 yıllık altın sırma hat levhası görenleri hayran bıraktı Müzayededen çıkan 126 yıllık altın sırma hat levhası, Kâbe örtüsünde de kullanılan "dival işi" tekniğiyle işlenmiş olmasıyla dikkat çekiyor. Doç. Dr. İlyas Kayakay, eserin aynı zamanda literatürde adı daha önce geçmeyen kadın sanatçı Vasfiye Hanım’ın imzasını taşıdığını açıkladı. Bir müzayededen Doç. Dr. İlyas Kayaokay tarafından alınan Osmanlı dönemi hat levhası, taşıdığı teknik özellikler nedeniyle sanat tarihi açısından dikkat çekici bir eser olarak öne çıktı. Kadife zemin üzerine altın sırma iplikle işlenen eserde kullanılan "dival işi" tekniğinin, Kâbe örtüsündeki kutsal yazıların işlenmesinde de kullanılan yöntemle örtüştüğü belirlendi. Şahsi koleksiyonunda yer alan levhayı inceleyerek tekniğin önemine dikkat çeken Doç. Dr. Kayaokay, Hicri 1318, yani miladi 1900-1901 tarihli eserde yüzeye yerleştirilen altın sırma ipliğin ince dikişlerle sabitlendiğini, bu sayede yazının hafif kabartmalı bir görünüm kazandığını açıklayarak, dival işinin tarihsel arka planına da değindi. Selçuklulardan Osmanlıya miras kalan bu tekniğin, yüzyıllar boyunca tekke levhalarında, türbe örtülerinde ve sancaklarda kullanıldığını ifade eden Doç. Dr. Kayaokay, aynı yöntemin İslam dünyasının en kutsal örtüsü olan Kâbe kisvesindeki hat yazılarında da uygulandığına dikkat çekti. Eseri sanat tarihi açısından değerli kılan unsurun ise imzanın oluşuna bağlayan Kayaokay, " Şahsi koleksiyonumda bulunan bir müzayededen aldığım bu eser Hicri 1318 tarihli, yani Miladi olarak 1900-1901 yıllarına tekabül eden yaklaşık 126 yıllık bir levhadır. 40 31 cm ölçülerinde olup kadife zemin üzerine altın sırma ip ile nakşedilmiştir. Levhada kullanılan bu büyük emek ve sabır gerektiren ince teknik, Osmanlı nakış sanatında "dival işi" olarak bilinmektedir. Bu teknikte yüzeye yerleştirilen ipliğin ince dikişlerle sabitlenmesiyle oluşturulur. Böylece yazı yüzeyde hafif kabartmalı bir görünüm kazanır. Maraş’tan gelen iki gelin tarafından Osmanlı sarayına yayıldığı için "Maraş işi" olarak da bilinen ve kökeni Selçuklulara kadar uzanan bu teknik Osmanlı sanatında özellikle sancaklarda, türbe örtülerinde, tekke levhalarında, Kur’an bohçalarında ve duvar levhalarında yaygın olarak kullanılmıştır. Aynı yöntem, Kâbe örtüsündeki yazıların işlenmesinde de görülmektedir. Bu şekilde bir beytin ketebeli şekilde yazılmasını ise ilk defa görüyorum. Bakın bu elimdeki tekke işi diğer örnek de Ahmed Ferhad adlı meçhul bir hattata ait 121 yıllık bir hat ve mürekkep ile yazılmış. Çerçevesi hayli yıpranmış levhanın zemininde mor kadife kumaş kullanılmıştır. Levhadaki yazı celî sülüs karakterli bir hat formuna sahiptir. Yazı mürekkep ile değil altın sırma ip işçiliğiyle işlendiği için hat formu nakış tekniğine uyarlanmış bir görünüm arz etmektedir" dedi. Eserde yer alan beytin önemine vurgu yapan Kayaokay, " Levhanın alt kısmında yer alan ketebeye göre eser Vasfiye Hanım tarafından yazılmıştır. Osmanlı döneminde kadın hattat ve nakkaşların faaliyet gösterdikleri bilinmekle birlikte imzalı eser sayısı yok denilecek kadar azdır. Bu nedenle levhanın kadın sanatçı adı taşıyan tarihli bir örnek olması ayrıca kıymetlidir. Hatta yer alan beyit ise şöyledir, "Zâlimin rişte-i ikbâlini bir âh keser Mâni-i rızk olanın rızkını Allah keser". Burada mazlumun içten gelen bir ahının zalimin talihini kesebileceği ifade edilir. Başkasının rızkına engel olan kimsenin rızkının da Cenab-ı Allah tarafından ilâhî adalet gereği kesileceği ifade edilmektedir. Tabi mezkûr beyit Lâ-edrî dediğimiz şairi belli olmayan bir beyittir. Divan edebiyatında çokça karşımıza çıkar ve hikmetli manasından mütevellit hatlara da çokça işlenmiştir. Osmanlı döneminde Esmâ İbret Hanım, Şerife Fatma Mevhibe Hanım, Zahide Selma Hanım gibi isimler kadın sanatçılar arasında zikredilmektedir. Vasfiye Hanım ismi ise literatürde daha önce kaydedilmiş hattat ve nakkaşlar arasında yer almamaktadır. Dolayısıyla bu levha sayesinde daha önce kaynaklarda adı geçmeyen bir kadın nakkaş yahut hattat gün yüzüne çıkmıştır. İleride başka eserlerinin de keşfedilmesiyle Vasfiye Hanım’ın kim olduğu daha iyi anlaşılacaktır. Bu husus sanat tarihi açısından önemini artırmakta ve levhayı çok nadir örnekler arasında değerlendirmemizi mümkün kılmaktadır" şeklinde konuştu.