DİĞER SPORLAR - 19 Eylül 2017 Salı 11:01

Murat Ak: 'Aldığımız madalyalar bizim için ümit verici'

A
A
A
Murat Ak: 'Aldığımız madalyalar bizim için ümit verici'

Türkiye Judo Federasyonu Teknik Asbaşkanı Murat Ak, "Avrupa Şampiyonası'nda aldığımız madalyalar bizim için ümit verici. Önümüzde Dünya Şampiyonası var. İnşallah orada da madalya bekliyoruz" dedi.

Türkiye Judo Federasyonu Teknik Asbaşkanı Murat Ak, Slovenya’nın Maribor kentinde yapılan Gençler Avrupa Judo Şampiyonası'nı değerlendirdi. Şampiyonada alınan madalyaların gelecek için ümit verici olduğunu söyleyen Ak, "1-2 tane daha madalya almamız gerekiyordu. Önümüzde Dünya Şampiyonası var. Orada da inşallah madalya bekliyoruz. Bu kadrodan bir iki sporcunun Dünya Şampiyonası'na gideceğini düşünüyorum" diye konuştu.

Murat Ak: 'Aldığımız madalyalar bizim için ümit verici'

"Hedef olimpiyatlar"

Ak, altyapı olarak çok iyi bir konumda olduklarını vurgulayarak, "Geçmişten gelen ön çalışmalar Sezer başkanla devam ediyor. Çalışmalarımızı daha üst seviyeye çıkararak olimpiyat hazırlıklarına başladık. 2018'den sonra olimpiyat kota müsabakaları başlayacak, tüm planlarımızı ona göre yapıyoruz. Olimpiyatlara ülkemiz adına daha çok sporcuyla katılabilmek için çalışmalarımıza başladık. İnşallah olimpiyatlara çok yüksek sayıda katılıp madalya hedefliyoruz" açıklamasını yaptı.

Murat Ak: 'Aldığımız madalyalar bizim için ümit verici'

"Gençlerden çok iyi bir kadro geliyor"

Ülkemizde judoda yeterli sayıda sporcu olup olmadığının sorulması üzerine Ak, "İllerde yeterli sayıda var ama eksik olduğumuz kilolarımız var. illerde antrenörlerimiz çalışmalarına başladı. Bakanlığımızın tohum projesi var. Buradaki sporcularımız yatılı kalıyor ve maaş alıyor. Onları olimpiyatlara aday sporcu olarak yetiştiriyoruz. 2020'ye yetişen belki bir iki sporcu olur ama 2024 olimpiyatlarına daha çok katılım olacak. Bayanlarımız ülkemize göre daha hırçın ve daha yatkın bu spora. Erkeklerde de kaliteli sporcularımız var. Onların içinde de çok kaliteli sporcular çıkacak, çok ümitliyim. Kızlarda başarı daha kolay, erkeklerde zor. Çünkü dünyada ve Avrupa'da katılım çok ve çok kaliteli sporcular var. Gençlerden çok iyi bir kadro geliyor" cevabını verdi.

Murat Ak: 'Aldığımız madalyalar bizim için ümit verici'

Ayaz: "Verilen imkanlar çok iyi"

Kadın Milli Takım Antrenörü Oktay Ayaz, Avrupa Şampiyonası'na maksimum sayıda sporcu ile katıldıklarını ifade ederek, "Kadroda ümitlerde madalya alan sporcular da vardı. Burada madalya almalarına çok sevindik. Ama kaçan 3 madalyamız daha olduğunu düşünüyorum. Netice olarak Avrupa Şampiyonası iyi geçti. Ancak bazı sporcularımız 2-3 yıl daha bu şampiyonaya katılacak. Burada tecrübe kazanarak önümüzdeki Avrupa ve Dünya Gençler Şampiyonaları'nda da madalya kazanacaklarını düşünüyorum. Gelecek ay Gençler Dünya Şampiyonası var ve orada da madalya hedefliyoruz. Ne kadar maç ve turnuvaya katılırsak sporcularımız tecrübe kazanıyor. Şubat ayından bugüne 7 kamp yaptık, bir sıkıntımız yok. Verilen imkanlar çok iyi. Hem bakanlığımız hem de federasyonumuzun destekleri üst düzeyde" değerlendirmesini yaptı.

Ayaz, "Olimpiyatlar tarihine bakıldığında 80-85 bayan sporcuyla katılmışız. Sadece Londra'ya bakıldığında 65 sporcuyla katılmışız. Bu da bayan sporunun geliştiğini ve desteklendiğini gösteriyor. 81 ilimizde judonun yaygınlaştığını görüyoruz. 2020-2024 yılı için çok iyi bir kadro oluştuğunu düşünüyorum. 2020 olimpiyatlarına tüm kilolarda olmasa da birçok kiloda katılacağımızı düşünüyorum" şeklinde konuştu.

Murat Ak: 'Aldığımız madalyalar bizim için ümit verici'

Kübranur Esir: "Hedefim Dünya Şampiyonası"

Şampiyonada bronz madalya kazanan sporculardan Kübranur Esir, "Buraya gelirken hedefim madalya almak ve şampiyon olmaktı ama bronz madalya kazandım. Benim adıma iyi geçen bir şampiyonaydı. Hedefim Dünya Şampiyonası. İnşallah kadroya girer ve orada da madalya kazanırım. Tabii ki her sporcunun hedefi olimpiyatlar. 2018 yılında kota müsabakaları başlayacak çok yoğun bir dönem olacak ama ülkem için 2020 olimpiyatlarına gitmeyi çok istiyorum. Rize Çaykur Kulübü sporcusuyum ama 4 yıldır Trabzon'da hazırlık merkezinde çalışıyorum. Burada hazırlıklarımız çok iyi geçiyor. Devletimizin ve federasyonun sunduğu imkanlar çok iyi. Bizim sporcular olarak bu hizmetlerin karşısında uluslararası müsabakalarda alacağımız başarılarla cevap vermek olmalı. Ailem bana çok destek oluyor. Hep yanımdalar" dedi.

Murat Ak: 'Aldığımız madalyalar bizim için ümit verici'

Hasan Yılmaz: "Tüm imkanlar altyapılara yönlendirilmiş durumda"

Erkek Milli Takım Antrenörü Hasan Yılmaz ise, normalde şampiyonaya takım halinde katılacaklarını belirterek, şunları söyledi:
"Ama 4 sporcumuzdan biri sakattı ve diğerlerinin sorunları vardı. Beklediğimiz tam kadro olmadı. Burada favori olarak beklediğimiz Uğurcan Zehir ve Cengizhan Dönmez Avrupa Şampiyonaları'nda final yapmıştı. Onlardan çok ümitliydik ama şanssız maçlar yaptılar. Takımımız tamamen genç ve iki yıl daha gençlerde Avrupa ve dünyada mücadele edecekler. Genç ve büyük erkekler 9 aydır birlikte kamplardalar. Ülkelerle ikili kamlarımız oluyor ama daha çok olmalı. Çocuklarımızın okulları çok büyük engel oluyor ama yardımcı olamaya çalışıyoruz. Kısa vadede okul engel değil ama uzun vadede biraz sorun oluyor. 81 ilde spor yapılıyor ve çok iyi bir altyapı var. 2024 yılına çok iyi yansıyacağını düşünüyorum. Federasyonumuz tüm imkanlarını üst yapıdan daha çok altyapılara yönlendirmiş durumda." 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Uzmanından Ramazan’da ağız ve diş sağlığı önerileri: "Ara yüz temizliği, diş fırçalama çok önemli" - "İftar sonrasında tüketilen rafine şekerler ve yüksek şekerli karbonhidratlar diş sağlığı açısından birazcık tehlikeli" Ramazan Ayı’nda ağız ve diş sağlığına ilişkin tavsiyelerde bulunan Dt. Eda Tınaş, "Uzun süreli açlık ve susuzluk sebebiyle tükürük azaldığı için hastalarda ağız kuruluğu meydana gelmekte. Tükürük azalmasına bağlı olarak diş eti enfeksiyonları, çürük miktarının artması ve inflamasyon görülebilmekte. Ramazan Ayı’nda iftar sonrasında tüketilen rafine şekerler ve yüksek şekerli karbonhidratlar diş sağlığı açısından birazcık tehlikeli. Ara yüz temizliği, diş fırçalama çok çok etkili ve önemlidir" şeklinde konuştu. Ramazan Ayı’nda beslenme düzeninin değişmesi ve uzun açlığın ağız ve diş sağlığını etkileyebildiğini aktaran uzmanlar, tavsiyelerde bulundu. Dr. Cinik Diş Kliniği’nden Dt. Eda Tınaş, ağız kokusuna karşı iftar ve sahur sonrası ağız ve diş bakımlarının ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti. "Tükürük azaldığı için hastalarda ağız kuruluğu meydana gelmekte" Vatandaşlara önerilerde bulunan Dt. Eda Tınaş, "Uzun süreli açlık ve susuzluk sebebiyle tükürük azaldığı için hastalarda ağız kuruluğu meydana gelmekte. Kuruluk sebepli ağız içi PH’ı değişmekte ve mekanik temizlik azalmakta. Bu sebeple hastalarımızda dil yüzeyinin temizliği çok çok önemlidir. Hastalarımızın tükürük azalmasına bağlı olarak diş eti enfeksiyonları, çürük miktarının artması ve inflamasyon görülebilmekte. Ağız kokusu aslında multifaktöriyel bir sebeptir. Keton cisimlerinin veya anaerop bakterilerin aktivitesinin artması sebebiyle ağız kuruluğu ve kokusu meydana gelmektedir. Bu noktada dil yüzeyinin temizlenmesi oldukça önemlidir. Ramazan Ayı’nda iftar sonrasında tüketilen rafine şekerler ve yüksek şekerli karbonhidratlar diş sağlığı açısından birazcık tehlikeli. Asitli yiyeceklerin tüketimi sonrasında hastalarımızdan minimum yarım saat sonra dişlerini fırçalamasını istiyoruz. Ağız bakımı iyi olmayan hastalarda periodontitis( diş eti hastalığı) veya gingivitis dediğimiz rahatsızlıklar ortaya çıkabilir. Ağız kuruluğu, tükürüğün azalması sebebiyle hastalarımız yeterli, etkin bir mekanik temizlik de yapamamakta. Bu noktada ara yüz temizliği, diş fırçalama çok çok etkili ve önemlidir" şeklinde konuştu. "Ara yüz temizliği ve diş ipi kullanımı, fırçalamak önemli" Ramazan Ayı’nda ağız ve diş tedavilerin ilişkin konuşan Dt. Tınaş, "Hastalarımızın konforu ve sistemik durumlar sebebiyle tedaviler iftar sonrasına belki ertelenebilir. Tabi ki acil olan durumlar için anında tedavi yapılabilir. Çürük oluşumu aslında zaman, konak direnci ve tükürük yapısı birçok faktöre bağlıdır. Hastalarımız çok fazla şekerli, asitli gıdalar tükettiği zaman tabi ki bu risk artmaktadır. Ara yüz temizliği ve diş ipi kullanımı, diş fırçalamak önemli. Kibarca dil yüzeyinin de temizlenmesi etkili, ortalama diş fırçalama süresi 2 dakika kadar olmalı, çok fazla bastırarak sert fırçalamak da yanlış. Çok fazla yumuşak, etkin temizlemekten uzak durmak da yanlış orta derece diyebileceğimiz şekilde, diş etine zarar vermeden diş etinden dişe doğru fırçalayabilir. 6 ay ya da yılda bir diş hekimi kontrolü mutlaka öneriyoruz. Diş kanması aslında hastanın periodontol olarak bir problemi olduğunu gösterir. Diş eti sağlığı aslında diş sağlığı kadar önemli bir durumdur. Düzenli diş hekimi kontrolü sayesinde bu durum kontrol altına alınabilir. İftardan sonra biraz daha protein ağırlıklı rafine şekerlerden uzak şekilde beslenebilirler" dedi.
Antalya ANTGİAD iftarında "İnsanın Fabrika Ayarları" konuşuldu Antalya Genç İş İnsanları Derneği (ANTGİAD), geleneksel iftar yemeğinde iş dünyasını, akademiyi ve sivil toplumu aynı sofrada buluşturdu. Ramazan ayının manevi atmosferinde gerçekleşen buluşmada insan, toplum ve değerler ekseninde güçlü mesajlar verildi. ANTGİAD tarafından düzenlenen geleneksel iftar yemeği, yoğun katılımla bir otelde gerçekleşti. Programın açılışında konuşan ANTGİAD Başkanı Ercan Yavaş, Ramazan ayının yalnızca bir ibadet dönemi değil, insanın kendisiyle yeniden bağ kurduğu, sakinleştiği ve iç muhasebe yaptığı özel bir zaman dilimi olduğuna vurgu yaptı. Yavaş, "İnsani duygularımız kaybolmuyor; sessizleşiyor, bastırılıyor ve görünmez hale geliyor. Çünkü çağımızda hız var ama derinlik yok, gürültü var ama anlam yok" dedi. "Toplum birbirine karşı etiketler oluşturuyor " Toplumsal kutuplaşmaya dikkat çeken Yavaş, bu tablonun kendiliğinden oluşmadığını vurgulayarak, "Bugün kutuplaşma; tahammülsüzlük ve empati yoksunluğu ile beslenen bir iklimdir. İnsanlar artık fikirleriyle değil, etiketleriyle tanımlanıyor. Toplum birbirini kucaklamak yerine, birbirine karşı zıt kutuplar oluşturuyor" dedi. Kutuplaşmanın kısa vadede bazı aktörlere alan açsa da uzun vadede toplumsal zarar ürettiğini belirten Yavaş, "Kutuplaşma sorunları çözmez, sadece erteler. Ve ertelenen her sorun, büyüyerek geri döner" ifadelerine yer verdi. "Dil bozulursa, düşünce de daralır" Dilin toplum üzerindeki belirleyici etkisine değinen Yavaş, kelimelerin anlam kaybının düşünce dünyasını da daralttığını ifade etti. Yavaş, "Toplumlar önce kelimelerle ayrışır. Eleştiri ‘tehdit’, farklılık ‘tehlike’ olarak görülmeye başlandığında, insanlar düşüncelerinden değil kelimelerden korkar hale gelir. Dili kim yönetiyorsa, zihni de o yönetir" dedi. "Sorun kaynak yetersizliği değil, paylaşım eksikliği" Dünyadaki çatışmaların temel nedenlerine de değinen Yavaş, kaynakların yeterli olmasına rağmen süregelen kavgaların insani eksikliklerden beslendiğini vurgulayarak, "Dünyada hepimize yetecek kadar hava, su ve gıda var. Sorun kaynak yetersizliği değil; insani yetersizliktir. Paylaşma eksik, vicdan eksik, anlam eksik" şeklinde konuştu. "Vicdan yoksa, en güçlü sistemler bile çöker" Vicdan kavramına da vurgu yapan Yavaş, şu değerlendirmeyi yaptı: "Vicdan; insanın içindeki en sessiz ama en güçlü pusuladır. Yasa yokken de doğruyu gösterir, kamera yokken bile yanlışı durdurur." Sevginin ise toplumları ayakta tutan en güçlü bağ olduğuna dikkat çeken Yavaş, Ramazan ayının bu anlamda önemli bir vicdan ve sevgi hatırlatması sunduğunu ifade etti. ATGİAD Başkanı Ercan Yavaş, konuşmasının finalinde "Fabrika ayarlarımıza dönersek iyi insan oluruz" dedi. "İnsan bozulmadı, sadece unuttu" Programa konuk olan Prof. Dr. Sinan Canan, "İnsanın Fabrika Ayarları" başlıklı konuşmasında insan doğasının temel özelliklerine, günümüz yaşam tarzının zihin ve duygu dünyası üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Canan, insanın doğuştan getirdiği biyolojik ve psikolojik donanımın günümüz yaşam biçimiyle çoğu zaman çeliştiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: "İnsan doğası gereği merhametli, öğrenmeye açık ve anlam arayan bir varlıktır. Ancak içinde yaşadığımız sistem, bizi bu özelliklerden uzaklaştıracak biçimde çalışıyor. Hızlı, tepkisel ve yüzeysel bir hayata alışıyoruz. Sürekli tetikte olan bir beyin, derin düşünemez. Sürekli kıyas yapan bir zihin, şükredemez. Sürekli yarış halinde olan bir insan da merhametini kolayca kaybedebilir." "İnsan, özünde kötü değildir" İnsanın özünde kötü olmadığını, ancak çevresel şartların ve öğrenilmiş davranış kalıplarının bireyi dönüştürdüğünü belirten Canan, şu değerlendirmeyi yaptı: "Her insan dünyaya masum ve potansiyel dolu gelir. Kötülük doğuştan gelmez; öğrenilir." "Fabrika ayarlarına dönmek" ifadesinin bir nostalji çağrısı değil, bilinçli bir farkındalık süreci olduğunu dile getiren Canan, "Fabrika ayarlarına dönmek demek, insanın kendi doğasını yeniden tanıması demektir. Kendi zihninin nasıl çalıştığını bilmek, duygularını fark etmek ve reflekslerini sorgulamak demektir" dedi. ANTGİAD üyelerine özel imzalı kitap Program sonunda Prof. Dr. Sinan Canan, "İnsanın Fabrika Ayarları" adlı kitabını ANTGİAD üyeleri için imzalayarak armağan etti. Bu esnada üyelerle sohbet eden Canan, yoğun ilgi gördü.
Adana Dağlı: "Adana gençliğini Türkiye Yüzyılı’na hazırlıyoruz" AK Parti Adana İl Başkanı Tamer Dağlı, kentteki gençlik ve spor alanındaki yatırımlara değinerek, "4 milyar 260 milyon TL’yi aşkın dev yatırım hamlesi, Adana’mızın yarınlarına duyduğumuz inancın en somut göstergesidir" dedi. AK Parti Adana İl Başkanı Tamer Dağlı, Adana genelinde gençlik ve spor alanında hayata geçirilen yatırımlara ilişkin açıklamalarda bulundu. Adana’nın dört bir yanında tamamlanan, devam eden ve ihale aşamasında bulunan toplam 14 projenin şehrin gençlik ve spor altyapısını güçlendirdiğini belirten Dağlı, projelerin toplam yatırım bedelinin 4 milyar 260 milyon TL’yi aşkın olduğunu vurguladı. Tamamlanan projeler arasında Adana Olimpik Kapalı Yüzme Havuzu ikmal yapımı, Sarıçam Salonlu Gençlik Merkezi ve Pozantı Yarı Olimpik Yüzme Havuzu gibi önemli tesislerin yer aldığını ifade eden Dağlı, bu yatırımlar sayesinde gençlerin modern ve donanımlı alanlara kavuştuğunu söyledi. Devam eden projeler kapsamında Sarıçam’da öğrenci yurtları, ilçelerde sentetik saha dönüşümleri ve yeni spor alanlarının yapımı sürerken; ihale aşamasındaki gençlik merkezleri ve spor salonlarıyla birlikte Adana’nın spor altyapısının daha da güçleneceğini belirtti. Başkan Dağlı açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Gençliğe yapılan yatırım, Türkiye’nin geleceğine yapılan yatırımdır. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı’nı inşa ederken, güçlü şehirler ve donanımlı bir gençlik hedefiyle çalışıyoruz. Adana gençliğini Türkiye Yüzyılı’na hazırlıyoruz. 4 milyar 260 milyon TL’yi aşkın dev yatırım hamlesi, Adana’mızın yarınlarına duyduğumuz inancın en somut göstergesidir." Dağlı, yatırımların planlı ve disiplinli bir kamu yönetimi anlayışıyla yürütüldüğünü, kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanıldığını belirtti.