DÜNYA - 13 Ocak 2026 Salı 20:21 | Son Güncelleme : 13 Ocak 2026 Salı 20:23

Pistorius: "Grönland ve Arktik bölgesinin korunması NATO ülkelerinin sorumluluğunda"

A
A
A
Pistorius: "Grönland ve Arktik bölgesinin korunması NATO ülkelerinin sorumluluğunda"

Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, ABD’nin tehditleri sonrası gözlerin çevrildiği Grönland ve Arktik bölge hakkında yaptığı açıklamada, "Grönland ve Arktik bölgesinin korunması NATO ülkelerinin sorumluluğunda" dedi.

Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius ile Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas Almanya’nın başkenti Berlin’de yaptıkları görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Almanya Savunma Bakanı Pistorius, Kallas ile yaptıkları görüşmede ABD’nin Grönland’a yönelik tehditlerini, Avrupa’nın savunma politikaları, İran bağlamındaki son gelişmeleri ve Rusya-Ukrayna savaşının sona erdirilmesine dönük çabaları ele aldıklarını belirtti.
Pistorius, Ukrayna’ya mali, insani ve muhtemel ateşkes sonrası verilecek güvenlik garantilerini ele aldıklarını belirterek, "Rusya, Ukrayna'ya hava saldırılarını sürdürüyor ve Ukrayna'nın enerji arzı hiç olmadığı kadar kötü durumda. Soğuk bir kışın ortasında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, enerji altyapısını kasıtlı olarak hedef alıyor ve Ukrayna sivil halkını terörize ediyor. Tüm bunlar, ateşkesin ardından neler olabileceği veya olmayabileceği konusunda müzakereler sürerken oluyor. Biz müzakereleri sürdürürken Putin bombardımanına devam ediyor" dedi.

Pistorius, Ukrayna’nın kendini savunabilmek için destekçilerinden bu yıl için 60 milyar dolarlık yardıma ihtiyaç duyduğuna vurgu yaparak, "Ancak buradaki her bir euronun gerçekten maksimum faydayı sağlayabilmesi için verimli ve etkili kullanılması gerekir. Ukrayna ile Avrupa arasında daha sıkı bir işbirliği sağlanması son derece önemlidir" dedi.
Pistorius, "Ateşkesin gerçekleşeceği belli değil ve bunun tek bir nedeni var. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin barış istemiyor. Yine de ateşkesin gerçekten gerçekleşebileceği güne hazırlanıyoruz. Böyle bir ateşkesin sağlanması için muhtemel katkıları inceliyoruz. Hedefimiz, güvenilir ve kalıcı bir garanti sunabilmek" dedi.

"Grönland Danimarka'ya aittir ve Danimarka da NATO ortağıdır"

ABD’nin tehditleri sonrası gözlerin çevrildiği Grönland ve Arktik bölge değinen Pistorius, "Grönland çok önemlidir. Grönland Danimarka'ya aittir ve Danimarka NATO ortağıdır. Bu çerçeveden bakanlar Grönland'ın NATO'nun sorumluluk alanına girdiğini ve bu nedenle korunması gerektiğini çok iyi görürler" ifadelerini kullandı. Pistorius, "Bu bölgeyi korumak NATO'nun görevidir, NATO müttefiklerinin ortak sorumluluğudur ve bu konuda da önümüzdeki haftalarda ve aylarda NATO içindeki müttefiklerimizle daha fazla görüşme yapılacaktır" dedi.
Avrupa’nın Grönland’da asker konuşlandırması tartışmalarına ilişkin olarak ise Pistorius, "Şu anda bazı NATO ortaklarıyla birlikte NATO ile hangi önlemlerin mantıklı olduğunu ve neyin gerekli olduğunu tartışıyor ve araştırıyoruz. Sadece askerlerin varlığıyla burayı kapsamlı bir şekilde koruyamayız. Mesele gözetimdir. Mesele devriye. Mesele, su altında, su üstünde ve havada neler olup bittiğini görmek. Mesele keşif ve düzenli olarak yerinde tatbikatlar yaparak orada olduğumuzu göstermek. Bu nedenle, Grönland’ın ve Arktik bölgesinin güvenliğini sağlamak, öncelikle veya yalnızca Amerika'nın değil, NATO'nun ve ayrıca Avrupa'nın da menfaatine olan bir konudur. Almanya bu konuda bir rol oynayacak. Bu rolün ne şekilde olacağı Danimarka ile yakın işbirliği içinde kararlaştırılacak" ifadelerini kullandı. Pistorius, Grönland’da insansız hava araçları sistemlerinin kurulmasının desteklenebileceğini de sözlerine ekledi.

"Yıkım ve ölüm, Rusya'nın diplomasiye verdiği cevaptır"

AB Yüksek Temsilcisi Kallas ise Rusya-Ukrayna Savaşı, İran'daki gelişmeler ve Grönland konusunda Pistorius ile detaylı görüşmelerde bulunduklarını kaydetti. Kallas, Almanya’nın Avrupa’nın savunması için yaptığı harcamalara dikkat çekerek, "Litvanya'da NATO'nun varlığının güçlü bir omurgasını oluşturuyorsunuz. Havada, Alman jetleri Avrupa semalarını koruyor. Denizde, donanmanız hayati deniz yollarını ve kritik denizaltı altyapısını güvence altına alıyor. Almanya aynı zamanda Ukrayna'ya en büyük askeri desteği sağlayan ülke" dedi.

Kallas, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın sona erdirilmesine dönük çabalara vurgu yaparak, "Barış için yoğun bir diplomatik çaba var. Ancak bu çabalar tamamen tek taraflı kalıyor. Her gün Rus bombaları Ukrayna şehirlerini karanlığa boğuyor. Yıkım ve ölüm, Rusya'nın diplomasiye verdiği cevaptır. Acı gerçek şu ki, Rusya'ya bunu durdurması için daha fazla baskı uygulamadığımız sürece bu savaş uzun süre devam edebilir" dedi.

Avrupa'nın Ukrayna'yı desteklemek ve Rusya'nın savaş maliyetlerini artırmaya yönelik politikaların tutarlı olduğunu belirten Kallas, "Ukrayna'ya önümüzdeki iki yıl boyunca 90 milyar euro kredi vereceğiz. Ayrıca yeni yaptırım paketini de önümüzdeki ay sonuçlandırmayı hedefliyoruz. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ancak biz onu zorlarsak müzakereleri ciddiye alacaktır" değerlendirmesinde bulundu.
Pistorius ile Avrupa savunması hakkında da konuştuklarını belirten Kallas, "Rusya'nın emellerinin Ukrayna'nın ötesine uzandığını biliyoruz. Ülkelerimizi ve halkımızı güvende tutmak için Avrupa'nın savunma hazırlığını daha da geliştirmesi gerekiyor. Avrupa savunma hazırlığını artırmak, Avrupa'yı NATO içinde daha güçlü kılmakla ilgilidir" dedi.

"ABD Avrupa için vazgeçilmez bir müttefiktir ama eskisi gibi değiliz"

ABD ile Avrupa arasında son dönemde yaşanan gelişmeler ışığındaki duruma da vurgu yapan Kallas, "ABD vazgeçilmez bir müttefiktir, ancak ilişkilerimizin eskisi kadar iyi olmadığı da açıktır. Her ittifakta açık anlaşmazlık anları olur, ancak Avrupa 80 yıllık transatlantik ilişkilerini çöpe atmayacaktır. Gazze'den DEAŞ ile mücadeleye, Çin'in baskıcı ekonomik uygulamalarına kadar, Avrupa ve ABD birlikte hareket ettiğimizde daha güçlüyüz" dedi.

"İran’a ek yaptırımlar konusunda görüşmeler yapıyoruz"
Kallas, İran’daki protestolara ilişkin olarak ise, "İran halkının cesareti hayranlık uyandırıcı. Rejimin protestoları acımasızca bastırma geçmişi var ve önümüzdeki günlerin ne getireceğini kimse bilmiyor. Güvenlik güçlerinin sert ve acımasız tepkisi kabul edilemez ve kendi halkından korkan bir rejimi ortaya koyuyor. AB'nin İran'a karşı zaten kapsamlı yaptırımları var. İnsan hakları ihlallerinden, nükleer silahların yayılmasından ve Tahran'ın Rusya'nın savaşına verdiği destekten sorumlu olanlara yönelik yaptırımlar ve ek yaptırımlar uygulanması konusunda görüşmeler yapıyoruz" ifadelerini kullandı.

"Belki Suriye'deki Baas rejimi gibi olacak ve sürpriz bir şekilde düşecekler"

Kallas, İran’daki olaylar bağlamında önümüzdeki günlerin neler getireceğinin bilinmediğine dikkat çekerek, "Belki Suriye'deki Baas rejimi gibi olacak ve sürpriz bir şekilde düşecekler. Ancak bu tür rejimler genellikle çok dirençli olurlar. Yani ne olacağını bilmiyoruz ancak yaptığımız şey toplumu desteklemek. Ayrıca barışçıl göstericilere şiddet uygulayanlara karşı daha fazla yaptırım uyguluyoruz. Nihayetinde İran halkı söz sahibi olacak" dedi.

"Grönland konusu NATO tarihinde görülmemiş bir durum"

"Grönland konusunun ABD Başkan Trump ile medya önünde tartışmamamız gerektiğini söyleyebilirim" ifadelerini kullanan Kallas, "Elimizde hangi araçların olduğunu, hangi seçeneklerin olduğunu konuşuyoruz. Danimarka ile üye ülkelerle durumu tartışıyoruz, ancak bunu kamuoyuna açıklamıyoruz. En azından şunu söyleyebiliriz ki bu NATO veya savunma ittifakının tarihinde daha önce hiç görülmemiş bir durum. Muhtemel senaryolara hazırlanıyoruz. Farklı seçenekleri tartışıyoruz, ancak dediğim gibi, bu kapalı kapılar ardında yapılıyor" dedi.

İlhan Atasoy

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Eşinin dayısını bıçaklayarak öldüren sanık: "Demir sopayla saldırdı, korkutmak için bıçağı savurdum" Zonguldak’ta aralarında çıkan tartışma sonucu eşinin dayısını bıçaklayarak öldüren sanığın yargılanmasına başlandı. Sanık, maktulün demir sopayla kendisine saldırdığını iddia ederek, "Öldürme kastım yoktu. Bıçağı görür de kaçar diye düşündüm" dedi. Olay, 19 Aralık 2025 tarihinde akşam saatlerinde Zonguldak Valiliği önünde meydana geldi. Serkan Akdal (44) ile yeğeninin eşi olan Murat D. (44) arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Olayda Murat D.’nin bıçak darbeleriyle ağır yaralanan Serkan Akdal, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Olay sonrası kaçan ve kısa sürede yakalanan şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya tutuklu sanık Murat D., maktul Serkan Akdal’ın annesi Şirvan Akdal, olay anında maktulün yanında bulunan yaşı küçük yeğenleri B.A. (14) ile SEGBİS ile katılan Y.T.’nin (14) yanı sıra tanıklar ve taraf avukatları katıldı. Mahkemedeki savunmasında cinayeti kasten işlemediğini ve maktulün kendisine hakaretler ettiğini savunan sanık Murat D., "Olaydan 1 ay önce beraber sohbet etme amaçlı oturduk. Alkolün etkisiyle bana küfür etti. Eşime sesli mesajlar attı. Eşimin kendisinin öz yeğeni olduğunu, küfür etmemesi gerektiğini söyledim. Aradan 20-25 gün geçti olay günü kendisini gördüm. Bana yine küfürler etmeye başladı. ’Seninle görüşeceğiz oğlum’ diyerek bana sataştı. Oradan ayrıldım. Az ileride arkadaşımla karşılaştık, sahil kısmına gelerek alkol aldık. Telefonumda Serkan’ın çağrısını gördüm. Telefonuna geri döndüm, ’Sorun ne?’ dedim, yine küfür etti. Kendi öz yeğenine mi küfür ediyorsun dedim. Amacım eşimin kendisinin yeğeni olduğunu hatırlatırsam belki küfür etmeyi bırakırdı. Ancak küfürler etmeye devam etti" dedi. "Demir sopayla vurdu, rastgele savurdum" Telefon görüşmesinin ardından maktulün yanına geldiğini belirten Murat D., "Bana ’Bekle seni öldürmeye geliyorum’ dedi. Sahilden ayrılıp tam rampayı çıkarken tekrar arandım. Beni aradığında ’geldim oğlum seni öldürmeye geliyorum’ dedi. Endişe duydum. Cebimdeki bıçağı çıkardım. Bıçağı görünce korkar kaçar diye düşündüm. Kafamı bir kaldırdım. Aramızda 2-3 metre mesafe vardı. Kendisine ’Serkan gelme’ bağırarak diye ellerimi kaldırdım. Demir sopayla bana saldırdı. Sağ omuzuma demir sopayla vurdu. O refleksle ban uzaklaşması için bıçağı rastgele savurdum. Öldürme kastım yoktu. Son ana kadar canımı kurtarmak için müdahalede bulundum. Hamle yaptım. Aksi bir kastım olsaydı eylemime devam ederdim. Maktulün fazla yara almadığını düşündüğüm için için taksiye binerek eve gitmek istedim.Eşime kapıda merdivende olanları anlattım. Polise teslim olacağımı söyledim. O sıra kendimden geçmişim" şeklinde konuştu. "Geçmişte yaşadıklarımın üzüntüsünü yaşarken bu olay bana kambur oldu" Olayda kullandığı bıçağın akıbetini bilmediğini, olayın şokuyla kendini kaybettiğini söyleyen Murat D., "Daha sonra Fener’de kafayı dağıtıp amacım karakola gitmekti. Bıçağı ne yaptım bilmiyorum. Epilepsi hastasıyım. Polis arabalarını gördüm. Beni aradıklarını düşündüm. Polislerin yanına gidip orada onlara olayı anlattım. Ben geçmişte yaşadıklarımın pişmanlığını üzüntüsünü yaşarken bu olay bana kambur oldu. Serkan’ın ailesinin acılarını paylaşıyorum. Öldürme niyetim de yoktu. Bıçağı görürde cayar gider diye düşündüm. Olaydan büyük üzüntü duyuyorum" dedi. Telefondaki kişiye "Benim keyfimi bozma" demiş Serkan Akdal’ın annesi Şirvan Akdal ise sanıktan şikayetçi olduğunu söyleyerek "Olay günü ise oğlumu telefonla aradım. Oğlum da yeğenleriyle kavurma yediğini yarım saat sonra eve geleceklerini söyledi. Ancak eve gelmedi. Saat 21.00 sıralarında da aralarında olay olduğunu öğrendim. Hastanede oğlumun ölüm haberini aldım. Şikayetçiyim" dedi. SEGBİS ile duruşmaya katılan Y.T. ise dayısı Serkan Akdal ile yemek yedikleri sırada telefonunun çaldığını ve dayısının telefonun ucundaki kişiye "Benim keyfimi bozma, sen kimi öldürüyorsun" diye tepki gösterdiğini anlattı. Y.T., "Dayım ’Kendinizi savunun. Bana bir şey olmadan kimseye bir şey yapmayın’ dedi. Murat ile karşılaştılar. Bıçağı görünce dayım üstüne gitti. Dayım bıçaklanınca karşı kaldırıma geçti. Ardından Murat D., diğer kuzenim olan B.A.’ya bıçak salladı. Sonra bıraktık dayıma koştuk. Sanıktan şikayetçiyim" diye konuştu. Duruşmada diğer tanık Selim N.’nin yanı sıra Murat D.’nin eşi Zehra D. ve Serkan Akdal’ın yaşı küçük oğlu S.A. (16) da ifade verdi. Duruşmada ses kayıtları dinlendi. Olaya ilişkin kamera görüntüleri izlendi. KGYS kameralarına yansıyan görüntülerde Murat D.’nin önden yürüdüğü, arkadaşı Selim N.’nin ise arkasından ilerlediği; sanığın bir süre sonra durarak bıçağını düzelttiği görüldü. Serkan Akdal’ın üstüne gittiği Murat D.’nin bıçağı havaya kaldırdığı görüntülere yansıdı. Murat D.’nın demir sopa ile omzuna darbe aldığı, yaşanan boğuşma esnasında Akdal’ın bıçaklandığı kamera görüntülerinde yer aldı. Mahkeme başkanı sanığın tutukluluk halinin devamına karar verirken Cumhuriyet Savcısı’nın mütalaasını hazırlaması için duruşma ileri bir tarihe ertelendi.