POLİTİKA - 20 Aralık 2025 Cumartesi 15:15

Bakan Kurum açıkladı: Yüzyılın Sosyal Konut Projesi’nde geçerli başvuru sayısı 5 milyon 242 bin 766

A
A
A

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Yüzyılın Sosyal Konut Projesi’nde geçerli olan başvuru sayısının 5 milyon 242 bin 766 olduğunu belirterek bu başvurulardan 1 milyon 326 bininin gençler tarafından yapıldığını söyledi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, çeşitli temaslarda bulunmak üzere Hatay’a geldi. Bakan Kurum, ilk olarak Antakya kent merkezinde bulunan Cumhuriyet Caddesi’nde incelemelerde bulunarak basın açıklaması yaptı.

Bakan Kurum, depremin izlerini medeniyetler beşiği Hatay’da silmek için yapılan çalışmalara değinerek "Hatay’ı ayağa kaldırmak, bizim için hiçbir zaman sadece bir imar faaliyeti olmadı. Bizim için Hatay’a hizmet etmek, bir gönül meselesi, kardeşlik meselesi, ecdat mirasına sahip çıkma mücadelesi oldu. Bunun gereği olarak, bir yandan yeni yuvalarımızı sosyal donatılarıyla beraber tamamlarken bir yandan da tarihî mirasımızı yeniden ihya ettik. Bugün de yerinde inceleyeceğimiz Hatay’ın simgesi olan Tarihi Uzun Çarşı’yı, Atatürk Caddesi’ni, Kemalpaşa Caddesi’ni ve "dünyanın ışıklandırılan ilk caddesi" olarak bilinen Kurtuluş Caddesi’ni yeniden eski ihtişamına kavuşturuyoruz. Yine Tarihi Meclis Binası ve Asi Nehri’nin iki yakasındaki yapıların da ihya çalışmalarımızı hızla tamamlıyoruz. Anadolu’nun ilk camisi olan Habib-i Neccar Camii’mizi de inşallah önümüzdeki günlerde ibadete açacağız. Biz, Hatay’ımızda attığımız her adımı aşkla, şevkle, sevgiyle attık. İşte bir mücevher gibi işlediğimiz ve sadece 10 ayda tamamladığımız İskenderun Sahil Yolumuz bunun kanıtıdır" dedi.

27 Aralık Cumartesi günü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla Hatay’da düzenlenecek programla son anahtar teslim töreninin gerçekleşeceğini belirten Bakan Kurum, "Teslim ettiğimiz 98 bin deprem konutumuzun her biri de Hatay sevdamızın en büyük anıtıdır. Yine aynı aşkla; deprem bölgesinin en büyük 3. şantiyesi olan Antakya Dikmece’de 14 bin 500 konutumuzun yapımında da sona yaklaşıyoruz. İnşallah bu ay sonunda Hatay’da; 155 bin konutumuzun tamamını afetzede kardeşlerimize teslim etmiş olacağız. Önümüzdeki hafta bugün, 27 Aralık’ta; Sayın Cumhurbaşkanımızı burada ağırlayacağız ve son anahtar teslim törenimizi de büyük bir coşkuyla Hatay’ımızda yapacağız. Böylece deprem bölgesindeki 11 ilimizde; yıl sonu hedefimiz olan 455 bin konutumuzu hak sahiplerine kavuşturacağız" dedi.

"Hem e-devlet hem banka başvurularıyla tüm kriterlere uyarak geçerli olan başvuru sayısı ise 5 milyon 242 bin 766’dır"

Yüzyılın Konut Projesi’ne yapılan 8 milyon 840 bin 314 başvurunun 5 milyon 442 bin 766’sının geçerli olduğunu ifade eden Bakan Kurum, bu başvurulardan 1 milyon 326 bin gencin ev sahibi olmak için başvuruda bulunduğunu ifade ederek, "Deprem bölgemizdeki çalışmalarımızın tamamlanmasıyla burada edindiğimiz tecrübe ve birikimi 81 ilimize yayacağız. Bunun da ilk adımı bildiğiniz gibi Yüzyılın Konut Projesi. Açıkladığımız günden bu yana büyük bir ilgi gören projemizde dün itibarıyla başvurular sona erdi. Ben bu buluşma vesilesiyle toplam başvuru oranını da açıklamak istiyorum. Süreç boyunca 8 milyon 840 bin 314 vatandaşımız kampanyamıza başvurmuştur. Hem e-devlet hem banka başvurularıyla tüm kriterlere uyarak geçerli olan başvuru sayısı ise 5 milyon 242 bin 766’dır. En çok başvuru aldığımız il İstanbul, onu Ankara ve İzmir izliyor. Yine en çok başvuruda bulunulan kategori ise gençler. Görüyoruz ki bu projemiz gençlerimiz için umut olmuş. 1 milyon 326 bin gencimiz ev sahibi olmak için başvurdu. Bu başvuru oranı da gösteriyor ki; milletimiz projemize inanmıştır. Devletine, liderine bir kez daha güvenmiştir. İnşallah biz de Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğinde bu güveni 23 yıldır olduğu gibi yine boşa çıkarmayacak, bugüne kadar yüzakı kurumumuz TOKİ’mizle 1 milyon 750 bin konutu nasıl teslim ettiysek; iki yılda 455 bini konutumuzu nasıl tamamladıysak, bu evlerimizin anahtarlarını da en kısa sürede sahiplerine vereceğiz. 81 ilde inşa edeceğimiz 500 bin konut için 29 Aralıkta, yıl bitmeden ilk kuralarımızı çekmeye başlıyoruz. Ben şimdiden hayırlı, uğurlu olsun diyorum. Şunu da belirtmek isterim; proje kapsamında deprem bölgesindeki illerimizi ayrıcalıklı tutarak, bu illerimize daha fazla kontenjan ayırdık. Hatay’ımıza da tam 13 bin 289 sosyal konutu sunacağız. İnşallah sosyal konutlarımızla Hatay’ımızda evi olmayan vatandaşımıza, kiracı depremzede kardeşlerimize huzurlu yuvalar kazandıracağız. Tüm dar gelirli vatandaşlarımız ev sahibi olana kadar da çalışacağımızı, yeni sosyal konut kampanyaları yapmaya devam edeceğimizi de milletimize buradan duyurmak isterim" dedi.

Bakan Kurum açıkladı: Yüzyılın Sosyal Konut Projesi’nde geçerli başvuru sayısı 5 milyon 242 bin 766

Ramazan İlın - Cemal Kılınç

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Isparta Maaşını alamayınca vincin tepesine çıktı, banka hesabına yatan parayı teyit edip indi Isparta’nın Yalvaç ilçesinde maaşını alamadığını ileri süren kule vinç operatörü, vincin uç kısmına çıkarak intihar girişiminde bulundu. Ekiplerin yoğun çabalarına rağmen bir süre ikna edilemeyen şahıs, ecel terleri döktüren anların ardından maaşının hesabına yatırıldığını telefondan kontrol ettikten sonra bulunduğu yerden indi. Isparta’nın Yalvaç ilçesinde toplu konutların yükseldiği inşaat sahasında meydana gelen olayda, kule vinç operatörü B.Ö., iddiaya göre birikmiş aylıklarını alamadı. Operatör, kullandığı kule vincin kumanda kabininden çıkarak vincin ağırlık merkezinin uç kısmına geçti. Durumu fark eden şantiye çalışanlarının 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulunması üzerine olay yerine Yalvaç Belediyesi itfaiye ekipleri, sağlık ekipleri ve jandarma sevk edildi. Olay yerine gelen ekipler, vinç altına fanlı iki katlı hava yastığı kurdu, itfaiye erleri ise brandayla önlem aldı. Ayrıca bir asansörlü itfaiye aracı da hazır bekletildi. Jandarma ekipleri çevrede geniş güvenlik önlemi alırken, itfaiye ekipleri, jandarma ve bir şantiye çalışanının uzun süren ikna çabaları sonuç verdi. Operatörün birikmiş maaşlarının hesabına yatırılmasının ardından şahıs bulunduğu yerden indirildi. Sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilen B.Ö., ifadesi alınmak üzere jandarma ekipleri tarafından karakola götürüldü.
Bursa BUÜ’de sanatın ve sanatçının geleceği mercek altına alındı Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Bölümü tarafından düzenlenen "II. Ulusal Sahne ve Görüntü Sanatları Sempozyumu", sanat dünyasının önemli isimlerini ve akademisyenleri Bursa’da buluşturdu. Bursa Büyükşehir Belediyesi, Osmangazi Belediyesi ve Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı’nın katkılarıyla Prof. Dr. M. Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen sempozyuma; BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Sait Liman, Bursa Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Ali Düşenkalkar ve Nilüfer Kent Tiyatrosu Müdürü Kazım Güçlü’nün yanı sıra akademisyen ve öğrenciler katıldı. "Sanatın ve Sanatçının Geleceği" temasıyla yapılan ve 2 gün boyunca devam eden etkinlikte, dijitalleşen dünyada sanatın dönüşümü ve yapay zekanın estetik üretime etkileri disiplinler arası bir perspektifle ele alındı. Farklı üniversitelerden katılan 29 akademisyenin 25 bildiri sunduğu organizasyon, sahne ve görüntü sanatlarının güncel sorunlarına ve yarınına ışık tuttu. "Sanat insanın kendini tamamlama yolculuğudur" Program kapsamında düzenlenen törende konuşan BUÜ Rektörü ve Sempozyum Onursal Başkanı Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, araştırma üniversiteleri arasındaki yarışın genellikle sosyal bilimler ve sanat alanındaki faaliyetleri ihmal eden bir görüntü sergilediğini ifade etti. Uluslararası sıralama kriterlerinin sanat alanındaki birikimi tam olarak yansıtamamasının, bu alanlarda emek veren akademisyen ve öğrencilerde bir değersizlik hissi sebep olmaması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, üniversite kurumunun insanın tüm zenginliğini bünyesinde barındıran bir yapı olduğunu belirtti. Bilimsel ve teknolojik ilerlemenin sanatın doğasını dönüştürdüğüne dikkat çeken Yılmaz, yapay zeka ve dijital teknolojilerin sunduğu imkanların yanı sıra insani varoluş açısından barındırdığı kaygılara da değindi. Konuşmasının sonunda sanatın insan kalabilmenin yegane yolu olduğunu hatırlatan Rektör Yılmaz, dünyanın distopyaya savrulduğu bir dönemde umudun ancak sanatsal faaliyetlerden neşet edebileceğini ve üniversite olarak buna katkı sunmaya devam edeceklerini önemle vurguladı. Geleceğin sanatını dijital teknolojiler şekillendiriyor BUÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı ve Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ali Sait Liman ise konuşmasında sempozyumun bu yılki odağını dijital teknolojiler ve yapay zekanın sanata yansımaları olarak belirlediklerini ifade etti. Sinema, tiyatro, grafik tasarım ve fotoğraf gibi farklı sanat dallarıyla ilgili toplam 25 bildirinin sunulduğu sempozyuma 14 farklı üniversiteden 29 akademisyenin katıldığını açıklayan Prof. Dr. Ali Sait Liman, yerel yönetimlerin ve üniversite yönetiminin bu süreçteki lojistik ve manevi desteğinin önemine dikkat çekti. Bir araştırma üniversitesi olmanın getirdiği rekabetçi ortamda, kültür ve sanat alanındaki çalışmaların desteklenmesinin üniversitenin vizyonunu güçlendirdiğini belirten Liman, sempozyumun katılımcılar ve sanat dünyası için geleceğe ışık tutan verimli sonuçlar doğurmasını temenni ettiğini sözlerine ekledi. İki gün boyunca devam eden programda oturumlar, paneller ve sunumlar gerçekleştirildi.
Sivas SOSAD çağrıda bulundu: "Sanayi odalarının kurulmasının önü acilen açılmalıdır" Sivas OSB Sanayicileri Derneği’nden (SOSAD) yapılan açıklamada Sanayi Odalarının kurulmasının önünün açılması gerektiği ifade edildi. Sivas OSB Sanayicileri Derneği (SOSAD), üretimin, istihdamın ve sürdürülebilir büyümenin en önemli aktörlerinden biri olan sanayicilere ilişkin yazılı açıklama yaptı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu’na çağrıda bulunan SOSAD yönetimi, "Büyük şehirler dışında kalan illerde faaliyet gösteren Ticaret ve Sanayi Odaları bünyesinde, sanayicilerin ayrı bir çatı altında temsil edilebilmesi için Sanayi odalarının kurulmasının önü acilen açılmalıdır. Bu konuda irade gösterilmesi ve gerekli teşviklerin sağlanması artık bir zorunluluk haline gelmiştir. Bugün birçok ilde, sanayici belgesi almış ve sicillerde ‘sanayici’ olarak kayıtlı yeterli sayıda firma bulunmasına rağmen, Sanayi Odalarının kurulması çeşitli gerekçelerle engellenmektedir. Mevcut Ticaret ve Sanayi Odası yapıları içinde sanayicilerin temsili ise ne yazık ki oldukça sınırlıdır" dedi. Oda meclisinde temsil noktasında sorunlar yaşanabildiğine dikkat çeken açıklamada, "Öyle ki, binlerce kişiye istihdam sağlayan, üretim ve ihracat yapan büyük ölçekli sanayi kuruluşlarının meclis temsili, çoğu zaman birkaç üyeyi geçmemektedir. Buna karşılık, çok daha küçük ölçekli işletmelerle aynı düzeyde temsil edilmeleri, temsilde adalet ilkesini zedeleyen ciddi bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Oysa bağımsız Sanayi Odalarının kurulması; sanayicilerin ortak bir ses altında toplanmasını sağlayacak, üretim, yatırım ve ihracat süreçlerini daha etkin destekleyecek, teşvikler, pazar araştırmaları ve dış ticaret imkanları konusunda rehberlik sunacak, hukuki ve ticari danışmanlık hizmetlerini güçlendirecek, eğitim, seminer ve iş birliği ağlarıyla rekabet gücünü artıracaktır. Ayrıca, yurt dışı ticaret heyetleri ve fuar organizasyonları aracılığıyla firmaların küresel pazarlara açılmasını kolaylaştıracak, şehir ekonomilerine dinamizm kazandıracaktır. Daha da önemlisi, Sanayi Odaları; sadece firmaların değil, bulundukları şehirlerin ve ülke ekonomisinin sürdürülebilir büyümesine ve istihdam artışına doğrudan katkı sağlayacaktır" ifadelerine yer verildi. Ticaret ve sanayinin farklı alanlar olduğuna dikkat çeken dernek, "Unutulmamalıdır ki; ticaret ve sanayi farklı dinamiklere sahip alanlardır. Ticaret Odalarının Ticaret Bakanlığı ile, Sanayi Odalarının ise Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile daha etkin ve odaklı çalışması, hem üretici hem de satıcı kesimin daha sağlıklı temsil edilmesini sağlayacaktır. Bugün geldiğimiz noktada sanayiciler olarak beklentimiz nettir: Kendi kimliğimizle, kendi sorunlarımızı ve çözüm önerilerimizi ifade edebileceğimiz bağımsız bir kurumsal yapı. Sivas’tan yükselen bu çağrı, aslında Anadolu’nun dört bir yanındaki sanayicilerin ortak talebidir. Artık geç kalmadan, sanayicinin sesi olun" şeklinde açıklama yaptı.
Aydın Tarihi konağın duvarı yıkıldı, gerçek ortaya çıktı Aydın’ın Efeler ilçesinde bulunan tarihi konağın bahçe duvarının yıkılmasıyla bahçede kaçak kazı yapıldığı tespit edilirken, bahçede derinliği yaklaşık 30 metreyi bulan kazı kuyusu ile karşılaşıldı. Cumhuriyet’in ilk yıllarında Aydın’a getirilen Macar ustalar tarafından inşa edilen tarihi konaklar zamana direnmeye devam ederken, zaman zaman definecilerin hedefi oluyor. Özellikle Köprülü-Veysipaşa Mahallesi’nde yoğunlukta olan ve Orta Avrupa mimarisinin izlerini taşıyan konaklardan olan 1614 Sokak üzerindeki tarihi konak da definecilerin hedefi oldu. Tarihi konağın bahçe duvarının yıkılmasıyla birlikte ise gerçek ortaya çıktı. Duvarın yıkıldığı ihbarı üzerine bölgeye sevk edilen belediye, polis ve Müze Müdürlüğü ekipleri yaptıkları incelemeler esnasında konağın bahçe bölümünün kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce kazıldığını fark etti. Yapılan ilk değerlendirmelere göre sit alanı olan bölgede tarihi eser bulmak amacıyla kaçak kazı yapıldığı belirlenirken, ekipler yaklaşık 30 metre derinliğinde kazılmış bir kuyuyla karşılaştı. Bahçede ayrıca yaklaşık 5 metre derinliğinde ayrı bir çukura da rastlanırken, tarihi konağın talan edilmesi tepki topladı. Aydın Müze Müdürlüğü uzmanlarınca gerekli tutanakların tutulmasının ardından yıkılan duvar Efeler Belediye ekiplerince temizlendi. Bölgede gerekli güvenlik önleminin alınmasının ardından konuyla ilgili inceleme başlatıldı.