DÜNYA - 10 Ekim 2025 Cuma 14:44 | Son Güncelleme : 10 Ekim 2025 Cuma 16:25

Nobel Barış Ödülü, Venezuelalı muhalif lider Maria Machado’ya verildi

A
A
A
Nobel Barış Ödülü, Venezuelalı muhalif lider Maria Machado’ya verildi

2025 Nobel Barış Ödülü'nün kazananı, Venezuelalı muhalif lider Maria Corina Machado oldu.

Norveç Nobel Komitesi, Oslo’daki Norveç Nobel Enstitüsü’nde 2025 Nobel Barış Ödülü’nün sahibinin açıkladı. Norveç Nobel Komitesi Başkanı Jorgen Watne Frydnes düzenlediği basın toplantısında, "2025 Nobel Barış Ödülü, barışın cesur ve kararlı bir savunucusuna, büyüyen karanlık içinde demokrasinin ateşini canlı tutan bir kadına verilmiştir. Norveç Nobel Komitesi, Venezuela halkının demokratik haklarını savunmak için verdiği mücadele ve diktatörlükten demokrasiye adil ve barışçıl bir geçiş sağlamak amacıyla gösterdiği çabalar nedeniyle 2025 Nobel Barış Ödülü’nü Maria Corina Machado’ya verme kararı aldı" ifadelerini kullandı. Watne, "Maria Corina Machado, Venezuela’daki demokratik güçlerin lideri olarak son dönemlerde Latin Amerika’daki sivil cesaretin en olağanüstü örneklerinden biri olmuştur. Machado, bir zamanlar derin bir şekilde bölünmüş olan siyasi muhalefet içinde birleştirici bir kilit figür olmuştur. Bu muhalefet, özgür seçim ve temsili hükümet talebiyle ortak paydada buluşmuştur. İşte bu, demokrasinin kalbinde yatan şeydir" dedi.

"2024 seçimleri öncesinde muhalefetin başkan adayıydı, ancak rejim adaylığını engelledi"

Demokratik gelişime adanmış kuruluş Sumate’nin kurucusu olan Machado’nun 20 yıldan fazla bir süre özgür ve adil seçimler için mücadele ettiğini vurgulayan Komite Başkanı Watne, "Machado, Venezuela halkının özgürlüğü için yıllarını harcadı. 2024 seçimleri öncesinde muhalefetin devlet başkanı adayıydı, ancak rejim adaylığını engelledi" şeklinde konuştu. Machado’nun Nobel Barış Ödülü’nün verilmesi için belirlenen tüm ölçütleri karşıladığını vurgulayan Watne, "Kendisi, ülkenin muhalefetini bir araya getirmiştir. Venezuela toplumunun militarize edilmesine karşı direnişinden asla geri adım atmamıştır ve barışçıl bir demokrasiye geçiş sürecini destekleme kararlılığını sürdürmüştür. Maria Corina Machado, demokrasinin araçlarının aynı zamanda barışın araçları olduğunu göstermiştir. O, vatandaşların temel haklarının korunduğu ve seslerinin duyulduğu farklı bir geleceğe dair umudu temsil etmektedir. Bu gelecekte, insanlar nihayet barış içinde yaşama özgürlüğüne kavuşacaklardır" dedi.

Maduro yönetimine karşıtlığıyla biliniyor

1967 yılında Venezuela'da doğan Maria Corina Machado, Venezuela’da Devlet Başkanı Nicolas Maduro yönetimine karşı mücadelesi ile tanınıyor. 2002 yılında siyasete giren ve bugün Maduro aleyhindeki muhalefetin lideri olarak kabul edilen Machado, ilk kez 2012 yılında devlet başkanlığına aday olmuş, ancak muhalefet içindeki ön seçimleri kaybetmişti. 2023’te muhalefet içindeki ön seçimleri kazanarak 2024 Devlet Başkanlığı Seçiminde muhalefetin adayı olan Machado, sonradan yargı kararı ile kamu görevinde bulunmaktan men edildiği için çekilmek zorunda kalmıştı. Seçimlerde muhalefetin Maduro’ya karşı zafer ilan etmesinin ardından ülkedeki protestoların yüzü olan Machado, aldığı tehditler nedeniyle 1 Ağustos 2024’te kamuoyundan çekilmiş ve Wall Street Journal gazetesine yazdığı bir mektupta tutuklanma ve öldürülme riski nedeniyle saklanmak zorunda olduğunu ifade etmişti. Bu yıl Ocak ayında ilk kez yeniden kamuoyu önüne çıktığında tutuklanmasına yönelik başarısız bir teşebbüs olmuş ve aracına birkaç el ateş edilmişti.

Trump'ı geride bıraktı

ABD Başkanı Donald Trump, Nobel Barış Ödülü'nü kazanmak için kampanya yürütmüştü. Ancak adaylıklar Ocak ayında, yani Trump'ın ikinci döneminin başında sona ermişti. Trump ise aylardır yaptığı açıklamalarda, 7 savaşı bitirdiğini öne sürerek Nobel Barış Ödülü'nün kendisine verilmesi gerektiğini ifade etmişti.

Beyaz Saray'dan barış ödülünü Trump'a vermeyen Nobel Komitesi'ne tepki

Beyaz Saray, Nobel Barış Ödülü'nün ABD Başkanı Donald Trump yerine Venezuelalı muhalefet lider Maria Corina Machado'ya verilmesini eleştirdi. Beyaz Saray İletişim Direktörü Steven Cheung sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Başkan Trump barış anlaşmaları yapmaya, savaşları sona erdirmeye ve hayat kurtarmaya devam edecek. O insancıl bir yüreğe sahip ve onun gibi iradesiyle dağları yerinden oynatabilecek kimse asla olmayacak. Nobel Komitesi, barıştan çok siyaseti ön planda tuttuklarını kanıtladı" ifadelerini kullandı.

Nobel Barış Ödülü, Venezuelalı muhalif lider Maria Machado’ya verildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Emine Erdoğan, onursal başkanı olduğu dernek ve vakıfların temsilcileriyle bir araya geldi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, onursal başkanlığını yaptığı dernek ve vakıfların temsilcileriyle iftarda bir araya geldi. Emine Erdoğan, onursal başkanlığını yaptığı dernek ve vakıfların temsilcileriyle Beykoz’da bir film platosunda düzenlenen iftar programında buluştu. Emine Erdoğan, vatandaşların ziyaretine de açık olan platoda seti ziyaret ederek, oyuncularla hatıra fotoğrafı çektirdi. Emine Erdoğan, ziyaret sırasında platoda yer alan yönetmen koltuğuna geçerek, oyuncuların kısa bir performansını dinledi, ayrıca buradaki atlı dans gösterisini izledi. Ramazan’ın ruhları yetiştiren bir okul, orucun ise bu mübarek okulun en güzel dersi olduğunu dile getiren Emine Erdoğan, "Bizim medeniyetimizin üstünde yükseldiği sütunlardan biri ’iyiliktir.’ Hayatın içinde iyilik yapabilmek için neden aramak, ailemize, komşularımıza, dostlarımıza ve insanlığa bu gözle bakmak, bu toprakların manevi iklimidir. En başta Peygamberimiz iyiliği bize bir yaşam amacı olarak sunmuştur. Peygamberimizin, ’Allah’ım, yaşamayı benim için her türlü iyiliği artırma vesilesi yap. Ölümü de benim için her türlü kötülükten kurtuluş sebebi yap’ duası bunun en açık delilidir. İşte bu yüzden, insan odaklı bir medeniyet kuran, insan onuru ve haysiyetini her şeyin üzerinde tutan ruh, bu memleketin taşına toprağına sinmiştir. Düşünün ki Osmanlı’da kurulan vakıf sayısı 26 bini geçmiştir. Bu vakıfların hayatın içinde öyle merkezi bir yeri vardır ki, doğumdan ölüme kadar bir insanın yaşamının tüm aşamaları vakıflarla iç içe geçer. İnsan, vakıf hastanede doğar, vakıf beşikte büyür, vakıf çeşmeden su içer, vakıf mektebe gider, vakıf çarşıda ticaret yapar, vakıf camide ibadet eder, vefat edince vakıf mezarlığa defnedilir. Görürüz ki vakıf kurmak, dayanışmanın yaşam kültürüne dönüştüğü bir barış ortamı kurar" dedi. Toplumsal faydası nesiller boyu sürecek hayırlar yapıldığını belirten Erdoğan, "İşte sizler o çılgın Türklersiniz. TOGEM-DER’in, Şule Yüksel Şenler Vakfı’nın, Afrika Evi’nin, Sıfır Atık Vakfı’nın çatısı atında, Allah’ın rızasından başka karşılık beklemediğiniz işler peşindesiniz. Gecenizi gündüzünüze katıyor, başkalarının dertlerine çareler arıyorsunuz. Toplumsal faydası nesiller boyu sürecek hayırlar yapıyorsunuz. Bir kütüphane açmak, bir çocuk okutmak, afet bölgelerinde hayatı yeniden inşa etmek, iyilik elini sınırlarımızın ötesine uzatmak, toprağa, suya, mahlukata sahip çıkmak. İşte tüm bunlar, bizler bu dünyadan göçüp gittikten sonra bile insaniyet meyvesi verecek fidanlardır. Sadakayı cariyedir. Bizim sivil toplum kuruluşlarımızın zihni altyapısını da böylesine derin bir maneviyat oluşturur. Yani STK’lerimiz, batılı tanımıyla gönüllülük temelli bir üçüncü sektör faaliyeti değil, medeniyetimizin modern izdüşümleridir" diye konuştu. Bugün bilhassa Batılı toplumlarda geleneksel yardımlaşma anlayışının yok olduğunu kaydeden Erdoğan, "Gençler sosyal sorumluluk projelerine, özgeçmişlerine yazmak ve üniversite ya da iş başvurularında rakiplerinin önüne geçmek amacıyla katılıyorlar. Kişisel fayda sağlandıktan sonra da bu faaliyetlerle kurulan bağ çoğu zaman zayıflıyor. Aslına bakarsanız bu tam anlamıyla iyiliğin ve yardımlaşmanın ticarileşmesi ve tıpkı Cemil Meriç’in ’İyilik eden mükafat bekliyorsa tefecidir’ dediği gibi utanç verici bir alışverişe dönüşmesidir. Halbuki, bizim toplumumuzda öyle mi? Biz iyilik yapar, denize atar, bir daha da arkamıza bakmayız" ifadelerine yer verdi.
İstanbul Burak Yılmaz: "Bireysel hatalardan mağlup olduk" Gaziantep FK Teknik Direktörü Burak Yılmaz, Fenerbahçe karşısında bireysel hatalardan mağlup olduklarını söyledi. Trendyol Süper Lig’in 27. hafta açılış maçında Gaziantep Futbol Kulübü, deplasmanda Fenerbahçe’ye 4-1 mağlup oldu. Karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında Gaziantep FK Teknik Direktörü Burak Yılmaz, açıklamalarda bulundu. Yılmaz, "Gole kadar istediğimiz her şey oldu. Özellikle duran top organizasyonunda istediğimiz her şeyi yapabildik. Yaptığımız hata sonrası geçişten 1-0 mağlup duruma düştük. Sonrasında yediğimiz bireysel hatalardan mağlup olduk. Karşınızda büyük oyuncular var. Aslında 1-1’den sonra nasıl oynamamız gerektiğini milli arada çalışmamız lazım" dedi. "Oyuncularımızın açlığını istiyorum" Kart gördüğü maçlar nedeniyle birçok kez saha kenarında olamadığı hatırlatılan Burak Yılmaz, bu konuya şu sözlerle açıklık getirdi: "Eleştiriler hem yapıcı hem olumlu ve niyeti görünce dikkate almam gerekiyor. Allah’a şükür son 2 maçtır kenardayım. Bir daha da çıkmak istemiyorum. Sadece hocanın tavırları değil. Hakemlerin iletişimi de önemli. Büyük problemi üzerime alıyorum. Hırsımdan enerjimden agresif şekilde yansıtıyorum. Bununla alakalı çalışıyorum. Oyunla alakalı ne yapması gerektiğini bilen çok net bir takımım olduğunu görüyorum. 7 tane eksik oyuncuyla buraya geldik, ben bu durumları hiç dile getirmedim. Bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Diğer oyuncularım bugünler için var. Her an hazır olmak zorundayız. Oyuncularımızın açlığını istiyorum. Genç oyuncuların aç olması lazım. Bir jenerasyon değişikliği var. O eski açlık duygusunu, gol atma, bazı oyuncularımıza yansıtmaya çalışıyoruz. Gaziantep FK olarak iyi yolda olduğumuzu düşünüyorum. Hatalarımızla, sevaplarımızla bu yolda iyi ilerleyip devam ederiz." "Kadıköy’de baş altı takımların bir an bile oyundan kopmaması gerekiyor" Burak Yılmaz, Fenerbahçe’nin bekledikleri gibi sahaya çıktığını belirterek, "Kulüpte küçük bir kaosun olduğu, Kasımpaşa maçının ikinci devresi gibi beklenen bir takımdı. Hatta Levent’in sağ bek oynayacağını bekliyorduk. Fenerbahçe’nin artı yönlerini, eksi yönlerini analiz etmeye gerek yok. Bu statta zaten Fenerbahçe her zaman 1-0, 2-0 öndedir. Ön tarafta çok özel oyuncuları var. Asensio, Talisca, Kerem gibi oyuncuları var. Ben Cherif’in de önemli oyuncu olacağını düşünüyorum. Asensio 40 metreden vuruyor. Birisi 3 kişiyi geçip gol atıyor. Tabii ki kendimiz geliştiriyoruz ama çok fazla Fenerbahçe’yi analiz etmeye gerek yok. Bugün duran toptan gol atacağımıza inanıyorduk. Fenerbahçe çok büyük. Baş altı takımların burada çok fazla mücadele etmesi, bir an bile oyundan kopmaması gerekiyor. Bugün Nene hat-trick yaptı" ifadelerini kullandı. "Makas çok açıldı, kalitesiz lig oynuyoruz" Baş altı takımlarla, alt sıralardaki takımların arasındaki makasın çok açıldığını ve bundan dolayı ligin kalitesiz oynandığını belirten 40 yaşındaki teknik adam, "Başakşehir, Kasımpaşa, Göztepe ödeme güçleri olan takımlar. Antalyaspor, Karagümrük, Kayserispor, Eyüpspor gibi takımlarla baş altı takımların makası çok açıldı. O yüzden kalitesiz lig oynuyoruz. Biz nasıl maaş ödüyoruz haberiniz var mı? Başkan şu ana kadar maaşları nasıl verdi? Asıl problem bu. Çok zengin kulüp sahipleri, değerli kulüpler var ama biz can çekişiyoruz orada. Ben Gaziantep FK, Kayserispor, Kasımpaşa ile yaptıklarımın daha değerli olduğunu düşünüyorum" dedi.