DÜNYA - 16 Eylül 2024 Pazartesi 18:40 | Son Güncelleme : 16 Eylül 2024 Pazartesi 18:44

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: “ABD'nin bize karşı düşmanlığını sonlandırması gerekiyor”

A
A
A
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: “ABD'nin bize karşı düşmanlığını sonlandırması gerekiyor”

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, göreve geldiğinden bu yana gerçekleştirdiği ilk basın toplantısında, “ABD'ye karşı düşmanca bir tutum içinde değiliz. ABD'nin de bize karşı düşmanlığını sonlandırması ve iyi niyetini pratikte göstermesi gerekiyor" dedi.

İran'ın yeni Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, göreve geldikten sonra ilk basın toplantısını düzenledi. Başkent Tahran'daki Uluslararası Konferans Merkezi'nde gerçekleştirilen toplantıda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Pezeşkiyan, 14'üncü hükümetin mevcut yoksulluk ve ekonomiyi iyileştirebilmesi için atılacak adımlara değindi. Pezeşkiyan, “Yaptırımların kaldırılması konusunda Kara Paranın Aklanmasının Önlenmesine İlişkin Mali Çalışma Grubu (FATF) meselesini çözmekten başka seçeneğimiz yok. Bu nedenle ortak Karar Komitesine bir mektup yazacağım ve FATF konusunun tekrar gündeme getirilmesini sağlayacağım. Bu sorunun çözülmesi gerektiğini düşünüyorum” dedi.
Pezeşkiyan, öncelikli olarak komşu ülkelerle olan ilişkileri iyileştirmeye çalışacaklarını belirterek, “Irak'a, Kürdistan Bölgesi'ne ve Bağdat'a yaptığımız ziyaretlerde oradaki yetkililerle görüştük. Onlar da stratejik planlar oluşturarak, ortak projeler yürütmeyi önerdiler. Bu tür stratejik planları Pakistan, Türkmenistan, Azerbaycan, Türkiye ve diğer komşu ülkelerle de uygulayabiliriz. Büyümeyi sağlamak için serbest bir pazar oluşturmak, dış yatırımları ve bağlantıları geliştirmek gereklidir” dedi.

İran ve Çin arasındaki 25 yıllık anlaşma

İran ile Çin arasında imzalanan 25 yıllık iş birliği anlaşmasının uygulanması gerektiğini söyleyen Pezeşkiyan, “İlişkilerimizin çoğu Çin, Rusya ve komşu ülkelerle. Çin'in Suudi Arabistan ile aramızdaki sorunları çözme konusundaki aracılığı, bölgede uyum sağlamak için büyük bir adım oldu. Cumhurbaşkanı olarak yazılı olan ve uygulanması gereken her şeyi hayata geçirmeye kararlıyım. Bu anlaşmanın uygulanmama nedenlerini inceleyecek ve uygulamaya geçireceğiz” ifadelerini kullandı.

Pezeşkiyan, “Bölgede ülkeler arasındaki iletişim yollarını geliştirmek, Çin'in İran pazarlarına erişimini ve İran'ın Çin'e erişimini tamamen uyumlu ve koordine bir şekilde sağlamamıza yardımcı olacak. Eskiden İpek Yolu'nda bulunan ana yolları yeniden oluşturmak istiyoruz. Bu yolları günümüz teknolojisi ve imkanlarıyla geliştireceğiz. Çin ile güçlü bir stratejik ortak olacağız ve bu ortaklığı güçlendireceğiz. Gelecek işbirliklerinde yazılanları uygulayıp, işbirliklerini artırmak için çalışacağız” dedi.

“İlk önceliğimiz, içeride ortak bir bakış açısı ve dil bulmaktır”

Pezeşkiyan, İran ile komşuları arasındaki sınırları Avrupa Birliği'nin deneyimlerinden yararlanarak kaldırmanın engellerine ilişkin kendisine yöneltilen soruya, “Hep düşünmüşümdür, neden biz Müslümanlar başkalarının bize imreneceği şekilde davranmıyoruz? Neden aramızda sınırlar olsun? Onların kendi hükümet ve egemenlikleri olduğu gibi bizim de var. Peki neden Pakistan, Afganistan, Kazakistan ve İran'daki insanlar rahatça trene binip Necef, Medine, Mekke ve İstanbul'a gidemesinler? Birbirimizle rahatça seyahat edebilmek, güvenliğimizi sağlamak, ekonomimizi ve kültürümüzü geliştirmek demektir. Böylece ortak bir bakış açısına sahip olup, bize karşı harekete geçmek isteyenlere karşı birleşmiş tek bir güç oluruz” şeklinde konuştu.
Karşılıklı savaş, tartışma ve hırsın bir kenara bırakılıp sorunların birlikte çözülmesi gerektiğini belirten Mesud Pezeşkiyan, “İlk olarak iç sorunları çözebilirsek, yatırımcılar, uzmanlar ve üreticiler için güven oluşturabiliriz. Bu nedenle onların çalışmalarını destekleyecek uygun ortamı sağlamalıyız. Ayrıca FATF, nükleer anlaşma ve diğer uluslararası ilişkileri çözmeliyiz. Ülkemizde istihdam ve yatırım ortamı oluşturabiliriz” dedi.

Pezeşkiyan, hükümetin halkın refahını artırmak için iç politikadaki üç ana önceliğe değinerek, “İlk önceliğimiz ortak bir bakış açısı ve dil bulmaktır. İkinci olarak, bu bakış açısını ve dili hedefler ve politikalarla uyumlu hale getirmektir. Üçüncü olarak ise bu sistemin uygulanmasını ve tasarlanmasını sağlamaktır. Bu amaçla tüm kurumlara program hazırlamaları talimatını verdik” ifadelerini kullandı.

“Yemen'e füze göndermiyoruz”

İran'ın Husilere hipersonik füzeler gönderdiği veya bu teknolojiyi aktardığı yönündeki iddialara cevap veren Pezeşkiyan, “İran'dan Yemen'e askeri personel gönderiminin bir hafta gecikeceği belirtilmişken, füzenin nasıl gönderildiği ve bunun nasıl fark edilmediği soruluyor. İran'ın Husilere hipersonik füze gönderdiği iddiaları doğru değil. İran'ın böyle füzeleri yok. Ayrıca Batı, İran'ın Yemen'e füze gönderemeyeceğini biliyor. Ayrıca füze gücümüz var ama Yemen'e füze göndermiyoruz. Yemen, savaş başlamadan önce füze teknolojisini öğrenmiş ve üretmeye başlamıştı” ifadelerini kullandı.

“Türkiye ile ilişkilere ayrıca önem veriyoruz”

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, Türkiye'nin dost ve kardeş ülke olduğunu söyleyerek, “Türkiye ile ilişkilere ayrıca önem veriyoruz. İnançlarımız, kültürümüz ve değerlerimiz iç içe geçmiş durumda. Ortak yatırımlar yapma isteğimiz ve motivasyonumuz var. Türkiye, İran hattını kullanarak Afganistan'a, Pakistan'a ve Türkmenistan'a uzanabilir. Kesinlikle Türkiye'yi ziyaret edeceğim ve Türk yetkilileri, yatırımcıları ve akademisyenleri İran'a davet edeceğiz” dedi.

“ABD'ye karşı düşmanca bir tutum içinde değiliz”

Pezeşkiyan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun yıllık toplantısına katılmak üzere yakın zamanda New York'a yapacağı ziyaret hakkındaki soru üzerine, “ABD'ye yapacağımız seyahati planlıyoruz ve bu toplantıya etkili bir şekilde katılmak için kendimizi hazırlamalıyız. Amacımız, halkımızın haklarını savunmak. Çünkü biz barış yanlısıyız, savaş yanlısı değil. ABD'ye karşı düşmanca bir tutum içinde değiliz. ABD'nin de bize karşı düşmanlığını sonlandırması ve iyi niyetini pratikte göstermesi gerekiyor. Biz onların etrafında üs kurmadık ve yaptırımlarla onları hedef almadık. Biz Amerika halkıyla kardeşiz" şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Gebze’den Kanada’ya kıtalar arası ticaret köprüsü Gebze’nin üretim gücünü Kanada pazarıyla buluşturmak amacıyla Gebze Ticaret Odası ile Burlington Ticaret Odası arasında "Kardeş Oda" protokolü imzalandı. Protokolle, iki ülke iş dünyası arasında B2B görüşmelerin artırılması ve yeni ihracat iş birliklerinin kurulması hedefleniyor. Gebze Ticaret Odası, üyelerinin uluslararası pazarlardaki etkinliğini artırmak ve yeni ticari bağlantılar kurmasını sağlamak amacıyla Kanada’dan gelen Burlington Ticaret Odası heyetini ağırladı. Program kapsamında iki oda arasında "Kardeş Oda" protokolü imzalanırken, Gebze’de üretim yapan firmaların Kanada’daki iş dünyasıyla bir araya gelmesine yönelik B2B görüşmelerin de gerçekleştirileceği belirtildi. Gebze ve Burlington’un liman, havaalanı, demiryolu ve denizyolu bağlantılarıyla benzer yönlere sahip olduğuna dikkat çekilen programda, özellikle üretim, ihracat ve teknoloji alanlarında yeni iş birliklerinin kurulması hedefleniyor. "Kıtalar arası bir iş birliğinin ön adımıdır" Gebze Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Abdurrahman Aslantaş, odanın 28 bin üyeye sahip olduğunu belirterek, "Bizim oda olarak en büyük misyonumuz, onların ticarette yerini artırmak, üretimlerindeki katma değerini yükseltmek ve ürettiklerini de ihraç etmek. Bununla beraber dış pazarla bir araya getirip Kardeş Oda protokolleriyle ilişkileri daha sıcak tutmak ve bunları geliştirmek. Kanada’nın Burlington şehri de Gebze’ye çok benzer yönleri olan bir bölge. Limanları olan, havaalanları olan, demiryolları olan ve denizyolları olan bir bölge. Biz de bu benzer bölgenin ve gelişmiş teknolojilerin birbirleriyle eşleştirilmesi, B2B görüşmeleri yaptırılması, Türkiye’deki, özellikle bölgemizde üretim yapan firmaların yeni ihracat kapıları açması ve yeni iş birliklerinin oluşmasına vesile olmak adına bugün bir araya geldik. Kardeş Oda protokolümüzü imzaladık. Bu protokol sadece bir protokol değildir. Kıtalar arası bir iş birliğinin aslında ön adımıdır ve biz bu işte ısrarcı olacağız. Daha sık bir araya geleceğiz. İlgili sektörleri bir araya getirip inşallah her iki ülkenin de faydasına olabilecek ticari faaliyetlerin artmasına vesile olmayı hedefliyoruz" dedi. "Gebze, enlerin olduğu bir bölge" Gebze’nin üretim gücüne dikkati çeken Aslantaş, "Gebze’miz enlerin olduğu bir bölge. Üretilmeyen bir ürünün olmadığı, dünya standartlarında ve dünya standartlarının üzerinde üretim yapan bir bölge. Böyle bir bölgeye de uygun programlar yapmak lazım. Kanada da özellikle nükleer enerji noktasında çok ileri düzeyde bir ülke. Bu çalışma, ülkeler arası ilişkilerin artırılmasına da bir adım olabilecek nitelikteydi. Oda olarak ticari faaliyetleri ve ihracat faaliyetlerini artırma noktasındaki irademiz ve ısrarcılığımız devam edecektir. Bunun için gerekli altyapıyı ve gerekli anlaşmaları yapmak üzere gayretlerimiz devam edecek" şeklinde konuştu. "Gebze Ticaret Odası ile ilişki kurmaktan heyecanlıyım" Burlington Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Terry Caddo ise Gebze Ticaret Odası ile ilişki kurmaktan memnuniyet duyduğunu belirterek, "Gebze Ticaret Odası ile bir ilişki kurmaktan dolayı çok heyecanlıyım. Dünya genişledikçe ve Kanada küresel olarak daha fazla ortak aradıkça, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın iş dünyalarımızın bağlantı kurması, birbirine ulaşması ve Türkiye ile Kanada arasında daha fazla ticari bağlantıya sahip olması yönündeki teşvikleri önemlidir" diye konuştu. "Tüm arkadaşlarımı ve iş ortaklarımı buraya gelmeye teşvik ediyorum" Türkiye’ye ikinci kez geldiğini ifade eden Caddo, "Türkiye’ye ikinci gelişim. Harika bir ülke. Kanada’dan çok kısa bir uçuş mesafesinde. Tüm arkadaşlarımı ve iş ortaklarımı buraya gelmeye teşvik ediyorum. Bu kadar yakın bir NATO ortağına sahip olmak harika. İstanbul’un her yerini gezmekten çok keyif aldım, şimdi de Gebze’yi görme şansım oldu" ifadelerini kullandı.
Ankara Adalet Bakanı Gürlek: "Rojin, hayalleri yarım kalmış bir genç kızımız, biz devlet olarak bu işin sonuna kadar üzerine gideceğiz" Adalet Bakanı Akın Gürlek, Van Gölü kıyısında cansız bedeni bulunan Rojin Kabaiş’in ailesi ve avukatlarıyla bir araya geldi. Bakan Gürlek, "Rojin, hayatının baharında gelecekleri, umutları, hayalleri yarım kalmış bir genç kızımız. Biz devlet olarak bu işin sonuna kadar üzerine gideceğiz" dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2024 yılında Van’da hayatını kaybeden üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş, annesi Aygül Kabaiş ve ailenin avukatları ile Adalet Bakanlığı’nda bir araya geldi. Adalet Bakanı Gürlek, Rojin Kabaiş’in ölümü ile ilgili olayın çözülmesi için Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının devreye girdiğini belirterek, "Daire Başkanlığında biz soruşturma yapmıyoruz, bunun altını çiziyorum. Buradaki arkadaşlarımızın hepsi tecrübeli, ceza hukukunda uzman arkadaşlar, alanında uzman. Dosyalara ayrı bir gözle bakıyoruz. Özellikle savcımızla irtibatta kalıyoruz, aileler ve avukatla irtibatta kalıyoruz. Yeni bir delil varsa özel bir ekip kurulması gerekiyorsa, mesela Tunceli için özel bir ekip kurduk, burası için de daraltılmış baz için bakalım. Bizim soruşturma yetkimiz yok ama biz teknik olarak orada soruşturma yapan makamı destekliyoruz. Devletin bu olayla ilgilendiğini, sonuna kadar gidilmesi gerektiğini ailelerimize hissettiriyoruz" dedi. Rojin’in telefonu incelenecek Soruşturmayla ilgili ailenin ve avukatların görüşlerini dinleyen Bakan Gürlek, olayın çözülmesi için devlet olarak her türlü imkanla çalışıldığını kaydetti. Bakan Gürlek, ailenin ve avukatların dile getirdiği daraltılmış baz çalışması için teknik imkan varsa bakılacağını kaydetti. İspanya’ya gönderilen Rojin’in telefonunun Çin’e de gönderileceğini ifade eden Bakan Gürlek, ailenin ve avukatların taleplerini dinledi. "Sonuna kadar üzerine gideceğiz" Tüm delillerin tekrar inceleneceğini ve daraltılmış baz kayıtlarının isteneceğini vurgulayan Bakan Gürlek şöyle konuştu: "Hayatının baharında gelecekleri, umutları, hayalleri yarım kalmış bir genç kızımız. Biz devlet olarak bu işin sonuna kadar üzerine gideceğiz. Biz üzerimize ne düşüyorsa yapmaya çalışıyoruz. Bu birimin kuruluş amacı da bu. Özellikle faili meçhul kalmış cinayetlerde sonuna kadar gitmek. Rojin kardeşimiz hayatının baharında gencecik kızcağızken, tam olay belli değil cinayet mi, intihar mı? Bunu çözmemiz lazım. Bizim zaten konumuz bu, savcılığın bunun tespitini yapması lazım. İntihar ya da cinayet. Siz aile olarak cinayet olduğunu düşünüyorsunuz. Tabii bu konuda bütün hususların en ince noktaya kadar araştırılması lazım." Kendi eşinin de Vanlı olduğunu ifade eden Bakan Gürlek, aileyle yakından ilgilenerek, devletin yapabileceği ne varsa yerine getirileceğini vurguladı. "Devletimize, adalete güveniyoruz" Baba Nizamettin Kabaiş de Bakan Gürlek’e kendilerine gösterdikleri ilgi ve verdikleri destek için teşekkür ederek, "Biz her zaman güveniyoruz, devletimize, size, adalete. Çok umutluyuz" dedi. Kabaiş, "Kızım çok masumdu" diyerek, olayın faillerinin tespit edilmesini istedi. Görüşmenin sonunda Bakan Gürlek, ailenin ve avukatların dikkat çektiği hususların titizlikle ilgili daire tarafından da inceleneceğini söyledi. Görüşmede Adalet Bakan Yardımcısı Can Tuncay, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürü Hazım Aslancı ve Ceza İşleri Genel Müdür Yardımcısı Ömer Demirci de yer aldı. Van Yüzüncüyıl Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü birinci sınıf öğrencisi olan Rojin Kabaiş, Van’da 27 Eylül 2024’te kaybolmuş, Kabaiş’in cesedi 18 gün sonra Van Gölü’nün Molla Kasım köyü sahilinde bulunmuştu. İlk incelemede vücudunda kesici veya ateşli silah yarasına rastlanmadığı ve kemik kırığı bulunmadığı tespit edilmişti. Van Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili soruşturmaya devam ediyor. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığınca üzerinde çalışılan dosyalar arasında yer alan Rojin Kabaiş’in ölümüyle ilgili incelemeler de devam ediyor.
Kastamonu Kastamonu’da Yerel Kalkınma Hamlesi Programı yatırımcılara anlatıldı Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından Türkiye genelinde uygulamaya konulan ve her il için dört yatırım konusunu kapsayan Yerel Kalkınma Hamlesi Programı ile Yeni Teşvik Sistemi hakkında kapsamlı bilgilerde toplantısı yapıldı. 2026 Yılı Yerel Kalkınma Hamlesi Programı kapsamında Kastamonu Valiliği ile Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) iş birliğinde yatırımcılara sunulan destekler, fırsatlar ve yatırım konularına ilişkin bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Kastamonu Valisi Meftun Dallı başkanlığında gerçekleştirilen bilgilendirme toplantısı, KUZKA Toplantı Salonu’nda yapıldı. Toplantıda Yerel Kalkınma Hamlesi Programı’nın temel hedefleri, sunulan destek unsurları ile başvuru sürecine ilişkin detaylar yatırımcılarla detaylı olarak paylaşıldı. Program çerçevesinde, öne çıkan öncelikli yatırım alanları ve Kastamonu’ya özel fırsat başlıklarının yer aldığı toplantıda, yatırımcılara süreç boyunca sağlanacak rehberlik ve destek mekanizmaları aktarıldı. "15 Mayıs’a kadar başvuruda bulunabilirsiniz" Toplantının açılışında konuşan KUZKA Genel Sekreteri Mehmet Akif Eraslan, yeni teşvik sisteminin yerel kalkınma perspektifiyle kurgulanmış önemli bir model olduğunu belirterek, "Türkiye yüzyılı hamlesinde teşvik sisteminde verilecek desteklerle bir konjonktür değişikliğine gidildi. Bu kapsamda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü, 81 ilde her bir ilin öne çıkan rekabetçi üstünlüğe sahip olduğu konularda özel süper teşvikler uygulamalarına başvuruyor. Bu dönemde de ilimizin azami sürede azami şekilde yararlanması amacıyla bu bilgilendirme toplantılarına sıklıkla yapıyoruz. Bu yıl ağaç ve orman ürünlerinden katma değer ürün üretimi ve doğa temelli turizm yatırımı, entegre mermer işleme tesisi ve katma değer ürünlerle ilgili yatırımlar ve tarımsal ürünlerden katma değerli ürün üretimi konularında özel teşvik uygulamasına gidiliyor. 15 Mayıs’a kadar başvuruda bulunabilirsiniz" şeklinde konuştu. "Kastamonu’yu yatırımcılar için bir cazibe bölgesine dönüştürmek mecburiyetindeyiz" Toplantıda konuşan Vali Meftun Dallı ise, "Yatırımcıyı ilimize davet etmek bir tohum ekmekse yatırım yeri, o tohumun yeşereceği topraktır. Bizler toprağı hazır etmeden, yatırımcıdan hasat bekleyemeyiz. Sanayi yatırımlarındaki yer tahsisi sorununu yeni OSB’lerimiz ve genişleme sahalarımızla sistematik olarak çözüyoruz. Kastamonu’nun can damarı olan turizm yatırımlarında ciddi bir alan sıkıntısı çekiyoruz. Orman varlığımızın yoğunluğu hepinizin malumu. Bu noktada iş, yerel yönetimlerimize düşmektedir. Belediyelerimizden acil beklentim turizm promosyonu yapabilmemiz için hukuki pürüzleri giderilmiş, altyapıya uygun ’turizm arsaları’ üretmeleridir. Bu salondaki tüm Kaymakamlarımızdan ve Belediye Başkanlarımızdan net bir talebim var. İlçelerinizdeki yatırıma uygun alanları standart bir formata kavuşturun. Bu veriler KUZKA Yatırım Destek Ofisimizde toplanacak ve Kastamonu’nun ’Yatırım Yeri Envanteri’ oluşturulacak. Kapımıza gelen yatırımcıya ’Şu ilçemizde, şu metrekare, şu altyapıya sahip yerimiz hazır’ diyebilmeliyiz. Bürokratik hızı artırmak ve Kastamonu’yu yatırımcılar için bir cazibe bölgesine dönüştürmek mecburiyetindeyiz" "Demir yolu için analiz çalışmasına başladık" Konuşmaların ardından Kastamonu Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Özgür Yücel Yakar da program kapsamında sunulan destekler, başvuru süreçleri ve yatırım alanlarına ilişkin teknik bilgilendirme sunumunu yaptı. Yakar, "Bu programın en önemli özelliği, Türkiye Teşvik Sistemi’nde teknoloji hamlesi gibi, savunma sanayi başta olmak üzere pek çok katma değeri yüksek alanlara tanınan teşvikler, aynı oranda yerel kalkınma hamlesine tanınıyor. Mermer işleme hariç olmak üzere, hepsi aynı zamanda hedef yatırımlar kapsamında desteklenen yatırımlar. Aynı yatırımı, ağaç orman ürünlerine katma değerlerini üretmek isteyen bir yatırımcı, hemen hedef yatırımlardan, bu teşviklerden yararlanabilir. Ama aradaki fark, teşvik unsurlarının hem sayısında hem kendi içindeki oranlarında gizli olması. KDV istilası ve günlük muafiyeti her ikisinde de var, onda bir sıkıntı yok. Ama en önemli fark kurumlar vergisi indiriminde. Burada yerel kalkınma hamlesi yüzde 50 oranında desteklenirken, hedef yatırımda bu oran yüzde 20’ye kadar düşüyor. İşveren hissesinde 8 yıllık bir dönem var. Bu yerel kalkınma hamlesinin kendi içindeki en önemli özelliği de Türkiye’nin neresinde olursa olsun aynı teşvik unsurlarından faydalanıyor" şeklinde konuştu. Kastamonu’nun demiryolu ihtiyacıyla ilgili çalışma yaptıklarını söyleyen Yakar, "Sayın valimizin liderliğinde analitik çalışma yapalım kararı aldık. Bölgemizin demiryolu ihtiyacını analiz etmeye, yük analizini incelemeye başladık. Yakında mevcut yüklerin ne kadar yükü var, ne kadar demiryollarına entegre edebilirler konusunu test eden bir anketi hayata geçiriyor olacağız" diye konuştu. Başvurular, 15 Mayıs 2026 tarihine kadar devam edecek.