GÜNDEM - 24 Mart 2026 Salı 09:12

Akaryakıt karıştığı iddia edilen yağmur suyu birikintisinden içerek telef olan küçükbaş hayvanların yavrularını biberonla yaşatmaya çalışıyorlar

A
A
A
Akaryakıt karıştığı iddia edilen yağmur suyu birikintisinden içerek telef olan küçükbaş hayvanların yavrularını biberonla yaşatmaya çalışıyorlar

Hatay’ın Yayladağı ilçesinde yaşayan Nurullah Şengül’e ait 43 küçükbaş hayvan, otlatmadan döndüğü esnada akaryakıt ve adblue karıştığı iddia edilen yağmur suyu birikintisindeki zehirli olduğu tahmin edilen suyu içtikten sonra telef oldu. Anneleri telef olan yavruların beslenemedikleri için için telef olmaya başladıklarını ifade eden Şengül, kalan yavruları ailesiyle birlikte biberon yardımıyla sütle besleyerek hayatta kalmalarını sağladıklarını söyledi.


Yayladağı ilçesi Çaksına Mahallesi’nde yaşayan Nurullah Şengül, hayvancılık yaparak geçimini sürdürüyor. Geçtiğimiz günlerde yaşanan talihsiz olayda; Dağdüzü Madencilik firmasına ait taş ocağının önünde biriken yağmur suyundan su içen Şengül’e ait hayvanlar, ahıra 80 metre kala rahatsızlanıp yere yığılarak telef olmaya başladılar. Hayvanlarının yere yığıldığını gören Şengül, hayvanlarını kontrol ederken hepsinin telef olduğunu gördü. Otlatmaya çıkardığı 72 küçükbaş hayvandan 43’ü Adblue ve içtiği sudan zehirlenerek telef oldu. Yayladağı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne bağlı ekipler gelerek olay yeri incelemesi yaptıktan sonra sudan numuneler aldı ve hayvanlardan birisini alarak Adana’ya gönderdi. Adana Veteriner Kontrol Araştırma Enstitüsü Laboratuvarı’nda numuneler üzerinde yapılacak incelemelerin ardından hayvanların kesin telef olma nedenleri belirlenecek. Zehirli sudan içerek telef olan 43 hayvanın 41 yavrusu annesiz kalınca aç kaldılar. Anneleri telef olan 41 yavru, aç kaldıkları için günler geçtikte telef oldular. Şuana kadar 15’ten fazla yavrunun telef olduğunu ifade eden Şengül, kalan yavruları ailesiyle birlikte biberon yardımıyla sütle besleyerek hayata tutundurmaya çalıştıklarını söyledi.



"Ölen hayvanlarımızdan 41 hayvanın, 41 yavrusu vardı"


Zehirlenen hayvanlardan geriye kalan yavruları hayatta tutabilmek için biberonla beslediklerini söyleyen Nurullah Şengül, "Geçen hafta perşembe günü akşam iftara yarım saat kala olan talihsiz bir olay sonucunda 43 hayvanımız telef oldu. Yukarıda çıktığımız taş ocağında yağmur suyuna karışan adblue ve akaryakıt olduğunu düşündüğümüz sudan içen hayvanlarımız telef oldu. Şuan için raporun çıkmasını bekliyoruz, çıkana kadar da bunun takipçisi olacağız. Adblue ve yağmur suyunun karışımından içmiş ve aradan 7 dakika sonra tamamen hayvanlar yollarda dökülüp çoğu yolda öldü. Yolda öldüğünden sonra buraya eş dostun sayesinde toparladık ve götürüp imha edildi. Ölen hayvanlarımızdan 41 hayvanın 41 yavrusu vardı. Yavruların 13’ünü kaybettik. Şu an toplamda 28 yavrumuz kaldı. Vallahi açlıktan öldüğü için inek sütü de zaten bu yavruya gelmez. Süte yarı yarıya su kattığımız için gene de telafisini elimizden geldiği kadar çocuğumla, eşimle, babamla bunu başarmaya çalıştık. Rabbimin hikmeti onların da durumu bu makul ortada durumum haliyle ortada zaten. Biberonla sütle elimizden geldiği kadar zaten iki aylık olanlar da kendini yem yiyerek otlanarak kendini muhafaza altına alabiliyor. Şu an yem yiyenlere kuzu büyütme veriyorum. Öbürleri otlarla ama on günlükler arayla doğanlara onları da biberonla sütle besliyoruz. Onların şu an yem gibi ot gibi yeme şansları yok. Geriye kalanları biberonla eşimle çocuklarımla besliyoruz. Biberonla sütü emmediği için zaten kaybımız buradan gene devam etti. Emek var, emeğe saygı ama hiç yok" dedi.



"Yavru kuzulara bir bebek ve evlat gibi bakıyoruz, bunlar Allah’ın emaneti bize"


Kalan yavruları bir bebek gibi biberonla besleyerek hayatta kalmaları için mücadele eden Hatice Şengül, "Yavru kuzulara bir bebek ve evlat gibi bakıyoruz. Bunlar bir Allah’ın bir emaneti bize. Biz bunlara bakmazsak acından ölüyor ve bakmak zorundayız. Buna bir bebek gibi, bir çocuk gibi ve evlatlarımız gibi bakıyoruz. Aç olan ölüyor, aç olmayan yaşamaya çalışıyor. Bizde bakmaya çalışıyoruz işte böyle" ifadelerini kullandı.



Akaryakıt karıştığı iddia edilen yağmur suyu birikintisinden içerek telef olan küçükbaş hayvanların yavrularını biberonla yaşatmaya çalışıyorlar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Markette 19 yaşındaki genci hayattan koparan cinayet anına ait görüntüler ortaya çıktı Antalya’nın Manavgat ilçesinde markete gelen müşteriyle işletme sahibinin oğlu arasında çıkan tartışmanın ardından 19 yaşındaki gencin hayatını kaybettiği olayın güvenlik kamerası kayıtları ortaya çıktı. 21 Mart tarihinde Manavgat ilçesi Yukarı Pazarcı Mahallesi 1064 Sokak’ta bulunan bir markette meydana gelen olayda, market sahibinin oğlu Hakan K. ile markete müşteri olarak gelen Hasan Şimşek (19) arasında bilinmeyen bir nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine Hakan K., iş yerindeki tabancayla Hasan Şimşek’e ateş ederken, ihbar üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrolde Hasan Şimşek’in olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Ailesi sinir krizi geçirdi Cinayet şüphelisi Hakan K. olayda kullandığı tabancayla birlikte Manavgat Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekipleri tarafından olay yerinde gözaltına alınırken, yapılan alkol kontrolünde 3,87 promil alkollü olduğu belirlendi. Hayatını kaybeden Hasan Şimşek’in yakınları olay yerinde sinir krizi geçirirken, gencin cansız bedeni Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Buradaki işlemlerinin ardından Şimşek’in cenazesi ailesi ve yakınları tarafından teslim alınarak toprağa verildi. Olay anının görüntüleri ortaya çıktı Öte yandan 19 yaşında gencin hayatını kaybettiği olaya ait güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde, market sahibinin oğlu Hakan K.’nın Şimşek’in boynuna sarıldığı, ardından diğer elinde bulunan tabancayı ateşleyerek genci vurduğu anlar kayda girerken Şimşek’in tabancadan çıkan kurşunla yere yığılmasının ardından Hakan K.’nın silahı tezgaha bırakarak gencin yerde yatan cansız bedenini kontrol ettiği görüldü.
Mersin Arıcılar teknolojiyi yakından takip ediyor: Devlet desteğiyle modern tesis kurdu, 40 kişiye istihdam sağladı Mersin’de yaylalarda doğal olarak üretilen bal, devlet desteğiyle kurulan ve 40 kişiye istihdam sağlayan modern tesiste hazırlanarak el değmeden vatandaşlara ulaşıyor. Hasat ve analizlerin ardından hijyenik bir ortamda ürünler hazırlanırken, sipariş verenler de tüm aşamalarda bilgilendiriliyor. Türkiye’nin önemli üretim merkezlerinden Mersin’de binlerce arıcı her sezon yoğun mesai harcıyor. Sıfır rakımdan 2 bin rakıma kadara bal üretmek için kovanlarını mevsim şartlarına göre gezdiren arıcılar, hasat döneminde ise emeklerinin karşılığını alıyor. Atalarından öğrendiği arıcılığı sürdüren Celal Çay da başta Eğriçayır yaylası olmak üzere bir çok bölgede arılarıyla Total Anti Mikrobiyal Aktivite (TA) değeri 10 ve üzerinde bal üreterek ülke genelinde müşterilerine ulaştırıyor. Daha önce 15 kişilik ekiple çalışan Çay, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu aracılığıyla devletten aldığı destekle ürüne el değmeden paketlenmesini sağlayan son teknoloji ve hijyenik tesisle 40 kişiye istihdam sağladı. Çay, kurduğu tesiste kendi arılıklarından ve 100’e yakın arıcıdan gelen balı tesiste ilgili kurumlar tarafından analizleri yaptırarak el değmeden hazırlanmasını sağlıyor. Arı ürünleri siparişi veren vatandaşlar ise tüm süreçte mesajla bilgilendiriliyor. 40 personel mesai yapıyor Babasının ürettiği balı satarak işe başladığını anlatan arıcı Celal Çay, "Sonra firmamıza hem müşterimiz arttı hem arıcı sayımız arttı. Ve bugün işletmemizde yaklaşık 40 kişi çalışıyor. Bu yeni işletmemizi IPARD projesiyle yaptık. Burada Avrupa Birliği ve devletimizin desteği var. O destekle 2 senede bu modern tesisimizi yaptık. Eski fabrikamıza artık sığmıyorduk, işlerimiz büyümüştü. Oradaki çalışan sayımız 15-20 kişiydi ve birbirimizin ayağının üzerine basıyorduk, ürün koyacak depomuz yoktu. Ama bugün yaklaşık 100’e yakın arıcımızla, 40 personelimizle burada hem arı ürünlerini paketliyoruz, hem de arı ürünleri içeren takviye edici gıdalar üretiyoruz" dedi. Geleneksel üretim teknolojiyle buluştu Arı sütü, propolis, polen gibi arının tek bir ürünü değil, birçok ürünü olduğuna değinen Çay, "Hepsinden takviye edici gıda üreterek tüketicilerimize ulaştırıyoruz. Her ne kadar doğayla geleneksel bir üretim de yapsak, üretmiş olduğumuz arı ürünlerini modern tesislerde paketleyip tüketicilerimize ulaştırma gibi bir ihtiyacımız da var. Böyle modern bir tesiste, yaylalarda üretmiş olduğumuz arı ürünlerimizi paketleyip tüketicilerimize ulaştırıyoruz. Teknolojiyi hem doğada hem işletmemizde takip ediyoruz. Yeni çıkan makinalardan alıyoruz ve verimli, daha hijyenik şekilde nasıl yapabiliriz diye işimizi geliştirmeye çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. Üretimle ile ilgili hem Tarım Bakanlığı’nın denetimleri hem de ürün verilen marketlerin tedarikçi denetimleri olduğuna da dikkat çeken Çay, yeni tesiste bu denetimleri çok kolay bir şekilde, rahatlıkla geçip ürünlerini satabildiklerini anlattı. Ürün müşteriye gidene kadar 3-4 bilgilendirme mesajı gidiyor Satışlarının yüzde 80’ini internetten yaptıklarına değinen Çay, "Web sayfamızdan gelen siparişlerin faturasını içeride yazıcıdan yazdırıyoruz. Ondan sonra paketleme noktasına geliyoruz. Burada kargo kırılmayacak şekilde paketleniyor. Buradan paketlendiği an bilgisayardan barkodu okutuyoruz ve müşterimize mail gidiyor ’Sizin siparişiniz paketlendi’ diye. Sonra kargo teslim aldığında bir mail daha gidiyor ’Kargo teslim aldı’ diye. Yola çıktığında bir daha. Böylelikle tüketici son derece memnun oluyor ve adım adım kendisine ulaşana kadar 3-4 tane bilgilendirme mesajı veya maili geliyor. Bu da sipariş veren tüketiciyi çok mutlu ediyor diyor. Tüm bu süreci tüketicimiz yaşıyor ve tekrar sipariş vermesini sağlıyor. Biz de mutlu bir şekilde onlara ürünlerimizi ulaştırmış oluyoruz" diye konuştu.