DÜNYA - 16 Mayıs 2026 Cumartesi 15:29 | Son Güncelleme : 16 Mayıs 2026 Cumartesi 15:56

Mekke ve Medine’de dijital hac uygulamaları hacı adaylarını rahatlattı

A
A
A

Suudi Arabistan’da dijital hac uygulaması Nusuk, 2026 yılında bütün unsurları ile kullanıma girdi.

Tarihe dijital hac olarak geçecek uygulamalar ile hacı adaylarının daha memleketlerindeki havalimanlarından çıkışları sırasında parmak izi ve fotoğrafları alınarak, Arabistan’da indikleri havalimanlarında bekleme süreleri sıfırlandı. Uçak kalkışında yetişmeyen çok az sayıda hacı adayı, Cidde Havalimanı hac terminalinde rahatça girişlerini de parmak izi ve fotoğraf ile kısa sürede sağlayabiliyorlar. Valizler bile birçok ülke hacıları için havalimanlarından görevliler tarafından özel taşıyıcılara yüklenerek direkt otellerine kadar dijital takip ile gönderiliyor. Türk hacıları memleketlerinde havalimanında verdikleri valizlerini, gittikleri otellerinde teslim alıyorlar. Mekke-i Mükerreme’ye girişlerde kontroller tamamen barkod sistemi ile sağlanıyor. Havalimanından çıkışta, hac kafilesi otobüsteki grup olarak barkodlanıyor, yolculuk sırasındaki polis kontrollerinden birisinde, sadece kafilenin havalimanında verilen barkodu okutuluyor ve otobüsteki mevcut sayılıyor. İkinci kontrolde ise, hacı adaylarının tek tek kağıt çıktı olarak yanlarında getirdikleri hac vizelerindeki barkodlar okutularak hızlıca otobüste kimlik tespitleri teyit ediliyor. Mekke-i Mükerreme’ye girişte bütün hacı taşıyan otobüsler 2 noktada durduruluyor. Hızlıca kontroller, barkod zinciri ve el terminalleri kullanılarak okutulduğundan, hacı adayları, bunaltmayan yolculuk ile kısa sürede otellerine ulaşıyor. Bu iki güvenlik noktasında sivil araçlarda tek tek inceleniyor. Polisler özel araçlardaki yolcuların kimlik tespitlerini yapıyor ve Zilhicce ayında Mekke-i Mükerreme’ye geliş sebeplerini soruyor.
Hacı adaylarını sevindiren karşılıma ise otelde yaşanıyor. Mekke-i Mükerreme’de otellerine geldiklerinde hacı adayları, Diyanet İşleri Başkanlığı veya bağlı acentelerin temsilcileri tarafından güller ile, zemzem ve hurma ikram edilerek karşılanıyor. Ancak şaşırtan kısım ise eski mektep (kefil büro) uygulamasının da dijital olarak hızlı çalışması. Otel girişindeki serinleten ve rahatlatan ikramlardan sonra, lobide hacı adaylarına hemen bütün hac ibadet alanlarına girişte kullanacakları, filigranlı Nusuk kartlarının teslim edilmesi oluyor. Hacı adayları mübarek beldelere gelmeden birkaç gün önce çıkartılan dijital unsurlu orijinal kahve renkli akıllı Nusuk kartlarını otele girerken teslim alıyorlar.
Bütün hacı adaylarına şahsi kartları, mektep görevlileri tarafından teslim edilme sırasında fotoğrafları çekilerek veriliyor. Türk basın mensupları da otele girdikleri anda teslim edilen Nusuk kartları ile hayatlarının en mutlu pozlarını veriyorlar. Nusuk kartları hacı adayları mübarek beldelerde de bulundukları süre içerisinde kimlik kartı olarak kabul ediliyor.

Mekke ve Medine’de dijital hac uygulamaları hacı adaylarını rahatlattı

Suudi Veri ve Yapay Zeka Otoritesi (SDAIA) ile koordineli yürütülen çalışmalar çerçevesinde, havalimanları ve sınır kapılarında fokal tanıma, biyometrik tarama ve mobil işlem bankoları kurularak hacı adaylarının ülkeye giriş sürelerinin ve havalimanlarından ayrılış sürelerinin Suudi Arabistan tarihindeki şimdiye kadar olan en kısa süre olarak kayıtlara geçtiği bildirildi.
Hacı adaylarımız, ülke için transferleri sağlayan ulaşım şirketinin şoförlerinin halen otelleri bulmakta zorlandıklarını, şehre girerken, otobüse verilen ellerinde tablet olan mihmandarların da yolu trafiğin akış düzeni ile entegre edemedikleri için şehir içi ulaşım süresinin halen eskisi gibi kötü olduğunu bildirdiler. Bunu da bu kadar hızlı girişten sonra dert etmeyen hacı adaylarımız, Mekke-i Mükerreme’de şehir turu yaptırıp otelimize getirdiler esprisi ile kusur olarak görmüyorlar. Medine'de ise yaşlı ve engelli hacı adayları için genişletilmiş mobilite hizmetleri başlatıldı
Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı, Hac mevsimi öncesinde kutsal topraklarda güvenliği artırmak ve operasyonları hızlandırmak amacıyla yapay zeka destekli yeni önlemlerini devreye soktu. Kutsal mekanlarda akıllı "Nusuk Kart" dönemi başlarken, Medine'de ise yaşlı ve engelli hacı adayları için genişletilmiş mobilite hizmetleri başlatıldı. Suudi makamları, Mescidi Nebevi avlularında hareket kabiliyeti kısıtlı ibadet edenler için, elektrikli ve manuel tekerlekli sandalyeler, özel taşıma araçları ve ayrılmış rotalar belirledi. Ayrıca değişik noktalardaki karekodlar ile bu hizmet akışını dijital incelemekte mümkün olabiliyor.

Mekke ve Medine’de dijital hac uygulamaları hacı adaylarını rahatlattı

Yaş sınırı tartışmalarına son nokta koyuldu

Öte yandan, Hac Bakanlığı'nın Mayıs ayı başında kısa süreliğine gündeme getirdiği ve asgari hacı yaşının 15'e çıkartılması kararını resmi olarak iptal ettiğini duyurdu.

Bakanlık, gelen talepler ve değerlendirmeler sonucunda hac vizesi için alt yaş sınırının yeniden 12 olarak uygulanacağını açıkladı. Bu doğrultuda, daha önce reddedilen vize başvurularının hemen yeniden işleme alındığı ve üst yaş sınırının da söz konusu olmadığı bildirildi.

Mekke ve Medine’de dijital hac uygulamaları hacı adaylarını rahatlattı

Suudi Arabistan, yoğun hac hazırlıkları sırasında, kendi ülkelerindeki Müslümanlara hizmeti planlamaya yetkili 73 hac şirketi veya Diyanet gibi resmi yerel (müslüman ülkelerdeki) kuruluşa lisans verildiğini açıklayarak, hacı adaylarını resmi platformlar dışındaki, dolandırıcılık tuzaklarına karşı dikkatli olmaya çağırdı.

İrfan Altıkardeş - Muhammed Akif Arvas

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da Kırım Tatar Sürgünü’nün 82. yıldönümünde anma etkinliği Ankara’da, Kırım Tatar Sürgünü’nün 82. yıl dönümünde anma etkinliği düzenlendi. Dönemin Sovyetler Birliği lideri Josef Stalin’in kararıyla, 18 Mayıs 1944’te Kırım Tatar Türklerinin bir gece içinde insanlık dışı koşullarda kendi vatanlarından Orta Asya’ya sürgün edilişinin üzerinden 82 yıl geçti. Sürgünün yıl dönümünde Ulus Meydanı’nda düzenlenen anma töreninde bir araya gelen Kırım Türkleri, yaşadıkları durumu bir kez daha dile getirdi. "Sovyetler artık yok ama Kırım Tatar halkı hala var" Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin, Kırım Tatar halkının tüm zorluklara rağmen hala var olduğunu söyleyerek, "Bugün, 18 Mayıs 1944’ü anma günü. Halkımızın yok edilmek için hayvan vagonlarına doldurulduğu, Sibirya ve Özbekistan çöllerine sürüldüğü günün yıl dönümü. Bugün halkımızın, nüfusunun yarısını bir yıl içerisinde kaybettiği günün yıl dönümü. Bugün bizim için bir son değil. Bize uygulanan asimile sürecinin bir sonucuydu. Biz bunu 1944’ten öce de görmüştük. Eli kalem tutan bütün halkımızın kurşuna dizilerek yok edildiklerini görmüştük. Bu süreç çok uzun bir süre devam etti. O gün halkımız için bir son değil, yaşama iradesi için bir başlangıç günüydü. O gün başlayan milli hareketimiz daha sonra dünyada sesini duyurmaya başladı. Kırım Tatarları tekrardan ayağa kalkmaya başladı Sovyet Birliğinin en tehlikeli dönemlerinde sesini bütün dünyaya duyurmaya başladı. Bütün dünyada itibar kazandık. Sovyetler yıkıldı. Stalin yok oldu gitti. Bizi sürenler gitti ama Kırım Tatar halkı yaşadı. Sovyetler artık yok ama Kırım Tatar halkı hala var" dedi. "Hiçbir zaman halkımız vatanından vazgeçmeyecek" Kırım Tatar Türklerinin, vatanlarına olan sıkı bağını dile getiren Şahin, "Bize 1944’ü layık gören Rusya tekrardan vatanımızı işgal etti. Milli hareketimiz yok edilmek, kurultayımız ve meclisimiz terörist olarak kabul edilmek istendi. Halkımızın üzerindeki baskı bugün de devam ediyor. Kırım Tatarları 20 ülkede yaşıyor. Oradakiler vatanları olan Kırım’a bağını hiçbir zaman koparmadı. Her geçen gün de bu bağı güçlendiriyorlar. Milli hareketleri devam ettiriyorlar. Bizler her 18 Mayıs’ta yeniden yaşama irademizi, inancımızı ve imanımızı pekiştiriyoruz. Hiçbir zaman halkımız vatanından vazgeçmeyecek. Bir gün mutlaka dünyanın dört bir yanında yaşayan Kırım Tatar’ı, Ukrayna ile toprak bütünlüğü içerisinde medeniyetlerini ve kültürlerini tekrar ayağa kaldıracaktır" ifadelerini kullandı. "Kırım halkı kendi özüne bağlı kalmaya devam ediyor" Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Dzhelialov ise törende, "Kırım Tatar halkına karşı gerçekleştirilen bu durum sadece yerinden etmek eylemi değildi. Yerli halkı vatanından, tarihinden, kültüründen ve geleceğinden mahrum bırakma girişimiydi. Aradan 82 yıl geçti ancak bu acı yalnızca tarihi bir sayfa olarak kalmadı. Ne yazık ki Kırım Tatarları için hala yaşamının bir parçası durumunda. Kırım’ın 2014’te işgal edilmesinden sonra Rusya, yarım adaya yeni bir baskı dalgası getirdi. Zulüm, siyasi nedenlerle gerçekleştirilen tutuklamalar, ifade özgürlüğünün bastırılması, Kırım Tatar halkının ulusal kimliğinin çarpıltılmasına ve siyasi temsilinin yok edilmesine yönelik girişimler yapıldı. Ancak ne 1944’teki sürgün ne de 2014’te işgal bu halkı yok edebildi. Kırım halkı kendi özüne bağlı kalmaya devam ediyor" ifadelerine yer verdi.
Antalya Denizde can pazarı: Herkes seferber oldu ancak hastanede hayatını kaybetti Antalya’nın Alanya ilçesinde serinlemek için denize giren bir vatandaş, bir süre sonra gözden kayboldu. Cankurtaranların müdahale ettiği olayda denizden çıkartılan ve sağlık ekipleri tarafnıdan sahilde ilk tedavisi yapılan tatilci hastanede hayatını kaybetti. Boğulma tehlikesi geçiren tatilciye yardım etmek için denize giren bir vatandaş ta yine cankurtaranlar tarafından kurtarıldı. Olay, saat 11.00 sıralarında Alanya ilçesi İncekum Halk Plajı’nda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, yaklaşık 40 yaşlarında olduğu değerlendirilen ve kimliği henüz öğrenilemeyen bir vatandaş serinlemek için denize girdi. Bir süre sonra denizde açıldığı belirtilen vatandaş gözden kayboldu. Durumu fark eden çevredeki vatandaşlar, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulundu. İhbar üzerine harekete geçen bölgede görevli cankurtaranlar, vatandaşı sudan çıkararak kıyıya getirdi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından şahsa kalp masajı yapıldı. Daha sonra ambulansa alınan vatandaşa, hastaneye sevki sırasında da müdahalenin sürdüğü öğrenildi. Hastaneye kaldırılan şahıs, doktorların yaptığı tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Denizde boğulma tehllikesi geçin biri olduğunu duyup kurtarmak için denize giren bir vatanadaş ta yine cankurtaranlar tarafından sağ salim kıyıya çıkartıldı. "Vatandaşları denize girmemeleri konusunda uyarmıştık" Vatandaşı denizden çıkaran cankurtaran Ahmet Payalıoğlu, "Burada vatandaşların bağırışlarını duyunca hepimiz yardıma koştuk ve vatandaşı denizden çıkardık. Aynı anda 3-5 kişi boğulma tehlikesi geçirdi. Daha sonra vatandaşa kıyıda solunum cihazı takılarak suni teneffüs yapıldı. Diğer boğulma tehlikesi geçiren vatandaşların durumu iyiydi ancak bir kişinin durumu ağırdı. Solunum cihazıyla hastaneye götürüldü, daha sonra da hayatını kaybettiğini öğrendik. Vatandaşları denize girmemeleri konusunda uyarmıştık. ‘Tamam’ dediler ancak biz ayrıldıktan sonra tekrar denize girmişler ve akıntıya kapılmışlar. Biz vatandaşlara denize girmemeleri gerektiğini söylüyoruz ama bazen bizi dinlemiyor, hatta tepki gösteriyorlar" dedi.