DÜNYA - 01 Haziran 2025 Pazar 16:03 | Son Güncelleme : 01 Haziran 2025 Pazar 16:08

Nur Dağı hacı adaylarının akınına uğruyor

A
A
A

Hac görevini yerine getirmek için mübarek beldeye gelenler vakitlerinin büyük çoğunluğunu Kâbe-i muazzamada ibadet edip dua ederek geçirirken, Peygamber efendimize ilk vahyin indirildiği Hira Mağarası‘nı ziyaret etmenin heyecanını yaşıyorlar.

Peygamberimizin inzivaya çekilmek için çıktıkları Nur Dağı’ndaki Hira Mağarası, Kâbe’nin yaklaşık 5 kilometre uzağında ve 621 metre yüksekliğe sahip. Termometrelerin öğle 45 dereceye kadar çıktığı Mekke'de hacı adayları zorlu bir yolculukla ulaşılan Hira Mağarası'nı ziyaret için genellikle gecenin geç saatleri ile sabahın ilk ışıklarını tercih ediyor.

Sarp bir yokuşu bulunan mağara, hacı adaylarının en çok zorlandıkları yerlerden biri olarak kabul ediliyor. Bazı kişiler de mağaraya çıkmak için başladığı sarp yolculuğu yarıda bırakmak zorunda kalıyor. Hacı adayları mağara ziyareti için sabah namazının ardından genellikle tırmanışa başlıyor.

Bir saatlik zorlu yolculuk sonrasında zirveye varan hacı adayları, buradan Mekke'yi seyrediyor ve namazın ardından Nur Dağı'nın zirvesinden yaklaşık 20 metre aşağıda bulunan Hira Mağarası'nı ziyaret ediyor.

Nur Dağı hacı adaylarının akınına uğruyor

Hacı adayları, bir kişinin başı tavana değmeyecek şekilde ayakta durabileceği yükseklikte ve yere uzanabileceği genişlik ve uzunlukta küçük bir boşluk bulunan mağarada şükür namazı kılıp dua ediyor. Genellikle hafızlar veya bilenler bu mağarada inen ilk ayeti kerime olan Alak suresini okuyorlar.

Muhammad Akif Arvas

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Milletvekili Ersoy: "Cumhur İttifakı olarak amacımız güçlü ekonomi, güçlü devlet ve güçlü toplum hedefi doğrultusunda düzenlemeleri hayata geçirmeye devam etmek" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptığı konuşmada, "Cumhur İttifakı olarak amacımız güçlü ekonomi, güçlü devlet ve güçlü toplum hedefi doğrultusunda düzenlemeleri hayata geçirmeye devam etmektir" dedi. MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, TBMM’de kanun teklifine yönelik yaptığı konuşmada, görüşülen kanun teklifinin, kamu kaynaklarının daha etkin kullanılması, mali disiplinin güçlendirilmesi ve vatandaşlarımızın hayatını doğrudan etkileyen alanlarda somut iyileştirmeler sağlanması bakımından önemli düzenlemeleri içerdiğini söyledi. Cumhur İttifakı olarak temel yaklaşımlarının, kaynakları israf etmeden değerlendiren, üretimi destekleyen ve sosyal dengeyi gözeten bir kamu yönetimi anlayışını güçlendirmek olduğunu aktaran Ersoy, "Teklif kapsamında kamu idarelerinin mülkiyetinde bulunan atıl ve ihtiyaç fazlası taşınmazların ekonomiye kazandırılması önemli bir adımdır. Bu taşınmazların Özelleştirme İdaresi aracılığıyla değerlendirilmesi ve elde edilecek gelirin yeniden kamu yatırımlarına yönlendirilmesi hem bütçe disiplini hem de hizmet kalitesinin artırılması açısından yerinde bir düzenlemedir. Böylece kamu, elindeki kaynakları daha verimli kullanarak vatandaşlarımıza daha güçlü hizmet sunma imkânına kavuşacaktır. Vergi adaletinin güçlendirilmesi amacıyla kıymetli taşların özel tüketim vergisi kapsamına alınması da dikkat çekici bir düzenlemedir. Lüks tüketim unsurlarının vergilendirilmesi hem kamu gelirlerini artıracak hem de vergi sisteminde daha dengeli bir yapının oluşmasına katkı sağlayacaktır. Bu yaklaşım, dar gelirli vatandaşlarımız üzerindeki yükü artırmadan daha adil bir vergi dağılımı tesis etme hedefimizin bir yansımasıdır. Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda, defterdarların görev, yetki ve sorumluluklarının kanunla açık şekilde düzenlenmesi ise idari belirlilik ve hukuki güvenlik açısından önem taşımaktadır. Söz konusu düzenleme, illerde mali yönetimin daha etkili ve koordineli yürütülmesine katkı sağlayacak, kamu hizmetlerinde aksamanın önüne geçecektir" dedi. Savunma alanında yapılması öngörülen değişikliklerin Türkiye’nin güvenliği ve yerli savunma sanayiinin güçlendirilmesi bakımından önem taşıdığını ifade eden Ersoy, "Bedelli askerlik tutarına ilişkin güncellemeyle hem bütçe gelirleri desteklenmekte hem de Savunma Sanayii Destekleme Fonu’na aktarılacak kaynaklar artırılmaktadır. Bu da Türkiye’nin stratejik bağımsızlığına katkı sunacak önemli bir adımdır. Deprem bölgesine yönelik getirilen ödeme kolaylığı ise teklifin en anlamlı başlıklarından biridir. 6 Şubat depremlerinin yaralarını sarmaya devam ederken hak sahibi vatandaşlarımızın borçlarını daha uygun şartlarda kapatabilmelerine imkân tanıması, devletimizin her şartta ve durumda milletinin yanında olduğunu bir kez daha göstermektedir. Özellikle peşin ödemelerde sağlanan yüksek oranlı indirimler vatandaşlarımız için önemli bir destek niteliğindedir. Sonuç olarak bu teklif, mali disiplini güçlendiren, sosyal adaleti gözeten ve afet sonrası toparlanma sürecine katkı sunan bütüncül bir yaklaşım içermektedir. Cumhur İttifakı olarak amacımız güçlü ekonomi, güçlü devlet ve güçlü toplum hedefi doğrultusunda bu tür düzenlemeleri hayata geçirmeye devam etmektir. Konuşmamın son kısmında serbest bölgelerde faaliyet gösteren sanayicilerimizin tarafımıza iletmiş olduğu ve 25 Haziran 2025 tarihinde Plan ve Bütçe Komisyonunda gündeme getirdiğimiz serbest bölgelerdeki satışlara uygulanan vergi düzenlemesinin yeniden eski hâline getirilmesi yönündeki talebimizin yaklaşık bir yıllık sürecin ardından bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda görüşülmekte olduğu müjdesini sektördeki tüm sanayicilerimize vermek istiyorum. Söz konusu teklifle hayata geçecek olan serbest bölge içi satışlar ile bölgeler arası satışlara ilişkin düzenleme kümelenme çalışmalarının güçlendirilmesi, bölge içi üretimin ihracata yönlendirilmesi, yabancı sermayenin ülkemize çekilmesi ve yatırım ortamının korunması açısından büyük önem taşımaktadır. Unutmamalıyız ki serbest bölgeler ihracat odaklı üretimi artıran, yabancı sermayeyi ülkemize kazandıran ve sanayimizin küresel rekabet gücünü destekleyen stratejik alanlardır. Bu alanlarda sağlanan istikrar ve öngörülebilirlik sürdürülebilir bir yatırım iklimi için vazgeçilmezdir. Bu vesileyle, başta Kayseri Serbest Bölgesi’nde faaliyet gösteren sanayicilerimiz olmak üzere tüm yatırımcılarımıza söz konusu düzenlemenin hayırlı olmasını temenni ediyor, üretim hayatlarında başarılar diliyorum" diye konuştu.
Manisa Kula ve Selendili iş insanlarına ödül Manisa’nın Kula ilçesinde, Salihli Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) tarafından düzenlenen "Kent Ekonomi Ödülleri Töreni" ile Kula ve Selendi’de faaliyet gösteren iş insanları başarılarından dolayı ödüllendirildi. Salihli Ticaret ve Sanayi Odası bünyesinde yer alan Kula ve Selendi’deki üyelerine yönelik organize edilen tören, Kula’daki Egemen Dinlenme Tesisleri’nde gerçekleştirildi. İki komşu ilçenin iş dünyasını bir araya getiren programa Kula ve Selendi’den çok sayıda iş insanı katılım sağladı. Törenin açılış konuşmasını yapan STSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Yüksel, geleneksel hale getirdikleri Kent Ekonomi Ödülleri ile hem teşekkür etmeyi hem de iş dünyasını teşvik etmeyi amaçladıklarını belirtti. Yüksel, 2024 ve 2025 yıllarında en fazla kurumlar ve gelir vergisi ödeyen, en çok istihdam sağlayan ve en fazla ihracat yapan üyeleri ödüllendirdiklerini ifade etti. Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Yüksel, özel sektörün özellikle finansmana erişim konusunda zorluklar yaşadığını vurgulayarak, kalifiye eleman ihtiyacının da her geçen gün arttığına dikkat çekti. Yüksel, "İş dünyamız üretmeye, istihdam sağlamaya ve ihracat yapmaya devam ediyor. Ancak finansmana erişim ve nitelikli iş gücü konusunda yaşanan sıkıntılar, sektörlerimizin önündeki en önemli engeller arasında yer alıyor" dedi. Programda konuşan Kula Kaymakamı Talha Altuntaş ise verginin ülke ekonomisi açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Vergisini düzenli ödeyen, üretim yapan, ihracat gerçekleştiren ve istihdam oluşturan iş insanlarının ekonominin temel taşı olduğunu ifade eden Altuntaş, katkı sunan tüm girişimcilere teşekkür etti. Ödül törenine Kula Kaymakamı Talha Altuntaş’ın yanı sıra Selendi Kaymakamı Mücahit Enes Yıldız, Selendi Belediye Başkanı Murat Daban, Selendi İlçe Jandarma Komutanı Teğmen Yunus Emre Kurt, Kula İlçe Emniyet Müdürü Secattin Aktay, Selendi Emniyet Amiri Emre Gevanci, Salihli TSO Meclis Üyeleri, Kula ve Selendi’deki meslek odalarının başkanları ile çok sayıda iş insanı katıldı.
İstanbul Arnavutköy’de mezarlık sular altında kaldı İstanbul’da aralıksız süren yağışın ardından birçok noktada su baskınları yaşanırken, Arnavutköy’de bulunan Boğazköy Mezarlığı sular altında kaldı. Mezarlığın son durumu havadan görüntülendi. Olay, İstanbul’un Arnavutköy ilçesi Boğazköy Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, günlerdir etkili olan yağış sonrası mezarlık alanında su birikintileri oluştu. Mezarlığın büyük bölümünün su ve çamurla kaplandığı görüldü. Dron ile çekilen görüntülerde mezarların etrafının suyla kaplandığı, yolların çamur haline geldiği ve vatandaşların mezarlığa ulaşmakta güçlük çektiği görüldü. "Çamurdan dolayı giremedik" Mezarlık ziyareti için bölgeye gelen Caner Cudi, "Mezarlık ziyareti için geldik. Üst taraftan girmeye çalıştık ama çok çamurlu olduğu için giremedik. Bu taraftan bir şekilde girdik ama her yer çamur oldu. Yetkililerden buraya çözüm bekliyoruz. Drenaj sistemiyle ilgili bir problem olabilir. Bu şekilde olmaması gerekiyor" dedi. "Uzaktan Fatiha okuyup dönmek zorunda kaldık" Yaşanan duruma tepki gösteren Abdullah Ergün, "Buraya bakım yapılması gerekiyor. Mezarlıklar su basmış durumda. Otların bakıma ihtiyacı var. Çamurdan dolayı giremedik, uzaktan bir Fatiha okuyup dönmek zorunda kaldık. Bir çözüm bulunursa çok iyi olur. İnsanlar buraya ziyaret için gelmek istiyor" ifadelerini kullandı. Meteoroloji verilerine göre İstanbul’da yaklaşık 82 saat boyunca aralıksız devam eden yağış, zemin doygunluğunu artırarak suyun tahliyesini zorlaştırdı.