BASKETBOL - 09 Haziran 2019 Pazar 19:41

Melih Mahmutoğlu: 'Fenerbahçe taraftarının vardır bir bildikleri'

A
A
A
Melih Mahmutoğlu: 'Fenerbahçe taraftarının vardır bir bildikleri'

Anadolu Efes galibiyeti sonrası açıklamalarda bulunan Fenerbahçe Beko Başantrenörü Zeljko Obradovic, “Şampiyon olmak için uzun bir yol var ve henüz yolun başındayız. Oyuncularımla gurur duyuyorum” dedi. Fenerbahçe kaptanı Melih Mahmutoğlu ise Ergin Ataman’a yapılan tepkiyle ilgili olarak, "Bunu tasvip etmiyorum ama Fenerbahçe taraftarının vardır bir bildikleri. Herkese böyle davranmıyorlar" ifadelerini kullandı.

Tahincioğlu Basketbol Süper Ligi play-off final serisi ilk maçında deplasmanda Anadolu Efes'i 56-73 mağlup ederek seride 1-0 öne geçen Fenerbahçe’de Başantrenör Zeljko Obradovic, mücadele sonrası değerlendirmelerde bulundu. Oyuncularının performansından memnun olduğunu belirten tecrübeli koç, “Bu sene Anadolu Efes’le defalarca oynadık. Şimdi final serisinde karşılaşıyoruz. Farklı kadrolarla mücadele ediyoruz. Bu maça farklı hazırlandık. Oyuncularımın oynayış şekilleri ile gurur duyuyorum ve tebrik ediyorum böyle oynadıkları için. 1-0 çok bir şey anlam ifade etmiyor. Salı gününe hazır olmalıyız. Şampiyon olmak için uzun bir yol var ve henüz yolun başındayız” dedi. 

Obradovic, bir basın mensubunun, bu maçın Euroleague Final-Four’un bir intikamı olup olmadığı sorusuna ise, “Biz böyle düşünmüyoruz. Rakibe saygı duyuyoruz. Rakibimiz kaliteli bir takım. Biz öyle bakmıyoruz, kendi oyunumuza bakıyoruz” yanıtını verdi. 

Fenerbahçe Beko Başantrenörü Obradovic, Anadolu Efes Başantrenörü Ergin Ataman’nın, ‘Ülker Spor Salonu’na gitmeyebilirim’ açıklaması hakkında ise, "Bu ona sorulması gereken bir soru. Defalarca tekrarladığım bir şey var. Taraftarlardan rakibe saygı duymalarını ve sadece bize destek olmalarını söyledim. Anadolu Efes’e saygılı olmaya davet ediyorum” yorumunda bulundu.

Mahmutoğlu: "Fenerbahçe taraftarını vardır bir bildikleri "
Fenerbahçe Beko kaptanı Melih Mahmutoğlu ise karşılaşma ile ilgili olarak şunları söyledi:
“Sadece bir maçı kazandık. Avantalı durumdayız. Salı günü de aynı şekilde oynayacağız. Final-Four’daki mücadelemiz bize yakışan mücadele değildi. Bunun bilincinde sahaya çıktık ve galibiyet adlık. 2-0 yapmak için aynı coşkuyla sahada olacağız. Gerçek Fenerbahçe resmini gösterdik bu akşam.” 

Mahmutoğlu, Ataman’a yapılan tezahüratlar hakkında ise, “Biz basketbolcuyuz. Sahaya ne yansıması gerekiyorsa onu yapıyoruz. Fenerbahçe taraftarının vardır bir bildikleri, herkese böyle davranmıyorlar. Bunu tasvip etmiyorum” açıklamasında bulundu.  

Bora Akyol - Güven Mert Ercan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.