DÜNYA - 19 Temmuz 2025 Cumartesi 08:59 | Son Güncelleme : 19 Temmuz 2025 Cumartesi 09:00

Rubio, Venezuela’da tutuklu bulunan 10 ABD vatandaşının ülkeye döndüğünü açıkladı

A
A
A
Rubio, Venezuela’da tutuklu bulunan 10 ABD vatandaşının ülkeye döndüğünü açıkladı

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Venezuela ile yapılan bir mahkum takası çerçevesinde Venezuela’da tutuklu bulunan 10 Amerikan vatandaşının serbest bırakıldıktan sonra ülkelerine döndüğünü açıkladı.

ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan açıklamasında Rubio, "ABD, Venezuela’da tutuklu bulunan 10 Amerikalıyı memleketlerine kavuşturmanın sevincini yaşıyor" dedi. Venezuela’da Amerikan vatandaşlarının son derece şüpheli şartlar altında ve uygun yargı süreci olmaksızın tutuklandığını savunan ve bunun kabul edilemez olduğunu vurgulayan Rubio, "Artık Venezuela’da haksız yere tutulan tüm Amerikalılar serbesttir ve yeniden yurdumuza dönmüşlerdir" dedi. Tahliyeler konusundaki çabaları için El Salvador Devlet Başkanı Nayib Bukele’ye teşekkür eden Rubio, "Dünyada rehin tutulan ya da haksız yere alıkonulan tüm Amerikalılar eve dönene kadar durmayacağız" ifadelerini kullandı.

"Rejimin siyasi baskı aracı olarak haksız tutuklamaları kullanmasına son verilmelidir"

Rubio, "Ayrıca, Venezuela’daki hapishanelerden serbest bırakılan Venezuelalı siyasi tutukluların ve diğer mahkumların tahliyesini de memnuniyetle karşılıyoruz. Trump yönetimi, Venezuela’da demokrasinin yeniden tesisini desteklemeye devam etmektedir. Rejimin siyasi baskı aracı olarak haksız tutuklamaları kullanmasına son verilmelidir" diye yazdı.

ABD’nin Venezuela Büyükelçiliği de serbest bırakılan vatandaşların Amerikalı diplomat John McNamara ile birlikte çekilmiş bir fotoğrafını paylaştı.

Venezuela ile büyük çaplı bir mahkum takası yapıldı

Venezuela’da tutuklu olan Amerikan vatandaşlarının salıverilmesi, ABD, El Salvador ve Venezuela arasında gerçekleştirilen bir tutuklu takası ile mümkün oldu. ABD medyasının üst düzey yetkililere dayandırdığı habere göre Venezuela’da serbest bırakılan Amerikan vatandaşları karşılığında El Salvador, bu yılın başlarında ABD’den sınır dışı edilen ve El Salvador’da hapiste tutulan 252 Venezuela vatandaşını ülkesine iade etti. Venezuela tarafından serbest bırakılan siyasi tutukluların da bu anlaşma çerçevesinde salıverildiği duyuruldu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İstanbul Valiliği’nden Resul Emre Şahan’ın mahkemede savunmasındaki iddialara ilişkin açıklama İstanbul Valiliği, İBB’ye yönelik ’Yolsuzluk’ davası kapsamında görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın mahkemede savunmasındaki iddialara ilişkin açıklamada bulundu. Yapılan açıklamada, "Yargı süreci devam eden bir dosyada, gerçek dışı iddialarla kamuoyunu yanıltmaya yönelik bu tür söylemler kabul edilemez. İlgili şahsın, içinde bulunduğu hukuki durumla yüzleşmek yerine, mesnetsiz iddialar ve hayali senaryolar üzerinden üçüncü kişi ve kurumları sürece dâhil ederek konuyu sulandırma çabası, gerçeği değiştirmeyecektir. Kamuoyunun, doğruluğu teyit edilmemiş bu tür iddialara itibar etmemesi önem arz etmektedir" açıklamasında bulunuldu. "Doğruluğu teyit edilmemiş bu tür iddialara itibar edilmemesi önem arz etmektedir" İstanbul Valiliği tarafından yapılan açıklamada, "Eski Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın, yargılandığı mahkemede ileri sürdüğü iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. İddiaların tamamı çarpıtma niteliğindedir. İddialara konu edilen meselenin seyri ve gerçekliği ise şu şekildedir: Şişli ilçesi Kaptanpaşa Mahallesi’nde bulunan bahse konu arsa, Bulgar Vakfı’na aittir. Taş Yapı ile Bulgar Vakfı arasında 2006 yılında kat karşılığı usulüyle inşaat sözleşmesi imzalanmıştır. Taş Yapı, arsaya 72 katlı bir inşaat için Şişli Belediyesi’nden gerekli izinleri almış ve belediye 2008 yılında avam projeyi onaylamıştır. Şişli Belediyesi, avam projesini onayladığı bu projenin inşaatının başlaması için gereken inşaat ruhsatını ’bilmediğimiz bir sebepten dolayı’ 2015 yılına kadar onaylamamıştır. Şirket, konuyu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na iletmiş; Bakanlık 14.04.2015 tarihinde, 72 kat olan kat sayısını 38 kat şeklinde revize ederek onaylamıştır. Bakanlık tarafından onay sürecini tamamlayan şirketin başlattığı inşaat çalışmaları ise Şişli Belediyesi tarafından çeşitli gerekçelerle engellenmiştir. Şirket, durumu İçişleri Bakanlığı’na, İstanbul Valiliği’ne, Şişli Kaymakamlığı’na ve Cumhuriyet başsavcılığına bildirerek Şişli Belediyesi’nin keyfî uygulamaları hakkında şikâyetçi olmuştur. İçişleri Bakanlığı, yapılan şikâyet üzerine konuyla ilgili mülkiye başmüfettişi görevlendirmiştir. Eski Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ile Valimiz Sayın Davut Gül arasında gerçekleşen görüşme de, soruşturmaya konu olan bu mesele ve Bulgar Vakfı’nın her platformda dile getirdiği, imar planlarından kaynaklanan haklarının Şişli Belediyesi tarafından engellenmeye çalışılması nedeniyle oluşan mağduriyetlerle ilgilidir. Konuya ilişkin tüm işlemler, Şişli Belediyesi’ne kayyum atanmasından önceki döneme aittir. Kayyum döneminde verilmiş herhangi bir izin söz konusu değildir. Resul Emrah Şahan’ın tutuklanmasının ardından kayyum atanması sonrasında, şirket lehine herhangi bir idari tasarrufta bulunulmamıştır. Zaten söz konusu planlama süreci Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütüldüğünden, bu yönde bir tasarrufta bulunulması da mümkün değildir. Öte yandan, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın onayladığı bir ’Özel Proje Alanı’ kapsamında, ruhsat ya da diğer işlemlerle ilgili bir ilçe belediyesinin idari tasarrufta bulunması söz konusu değildir. Dolayısıyla Resul Emrah Şahan, tüm onay süreçlerinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütüldüğü bir konuda direndiğini iddia ederek sözde ’çevreci direniş’ sergilediği algısını oluşturmaya çalışmaktadır. Valimiz Sayın Davut Gül’ün söz konusu görüşmesi, kendisine iletilen talepler ve iddialar çerçevesinde, görevinin gereği olarak gerçekleştirilmiş olup herhangi bir farklı anlam yüklenmesi mümkün değildir. Sonuç olarak; Yargı süreci devam eden bir dosyada, gerçek dışı iddialarla kamuoyunu yanıltmaya yönelik bu tür söylemler kabul edilemez. İlgili şahsın, içinde bulunduğu hukuki durumla yüzleşmek yerine, mesnetsiz iddialar ve hayali senaryolar üzerinden üçüncü kişi ve kurumları sürece dâhil ederek konuyu sulandırma çabası, gerçeği değiştirmeyecektir. Kamuoyunun, doğruluğu teyit edilmemiş bu tür iddialara itibar etmemesi önem arz etmektedir" ifadeleri kullanıldı.