DÜNYA - 03 Haziran 2025 Salı 22:48 | Son Güncelleme : 03 Haziran 2025 Salı 22:51

SMA hastası gencin hastalığı hac vazifesine engel olmadı

A
A
A

SMA hastası İsa Demirhan'ın, 16 yıl süren hac hasreti sona erdi. Hastalığı Hac vazifesine engel olmayan Demirhan, "Herhangi bir engelinden dolayı buraya gelmekten endişe duyan, hacı adaylarımız varsa hiç endişe etmesinler" dedi.

SMA hastası İsa Demirhan, 2009 yılında yaptığı başvuru sonucunda 16 yıl süren hac hasreti sona erdirdi. Tekerlekli sandalyesiyle kutsal topraklara gelen Demirhan'ın hastalığı hac vazifesine engel olmadı. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'nde görev yapan Demirhan, ailesinin desteği ve Diyanet İşleri Başkanlığı'nın sağladığı imkanlar ile hac vazifesini yerine getiriyor.
Demirhan, yaptığı açıklamada, "2009 yılında hac kaydımızı yaptırdık. Hemen hemen 15-16 senedir bekliyorduk. 5 kişi olarak ailemizle beraber geldik. Diyanetimizin kaynaklarını okuduk. Peygamber Efendimizin hayatını okuduk. Haccın anlamını, önemini anlatan kaynaklardan istifade ettik. Daha önce gelen akrabalarımızdan, eşimizden, dostumuzdan burayla ilgili tecrübelerini dinledik, tavsiyelerini aldık" dedi.

"Her hangi bir endişe duymadık"

Kura sonucunu internet sürekli takip ettiklerini aktaran Demirhan, "Zaten her gün sürekli internetten takip ediyorduk. Babamlar, annemler çok heyecanlıydı zaten sürekli takip et diyorlardı. İlk çıktığı zaman babamı aradım, annemleri aradım. Müjdeyi verdim. Onlar da çok sevindiler. Böyle bu şekilde bu süreci yaşadık. Herhangi bir endişe duymadık. Zaten haccın meşakkatli olduğunu biliyoruz. Fiziki olarak, coğrafi olarak zahmetli olduğunu bildiğimiz için bir de kardeşlerimle geldim. 2 tane erkek kardeşimle beraber geldiğim için çok şükür herhangi bir sıkıntı yaşamadım" dedi.
SMA hastası gencin hastalığı hac vazifesine engel olmadı

"Diyanetimiz sağ olsun bu konuda bayağı hassas davranmışlar"

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın hac konusunda çok hassas olduğunu aktaran Demirhan, "Diyanetimiz sağ olsun bu konuda bayağı hassas davranmışlar. Havaalanından buraya gelinceye kadar herhangi bir sıkıntı yaşamadık. Sadece tekerlekli sandalyede olduğumuz için taşıma sıkıntımız oldu. Çok şükür Diyanet görevlilerimizle, havaalanındaki görevlilerimiz, buradaki görevlilerimizle onu da telafi ettik" dedi.

"İlk geldiğimiz zaman bizim için ayrılan özel alanda tavafımızı yaptık"

Engelli hacı adayları için ayrılan özel bir alanda tavafı gerçekleştirdiğini ifade eden Demirhan, "İlk geldiğimiz zaman bizim için ayrılan özel alanda tavafımızı yaptık. Ondan sonra sayımızı gerçekleştirdik. Say ve tavaf alanı bizim için ayrılmış özel yerler. Oralarda rahat yaptık tavafımızı. Kabe'nin ilk girişine giremedik. Bununla ilgili bir çalışma yapılırsa, orada da tavaf yaparsak Rükn-i Yemani, Hacer-ü'l Esved ile Mültezem'de duamızı edersek, hatimde de iki rekat şükür namazı kılarsak bizim için çok daha güzel olur. Tabii biz farklı bir açıdan gördüğümüz için daha farklı bir duygu oldu. Buraya geldiğimiz zaman ilk önce bu mekanda yapacağımız tüm duaların kabul olmasını, bundan sonra yapacağınız tüm duaların kabul olmasını niyaz ettik. Ailemize, eşimize, dostumuza, akrabalarımıza ve özellikle son zamanlarda Filistin'e, Doğu Türkistan'a, Çeçenistan'a, Arakan'a, Myanmar'daki Müslüman kardeşlerimize dualarımızı ettik inşallah" dedi.

"Allah devletimizden razı olsun"

Kabe'de olmanın müthiş bir duygu olduğunu ifade eden Demirhan, "Başta Peygamber Efendimiz, sahabe-i güzinler, evliyalar, asfiyalar hepsinin ayak izleri burada sanki. Onlarla beraber tavaf ediyoruz, onlarla beraber say ediyoruz, onlarla beraber namaz kılıyormuş gibi bir hissimiz var. Allah herkese bu duyguyu yaşatmayı nasip eylesin. Allah devletimizden razı olsun. Diyanet İşleri Başkanlığımızdan, çalışanlarından razı olsun" dedi.

"Gökte melekler, yerde mavi yelekler"

İstanbul'dan kutsal topraklara gelene kadar Diyanet İşleri Başkanlığı'nın görevlilerin her yerde olduğunu ve kendilerine yardım ettiğini aktaran Demirhan, "Kafile Başkanımız İstanbul'daki toplantımıza şey demişti bize Gökte melekler, yerde mavi yelekler diye. Sağ olsunlar her köşe başında, her otelde, her yerde mavi yelekli din görevlilerimiz mevcut. Herhangi bir sıkıntı yaşamadık. Geldik ilk gün geldiğimiz gibi öyle yönlendirmeler yapıldı ki kendi başımıza tavafa gidip gelebildik. Herhangi bir sıkıntı yaşamadık bu konuda" dedi.
Görme engelli hacı adaylarının kutsal topraklarda olduğunu belirten Demirhan, "Gözleri görmeyen iki-üç tane hacı adayını gördüm. Nice gözleri gören var, buraları görmüyorlar. Onlar gözleri görmediği halde öyle bir tavaf ediyorlardı ki, öyle bir seyrediyorlardı ki. Yani Allah herkese nasip etsin. Kas hastasıyım. Bir farkındalık olsun. Hemen hemen 95-96 yılından beri bu rahatsızlığı yaşamaktayım. Hastalık Allah'tan gelmiş. Tıbbi desteklerimizi alıyoruz, tedavilerimiz oluyoruz. Sağ olsun ailemden büyük destek görüyorum. İki tane erkek kardeşim var, ailem var. Eşimiz, dostumuz hiç bu durumu bize negatif olarak yansıtmadılar" dedi.

"Herhangi bir engelinden dolayı buraya gelmekten endişe duyan, hacı adaylarımız varsa hiç endişe etmesinler"

Engelinden dolayı hac vazifesini yerine getirmekten çekinenlere seslenen Demirhan, "Herhangi bir engelinden dolayı buraya gelmekten endişe duyan, bir kaygı duyan hacı adaylarımız varsa hiç endişe etmesinler. Her şekilde gelebilirler. Allah bir şekilde kolaylığını veriyor. Bir zahmet duyacaklarını, bir sıkıntı yaşayacaklarını zannetmiyoruz. Sağ olsun devletimiz de Diyanet İşleri Başkanlığımızla bununla ilgili her sene gittikçe yeni düzenlemeler yapıyor. İnşallah önümüzdeki yıllarda daha da iyi şartlarda hacı adaylarımız vazifelerini yerine getirebilecekler" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Anfernee Dijksteel: "Nerede oynadığım benim için çok fark etmiyor" Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında sahasında Başakşehir ile karşılaşacak Kocaelispor’un oyuncusu Anfernee Dijksteel, teknik heyetin görev vereceği her mevkide oynamaya hazır olduğunu söyledi. Kocaelispor, Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında 6 Nisan Pazartesi günü Kocaeli Stadyumu’nda oynayacağı RAMS Başakşehir mücadelesinin hazırlıklarını kulüp tesislerinde sürdürüyor. Antrenman öncesinde basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Hollandalı savunma oyuncusu Anfernee Dijksteel, milli arayı ve Başakşehir karşılaşmasını değerlendirdi. Anfernee Dijksteel: "Hocamız bizi nerede oynatırsa orada oynarım" Milli maç arasının takım için toparlanma fırsatı olduğunu belirten Dijksteel, "Şu an hepimiz buradayız ve önümüzdeki maça hazırlanacağız. Tabii milli takımda olmak bir gurur, bir onur herkes için. Bizim milli takım olarak bir hedefimiz vardı. Ancak maalesef bunu başaramadık. Dünya Kupası’na gidemiyoruz. Başakşehir’le ilgili çalışmalarımıza da başladık. Onların zayıf ve güçlü yanlarına bakıyoruz. İyi bir performans sergilememiz gerek. Ben aslında hocamız bizi nerede oynatırsa orada oynarım. Çünkü bir savunma oyuncusu olarak benim için çok fark etmiyor nerede oynadığım" diye konuştu. Antrenman sırasında Tüpraş İlkokulu öğrencileri, ellerinde davulla sahaya inerek, Kocaelispor için besteledikleri şiiri okudu.
Kayseri Pınarbaşı’ndaki silahlı saldırı davasının sanıkları bir kez daha hakim karşısına çıktı Pınarbaşı Belediyesi’nin yenilenen seçimlerinin ardından CHP’nin meclis üyesi adayının uğradığı silahlı saldırıyla ilgili sanığın yargılanmasına devam edildi. Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinde 31 Mart 2024 tarihinde yapılan belediye başkanlığı seçimlerinin iptal edilmesinin ardından belediye seçimleri 2 Haziran 2024 tarihinde tekrarlanmıştı. Seçimlerin ardından 21 Haziran 2024 tarihide CHP’nin belediye meclis üyesi adayı Ş.B., eski belediye başkanının kardeşi E.U. ve yeğeni M.U. tarafından darp edildikten sonra silahla yaralanmıştı. Kayseri 8. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya şikayetçi Ş.B. avukatları ile tutuklu sanıklar E.U., M.U. ve avukatları katıldı. Şikayetinin devam ettiğini belirten Ş.B.; saldırı sonrasında kendisinde kalıcı hasar meydana geldiğini, Bünyan Devlet Hastanesi’nin kendisine yüzde 65 engelli raporu verdiğini söyledi. Olayın tasarlanarak gelişmediğini, anlık gelişen bir olay olduğunu belirten sanık E.U. savunmasında; 22 aydır tutuklu olduğunu ve ailesinin mağdur olduğunu belirterek, tahlisini talep etti. M.U. ise savunmasında pişman olduğunu, çocuklarının mağdur olduğunu, okullarını bırakma durumuna geldiğini belirterek tahliyesi istedi. Mahkeme heyeti sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek, eksiklerin giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Ankara Sosyal medyada kendini ’Tatar gazeteci’ olarak tanıtan ve para toplayan kişinin iddiaları yalan çıktı Sosyal medyada kendisini Tatar gazeteci ve aktivist olarak tanıtan Nail Nabiullin, Türkiye’de ikamet izninin iptal edildiğini iddia ederek takipçilerinden maddi destek talep ettiği öğrenildi. Yapılan incelemede iddiaların gerçek olmadığı, kendisinin ve ailesinin ikamet izinlerinin geçerli olduğu açıklandı. Sosyal medya üzerinden kendisini Tatar gazeteci ve aktivist olarak tanıtıp, ‘ikamet iznim iptal edildi, sınır dışı edileceğim’ yalanıyla vatandaşların yardımseverlik duygularını suistimal ederek para toplayan yabancı uyruklu Nail Nabiullin hakkında hukuki süreç başlatıldığı öğrenildi. Şahsın ve ailesinin Türkiye’deki ikamet izinlerinin halen geçerli olduğu ortaya çıkarken, sosyal medya platformlarında takipçilerine gerçeğe aykırı beyanlarla kamuoyunu yanıltarak haksız kazanç elde ettiği tespit edildi. Şahsın, Türk halkının yardımseverlik duygularını suistimal etmeye yönelik faaliyetleri üzerine inceleme başlatıldığı edinilen bilgiler arasında yer aldı. Duygu sömürüsü yaptı Nabiullin’in sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımlarda, Türkiye’deki ikamet izninin iptal edildiğini ve yakın zamanda sınır dışı edileceğini iddia ettiği belirlendi. Bu yalan üzerinden takipçilerinden ‘uçak bileti, idari para cezası ve geçimini sağlamak’ gerekçesiyle maddi destek talep eden şahsın, insani hassasiyetleri daha da artırmak amacıyla orta derece anemi hastası olduğunu öne sürdüğü öğrenildi. İkamet izni iptali yalanı ortaya çıktı Yetkili makamlarca yapılan incelemelerde ise gerçeğin tamamen farklı olduğu belirlendi. Yabancı uyruklu şahsın iddia ettiği gibi ikamet izninin iptal edilmediği; kendisinin İstanbul’da, eşi ve çocuğunun ise Antalya’daki ikamet izinlerinin halen geçerli olduğu ifade edildi. Ailenin Türkiye’deki yasal durumlarıyla ilgili herhangi bir engelin bulunmadığı tespit edilirken, sınır dışı edilme gibi bir durumu olmadığı halde, kamuoyunda bu yönde kasıtlı bir algı oluşturarak vatandaşları dolandırmaya yönelik hareket ettiği anlaşılan şahıs hakkında hukuki sürecin başlatıldığı açıklandı.