DÜNYA - 19 Kasım 2025 Çarşamba 11:39 | Son Güncelleme : 19 Kasım 2025 Çarşamba 11:45

Trump, Suudi Arabistan'ı "NATO dışı önemli müttefik" ilan etti

A
A
A

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın onuruna verdiği akşam yemeğinde, Suudi Arabistan'ı resmen "NATO dışı önemli müttefik" ilan etti. Yemekte Suudi Arabistan ekibi Al Nassr'da forma giyen ünlü Portekizli futbolcu Cristiano Ronaldo ve Nisan ayında Trump yönetiminden ayrılmasından bu yana ilk kez Beyaz Saray'a gelen milyarder Elon Musk da yer aldı.

ABD Başkanı Donald Trump ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Beyaz Saray'da akşam yemeğine katıldı. Trump ve eşi Melania Trump, Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ı kapıda karşıladı. Liderler daha sonra askeri bandonun çaldığı marşlar eşliğinde Doğu Odası'ndaki akşam yemeğine geçti.

Trump, Suudi Arabistan'ı

Suudi Arabistan'a "NATO dışı önemli müttefik" statüsü

Trump yemekte yaptığı konuşmada, Suudi Arabistan ile ABD arasındaki güvenlik ve savunma iş birliğinin "tarihi" olduğunu belirtti. Trump, "Bu akşam Suudi Arabistan'ı resmi olarak NATO dışı önemli bir müttefik olarak belirleyerek askeri iş birliğimizde yeni bir sayfa açtığımızı duyurmaktan memnuniyet duyuyorum" ifadelerini kullandı. Trump, "Biraz önce imzaladığımız stratejik savunma anlaşması, her iki ülkenin çıkarlarını ilerletecek ve barışın en yüksek çıkarlarına hizmet edecek" dedi.

"Suudi Arabistan, ABD'ye yatırımını 1 trilyon dolara çıkarıyor"

Konuşmasının önemli bölümünü ekonomiye ve yatırımlara ayıran Trump, Suudi Arabistan'ın ABD'ye yatırımlarını hatırlatarak, "Suudi Arabistan, 600 milyar dolarlık yatırım taahhüdünde bulunmuştu. Bu, istihdam demek, fabrikalar, şirketler, yeni işler demek" şeklinde konuştu. Trump, Veliaht Prens Muhammed bin Selman'a dönerek, "Bugün kendisine ‘Bunu artırabilirsiniz' dedim. O da ‘Bunu 1 trilyon dolara çıkaracağım' dedi. Yani Suudi Arabistan, ABD'ye 1 trilyon dolar yatırım yapıyor" şeklinde konuştu. Bu yatırımların sivil nükleer enerji, kritik mineraller, yapay zeka, ileri imalat ve savunma sanayii gibi alanları kapsadığını belirten Trump, "Daha önce hiç duyulmamış rakamlardan söz ediyoruz. Bu anlaşmalar, binlerce Amerikan işini destekleyecek ve ABD'nin teknoloji, sanayi ve iş gücü konusunda tartışmasız liderliğini pekiştirecek" diye konuştu.

Trump, Suudi Arabistan'ı

"Umarım Veliaht Prens, Gazze Barış Kurulu'nda yer alır"

Trump, konuşmasının kritik başlıklarından birini Gazze ve Orta Doğu barış planına ayırdı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin kabul ettiği Gazze barış planını işaret eden Trump, "Dün Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, barış planımı ve Gazze'yi kapsayacak Barış Kurulu'nu resmen onayladı" dedi. Trump, barış kurulunun yapısına ilişkin, "Bu kurulda tüm büyük ülkelerin liderleri yer alacak. Daha önce böyle bir şey görülmedi. Herkesin parçası olmak isteyeceği bir yapı olacak" dedi. Trump, kurulun başkanlığını üstlenmekten onur duyduğunu söyledi. Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman'a çağrıda bulunan Trump, "Umarım Majesteleri bu kurulda yer alır. Umarım kabul edersiniz" şeklinde konuştu. Trump, Gazze'de cenazelerin ailelere teslim edilmesi için gösterilen çabalara da değinerek, "Tüm yaşayan rehineler ailelerine döndü, kimsenin mümkün görmediği adımlar atıldı. Gazze'de yaşayan insanlar evlerine dönmeye başladı ve yıllardır ilk kez bu kadar güvende olduklarını söylüyorlar" ifadelerini kullandı.

Trump, Suudi Arabistan'ı

80 yıllık ittifak vurgusu

Trump, konuşmasında ABD-Suudi ilişkilerinin tarihine de özel bir bölüm ayırdı. Bu yıl bir ABD Başkanı ile Suudi Arabistan lideri arasındaki ilk görüşmenin 80. yıl dönümünün kutlandığını hatırlatan Trump, 1945'te dönemin ABD Başkanı Franklin D. Roosevelt ile Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın dedesi, Suudi Arabistan'ın kurucusu Kral Abdülaziz'in bir ABD donanma kruvazörü güvertesinde bir araya geldiğini hatırlattı. Trump, "O toplantı tüm dünyada tanındı. İkisi hemen sıcak dost olmuştu. O günden bu yana ülkelerimiz dayanıklı ortaklar haline geldi" dedi. Başkanlık Şöhretler Yolu'nda yürürken Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın, "Suudi Arabistan'ın en büyük dostu kimdi?" diye sorduğunu anlatan Trump, "O da Roosevelt'i söyledi. O harika bir dosttu. Ancak bugün geldiğimiz noktada Suudi Arabistan'ın şimdiye kadarki en iyi dostuna sahip olduğunu düşünüyorum" diyerek kendi dönemindeki yakın iş birliğine vurgu yaptı. Trump, "Siz ve ben, bu ittifakı güçlendiriyoruz ve yeniliyoruz. 80 yıl öncesine göre çok daha üstün bir seviyeye taşıdığımıza inanıyorum" ifadelerini kullandı.

Trump, Suudi Arabistan'ı

Orta Doğu barışı ve Gazze ateşkesine destek

Trump, konuşmasının devamında Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın Gazze'deki savaşın sona erdirilmesi ve Orta Doğu barışı sürecindeki rolünü övdü. "Veliaht Prens'e geçtiğimiz ay imzalanan barış anlaşmasında ve Gazze'deki savaşı sona erdirmek için atılan adımlarda oynadığı rol için teşekkür ediyorum" diyen Trump, Gazze'de son haftalarda kaydedilen ilerlemeyi "olağanüstü" şeklinde nitelendirdi. Trump, "Uzun yıllar Orta Doğu'da barış konuşuldu ama gerçekleşmeyecek deniyordu. Şimdi, kalıcı bir ateşkesin gerçek ve kalıcı bir barışa dönüşmesi için kimsenin mümkün görmediği şeyleri planlanandan çok daha önce hayata geçiriyoruz" ifadelerini kullandı.

Trump, Suudi Arabistan'ı

Veliaht Prens Selman: "Ekonomik iş birliğinin ufku genişliyor"

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ise konuşmasında, iki ülke arasındaki ilişkilerin neredeyse 90 yıldır devam ettiğini hatırlatarak, "Bu ilişki, Suudi Arabistan'ın modern modelinin oluşmasını sağlayan temel sütunlardan biri oldu" dedi. İkinci Dünya Savaşı, Soğuk Savaş ve sonrasındaki dönemlerde petrol ve enerji alanında yürütülen iş birliğine dikkat çeken Veliaht Prens, bugün ise ekonomik ilişkilere yeni boyutlar eklendiğini belirtti. Veliaht Prens, "Bugün Suudi Arabistan ve ABD arasındaki ekonomik iş birliğinin ufkunun birçok alanda genişlemeye başladığını düşünüyoruz. Halklarımız için yeni kapılar açacak çok sayıda anlaşma imzaladık. Fırsatların çok büyük olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle uygulamaya ve bu fırsatları artırmaya odaklandık" ifadelerini kullandı. Konuşmasının sonunda espri de yapan Veliaht Prens, bazı medya organlarının kıyafeti üzerinden spekülasyon yaptığını hatırlatarak, "Eğer siyah takım elbiseyle gelirseniz birileri mutlaka hikaye uydurmak ister. Biz işimize, ilişkilerimize ve geleceğe odaklanıyoruz" diyerek sözlerini tamamladı.

Elon Musk ve Cristiano Ronaldo dikkat çekti

Beyaz Saray'ın balo salonunda düzenlenen akşam yemeğinin davetlileri arasında Nisan ayında Trump yönetiminden ayrılmasından bu yana ilk kez Beyaz Saray'a gelen milyarder iş insanı Elon Musk ve Suudi Arabistan ekibi Al Nassr'da forma giyen dünyaca ünlü Portekizli futbolcu Cristiano Ronaldo da yer aldı. Trump, konuşması sırasında Ronaldo'dan da bahsederek oğlu Barron Trump'ın ünlü futbolcuya hayranlığını dile getirdi. Trump'ın, "Oğlum Ronaldo'nun büyük hayranı. Barron onunla tanıştı ve sanırım artık babasına biraz daha fazla saygı duyuyor, sizi tanıştırdığım için" ifadelerini salonda gülüşmelere neden oldu.
Yemeğe Suudi heyeti, Trump yönetimindeki bakanlar, ABD'li ve Suudi iş insanları, teknoloji ve finans dünyasından önde gelen isimler ve spor camiasından davetliler katıldı.

Dilek Kaya

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara MHP Lideri Bahçeli: "Türkiye vicdan, emniyet ve huzur ülkesi olmak mecburiyetindedir" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Türkiye mazlumlar için vicdan, kendi vatandaşları için emniyet ve huzur ülkesi olmak mecburiyetindedir" dedi. Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin belediye başkanları ile iftar programında bir araya geldi. Programda konuşan Bahçeli, "Sözlerimin hemen başında şu hakikatin altını kalın şekilde çizmek isterim; içinden geçtiğimiz dönem sıradan bir zaman dilimi değildir. Zamanın akışı hızlanmış, coğrafyanın dili sertleşmiş, siyasetin yükü ağırlaşmıştır. Haritalar yerinde duruyor gibi görünse de haritaların arkasındaki kudret terazisi derin mahfiller tarafından yeniden kurulmaktadır. Devletler aynı sınırlarla tanımlanıyor ve anılıyor olsa da güvenlik kuşakları yer yer daralmakta, yer yer genişlemekte ve yer yer de kırılmaktadır" diye konuştu. Konuşmasında küresel ve bölgesel sorunlara ve devletlerarası rekabete dikkati çeken Bahçeli, "Gazze’de yaşanan insanlık dramı, Lübnan sahasında derinleşen kırılma, İran merkezli gün geçtikçe kontrolden çıkarak tırmanan savaş hali, Suriye ve Irak zeminindeki kırılganlık, Ukrayna-Rusya savaşının Avrupa güvenlik mimarisini sarsan etkisi, Afganistan’dan Pakistan’a uzanan istikrarsızlık hattı, Çin ile Hindistan sahasındaki makro ve mikro stratejik rekabet; bunların hiçbiri birbirinden kopuk ve tesadüfi hadiseler değildir. Aksine, Avrasya’dan Ortadoğu’ya uzanan geniş bir kuşakta güç dengelerinin yeniden tartıldığı, güvenlik kuşaklarının yeniden çizildiği ve küresel düzenin yeni bir geometri kazandığı büyük bir hesaplaşmanın farklı cepheleridir" şeklinde konuştu. "Devlet aklı hadiseleri olup bittikten sonra yorumlayan bir seyirci değildir" Devlet idaresinde meselenin yalnız doğruyu bilmek olmadığını doğruyu doğru zamanda söyleyebilmek olduğunu belirten Bahçeli, doğru tedbiri gecikmeden alabilmek, tehlikeyi kapıya varmadan sezebilmek ve fırsatı heba olmadan değerlendirebilmek olduğunu vurguladı. Bahçeli, "Devlet aklı hadiseleri olup bittikten sonra yorumlayan bir seyirci değildir; olup bitecek olanı önceden tartan, ihtimalleri hesaplayan ve istikameti buna göre tayin eden iradedir. Zamansız cesaret çoğu zaman hesapsızlığa dönüşür, gecikmiş tedbir ise kudret değil zaaf üretir. Buna karşılık erken kavranmış bir risk, devletlere hareket alanı açar, milletlere nefes aldırır ve krizleri yönetme kabiliyeti kazandırır. Türkiye’nin bugün ihtiyaç duyduğu çizgi de tam olarak budur: öfkeye kapılmayan, hamasetle savrulmayan, rehavete teslim olmayan; aklı, tecrübeyi ve milli menfaati merkeze alan soğukkanlı bir devlet çizgisi" diye konuştu. "Devlet zayıflarsa mezhep konuşur, silah konuşur, yabancı başkentler konuşur" İsrail’in yeni güç dengesi kurma arayışında olduğunu kaydeden Bahçeli, "Lübnan’ın başına gelen her hadise Türkiye’ye şu gerçeği yeniden hatırlatmaktadır: Devlet zayıflarsa coğrafya konuşur, softalık konuşur, mezhep konuşur, silah konuşur, yabancı başkentler konuşur. Devlet ayakta durursa millet nefes alır, sınırlar emniyet bulur, dış müdahale hevesi kırılır. Bugün ortaya çıkan tablo şunu göstermektedir: İsrail, Filistin sahasını fiilen tasfiye edilmiş bir alan gibi görmekte ve güvenlik stratejisini kuzeye doğru genişletme arayışını açık biçimde hızlandırmaktadır. Gerekçe Hizbullah olur, gerekçe İran olur, gerekçe güvenlik olur; fakat ortaya çıkan stratejik yönelim değişmemektedir" şeklinde konuştu. "Türkiye, krizin akıntısına kapılan bir ülke konumuna sürüklenemez" Türkiye’nin stratejik istikameti düzen kuran bir denge siyaseti olduğunu ifade eden Bahçeli, "Türkiye’nin nasıl bir siyasal ve stratejik hat izlemesi gerektiği hayati önem taşımaktadır. Çünkü mesele yalnızca bölgesel bir kriz değildir; aynı zamanda Türkiye’nin jeopolitik konumunun, güvenlik mimarisinin ve stratejik aklının sınandığı tarihi bir eşiktir. Bizim çizgimiz açıktır. Türkiye krizin akıntısına kapılan bir ülke konumuna sürüklenemez. Türkiye yangının büyümesine hizmet eden bir aktör haline gelemez; bilakis yangını sınırlayan, gerilimi dengeleyen, kutuplaşmayı yatıştıran ve bölgesel aklı yeniden inşa eden merkez ülke konumunu güçlendirmek zorundadır. Türkiye’nin stratejik istikameti savrulma değildir; düzen kuran bir denge siyasetidir. Bu yaklaşım, Türkiye’nin jeopolitik ağırlığını koruyan ve bölgesel istikrarın mimarları arasında yer almasını sağlayan devlet aklının tabii neticesidir" ifadelerini kullandı. "Türkiye mazlumlar için vicdan, kendi vatandaşları için emniyet ve huzur ülkesi olmak mecburiyetindedir" Türkiye’nin diplomatik ağırlığını tahkim etmesinin yolunun aktif ve kurucu davranmasından geçtiğini ifade eden Bahçeli, "Asıl mesele, bu gerilimin ardından kurulacak yeni bölgesel mimaride Türkiye’nin nerede duracağıdır. Türkiye edilgen kalırsa başkalarının kurduğu denklemin sonuçlarına maruz kalır. Türkiye aktif ve kurucu davranırsa, kendi güvenlik kuşağını, kendi jeoekonomik alanını, kendi diplomatik ağırlığını tahkim eder. Bizim anlayışımız nettir. Türkiye mazlumlar için vicdan, kendi vatandaşları için emniyet ve huzur ülkesi olmak mecburiyetindedir" ifadelerini kullandı.
İstanbul Fatih Belediyesinden anlamlı etkinlik: Çocuklar ve aileler Ramazan ruhunu doyasıya yaşadı İstanbul Süleymaniye Camii’nde çocuk iftarı programı düzenlendi. Çocuklar, Ramazan’ın maneviyatını ve coşkusunu bir kez daha yaşadı, aileler ve çocuklar hem yemeğin hem de etkinliklerin keyfini çıkardı. Fatih Belediyesi ve Fatih Müftülüğü iş birliğiyle Ramazan’ın maneviyatını ve coşkusunu yaşatmak amacıyla aileler ve çocuklarının katıldığı bir iftar yemeği düzenlendi. Programa, Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, Fatih Kaymakamı Cafer Sarılı ve İstanbul İl Müftü Yardımcısı Zekeriya Bülbül katıldı. Program kapsamında miniklere yönelik çeşitli etkinlikler de gerçekleştirildi. Etkinliklerde doyasıya eğlenen çocuklar, el becerilerini geliştirmek amacıyla yapılan aktivitelere katıldı. Fatih Belediye Başkanı Turan, etkinlik alanında detaylı incelemelerde bulundu. "3 bine yakın çocuğumuzla bu sofrada buluşmuş olacağız" Belediye Başkanı Turan, etkinlikte yaptığı konuşmasında, Süleymaniye Camii’nin İstanbul’un önemli sembollerinden biri olduğuna değinerek, "Bugün Fatih’imizin en önemli mekanlarından bir tanesi. Aslında şu var. Müslüman İstanbul’da en önemli sembollerden bir tanesi Süleymaniye Camisi. Ecdadımızın bu şehre vurduğu en büyük mühür Süleymaniye Camisi’dir. Onun avlusunda bugün gençlerle ve çocuklarımızla beraber Fatih’te bir Ramazan karşılaması yapıyoruz ve Ramazan etkinliği yapıyoruz. Allah’a şükür gerçekten alanı gezdiğinizde binlerce çocuk Fatih’te Ramazan’ı Süleymaniye Camisi avlusunda etkinliklerle kutlamış oluyor. Şimdi çocuklarımız da burada bu etkinlikler içerisinde hem mutlular. İnşallah 3 bine yakın çocuğumuzla bu sofrada buluşmuş olacağız. Unutulmaz bir gün olacak bizim için de çocuklar için de" şeklinde konuştu.