DÜNYA - 09 Nisan 2026 Perşembe 15:31 | Son Güncelleme : 09 Nisan 2026 Perşembe 15:53

New York Times, Netanyahu'nun Trump'ı İran'la savaşa ikna ettiği sürecin perde arkasını yazdı

A
A
A
New York Times, Netanyahu'nun Trump'ı İran'la savaşa ikna ettiği sürecin perde arkasını yazdı

New York Times gazetesi, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ABD Başkanı Donald Trump'ı İran'a karşı savaşa ikna etmek için yoğun çaba sarf ettiği ve İsrail'in bu konudaki planını Trump'a sunduğu toplantıyı haberleştirdi. Trump'ın kabinesindeki isimlerin ise savaşa temkinli yaklaştığı ve İsrail'in İran'da rejim değişikliği yapılabileceği senaryosunun mümkün olmadığını belirttiği vurgulandı.

ABD merkezli New York Times (NYT) gazetesi, ABD ve İsrail'in İran'a karşı başlattığı savaşa giden süreci, "Trump, ABD'yi İran'la savaşa nasıl sürükledi?" başlıklı haberinde detaylı şekilde ele aldı. NYT'nin hükümet kaynaklarına dayandırdığı bilgilere göre İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 11 Şubat'ta Beyaz Saray'da Trump ve dar bir danışman kadrosuna, İran dini lideri Ali Hamaney'in öldürülmesi, İran ordusunun felç edilmesi, halk ayaklanması çıkarılması ve ülkede seküler bir yönetimin kurulmasını öngören 4 aşamalı bir plan sundu. Netanyahu, Kürt unsurların İran'a Irak sınırından girerek kuzeybatıda bir kara cephesi açması ihtimalini de içeren plan konusunda ABD tarafını ikna etmeye çalışarak, "eylemsizliğin risklerinin eylemden daha büyük olduğunu" ifade etti. Habere göre İsrail yönetimi ayrıca İran rejiminin devrilmesi halinde ülkenin yönetimini devralabilecek potansiyel yeni liderler hakkında bir sunum gerçekleştirdi. İsrail'in adaylarının arasında devrik İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi'nin sürgündeki oğlu Rıza Pehlevi de vardı. Trump, sunumun ardından Netanyahu'ya planıyla ilgili, "Bana uyar" ifadesini kullandı.

Trump'ın bazı kurmayları İsrail'in planına karşı çıktı: "Rejim değişikliği senaryosu gülünç"

Beyaz Saray'daki görüşmesini ertesi günü, 12 Şubat'ta yalnızca ABD'li yetkililerin katıldığı değerlendirme toplantısında ise istihbarat raporları masaya yatırıldı. ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü John Ratcliffe, İsrail'in rejim değişikliği senaryosunu "gülünç" olarak nitelendirdi. Bu sırada ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio araya girerek, "Başka bir deyişle, bu tam bir saçmalık" dedi. Ayrıca Azerbaycan'dan yeni dönen ABD Başkan Yardımcısı James David Vance de tartışmaya katıldı. Vance, İran'da rejim değişikliği ihtimali konusunda ciddi endişelerini dile getirdi. Bunun ardından Trump, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Dan Caine'e dönerek, "General, ne düşünüyorsun?" diye sordu. General Caine ise İsrail'in rejim değişikliği yapılabileceğine dair senaryosuna ilişkin, "Benim tecrübelerime göre bu, İsrailliler için standart bir prosedürüdür. Abartarak pazarlarlar ve planları her zaman iyi geliştirilmiş değildir. Bize ihtiyaçları olduğunu biliyorlar ve bu yüzden planlarını ısrarcı şekilde pazarlamaya çalışıyorlar" cevabını verdi. Tüm bu değerlendirmelerin ardından Trump, rejim değişikliğinin "onların sorunu" olduğu değerlendirmesinde bulundu. Trump'ın İsrail'i mi yoksa İran'ı mı kastettiği anlaşılamadı.

ABD'den İran'a ücretsiz nükleer yakıt teklifi

Habere göre Beyaz Saray'da bunlar yaşanırken, Trump'ın Orta Doğru Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner, İranlı yetkililerle dolaylı müzakereler yürüttü. ABD tarafı, Tahran'ın nükleer zenginleştirme konusundaki ısrarının gerçek amacını anlamak için İran'a nükleer programdan vazgeçmeleri karşılığında "ücretsiz nükleer yakıt" teklif etti. Ancak İranlı yetkililer bu teklifi "onurlarına bir saldırı" olarak nitelendirerek reddetti. Witkoff ve Kushner, Beyaz Saray'a müzakerelerin aylar sürebileceğini ve İranlıların "oyun oynadığını" bildirdi.

Savaşa giden süreci hızlandıran "Hamaney" istihbaratı

Trump, 26 Şubat'ta Beyaz Saray Durum Odası'ndaki toplantısına, "Peki, elimizde ne var?" diye sorarak başladı. Trump, sızıntı ihtimali nedeniyle çok küçük bir katılımla gerçekleştirilen toplantıdaki isimlerin görüşlerini duymak istediğini söyledi. ABD Başkan Yardımcısı Vance, İran ile savaşa karşı olduğunu belirterek, "Bunun kötü bir fikir olduğunu düşündüğümü biliyorsunuz, ancak bunu yapmak isterseniz sizi destekleyeceğim" ifadelerini kullandı. Beyaz Saray Özel Kalem Müdürü Susie Wiles ise Trump'a, "ABD'nin ulusal güvenliği için gerekli olduğunu düşünüyorsanız o halde devam edin" dedi. CIA Direktörü John Ratcliffe, savaşa yönelik desteği konusunda kesin görüş belirtmese de çarpıcı bir istihbarat raporu sundu. Ratcliffe, İran dini lideri Ali Hamaney'in diğer üst düzey yetkililerle açık havada ve gün ışığında toplanacağı, bunun da hava saldırısı için eşsiz bir fırsat olduğunu söyledi. Ratcliffe, "Eğer kastettiğimiz sadece dini lideri öldürmekse muhtemelen bunu yapabiliriz" dedi. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ise "eninde sonunda İranlıların icabına bakılacaksa bunun şimdi yapılabileceği" görüşünü dile getirdi. Hegseth ayrıca, muhtemel bir operasyonu "belirli bir süre için ve mevcut kuvvetlerle yürütebileceklerini" ifade etti. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise, "Eğer hedefimiz rejim değişikliği ya da bir ayaklanmaysa bunu yapmamalıyız. Ancak hedef, İran'ın füze programını yok etmekse bu ulaşabileceğimiz bir hedeftir" değerlendirmesinde bulundu.

"Bence bunu yapmamız gerekiyor"

Trump, odadaki herkesin görüşlerini dinledikten sonra, "Bence bunu yapmamız gerekiyor" ifadesini kullandı. Trump, İran'ın nükleer silaha sahip olamayacağından emin olmaları ve İran'ın İsrail'e veya bölgedeki diğer ülkelere füze fırlatamayacağından emin olmaları gerektiğini söyledi. Genelkurmay Başkanı Caine ise Trump'a biraz daha zamanının olduğunu, ertesi gün saat 16.00'ya kadar karar verebileceğini söyledi. Trump, ertesi gün Air Force One uçağındayken Orgeneral Caine'in belirttiği sürenin bitimine 22 dakika kala, "Destansı Öfke Operasyonu onaylandı. İptal yok. İyi şanslar" emrini verdi.

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Husumetli olduğu çifti öldüren sanığa müebbet ve ağırlaştırılmış müebbet cezası Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde traktörle tarladan dönen karı-kocayı silahla vurarak öldüren sanık, ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Olay, 17 Mayıs 2025 tarihinde Taşköprü ilçesi Donalar köyünde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, uzun süredir aralarında husumet olduğu öğrenilen Necati A. (64), traktör ile tarladan dönüş yapan Sinan Abak (33) ile eşi Kadriye Abak’ı (31) silahla ateş etti. Traktörün üzerinde silahlı saldırıya uğrayan Sinan Abak ve eşi Kadriye Abak, olay yerinde hayatını kaybetti. Olayın ardından jandarma ekiplerince gözaltına alınan Necati A., tutuklandı. Necati A. hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde açılan davada karar verildi. Davanın karar Duruşmasına tutuklu sanık, Abak çiftinin yakınları, tanıklar ile tutuklu sanık avukatlar katıldı. Duruşmada mütalaasını açıklayan Cumhuriyet savcısı, sanık Necati A.’nın "kadına yönelik kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis, Sinan Abak’a yönelik "kasten öldürme" suçundan da müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etti. "Ölseydim de böyle bir şey olmasaydı" Mütalaaya karşı savunma yapan Necati A., "Kurtarmak için elimizden gelen her şeyi yaptık. 10 gün boyunca benim çektiğimi bir ben bilirim, bir de Allah bilir. Mütalaayı kabul etmiyorum, savcının talebine itiraz ediyorum. Yaşananlardan dolayı çok pişmanım, ölseydim de böyle bir şey olmasaydı" dedi. Duruşmadan tanık olarak dinlenen Necati A.’nın torunu Canan A. ise, "Sinan beni, silah zoruyla alıkoydu. Polisler bizi bulmadan önce, ’kendi isteğimle kaçtım demezsen, iki arkadaşım daha var, seni ve aileni öldürürüz’ diye tehdit etti. Sinan beni zorla kaçırdı. Ben de korktuğumdan ’kendim kaçtım’ diye ifade verdim. Ben, yurtta onun arabasına bindiğimde beni kaçırdığını bilmiyordum. Kaçacak olsam pijamayla mı dışarı çıkardım? Üzerimde pijamalarım vardı. Beni bulduktan sonra bir gece sığınma evinde kaldım. Dedem ve ailem, bana destek oldu, ’kimseden korkma, doğruları söyle’ dediler. Ben de bunun üzerine üç gün sonra Cumhuriyet Savcılığına giderek tekrar ifade verdim" diye konuştu. . Maktul Sinan Abak’ın babası H. Abak da, "Oğlumu ve gelinimi vuran başkasıdır. Bu olayı üstüne alıyor. Vuranı koruduğunu düşünüyorum. Mütalaaya karşı bir diyeceğim yoktur" diye konuştu. Avukatların savunmasını da dinleyen mahkeme heyeti, tutuklu sanık Necati A.’yı Kadriye Abak’ı ’kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis, Sinan Abak’ı ’kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezasına çarptırdı. Sanığa ’ruhsatsız ateşli silah bulundurma’ suçundan da 2 yıl 6 ay hapis ile 10 bin TL adli para cezası verdi. Kararın ardından sinir krizi geçiren Necati A., jandarma ekiplerince duruşmadan çıkartıldı.
İzmir Bornova Belediye Başkanı Eşki adliyeye sevk edildi "Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik" iddialarına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki ve beraberindeki 3 şüpheli adliyeye sevk edildi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde yakalanan Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki ve diğer şüphelilerin emniyetteki sorguları tamamlandı. ’Nitelikli Dolandırıcılık’ ve ’Resmi Belgede Sahtecilik’ suçlamalarıyla gözaltına alınan Ömer Eşki ile birlikte toplam 4 şüpheli, işlemlerinin bitmesinin ardından adliyeye sevk edildi. Haksız maaş iddiası Soruşturmanın, Bornova Belediyesi bünyesinde Aslıhan Aksoy isimli kişinin fiilen çalışmadan maaş aldığı iddiaları üzerine 1 Nisan’da başlatıldığı öğrenildi. İddiaya göre, 22 Eylül 2025 tarihinde Çağrı Merkezi Müşteri Temsilcisi olarak Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kaydı yapılan şüphelinin belediyede hiçbir görev yapmadığı belirlendi. ’Bankamatik memuru’ olarak çalıştırıldığı öne sürülen şüpheli hakkında detaylı inceleme yapıldı. Sorumlular raporda tespit edildi Hazırlanan SGK Uzmanlık Raporu doğrultusunda, yaşanan olayla ilgili sorumlular tek tek tespit edildi. Raporda, Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, Çağrı Merkezi Müşteri Temsilcisi A.A., Bornova Belediyesi Personel A.Ş. Genel Müdürlüğü İnsan Kaynakları Müdürü P.K. ve Bornova Belediyesi Basın Yayın Halkla İlişkiler Müdür Vekili İ.A.’nın sorumluluğu bulunduğu kaydedildi. Raporun ardından harekete geçen ekipler, şüphelileri gözaltına almıştı.
Bolu Boluspor - Sivasspor maçının ardından Trendyol 1. Lig’in 34. haftasında oynanan Boluspor-Sivasspor maçının ardından iki takımın teknik direktörleri açıklamalarda bulundu. Trendyol 1. Lig’in 34. haftasında Boluspor sahasında Özbelsan Sivasspor’a 2-1’lik skorla mağlup oldu. Mücadele sonrası düzenlenen basın toplantısında teknik direktörler maçı değerlendirdi. Nevzat Dinçbudak: "Galip gelecek golü bulamadık" Maçta oyuncuların reaksiyon gösterdiğini fakat galip gelecek golü bulamadıklarını belirten Boluspor Teknik Direktörü Nevzat Dinçbudak, "Ligin kalan süresinde maçlara daha rahat çıkmak için kazanmak istiyorduk. Maalesef erken yediğimiz golle 2-0 geriye düştük. Oyuncularımızın reaksiyonuyla golü bulduk. Galip gelecek golü bulamadık. Direkten dönen 2 tane topumuz var. Maalesef son dakika bir oyuncumuzun atılmasıyla eksik kaldık. Bu hafta Erzurum’da oynayacağız. En azından kalan süreçte bir, iki galibiyet alıp ligi iyi bir yerde bitirmek istiyoruz" dedi. İsmet Taşdemir: "Sonuna kadar devam edeceğiz" Ligin sonuna kadar mücadele edeceklerini aktaran Sivasspor Teknik Direktörü İsmet Taşdemir ise, "Ligin sonuna yaklaştıkça her maç zor demiştim daha önce. Geçen hafta istemediğimiz bir mağlubiyet aldık. Bunu buradan bir nebze de olsa telafi ettiğimizi düşünüyorum. Rakiplerimizin de özellikle Keçiören’in kazanması işlerimizi zorlaştırdı. Ama son haftaya kadar bu yarışın içerisinde olacağız. En azından çok yakın bir zamana kadar küme düşmeyle adlandırılan takım şu an play-off mücadelesi veriyor. Bu bizim için sevindirici. Sonuna kadar devam edeceğiz. Bugün oyuncu arkadaşlarım iyi mücadele etti. Daha farklı da koparabilirlerdi. Maç berabere de bitebilirdi. Kazandığımız için mutluyum arkadaşlarımı tebrik ediyorum" şeklinde konuştu.
Ankara CHP Genel Başkanı Özel: "Türkiye’de Davutoğlu’nun Başbakanlığı döneminde çok kritik bir süreç yaşandı" CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Türkiye’de Davutoğlu’nun Başbakanlığı döneminde çok kritik bir süreç yaşandı. O günlerde Türkiye’nin serbest dolaşımını, vizesiz Avrupa’yı mümkün kılacak birtakım çalışmalar yürütülüyordu" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nu ziyaret etti. Gelecek Partisi Genel Merkezi’nde baş başa görüşen ikili, görüşmenin ardından ortak basın açıklaması düzenledi. Özel, ABD/İsrail ve İran savaşına değinerek, savaşın kazananı olmadığını belirtti ve bu savaşın dünya ekonomisini ciddi oranda etkilediğini ifade etti. Ayrıca Özel, İYİ Parti ziyaretinde dile getirdiği erken seçim veya ara seçim teklifini de yineledi. "CAO görev almış arkadaşlarımızın İran’da yaşananlarla ilgili yapmış oldukları çalışma var" Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nde (CAO) görev alan 11 ekonomistin özellikle İran’da yaşanan savaştan ötürü petrol fiyatlarıyla ilgili çalışmalar yaptığını belirten Özel, "Başbakanımıza öncelikle İran’da yaşananlarla ilgili ki zaten zaman zaman telefon görüşmeleriyle, bazen kendisinin liderlik ettiği uluslararası topluma çağrı yapan yaklaşımlarla meseleyi birlikte sürekli gündemimizde tutuyoruz. İlk günlerde yapılan hava saldırısında hayatını kaybeden kız çocuklarıyla ilgili kendisinin liderliğinde başlatılan imza kampanyasında birlikte çalışmıştık. Oradan başlayarak, Cumhuriyet Halk Partisi’nin hem bu konudaki düşüncelerini, yaklaşımlarını, Sayın Başbakan’ın kıymetli analizlerini, değerlendirmelerini karşılıklı ifade etme ve dinleme fırsatı oldu. Cumhuriyet Halk Partisi’nin Ekonomi Eşgüdüm Konseyi var. Merkez Yönetim Kurulumuzda ve CAO’da görev almış olan 11 ekonomist arkadaşımızın İran’da yaşananlarla özellikle de petrol fiyatlarında artışın tetiklediği, enerji maliyetlerine yönelik olarak yapmış oldukları çalışma var. Hem kırılgan grupları nasıl koruyacağımızı, hem de Türkiye’nin kalkınmasına sekte vurabilecek olan bu olağandışı duruma karşı nasıl tedbirler alınması gerektiğini öneren bir acil eylem planımız vardı. Bu konudaki çalışmamızı kendilerine arz ettik" diye konuştu. "Türkiye’de Davutoğlu’nun başbakanlığı döneminde çok kritik bir süreç yaşandı" Davutoğlu’nun başbakanlığı döneminde Türkiye’nin önemli bir dönüm noktasından geçtiğini ifade eden Özel, "Bunun yanı sıra geçtiğimiz günlerde de daha doğrusu hangi genel başkanla konuşacak olursak olalım, konu Siyasi Ahlak- Siyasi Etik Yasası, siyasetin finansmanı noktasına gelince, Sayın Başbakanı anmadan bahsi açmıyoruz. Çünkü Türkiye’de, Davutoğlu’nun Başbakanlığı döneminde çok kritik bir süreç yaşandı. O günlerde Türkiye’nin serbest dolaşımını, vizesiz Avrupa’yı mümkün kılacak birtakım çalışmalar yürütülüyordu. Zaten orada Türkiye’nin önündeki ajandadaki 4 eksikten biri Siyasi Ahlak Yasası’ydı. Kendisi orada son derece kararlı bir tutum gösterdi. Avrupa’nın beklentilerinin yanında bunun Türkiye’deki siyasetin ve tüm siyasetçilerin kendilerini seçen milletimize karşı bir borcu, bir sorumluluğu olduğunu söyledi. Çok kararlılıkla bu konuda bir çalışmayı yürüttü. O gün biz Adalet ve Kalkınma Partisi içindeki farklı görüş ayrılıklarına karşı kendisinin ve ekibinin kararlı duruşunu hep birlikte izledik, bütün Türkiye izledik" ifadelerine yer verdi. Davutoğlu’ndan erken seçim veya ara seçime destek Davutoğlu ise, erken seçim veya ara seçimin gerektiğini, bu konuda muhalefet partilerinin tekliflerine açık olduklarını ve destekleyeceklerini dile getirdi.