BASKETBOL - 17 Şubat 2011 Perşembe 13:33

Taurasi dönecek mi?

A
A
A
Taurasi dönecek mi?

Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Turgay Demirel, Fenerbahçe'den ayrılan Amerikalı bayan basketbolcusu Diana Taurasi ile ilgili doping kararının yanlış yapıldığının anlaşılması üzerine, "Böylesine ciddi bir konuda akredite olmuş bir kurumun bu kadar büyük bir hata yapmış olması gerçekten çok üzücü" dedi.

TUNCER CENGİZ/İSTANBUL

Basketbol Federasyonu Başkanı Demirel, ABD'ye gerçekleştireceği seyahat öncesi Atatürk Havalimanı'nda Fenerbahçe Bayan Basketbol takımından dopingli çıktığı için ayrılmak zorunda kalan ABD'li yıldız basketbolcu Diana Taurasi'nin B numunesinin yanlış değerlendirildiğinin ortaya çıkmasıyla ilgili yaşanan gelişmeleri değerlendirdi. Turgay Demirel ayrıca ABD'de Dünya Bayanlar Basketbol Şampiyonası ile ilgili toplantılara katılacağını belirtti.
Taurasi'nin B numunesinin yanlış değerlendirilmesinin şu anda kamuoyunu meşgul eden en önemli konu olduğunu ifade eden Demirel, dopingle mücadele konusunda Hacettepe Üniversitesi Doping Kontrol Merkezi'nin verdiği kararı değerlendirmek istediğini belirtti. Demirel, şunları söyledi:

''Haksız yere doping ile suçlanan ve 2 yıl süreyle ceza alması mümkün olan 2 futbolcu ve 2 basketbolcunun böyle bir suçlamadan kurtulmuş olmaları bir spor adamı olarak beni sevindirdi. Çünkü, haksız yere çok büyük bir leke alacaklardı ve belki de spor hayatları sona erecekti. Bu nedenle böyle bir durumun ortaya çıkmasına sevindiğimi söylemeliyim. Çünkü haksızlıkla ceza almaları gerçekten çok üzücü olacaktı. Öte taraftan çok üzücü olan bir durum daha var, böylesine önemli bir konuda World Anti-Doping Agency'nin (WADA) akredite ettiği bir kurum çok büyük bir hata yaparak önce numunelerin A örneklerinde doping bulduğunu açıkladı. Daha sonra sporcuların B numunesini açılması istendiğinde orada da sporcuların dopingli olduklarını bulduğunu bize yazıyla bildirdi. Fakat aradan bir süre geçtikten ve sporcuların savunması geldikten sonra 'bir hata yaptıklarını bu raporları geri çektiklerini ifade eden bir yazıyı hafta başında bize yolladılar.

Dolayısıyla böylesine ciddi bir konuda akredite olmuş bir kurumun bu kadar büyük bir hata yapmış olması gerçekten çok üzücü. Ülkemiz adına, Türk sporu, Türk basketbolu ve Türkiye çok olumsuz bir durumla karşı karşıya kaldı. Bunun önümüzdeki süreçte çok büyük bedelleri olabilir. Tabii bu kuruma açılacak tazminat davaları olabilir. Sporcular, sporcuların kulüpleri ve federasyon tarafından, hatta bizim tarafımızdan açılacak tazminat davaları olabilir. Bütün bunların hepsi gerçekten hiç olmaması gereken konulardır.''

Türkiye Basketbol Federasyonu (TBF) olarak doping konusunda WADA'nın ve FIBA'nın kurallarına uygun olarak hareket ettiklerini kaydeden Demirel, konuşmasını şu şekilde devam ettirdi:

"Bu kurallara uygun olarak örneklerin alınması, bu örneklerin kurallara uygun olarak akredite kurullar tarafından denetlenmesi ve onların açıkladığı sonuçların kamuoyu ve kulüplerimize açıklanması konusunda hiç eksiksiz ve her zaman sporcudan yana bir tavır aldık. hatta bu son süreçte Fenerbahçe'nin diğer bir basketbolcusunun numunesinin Hacettepe Üniversitesi dışında akredite edilmiş bir kurumda test edilmesi konusundaki talebine Basketbol Federasyonu olarak sporcuya olan pozitif yaklaşım çerçevesinde sıcak baktık. Bu numuneleri Köln'e yolladık. Bu nedenle de kamuoyunda gerek o kurum gerek onun temsilcileri tarafından eleştirildik. Ama ne kadar doğru yaptığımız ortaya çıktı. Bir anlamda Hacettepe Enstitüsü'nü bir tane daha benzer hatadan kurtarmış olduk belki de.

Gelinen süreçte Avrupa şampiyonasında mücadele eden Fenerbahçe'nin dünyanın en iyi bayan basketbolcularından biriyle ilgili yaşadığı süreci çok büyük bir talihsizlik olarak değerlendiriyorum. Gerçekten kulübün bu anlamda çok büyük bir kaybı oldu. Her ne kadar şu ana kadar Avrupa Basketbol Şampiyonası'nda maç kaybetmemiş olsalar da Diana Taurasi çok önemli ve değerli bir oyuncu. Biz de Basketbol Federasyonu olarak yönetmelikler çerçevesince yönetmelikler çerçevesinde Diana Taurasi'nin dopingli çıktığı
andan itibaren kulübe yaptığımız yazışmaları bir anlamda askıya almış oluyoruz. O günkü lisansla ilgili ve o günkü kulübün oyuncuları oynatma hakkıyla ilgili pozisyona geri dönüleceğini kurul kararı olarak aramızda tartışacağız ve bir karar alacağız diye düşünüyorum. Bu sadece Fenerbahçe Kulübü ile ilgili değil Ceyhan Kulübü içen de söz konusu. Onların yerine getirilmiş oyuncular ve federasyona ödenmiş paralar varsa onlar da tabii ki geri ödenecektir.''

Turgay Demirel çok talihsiz bir süreç yaşadıklarını vurgulayarak, ''Sporcular adına çok sevindik. Haksız yere ceza almalarının önüne geçilmiş oldu. Dört sporcu şu ana kadar bu işten çok büyük maddi, manevi zarar gördü. Maddi zarar fazla önemli değil ama manevi zarar çok daha büyük. Öte yandan kulüpler zarar gördü. Türkiye, Türkiye basketbolu zarar gördü. Ben şimdi Amerika'ya gidiyorum. Mutlaka bana Los Angeles'ta bu konu ve Diana Taurasi ile ilgili çok soru sorulacak ve durumunu açıklamamız istenecek.
Maalesef bir kurum ve bir kurumun yaptığı hataların bedeli çok ağır oldu" ifadelerini kullandı.
Federasyonun, Dopingle Mücadele Sağlık Kurulu Başkanı Turgay Atasü'nün bu konuda tamamen WADA kuralları dahilinde hareket ettiğini belirten Demirel, "Federasyon olarak tamamen WADA tarafından akredite edilmiş bir kurumun verdiği kararları kamuoyuna ve kulüplere aktarıyoruz. Epey süre geçmesine rağmen cezalar açıklanmamıştı. Savunmalar bekleniyordu. Burada da sporcuya ve temsilcilerine gereken bütün yasal süreçler tamamen tanındı. Federasyon olarak sporculara yakın davranarak doğru yaptığımızı bir kez
daha görmüş olduk. Ama maalesef önümüzdeki süreçte Hacettepe Üniversitesi'nin dopingle mücadele konusunda atması gereken ciddi adımlar var. Bu konuda maalesef çok büyük bir zafiyet gösterildi" dedi.

"HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ'NİN LİSANSININ GEÇERLİ KALABİLECEĞİNİ DÜŞÜNMÜYORUM"


Basın mensupları tarafından yöneltilen soruları da cevaplayan Demirel, "Hacettepe Üniversitesi, WADA tarafından akredite olan tek kurum mu?" sorusunu şöyle cevapladı:
''Evet Hacettepe Enstitüsü WADA tarafından akredite edilmiş tek kurum. Zaten bizim de Türkiye Basketbol Federasyonu olarak WADA'nın akredite ettiği bir kurumu tartışma ya da değerlendirme şansımız yok. Türkiye'de şu anda yaklaşık senede 3 bin 500 doping testi yapılıyor. Bunun büyük bir çoğunluğu Hacettepe Üniversitesi'nde yapılıyordu. Biz sadece bu sene Fenerbahçe'nin diğer Avustralyalı oyuncusu Pany Taylor'un 'Bu kuruma güvenmiyorum. Ben başka bir yerde doping testi yapılmasını istiyorum' şeklindeki beyanı üzerine onun testlerini Köln'de yaptırmıştık ve onlar da negatif çıkmıştı."

Turgay Demirel, "Bu dönemden sonra Hacettepe Üniversitesi Doping Merkezi'nin durumu ne olacak?'' sorusu üzerine, ''Bu saatten sonra artık Hacettepe Üniversitesi'nin lisansının geçerli kalabileceğini düşünmüyorum. Herhalde WADA'dan bu konuda tedbir gelecektir. Ama biz bundan sonraki faaliyetler için ya Lizbon'da ya Köln'de ya da Atina'da olan kurumları kullanmak durumunda kalacağız'' şeklinde konuştu.
''Milli atlet Süreyya Ayhan'ın doping testleri de mi aynı kurumda yapıldı?'' sorusu üzerine Demirel, ''Onları ben bilemiyorum" dedi.

"AZİZ YILDIRIM İLE LİTVANYA'DAN GÖRÜŞTÜK"


Basketbol Federasyonu Başkanı Turgay Demirel'e bir gazetecinin "Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım ile bu konuda görüştünüz mü? Çünkü o da sert bir açıklama yapmıştı. Başbakanla görüşeceğini söylemişti'' sorusu üzerine şu cevabı verdi:
"Aziz Yıldırım ile dün Litvanya'dan görüştük bu konuyu. Çünkü biz federasyon olarak duyar duymaz kulübün ve oyuncunun mağdur olmasını engellemek için hemen disiplin kurulu kararını açıkladık. Disiplin kurulu da gelen rapor doğrultusunda oyuncu üzerindeki tedbiri kaldırdı. Hacettepe Enstitüsü kendi verdiği dopingli raporunu geri çekince ortada ceza vermeye gerek hiç bir durum kalmadığı için biz de süratle kulüp ve oyuncu mağdur olmasın diye bunu açıkladık. Şu ana kadar bunu Futbol Federasyonu daha yapmadı
hem Gençlerbirliği hem de Karssporlu futbolcu için. Esasında sporcuların ve kulübün mağdur olmaması için bu konuda çabuk hareket edilmesi gerekiyor. Bu anlamda Aziz beyle de dün konuştum ve gelen yazı doğrultusunda bu kararı aldığımızı kendisine söyledim."

TAURASİ DÖNECEK Mİ?

Turgay Demirel konuşmasını şu şekilde sürdürdü:
"Zaten bu olay olur olmaz olumsuz şekilde etkiledi açıkçası. Diana Taurasi'de böyle bir hadise olması nedeniyle ve kızın da 'Ben bugüne kadar hiç böyle bir şeye tenezzül etmedim, kullanmadım' diye ısrarla beyanları tabii ki dünyanın diğer sporcularında da bir tereddüt yarattı. Ama dünyanın her tarafında, dünyanın gelişmiş ülkelerinde doping kontrolü yapılıyor. Bu anlamda tek konu doping kotrolünü yapan WADA'nın akredite kurumunun bu işi düzgün yapması. Biz de zaten Pany Taylor konusunda sporcunun
hassasiyetini göz önüne alarak federasyon olarak çok doğru bir karar vererek numuneyi Köln'e yollamıştık. Bazı kişiler tarafından eleştirilmemize rağmen. Bundan sonra da zannediyorum akredite olmuş farklı kurumlara gönderilecek."
"Bu olaylardan sonra Taurusi Türkiye'ye gelir mi?'' sorusu üzerine ise Demirel, ''Ümit ediyorum gelir, inşallah gelir. Çünkü bu şekilde belki olayın tamir olmasına yardımcı olmuş olur kendisi de" dedi.

Demirel Fenerbahçe'nin iddiasını halen devam ettirdiğini belirterek, "Açıkçası Fenerbahçe daha şu ana kadar Avrupa liglerinde maç kaybetmedi. Dolayısıyla o iddiasını kaybetmiş durumda değil. Ama tabii ki Diana Taurasi çok değerli bir sporcu. Ve final maçlarında olmazsa ve Fenerbahçe final maçlarını kaybederse, ki finale kadar geleceğini de tahmin ediyorum ben, Diana olmasa bile bunun nedeni Diana'nın olmaması olarak değerlendirilebilir. Ama belki şu anda Diana Taurasi ikna edilebilir ve gelebilir. Ve
yine Fenerbahçe'nin şampiyonluğu için mücadele edebilir. Öyle olmasını diliyorum" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Erzincan’da ileri ortopedik travma cerrahisi eğitimi düzenlendi Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Tıp Fakültesinde, ortopedi ve travmatoloji alanında uzman hekimlere yönelik "Asetabulum Kırıkları Kadavra Kursu" düzenlendi. Kemik ve Eklem Cerrahisi Derneği Başkanı ve Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nizamettin Koçkara koordinasyonunda gerçekleştirilen 2 günlük kursa, Türkiye’nin farklı illerinden uzman hekimler katıldı. Ortopedik travma cerrahisinin zorlu alanlarından biri olan asetabulum kırıklarının cerrahi tedavisine yönelik düzenlenen eğitim programında, katılımcılara ileri düzey teorik ve uygulamalı eğitim verildi. Kursun eğitmen kadrosunda Prof. Dr. Hakan Kınık, Prof. Dr. Güvenir Okçu ve Prof. Dr. Ahmet Aslan yer aldı. Program kapsamında uzman hekimlere asetabulum kırıklarının cerrahi tedavisinde güncel yaklaşımlar, anatomik değerlendirme, cerrahi planlama, yaklaşım teknikleri, kırık tespit prensipleri ve komplikasyon yönetimi konularında bilgi aktarıldı. Kadavra uygulamalarıyla desteklenen eğitimlerde katılımcılar, cerrahi teknikleri uygulamalı olarak deneyimleme fırsatı buldu. Kursa Van, Erzurum, Samsun, Trabzon, Tokat, Sinop, Giresun, Ordu, Rize, Sivas ve İstanbul’dan ortopedi ve travmatoloji uzmanları katıldı. Prof. Dr. Nizamettin Koçkara, asetabulum kırıklarının yüksek düzey cerrahi bilgi ve deneyim gerektiren kompleks yaralanmalar olduğunu belirterek, uygulamalı eğitimlerin cerrahi becerilerin geliştirilmesinde önemli rol oynadığını ifade etti. Koçkara, Erzincan’da gerçekleştirilen organizasyonun hem hekimlerin mesleki gelişimine hem de üniversitenin akademik görünürlüğüne katkı sunduğunu kaydetti.
Şırnak Şırnak’ta kaçakçılık ve uyuşturucu operasyonları: 5 tutuklama Şırnak’ta gerçekleştirilen operasyonlarda çok miktarda uyuşturucu madde ve kaçak ürün ele geçirilirken, 5 şüpheli tutuklandı. Emniyet birimlerince narkotik suçlarla mücadele çerçevesinde yürütülen çalışmalarda 4,15 gram eroin, 1 gram skunk, 14,29 gram metamfetamin, 72,61 gram sentetik kannabinoid/bonzai, 3,72 gram bonzai hammaddesi, 32 adet sentetik ecza hapı, 6 adet extacy hap ile 2 adet bong aparatı ele geçirildi. Uyuşturucu madde ticareti ve kullanımına yönelik düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan şüphelilerden 2’si, çıkarıldıkları adli makamlarca tutuklandı. Öte yandan kaçakçılık faaliyetlerinin önlenmesine yönelik yürütülen operasyonlarda ise 29 bin 900 adet kaçak sigara, 6 bin 200 adet elektronik sigara tütünü, 8 bin 458 adet puro, 118 adet elektronik sigara, 3 kilogram nargile tütünü, 2 adet cep telefonu, 12 kilogram çay, 242 adet ilaç, 1 adet tabanca, 1 adet tabanca şarjörü ile toplam 5 bin 687 adet çeşitli kaçak emtia ele geçirildi. Ele geçirilen kaçak ürünler arasında gözlük, termos, saç şekillendirici, makyaj malzemesi ve epilasyon cihazlarının da bulunduğu öğrenildi. Kaçakçılık operasyonları kapsamında gözaltına alınan 3 şüpheli, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine teslim edildi. Habur Kara Hudut Kapısı Şube Müdürlüğü ekiplerince gerçekleştirilen çalışmalarda da çok sayıda aranan şahıs yakalandı. Yapılan kontrollerde 23 şüpheli asayiş suçlarından, 13 şüpheli kaçakçılık suçlarından, 2 şüpheli terör suçlarından, 2 şüpheli siber suçlardan, 1 şahıs sahte pasaport kullanarak "resmi belgede sahtecilik" suçundan ve 1 kayıp şahıs olmak üzere toplam 42 kişi hakkında yasal işlem yapıldı. Şırnak’ta güvenlik güçlerinin terörün finans kaynakları arasında gösterilen kaçakçılık faaliyetleri ile uyuşturucu ticaretine yönelik operasyonlarını kararlılıkla sürdürdüğü belirtildi.
Denizli Denizli Büyükşehir Meclisinden sosyal refah ve üretim odaklı kararlar Denizli Büyükşehir Belediye Meclisi, Mayıs ayı olağan toplantısını gerçekleştirdi. Başkan Bülent Nuri Çavuşoğlu başkanlığında toplanan mecliste; sosyal refah, tarımsal kalkınma ve şeffaf belediyecilik odaklı stratejik kararlara imza atılırken; kent vizyonunun geleceğini şekillendiren DESKİ’nin faaliyet raporu da genel kurulda tüm partilerin oy birliğiyle kabul edildi. Denizli Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Mayıs ayı oturumunda, kent vizyonuna değer katacak ve vatandaşların refah seviyesini doğrudan artıracak birçok stratejik karar masaya yatırıldı. Sosyal belediyecilik ve yerel kalkınma ilkeleri doğrultusunda hazırlanan gündem maddeleri görüşüldü. Horoz Kart sahiplerine bayram müjdesi Sosyal adalet ve dayanışma ruhunu canlı tutmayı hedefleyen Denizli Büyükşehir Belediyesi, yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde ihtiyaç sahibi ailelerin yanında olmaya devam ediyor. Sosyal Yardım Yönetmeliği çerçevesinde yürütülen çalışmalar kapsamında önemli bir nakdi destek kararı alındı. Bu kapsamda, düzenli hane yardımı alması uygun bulunan ve Sosyal Destek Kartı (Horoz Kart) sahibi olan dar gelirli vatandaşlar bu destekten faydalanacak. Alınan meclis kararı doğrultusunda, 2026 yılı Kurban Bayramı vesilesiyle bu hanelerin mutfak masraflarına katkıda bulunmak ve bayram sevincini paylaşmak amacıyla hane başına 2 bin TL gıda desteği yatırılacak. Bu destekle, bayramda ihtiyaç sahibi ailelerin sofralarına doğrudan katkı sağlanacak. Üreticiye Yem Bitkisi Tohumu Desteği Yerel üretimi güçlendirmek ve Denizli’nin tarımsal potansiyelini en üst seviyeye çıkarmak adına meclis gündemine sunulan bir diğer önemli madde ise çiftçilere yönelik tohum desteği oldu. Destek kapsamda, il genelindeki tarımsal verimliliği artırmak, sürdürülebilir tarım uygulamalarını yaygınlaştırmak ve hayvancılık sektörünün en büyük gider kalemini oluşturan kaliteli kaba yem ihtiyacını karşılamak amacıyla üreticilere "5’li karışım yem bitkisi tohumu" desteği verilecek. Söz konusu destekle sadece üretici maliyetlerinin düşürülmesi değil, aynı zamanda ekilen toprağın organik madde miktarının artırılması ve toprağın su tutma kapasitesinin geliştirilmesi gibi ekolojik faydalar da gözetilecek. Milli sporculara ücretsiz ulaşım ayrıcalığı Denizli’nin adını ve Türk bayrağını ulusal ile uluslararası müsabakalarda gururla dalgalandıran sporcular, Büyükşehir Belediyesi tarafından desteklenecek. Sporculuk hayatını sürdüren ve şehirde ikamet eden milli sporcuların motivasyonunu artırmak, antrenman ve ulaşım maliyetlerine katkıda bulunmak amacıyla yeni bir düzenlemeye gidildi. Mecliste kabul edilen madde uyarınca, Gençlik ve Spor Bakanlığı veya ilgili federasyonlarca verilen "Milli Sporculuk Belgelerini" ibraz eden tüm aktif sporcular, Denizli Büyükşehir Belediyesi Ulaşım San. ve Tic. A.Ş. tarafından işletilen şehir içi belediye otobüslerinden tamamen ücretsiz olarak yararlanabilecekler. Kardeş şehirlerle ortak proje ve hizmet Denizli Büyükşehir Belediyesi, hem ulusal hem de uluslararası düzeyde kurduğu dostluk ve iş birliği köprülerini somut projelere dönüştürmek için vites yükseltiyor. Belediye envanterini ve kurumsal tecrübesini diğer kentlerle paylaşmayı öngören madde, meclisin onayından geçti. Alınan karar doğrultusunda, Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin mevcut kardeş şehirleri ile ortak hizmet projeleri üretmesi, kentlerin karşılıklı gelişimi için deneyim paylaşımında bulunulması ve ihtiyaç duyulması halinde bu şehirlere ayni yardımlar yapılması kararlaştırıldı. Başkan Çavuşoğlu’ndan şeffaf belediyecilik vurgusu Şeffaf ve hesap verilebilir belediyecilik vurgusu yapan Başkan Bülent Nuri Çavuşoğlu, "Göreve geldiğimiz ilk gün bir söz verdik; belediyemizin kapısı da defteri de halkımıza sonuna kadar açık olacak. Bizim vizyonumuzda belediyecilik, sadece altyapı döşemek değil; o yatırımları yaparken milletin parasını nereye, nasıl harcadığınızı halka açık yüreklilikle gösterebilmektir. Kaynaklarımızı, halkımızın refahı, çiftçimizin üretimi ve çocuklarımızın geleceği için harcamaya devam edeceğiz" dedi. Görüşülen gündem maddelerinin hayırlı olmasını dileyen Başkan Çavuşoğlu, Denizli’yi her alanda daha güçlü, dayanıklı ve üretken bir kent haline getirmek için el birliğiyle çalışmaya devam edeceklerini vurgulayarak tüm meclis üyelerine katkılarından dolayı teşekkür etti. DESKİ 2025 Yılı Faaliyet Raporu görüşüldü Toplantının ardından ayrıca Denizli Su ve Kanalizasyon İdaresi’nin (DESKİ) 2026 Yılı Mayıs Ayı Genel Kurul Toplantısı gerçekleştirildi. Faaliyet Raporu’nun da görüşüldüğü toplantıda, kentin su yönetimi, modern kanalizasyon hatları ve çevre yatırımları masaya yatırıldı. Genel kurulda, kurumun gelecek vizyonunu şekillendiren kararlara oy birliğiyle imza atıldı.
Samsun OMÜ’de "Samsun ve Millî Mücadele’nin İnşası" konuşuldu Samsun’da Türk Tarih Kurumu (TTK) ile Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) iş birliğinde "Samsun ve Millî Mücadele’nin İnşası" konulu panel ve "Belgelerle İlk Adımın İzleri: Atatürk’ün Samsun’a Çıkışı" başlıklı fotoğraf sergisi gerçekleştirildi. Samsun Valiliğinin desteğiyle 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri kapsamında düzenlenen programın açılış konuşmasını yapan OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, tarihin milletlerin geleceğini şekillendiren en önemli unsurlardan biri olduğunu belirterek, "Milletlerin hayatında tarih ve talih arasındaki farkı belirleyen temel unsur ibret olgusudur. Geçmişi yalnızca zamanın akışı içerisinde değerlendiren toplumlar, geleceğe dair güçlü bir perspektif oluşturamazlar. Oysa milletlerin hafızası, insanlık macerasını neden-sonuç ilişkisi içerisinde okuyabildiğinde sağlam bir gelecek inşa edilebilir. Bu doğrultuda tarih biliminin bizlere sunduğu dersler, ‘kökü mazide olan âti’ şuurumuzu besleyen son derece kıymetli bilgi ve esin kaynaklarıdır" dedi. "Mazinin şerefli sayfalarından aldığımız değerleri geleceğe taşıyoruz" Milli Mücadele ruhunun OMÜ’nün kurumsal kimliğinde özel bir yere sahip olduğunu ifade eden Aydın, "Türk devlet geleneğinin son halkası olan Cumhuriyetimizin kuruluş süreci, nesillerimizin ruhunda her daim canlı tutulması gereken büyük bir mücadele neticesinde gerçekleşmiştir. Milli Mücadelemizin başlangıç tarihini kendisine ad olarak seçen üniversitemiz de bu müstesna gururun bilinciyle akademik sorumluluklarını yerine getirmektedir. Mazinin şerefli sayfalarından emanet aldığımız değerleri öğrencilerimize aktarabilmek, görev anlayışımızın merkezinde yer almaktadır" diye konuştu. "İstiklal ateşimizin yakıldığı bu topraklar, kurtuluş mücadelemizin başlangıcına tanıklık etmiştir" Samsun’un tarihsel misyonuna da değinen Aydın, "Kentlerin biyografisinde onları farklı kılan özel kesitler vardır. Samsun söz konusu olduğunda ise ilk akla gelen unsur, Milli Mücadele’nin başladığı şehir olmasıdır. İstiklal ateşimizin yakıldığı bu topraklar, kurtuluş mücadelemizin başlangıcına tanıklık etmiştir. Mustafa Kemal Atatürk’ün Nutuk’u Samsun’a çıkışıyla başlatması ve doğum günü olarak 19 Mayıs’ı işaret etmesi, ilk adım şehrinin tarihimizdeki yerini daha da anlamlı hale getirmektedir" şeklinde konuştu. "19 Mayıs, milletçe var oluş iddiamızın ilham kaynağı olan tarihtir" Rektör Prof. Dr. Fatma Aydın, konuşmasını şöyle tamamladı: "19 Mayıslar milletçe var oluş iddiamıza ilham kaynağı olan, gençliğin heyecanıyla dünyaya bakmamızı sağlayan müstesna zaman dilimleridir. İşte bizler bugün, bayramın maksadına uygun olarak düzenlediğimiz panel çerçevesinde ele alınacak konular, mensubu olmaktan onur duyduğumuz Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin hangi şartlar altına kurulduğuna ışık tutan önemli bilgileri edinmemize vesile olacaktır." "Milli Mücadele’nin ilk meşalesi Samsun’da yakıldı" Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yüksel Özgen ise, Samsun’un Milli Mücadele tarihindeki önemine vurgu yaparak, "Mustafa Kemal Atatürk’ün mücadele azminin zirvesi olan, Milli Mücadele’nin ilk meşalesinin yakıldığı Samsun’da sizlerle birlikte olmaktan dolayı büyük bir onur ve bahtiyarlık duyuyorum. Ondokuz Mayıs Üniversitemizin ev sahipliğinde gerçekleştirilen bu program, yalnızca bir anma toplantısı değil, tarihin akışını değiştiren büyük bir mücadelenin çağdaş ve bilimsel bir vizyonla yeniden okunması ve gelecek nesillere aktarılması bakımından son derece kıymetli bir buluşmadır" ifadelerini kullandı. "Samsun’da yakılan meşale Cumhuriyet’le taçlanmıştır" Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkışının Türk milletinin kaderini değiştiren tarihi bir dönüm noktası olduğunu belirten Özgen, "Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Bandırma Vapuru ile Samsun’a ayak bastığı o an, görünürde bir askerî görevlendirme gibi görünse de aslında Türk milletinin tarihini değiştiren tarihi bir adımdır. Mondros Mütarekesi’nin ağır şartları altında işgal edilmiş, orduları dağıtılmış ve umudu kırılmış bir milletin bağımsızlık iradesi Samsun’dan doğmuştur. Samsun’da yakılan o meşale, Amasya’da milli egemenlik fikrine, Erzurum ve Sivas’ta milli iradenin tecellisine dönüşmüş, Cumhuriyet ile taçlanmıştır" dedi. "19 Mayıs ruhu bilimsel bir bakış açısıyla ele alınmalıdır" Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında tarihçilere önemli görevler düştüğünü belirten Özgen şunları söyledi: "Bugün biz tarihçilere ve akademisyenlere düşen en önemli sorumluluk, 19 Mayıs ruhunu ve Milli Mücadele’nin dinamiklerini ideolojik kalıplardan uzak, tamamen belgelere dayalı, analitik ve nesnel bir bakış açısıyla değerlendirmektir. Cumhuriyetimizin ikinci asrında milli mücadelemizin sosyolojik, ekonomik ve stratejik boyutlarını daha derinlikli biçimde ele almak büyük önem taşımaktadır." Alanında uzman isimler Milli Mücadele’yi çok boyutlu ele aldı Türk Tarih Kurumu, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Araştırma ve Uygulamaları Merkezi ile İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi iş birliğinde düzenlenen "Samsun ve Millî Mücadele’nin İnşası" panelinde Milli Mücadele süreci tarihsel, toplumsal ve akademik yönleriyle ele alındı. Panelin oturum başkanlığını TTK Bilim Kurulu Üyesi ve OMÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Tellioğlu yaptı. TTK Bilim Kurulu Üyesi ve Karadeniz Teknik Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hikmet Öksüz "Milli Mücadelenin Lojistik Desteklenmesinde Doğu Karadeniz Limanları", OMÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Önder Duman "Atatürk’ün Samsun Günleri", OMÜ Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serpil Sürmeli "Atatürk’ün Havza Günleri" konulu sunumlarıyla panelde yer aldı. Konuşmacılar, Samsun’un Milli Mücadele’nin başlangıç noktası olarak taşıdığı tarihi önemi, bağımsızlık sürecinin toplumsal yansımalarını ve Cumhuriyet’e giden süreçte Anadolu’da oluşan milli iradeyi farklı perspektiflerden değerlendirdi. Katılımcılar tarafından yoğun ilgi gören panelde tarihsel olayların belge ve akademik çalışmalar ışığında ele alınmasının önemine vurgu yapıldı. "Belgelerle İlk Adımın İzleri: Atatürk’ün Samsun’a Çıkışı" sergisi ilgi gördü Panelin ardından protokol üyeleri tarafından AKM Fuaye Alanı’nda açılan "Belgelerle İlk Adımın İzleri: Atatürk’ün Samsun’a Çıkışı" başlıklı fotoğraf sergisi ziyaret edildi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkışıyla başlayan bağımsızlık mücadelesini tarihi belgelerle bugüne taşıyan sergi, katılımcıların yoğun ilgisini gördü. OMÜ Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen programa Vali Yardımcısı Murat Bulacak, Cumhuriyet Başsavcı Vekili Turgut Türkmen, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Alper Kesten, Prof. Dr. Çetin Kurnaz, Prof. Dr. Ayşe Pınar Sumer, Genel Sekreter Prof. Dr. Erhan Burak Pancar, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Araştırma ve Uygulamaları Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Nazlı Murzioğlu, Samsun protokolü, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı.