DÜNYA - 25 Nisan 2025 Cuma 20:14 | Son Güncelleme : 25 Nisan 2025 Cuma 22:49

Trump’tan İran’a gözdağı: "Anlaşma yapamazsak, oldukça istekli bir şekilde savaşa girebilirim"

A
A
A
Trump’tan İran’a gözdağı: "Anlaşma yapamazsak, oldukça istekli bir şekilde savaşa girebilirim"

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile gerçekleştirilen nükleer konulu müzakerelere ilişkin açıklamalarda bulunarak, "Eğer bir anlaşma yapamazsak, oldukça istekli bir şekilde savaşa girebilirim. Eğer anlaşma sağlayamazsak, öncülüğü üstlenen ben olacağım" dedi.

ABD Başkanı Donald Trump, Time dergisine röportaj verdi. ABD Başkanı, 22 Nisan’da gerçekleştirilen ve bugün yayınlanan röportajda başkanlığının ilk 100 gününü "oldukça başarılı" olarak değerlendirdi.

"Masayı yeniden kuruyoruz"

ABD’nin halihazırda bir geçiş dönemi içerisinde bulunduğunu ifade eden Trump, "Biliyorsunuz, masayı yeniden kuruyoruz. Ticarette, yılda 2 trilyon dolar kaybediyorduk. Bu yapılamaz. Yani, bir noktada birinin çıkıp buna dur demesi gerekiyordu. Çünkü bu sürdürülebilir değil. Ticarette korkunç rakamlar söz konusuydu ve bunu değiştirdik. Diğer ülkeleri sırtımızda taşıyorduk" dedi.
Piyasanın oldukça dalgalandığını kaydeden Trump, "Bugün bin veya bin 200 puan yükseldi. Yukarı ve aşağı hamleler yapıyor, fakat dengelenecek. Büyük miktarda para topluyoruz. Bildiğiniz gibi, otomobiller için yüzde 25, çelik ve alüminyum için de yüzde 25 vergi uyguluyoruz" diye konuştu.

"Ülkemiz kısa sürede çok zengin olacak"

ABD’nin kısa süre içinde çok zengin olacağını vurgulayan Trump, "Bunu 3 aydır yapıyorum ve elde ettiğimiz rakamlara ve işlere, daha da önemlisi şirketlere bir bakın. Çip şirketleri, otomobil şirketleri, Apple. Apple, fabrikalar kurmak için 500 milyar dolar yatırım yapıyor. Daha önce hiç bu ülkede yatırım yapmamışlardı" ifadelerini kullandı.

"Gümrük vergileri nedeniyle birçok şirket üretimini ABD’ye kaydırmaya başladı"

Gümrük vergisi politikasını savunan Trump, "Çin’in bize yaptığına bir bakın. Bize yüzde 100 uyguluyorlar. Hindistan’a bakarsanız, Hindistan yüzde 100 ila 150 uyguluyor. Brezilya’ya bakın, diğer birçok ülkeye bakın. Bunu uygulayarak hayatta kalıyor, zengin oluyorlar. Sıfır gümrük vergisi kolay olurdu. Sıfır çok kolay olurdu ama o halde hiçbir şirket yatırım yapmak için gelmezdi. Şimdi geliyorlar çünkü gümrük vergisi ödemek istemiyorlar. Unutmayın, üretimi burada yapmaları halinde gümrük vergisi yok" dedi.
Gümrük vergileri nedeniyle birçok şirketin üretimini ABD’ye kaydırmaya başladığını vurgulayan Trump, "Kuzey Carolina’da tekrar mobilya üretimine başlıyorlar. Hatta başladılar bile. Meksika’da kurulum aşamasında olan birçok araç fabrikası bu süreci durdurdu. Tamamı buraya geliyor" şeklinde konuştu.

"200 anlaşma yaptım"

ABD Başkanının ticaret ve üretimden sorumlu kıdemli danışmanı Peter Navarro’nun 90 günlük ara dönemde 90 anlaşma yapılabileceğini duyurduğunu, ancak şimdiye kadar hiçbir anlaşma yapılmadığını söyleyen gazeteciye cevap veren Trump, "Hayır, birçok anlaşma söz konusu. Tüm şirketlerle ve dost ülkelerle görüşüyorum. Çin ile de görüşüyoruz. Herkesle durum iyi" ifadelerini kullandı.

Şu ana kadar hiçbir anlaşmanın duyurulmadığı ve bunların ne zaman duyurulacağı yönündeki soruya Trump, "200 anlaşma yaptım" diye cevap verdi.

"Çok uzak olmayan bir gelecekte, farklı ülkeler için gümrük vergisi seviyeleri belirleyeceğim"

Ülkelere gümrük vergisi uyguladığını dile getiren Trump, "Bazıları geçmişte bize çok kötü muamele etmiş. Bazılarının durumu idare eder. Fakat hiçbir ülkenin bize muamelesi harika değil. Hiçbiri. Herkes bizi kullanmış. Çok uzak olmayan bir gelecekte, farklı ülkeler için adil gümrük vergisi seviyeleri belirleyeceğim. Bu ülkelerden bazıları bizden yüz milyarlarca dolar kazandı" dedi.

"Askeri harcamaları, ayrı bir kalem olarak tutacağım"

ABD’nin dış ticarette neredeyse dünya üzerindeki her ülke tarafından zarara uğratıldığını savunan Trump, "Bu yüzden fiyatı ben belirleyeceğim ve bunu istatistiklere ve diğer faktörlere göre adil bir şekilde belirleyeceğim. Örneğin KDV sistemleri var mı? Bize gümrük vergisi uyguluyorlar mı? Bize ne kadar gümrük vergisi uyguluyorlar. Geçmiş yıllarda bize ne kadar gümrük vergisi uyguladılar. Birçok farklı faktör söz konusu. Söz konusu ülke bize nasıl davranıyor? Sonra bir gümrük vergisi belirleyeceğim. Askerlerini bizim finanse ediyor olmamız da önemli. Mesela, Güney Kore’yi ele alın. Ordu için milyarlarca dolar ödüyoruz. Japonya ve diğerleri için milyarlar ödüyoruz. Ama bunu, yani askeri harcamaları, ayrı bir kalem olarak tutacağım" diye konuştu.
Trump, sağlanan anlaşmaları 3 veya 4 hafta içerisinde açıklayacaklarını duyurdu.

"7 trilyon dolarlık yatırım geliyor"

ABD’yi dev bir mağaza ve dünya tarihindeki en büyük pazar olarak tanımlayan Trump, "İnsanlar geliyor ve daha önce hiç görmediğiniz seviyelerde yatırım yapıyorlar. ABD’ye 7 trilyon dolarlık yeni tesisler, fabrikalar ve diğer yatırımlar geliyor. Geçmiş başkanlara bakarsanız, kimsenin bunun yanına dahi yaklaşamadığını görürsünüz. Üstelik bunlar sadece 3 ay içinde oldu" ifadelerini kullandı.

Trump, Çin Devlet Başkanı Xi’nin kendisini aradığını söyledi

Röportajda Trump ayrıca, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in kendisini aradığını duyurdu. Trump, "Kendisi aradı. Ayrıca bunun kendisi adına bir zayıflık göstergesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini düşünüyorum" dedi.

Xi ile yapılan görüşme sonrasında Çin ile daha verimli bir yönde ilerlendiği hissinin söz konusu olup olmadığı yönündeki soruya Trump, "Onların kendilerini rahat hissedecekleri bir rakam var. Fakat onların bizim sırtımızdan bir trilyon dolar kazanmasına izin veremezsiniz. 750 milyar dolar kazanmalarına izin veremezsiniz. Bakın, sürdürülemez olan şey esas olarak bu" diye konuştu.

"Ukrayna’daki savaşı birinci günde bitirme" vaadi soruldu

Seçim kampanyası sırasında başkan seçilmesi halinde görevinin birinci gününde Ukrayna’daki savaşı bitireceği yönündeki seçim vaadi hatırlatılan Trump, "Bunu mecazi anlamda, biraz da abartarak söylemiştim" dedi.

"Rusya ile anlaşmaya çok yakınız"

Bunu yapmanın niçin uzun zaman aldığı ve savaşın ne zaman sona ereceği yönündeki soruya Trump, "Bana sorarsanız uzun değil. Bakın, ben göreve 3 ay önce geldim. Bu savaş, 3 yıldır devam ediyor. Bu, başkanlık koltuğunda ben olsaydım hiç başlamamış olan bir savaş. Bu, Biden’ın savaşı. Benim savaşım değil. Bu savaşın benimle hiçbir alakası yok" ifadelerini kullandı.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile barışın mümkün olup olmadığı yönündeki bir soruya Trump, "Bana sorarsanız, Putin’e kalsa kendisi çok daha farklı bir yol izlerdi. Bence, Ukrayna’nın tamamını almayı tercih ederdi" şeklinde konuştu.
Putin’le müzakere edebilecek tek kişinin kendisi olduğuna inandığını söyleyen Trump, "Bence çok ilerledik. Çok iyi görüşmeler yaptık ve bir anlaşmaya çok yaklaştık. Başka kimsenin böyle bir anlaşma yapabileceğine inanmıyorum" dedi.

"Ukrayna NATO’ya asla katılamayacak"

Ukrayna’nın NATO’ya katılma umuduna ilişkin bir soruya Trump, "Bence asla NATO’ya katılamayacaklar. Bu en başından beri böyleydi. Bence savaşın başlamasına sebep olan şey de Ukrayna’nın NATO’ya katılmayı gündeme getirmesi oldu. Bu konu açılmasaydı, savaşın hiç başlamama ihtimali çok daha yüksek olurdu" şeklinde cevap verdi.

"Ruslar, Kırım’ı zaten aldı"

Kırım’ın Rusya’ya verilmesi konusunda bir soru alan Trump, "Ruslar, Kırım’ı zaten aldı. Kırım, Barack Obama tarafından Ruslara verildi. Veren ben değilim" dedi.

Rusların uzun yıllardır Kırım’da olduğunu ve Kırım’daki halkın büyük bir çoğunluğunun Rusça konuştuğunu söyleyen Trump, "Kırım, Rusya’nın kontrolünde kalacak. Ve Zelenskiy de bunu anlıyor. Herkes, Kırım’ın uzun zamandır Ruslarda olduğunu anlıyor. Bu, Trump sahneye çıkmadan çok önce de öyleydi" şeklinde konuştu.

Grönland ve Kanada konusunda şaka yapmadığını söyledi

"Grönland’ı satın almaktan, Panama Kanalı’nın kontrolünü ele geçirmekten ve Kanada’yı ABD’nin 51. eyaleti yapmaktan söz ettiniz. Belki de şaka yapıyorsunuz diye düşünüyorum" şeklindeki soruya Trump, "Aslında hayır, şaka yapmıyorum" diye cevap verdi.

Grönland’ın ABD için hem ulusal güvenlik hem de uluslararası güvenlik açısından çok önemli olduğunu vurgulayan Trump, "Kanada konusunda, ‘Belki o konuda şaka yapıyordur’ dediniz ama gerçekten şaka yapmıyorum. Kanada, ilginç bir vaka. Kanada’yı desteklemek için yılda 200 ila 250 milyar dolar kaybediyoruz. Ben de Başbakan Trudeau’ya, ki ben kendisine Vali Trudeau diyorum, şunu sordum, ‘Biz sizi desteklerken niçin bu kadar para kaybediyoruz? Bunun doğru olduğunu mu düşünüyorsunuz? Bir ülkenin ayakta kalmasını başka bir ülkenin mümkün kılmasının uygun olduğunu mu düşünüyorsunuz?’ Tabii, bana bir cevap veremedi" dedi.

Kanada’ya bakmanın ABD’ye yılda 200 milyar doların üzerinde bir maliyeti olduğunu söyleyen Trump, "Ordularını biz destekliyoruz. Hayatlarının her yönünü biz destekliyoruz. Bu işin gerçekten yürümesinin tek yolu, Kanada’nın bir eyalet olmasıdır" şeklinde konuştu.

ABD’nin topraklarını genişleten başkan olarak hatırlanmak isteyip istemediği sorusuna ise Trump, "Buna itirazım olmaz" şeklinde cevap verdi.

Gazze’de ölen çocuklardan eski Başkan Biden’ı sorumlu tuttu

Gazze’de ateşkesin bozulduğu 18 Mart tarihinden bu yana 300’den fazla çocuğun hayatını kaybettiği ve bu ölümlerden kimin sorumlu olduğu yönündeki soruya Trump, "Bence en büyük sorumlu Biden’dır. Çünkü biliyorsunuz, İran, iflas etmiş haldeydi ve onun sayesinde tekrar zengin oldu" ifadelerini kullandı.
Eski ABD Başkanı Joe Biden’ın göreve geldiğinde tüm yaptırımları kaldırdığını belirten Trump, "Çin ve diğer herkesin İran’dan petrol almasına izin verdi ve İran, dört sene içinde 300 milyar dolar nakit elde etti. Terörü yeniden finanse etmeye başladılar" dedi.

İran liderleriyle görüşmeye açık olduğunu söyledi

ABD’nin İran ile doğrudan görüşmeler gerçekleştirdiğini ve kendisinin de İran Cumhurbaşkanı veya Dini Lideri ile görüşmeye açık olup olmadığı yönündeki soruya Trump, "Elbette açığım" cevabını verdi.

İsrail’in İran’ın nükleer tesislerine saldırısını kendisinin engellediği yönündeki iddiaları ise reddeden Trump, "Hayır, bu doğru değil. Onları durdurmadım. Ama onlara rahat hareket edebilecekleri bir ortam da sunmadım. Çünkü bir saldırıya gerek kalmadan anlaşma sağlayabileceğimize inanıyorum. Belki de saldırmak zorunda kalacağız. Çünkü, İran’ın nükleer silah sahibi olmasına izin verilmeyecek" diye konuştu.

Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ABD’yi savaşa sürüklemesinden endişe edip etmediği yönündeki soruyu ise "Hayır" diye yanıtladı. Bu durumda, İsrail’in saldırması durumunda ABD’nin bunun dışında mı kalacağı yönündeki soruya Trump, "Hayır, bunu söylemedim. Siz bana, Netanyahu’nun beni savaşa sürükleyip sürüklemediğini sordunuz. Yani isteksiz bir şekilde savaşa girip girmeyeceğimi. Hayır. Eğer bir anlaşma yapamazsak, oldukça istekli bir şekilde savaşa girebilirim. Eğer anlaşma sağlayamazsak, öncülüğü üstlenen ben olacağım" ifadelerini kullandı.

"Suudi Arabistan, ekonomimize 1 trilyon dolar yatırım yapmayı kabul etti"

Önümüzdeki ay planlanan Orta Doğu ziyareti ve Arap ülkeleri ile İsrail arasındaki ilişkiler hakkında soru üzerine Trump, "Suudi Arabistan’ı ve halkını gerçekten çok seviyorum. Veliaht Prensi de Kralı da seviyorum. Ekonomimize 1 trilyon dolar yatırım yapmayı kabul ettiler. 1 trilyon dolar. Sonrasında Katar’a ve ardından Birleşik Arap Emirlikleri’ne gideceğim" şeklinde konuştu.
Önceki yönetimin Arap-İsrail normalleşmesine ilişkin İbrahim Anlaşmaları konusunda hiçbir şey yapmadığını vurgulayan Trump, "Biz 4 ülkeyle anlaşmıştık. Her şey hazırdı. Tamamen bitirilmiş olabilirdi. Şimdi yeniden başlayacağız. İbrahim Anlaşmaları büyük bir başarıydı ama Biden onu olduğu gibi bıraktı" dedi.

Suudi Arabistan ile İsrail arasında bir normalleşme inşa edilmesinin mümkün olup olmadığına ilişkin soru üzerine Trump, "Şunu söyleyeyim, bence Suudi Arabistan, İbrahim Anlaşmalarına katılacak. Bu çok hızlı bir şekilde tamamlanacak" dedi.

Trump'a Türk doktora öğrencisi Rümeysa Öztürk sorusu

ABD’de kampüs protestolarına katıldıkları gerekçesiyle 300 öğrencinin vizelerinin iptal edildiğine ve bunun ifade hürriyetine baskı olarak görüldüğüne ilişkin soruya Trump, "Bu gösterilerin her birinde muazzam boyutta anti-semitizm vardı. Çok büyük bir anti-semitizm. İfade hürriyetini destekliyorum fakat ABD’deki her üniversitede çıkan isyanları destekleyemem" cevabını verdi.
Trump, öğrencilerin protesto gösterisi yapabileceğini fakat Columbia ve diğer yerlerde olduğu gibi okulları tahrip edemeyeceklerini söyledi.

Röportaj sırasında Trump’a Filistin'e destek verdiği gerekçesiyle gözaltına alınan Tufts Üniversitesi doktora öğrencisi Rümeysa Öztürk'ün durumu da soruldu. ABD hükümetinin Öztürk’ün Hamas bağlantılı olduğu yönündeki iddiası sonrasında Adalet Bakanlığı’nın bu konuda delilleri paylaşıp paylaşmayacağı sorulan Trump, "Bunda hiçbir sakınca görmem. Bu konuyu inceleyeceğim. Söz konusu olayı bilmiyorum" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Gençliğin Üretim Çağı: OKAF’26 başladı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı koordinasyonunda, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) ev sahipliğinde ve bölge üniversitelerinin paydaşlığında "Gençliğin Üretim Çağı" mottosuyla düzenlenen "Orta Karadeniz Kariyer Fuarı" (OKAF’26), düzenlenen törenle ziyaretçilerine kapılarını açtı. Paydaş üniversite öğrencilerinin ve mezunlarının katılımıyla gerçekleşen OKAF’26, bölgede faaliyet gösteren kurumları, kuruluşları ve üniversiteleri bir araya getirerek söz konusu firmaları insan kaynakları anlamında desteklemeyi, katılımcı öğrencilerin meslekler hakkında detaylı bilgi almasını, firmaları tanımasını, girişimcilik ve kendi işini kurma gibi konularda bilgilenmesini sağlayarak öğrencilerin kariyer planlarına yön vermeyi amaçlıyor. "İstihdamda kalıcılıklarını sağlamak daha da önemli hâle geldi" Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde (AKM) düzenlenen programın açılışında konuşma yapan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Faruk Özçelik, "Son 23 yılda ülkemiz gelişmeye, çalışma hayatımız büyümeye, istihdamımız sürekli olarak artmaya devam etmektedir. Ülkemizin nüfusu 2000’li yıllarda 65 milyon civarındayken, 2025 yılı sonu itibarıyla 86 milyona ulaşmıştır. Toplam istihdam edilen sayımız 20 yıl önce 20 milyon seviyesindeyken, bu yıl başı itibarıyla 33 milyon seviyesine ulaşmıştır. İşsizlik oranımız son 34 ayı aşkın bir zamandır tek haneli rakamlardadır ve 2026 Şubat itibarıyla yüzde 8,1 seviyesinde gerçekleşmiştir. İstihdam rakamlarımızdaki bu olumlu seyrin daha da ileriye gitmesi için bakanlık olarak çok önem verdiğimiz çalışmaların başında gençlerimizin istihdamı gelmektedir. Genç nüfusumuzun istihdamı ve istihdam alanlarının genişletilmesi en öncelikli konularımızdandır. Bugün sayıları 11,5 milyonun üstünde olan 15-24 yaş grubumuzdaki gençlerimizi çalışma hayatına kazandırırken istihdamda kalıcılıklarını sağlamak çok daha önemli bir konu haline gelmiştir. Bu noktada gençlerimizin iş hayatına geçişinde İŞKUR’un çok önemli programları olduğunu hatırlatmak istiyorum. 2012’den 2026 yılı Mart sonuna kadar İŞKUR’un aktif iş gücü hizmetleri kapsamında 1,3 milyon kardeşimiz İŞKUR’un mesleki eğitim programlarından yararlanmış ve bu katılımcıların yüzde 38’ini gençlerimiz oluşturmuştur. Aynı dönemde 2,6 milyon vatandaşımız İŞKUR işbaşı eğitim programlarımızdan faydalanmış ve yine bu programdan yararlarının yüzde 51’i yine gençlerimiz olmuştur. 2002’den 2026 yılı Mart sonuna kadar İŞKUR 16 milyon vatandaşımızın işe yerleştirilmesine aracılık etmiştir. Ve bu işe yerleşenlerin 5,5 milyon kişisi gençlerimizdir. Yine 2025 yılında işe yerleştirilen yaklaşık 1,5 milyon kişinin yüzde 34’ü gençlerimizden oluşmaktadır. Bu toplamda anlaşılacağı üzere bizler gençlerimizi sadece geleceğin bir unsuru olarak görmüyor, gençlerimizi aynı zamanda bugünün ortakları olarak ve kalkınma hamlemizin tam merkezine koyduğumuz bugünün sahipleri, bugünün ortakları olarak görüyoruz" dedi. "OSB alanı, yüzde 107’lik artışla 2025 yılında 23 bin 860 dekara çıkarıldı" Samsun Valisi Orhan Tavlı ise konuşmasında, "Samsun’umuzda 2023 yılında 11 bin 520 dekar olan toplam organize sanayi bölgesi (OSB) alanı, yüzde 107’lik artışla 2025 yılında 23 bin 860 dekara çıkarılmıştır. Tabii, bu rakamlar içerisinde Çarşamba’da 5 bin dönümlük bir alanda üretim kampüsü oluşturan Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) bilgileri yok. Tekkeköy’de 400 hektar özel endüstri bölgesi ilan eden BAYKAR’ın rakamları yok. Bir taraftan bu rakamsal artış aynı zamanda özellikle mesleki okulların tercihine de yansıdı. 48 mesleki okulumuzda Samsun’umuzda yaklaşık 28 bin öğrencimiz var. Önceki yıllarda 4 bin bandında birinci sınıfa öğrenci kaydı yapılırken bu yıl yaklaşık 8 bin 500 öğrencimiz, gencimiz Samsun’da meslek okullarında birinci sınıfa kaydını yaptırdı" ifadelerini kullandı. "MKE’nin ilk üretimi temmuzda" Samsun’a yapılan yatırımlardan bahseden Vali Tavlı, şöyle devam etti: "Türk savunma sanayisinin dünya markası, milli gücümüz MKE’ye ilk etapta 800 dönüm yer tahsis edilmişti. 2 milyarlık yatırımla savunma sanayisi üretim merkezi haline dönüştüreceği ve Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ihtiyaç duyduğu stratejik ürünleri yerli imkanlarla üreteceği Samsun Üretim Kampüsü’nde çalışmalar hızla devam etmekte. İlk üretim inşallah temmuz ayında yapılacak diye planlanıyor ve özellikle bölgedeki paydaşlarımızın da desteğiyle bu üretim kampüsü 5 bin dönümlük bir alana çıkmış durumda. Bir taraftan da bu üretim kampüsümüzün içerisinde Milli Eğitim Bakanlığımız tarafından yapılan 24 derslikli meslek okulumuz da MKE’nin emrine, üretimine verilecek inşallah. Tabii, bir taraftan Türkiye’nin ilk yerli ve milli insansız hava araçlarını üreten dünya markası BAYKAR’ın, özellikle Tekkeköy ilçemizde ilan ettiği özel endüstri bölgesiyle Samsun’da kurulacak olan havacılık sanayii, insansız hava araçları gibi teknolojik çalışmaların yapılacağı alanın da özellikle gençlerimizin istihdamına yön verecek diye değerlendiriyorum. Bu çalışmalarda özellikle şunu ifade etmek istiyorum: Samsun’da 7 tane faal organize sanayi bölgemiz var, bugün itibarıyla organize sanayi bölgelerimizin sayısı 11 oldu. Özellikle gençlerden ricamız; organize sanayi bölgesi müdürlüklerini ziyaret etsinler, başkanlıkları ziyaret etsinler, oradaki işletmeleri, fabrikaları ziyaret etsinler. Bugünkü kariyer fuarının daha önce de yapıldı, bugün de üniversitemizin kalbinde yapılıyor. En güzel tarafı iş dünyasını sizlerle buluşturuyor, gençlerle buluşturuyor, nitelikli insan kaynağıyla buluşturuyor." Önemli projeler ve fabrika inşaatları Vali Tavlı, OSB’lere yapılan yatırımlar hakkında şu bilgileri verdi: "Yakakent’teki Su Ürünleri İşleme İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) ilk tahsisler yapıldı. Ülkemizin en önemli su ürünlerini işleyen farklı firmalar yer aldı ve çalışmalarına başladılar. Biz buraların altyapısını Büyükşehir Belediye Başkanlığımızla beraber yapacağız. Terme’de yine 2 bin dönümlük alanda, Terme Karma OSB’de ilk tahsis yapıldı 100 dönümlük bir alanda. Eskiden ’5 dönüm, 10 dönümde fabrika kuruyoruz’ deniyordu; şimdi ilk etapta Terme’de 100 dönüm alanı bir holdinge tahsis ettik. Bu yıl da kendileri proje ve fabrika kurulum aşamasına geçecekler inşallah. Tabii BAYKAR, Makine ve Kimya Endüstrisi bizim milli, yerli gücümüz, medarıiftiharımız. Bir taraftan Merkez Organize Sanayi Bölgesi’nde, Yeni Organize Sanayi Bölgesi’nde 530 dönümlük alanda otomotiv firmamız fabrika kurulum çalışmalarına başladı. 150 dönümlük alanda kablo üretimi yapan ve ilk 500’de olan firmalardan bir fabrika kurulumuna başladı. İlk etapta birinci etap üretimimiz bu sene başlayacak inşallah. Yine metal firmamız Yeni OSB’de üretime başladılar. Bu organize sanayi bölgesinin de altyapı çalışması 2024 Mart ayında başladı. Altyapı çalışmasına başlayan firmalardan, tahsis ettiğimiz firmalardan özellikle istirhamımız; biz altyapıya başlarken onlar da projeye ve fabrika inşaatına başlıyorlar, bu çok önemli bir şey. Özellikle Havza’da bin dönüm olan eski organize sanayi bölgesini şu anda 11 bin dönüm alanına çıkardık. Burası tabii 20 bin, 30 bin dönüm potansiyeli olan bir ilçemiz. Ankara yolunda, Samsun’un kalbi noktasındaki Havza ilçemizde Devlet Demiryollarımız özellikle o organize sanayi bölgesinin içerisinde yükleme rampası inşa ediyor, bu yıl bitecek. Otoban, kara yolu, demir yolu, iki havalimanının ortasında olan bir organize sanayi bölgesi olunca orada da Büyükşehir Belediye Başkanlığımızla altyapı çalışmasını yapıyoruz ve bu altyapı çalışmasında altyapı işleri 5 yıl garantili yapılmakta, bunu özellikle de ifade etmek istiyorum. Geçen hafta bir holdingimize, Makine ve Kimya Endüstrisi ile beraber çalışma yapıyorlar; projesi ve yapımı inşallah Makine ve Kimya Endüstrisi tarafından yapılacak, bin dönümlük bir alanda, Havza’da savunma sanayii konusunda fabrika inşaatına inşallah bu sene başlanacak." Rektör Aydın: "Gençlerimizin yarınlarına istikamet verecek önemli bir platform" Fuarın açılışında konuşan OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, organizasyonun gençlerin kariyer yolculuklarına yön verme açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Aydın, "Gençlerimizin yarınlarına istikamet verecek, şehrimizin dinamiklerini akademiyle buluşturacak böylesine anlamlı bir organizasyona ev sahipliği yapmanın heyecan ve mutluluğunu yaşıyoruz. 2019 yılından bu yana üniversiteler, kamu kurumları, özel sektör kuruluşları ve meslek odalarının iş birliğiyle düzenlenen Bölgesel Kariyer Fuarları; gençlerimizin sektörleri yakından tanıdığı, yeni bağlantılar kurduğu, staj ve istihdam imkânlarını değerlendirdiği; iş dünyasının ise nitelikli ve stratejik insan kaynağına doğrudan ulaşabildiği son derece kıymetli platformlardır. Bu fuarlar, gençlerimizin enerjisi ile kurumlarımızın birikimini aynı potada buluşturan güçlü bir etkileşim zemini oluşturmaktadır. Bu etkinlik; kariyer planlaması arayışındaki gençlerimiz için bir pusula, potansiyellerinin farkına vardıkları bir aydınlanma eşiği ve geleceklerini bilinçle kurgulayabilecekleri güçlü bir başlangıç noktasıdır. Yapay zekâ, dijital dönüşüm, büyük veri ve otomasyon gibi gelişmeler yalnızca meslekleri değil, düşünme biçimlerimizi ve toplumsal yapımızı da hızla değiştirmektedir. İş dünyası artık yalnızca diploma sahibi bireyleri değil; analitik düşünebilen, problem çözebilen, ekip çalışmasına yatkın ve etik değerlere sahip bireyleri tercih etmektedir. Bu noktada üniversitelerin en önemli sorumluluğu; zamanın ruhunu kavrayabilen, değişime uyum sağlayabilen, katma değer üreten ve geleceği doğru okuyabilen nesiller yetiştirmektir. Bu vizyon doğrultusunda eğitim programlarımızı sektör ihtiyaçlarına göre sürekli güncelliyor; uygulamalı eğitim modellerimiz, araştırma merkezlerimiz, teknoparkımız ve sektör iş birliklerimiz aracılığıyla öğrencilerimizi doğrudan üretim ve Ar-Ge süreçleriyle buluşturmayı öncelikli görevlerimiz arasında görüyoruz" ifadelerini kullandı. "Samsun yükselen bir ekonomik merkez konumunda" Samsun’un ekonomik potansiyeline de dikkat çeken Rektör Aydın, "Samsun; limanları, organize sanayi bölgeleri, lojistik gücü ve artan sanayi yatırımlarıyla ülkemizin yükselen ekonomik merkezlerinden biri hâline gelmiştir. Savunma sanayinden otomotive, tarımdan gıda sanayine uzanan geniş yatırım yelpazesi; üniversite-sanayi iş birliğini her zamankinden daha kritik bir konuma taşımıştır. Fuarımız vesilesiyle ortaya çıkacak her fikir ve kurulan her stant; şehrimizin geleceğine yön verecek yeni yatırımların ve iş birliklerinin kapısını aralayacaktır. Bizler İlk Adım Şehrinin üniversitesi olarak; yenilikçi projelerimiz ve güçlü akademik ekosistemimizle ilimizin sorunlarına çözüm üreten başlıca paydaşlardan biri olarak kendimizi konumlandırıyoruz" şeklinde konuştu. İki gün sürecek olan fuarın açılış töreni, kurdele kesilmesi ile sona erdi. Açılış programının ardından protokol üyeleri, stantları gezerek incelemelerde bulundu. Fuara ayrıca Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Sabri Kılıç, Ordu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Baş, ilçe kaymakamları, belediye başkanları, kamu kuruluşlarının temsilcileri, siyasi parti temsilcileri, akademisyenler, çok sayıda katılımcı kurum, kuruluş ve firma yetkilisi, sivil toplum kuruluşlarının sorumluları, vatandaşlar ile öğrenciler katıldı.
Manisa MCBÜ’de "21. yüzyılda kadın ve sağlık" konuşuldu Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nde düzenlenen "Kadın ve Sağlık Sempozyumu"nda, 21. yüzyılda kadın sağlığının bilimsel, teknolojik ve toplumsal boyutları ele alındı. Uzmanların katıldığı sempozyumda, kadın sağlığının yalnızca bireysel değil toplumun geleceğini de doğrudan etkilediği vurgulandı. Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölümü ve Manisa İl Sağlık Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen "Kadın ve Sağlık Sempozyumu", "21. Yüzyılda Kadın ve Sağlık" temasıyla Sağlık Yerleşkesi Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Rektör Prof. Dr. Rana Kibar ile Manisa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mehmet Fatih Zeren’in onursal başkanlığını üstlendiği sempozyumun başkanlığını, Hafsa Sultan Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. İsmet Topçu ve Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Nursel Boysoy yürüttü. Açılış konuşmasını yapan Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Nursel Boysoy, sempozyumun kadın sağlığını ve haklarını odağa alan önemli bir bilimsel buluşma olduğunu belirterek kadın sağlığının yalnızca biyolojik bir süreç olmadığını, aynı zamanda toplumsal refahın ve güçlü nesillerin temelini oluşturduğunu ifade etti. Boysoy, sempozyum süresince güncel bilimsel verilerin paylaşılacağını ve sahadaki deneyimlerin aktarılacağını belirterek kadın sağlığına ilişkin sorunlara çözüm üretmeyi hedeflediklerini söyledi. Hafsa Sultan Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. İsmet Topçu ise Kadın ve Sağlık Sempozyumu’nun bu yıl ikincisinin düzenlendiğini belirterek, ilk sempozyumun "doğal doğum" temasıyla gerçekleştirildiğini ve yoğun katılımla tamamlandığını ifade etti. Topçu, sempozyumun kadın temel sağlığı, teknoloji ile kadın sağlığı ilişkisi ve kadın sağlığının sosyolojik-psikolojik boyutları olmak üzere üç ana bölümden oluştuğunu söyledi. Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Seyhun Kürşat da konuşmasında kadın sağlığının günümüzde bölgesel savaşlar, çevresel kirlilik, göç hareketleri ve teknolojik gelişmeler gibi birçok faktörden etkilendiğine dikkat çekti. Yapay zekâ ve dijital teknolojilerin sağlık alanında yeni fırsatlar sunduğunu ancak kadın sağlığı ve mahremiyeti konusunda dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Manisa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mehmet Fatih Zeren ise Dünya Sağlık Haftası kapsamında kadın sağlığının önemine dikkat çekerek, kadın sağlığının korunmasının aile ve toplum sağlığını da doğrudan etkilediğini söyledi. Zeren, Manisa’da 2024 yılında yüksek riskli gebe izleme programının başlatıldığını ve 2025 yılı boyunca il genelinde anne ölümü yaşanmadığını belirtti. Rektör Prof. Dr. Rana Kibar da konuşmasında kadının toplumun temel taşı olduğunu vurgulayarak güçlü ailelerin güçlü toplumların temelini oluşturduğunu ifade etti. Sempozyum açılışında oturum başkanları Kuduret Gültaş, Uz. Dr. Ümit Atman, Uzm. Dr. Metin Gümüş ile Prof. Dr. Solmaz Pınar Hasdemir, Prof. Dr. Selma Şen ve Prof. Dr. Şenay Ünsal Altan’a belgeleri takdim edildi. Program, toplu fotoğraf çekiminin ardından oturumlar ve sunumlarla devam etti.
Balıkesir Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, kursiyerlerini donanımlı bir eğitimden geçiriyor Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı Çiftçi Eğitim Merkezi tarafından düzenlenen XIV. Uygulamalı Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Yetiştiriciliği Kursu, 80 kursiyerin katılımıyla dolu dolu bir program eşliğinde başarıyla tamamlandı. Kurs süresince BAÇEM adına yetkililer tarafından hem teorik hem de uygulamalı eğitimler gerçekleştirilerek katılımcıların kapsamlı bir eğitim alması sağlandı. Eğitim programına; Zir. Müh. Mine ve Mehmet Pakkaner, Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü bünyesinden Dr. Zir. Müh. İlknur Kösoğlu, Zir. Yük. Müh. Deniz Kotiloğlu ve Zir. Yük. Müh. Orçun Yılmaz, ÇOMÜ’den Prof. Dr. Ramazan Çakmakçı, IPARD desteklemeleri kapsamında Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Balıkesir İl Koordinatörlüğü uzmanı Aslı Er, Burhaniye İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden Gıda Mühendisi Songül Aydın, Burhaniye Uygulamalı Bilimler Fakültesi’nden Prof. Dr. Sabriye Çelik Uğuz ile Permakültür Tasarımcısı Emre Barkın Keser eğitmen olarak katkı sağladı. Kurs kapsamında gerçekleştirilen uygulamalı eğitimler ve teknik geziler ile katılımcılar, teorik bilgileri sahada gözlemleme ve pekiştirme fırsatı buldu. Bu doğrultuda İdamera Çiftliği ve Ayhan Halil Çiftliği ziyaret edilerek, uygulanabilir tarım ve hayvancılık faaliyetleri yerinde incelendi. Ayrıca Kaz Dağları’nda gerçekleştirilen flora yürüyüşü ile kursiyerler doğal bitki örtüsünü yakından tanıma imkânı elde etti. Yoğun ve verimli geçen eğitim sürecinin sonunda kursiyerler eğitimlerini sınav ile tamamlayarak tıbbi ve aromatik bitkiler yetiştiriciliği alanında önemli kazanımlar elde etti. Bu kapsamlı program ile XIV. Uygulamalı Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Yetiştiriciliği Kursu başarıyla tamamlanmış oldu.