DÜNYA - 19 Ocak 2026 Pazartesi 19:54 | Son Güncelleme : 19 Ocak 2026 Pazartesi 19:56

Irak hükümetinden Suriye sınırının güvenli olduğu mesajı

A
A
A
Irak hükümetinden Suriye sınırının güvenli olduğu mesajı

Irak hükümeti, Suriye’de terör örgütü DEAŞ üyelerinin cezaevlerinden kaçtığı yönündeki haberlerin ardından halkın panik yapmaması için Suriye sınırının güvenli olduğu mesajını verdi.

Suriye ordusunun terör örgütü PKK/YPG'nin Suriye uzantısı Suriye Demokratik Güçleri'ne (SDG) yönelik operasyonlarının ardından Irak’ta terör örgütü DEAŞ üyelerinin cezaevlerinden kaçtığı yönünde haberler yayıldı. Söz konusu haberlerin ardından Irak hükümeti, halkın panik yapmaması için Suriye sınırının güvenli olduğu mesajını verdi. Irak Silahlı Kuvvetler Sözcüsü Sabah el-Numan, yaptığı açıklamada Suriye sınırının 600 kilometrelik hattı boyunca inşa edilen devasa beton duvar projesinde yüzde 80 başarı oranına sahip olduğunu belirterek, Suriye sınırının sadece beton engellerle değil, termal kameralar, gelişmiş lojistik teknikler ve 24 saat aralıksız görev yapan keşif uçaklarıyla izlendiğini vurguladı.

"Tarihin en güvenli dönemi"

Suriye’de meydana gelen gelişmelerden dolayı vatandaşları bu konuda endişelenmemeye çağıran Irak İçişleri Bakanlığı, ülkenin tüm sınırlarının emniyette olduğunu bildirdi. İçişleri Bakanlığı Halkla İlişkiler ve Medya Dairesi Başkanı Tuğgeneral Mikdad Miri, Irak halkını teskin eden bir mesaj yayımlayarak, "Irak’ın tüm sınırları emniyettedir ancak Suriye sınırımız, alınan önlemlerle tarihin en korunaklı ve en güvenli dönemini yaşamaktadır" ifadelerini kullandı.

"Musul-Suriye sınırı yüzde 100 güvence altındadır"

Musul Valisi Abdulkadir el-Dahil ise, sınır güvenliği konusundaki spekülasyonlara son verdi. Vali el-Dahil, "Musul-Suriye sınırı yüzde 100 güvence altındadır. Ordu, polis, sınır birlikleri ve Haşdi Şabi unsurlarımız koordineli bir şekilde konuşlanmış durumdadır. Musul halkının endişe etmesini gerektirecek bir durum yoktur" dedi.

Sınır hattına Haşdi Şabi takviyesi

Güvenlik önlemleri kapsamında Haşdi Şabi 25. Tugayı, Suriye sınırındaki kritik noktalara ek birlikler sevk etti. Özellikle Trifavi-Haseke bölgesindeki stratejik geçiş noktaları, sızmaları engellemek ve yasa dışı faaliyetleri durdurmak amacıyla tahkim edildi. Operasyonlarda istihbarat desteğinin en üst seviyeye çıkarıldığı bildirildi.

Terör örgütü DEAŞ Irak’ın büyük bölümünü işgal etmişti

Terör örgütü DEAŞ, 2011'de Suriye'de başlayan iç savaşın ardından 2014 yılında Irak sınırındaki zafiyetlerden faydalanarak Musul başta olmak üzere ülkenin büyük bölümünü işgal etmişti. Irak, benzer bir güvenlik krizinin tekrarlanmaması için sınır hattına askeri yığınak yaparak, güvenlik önlemlerini artırmıştı.

Abdulkadir Hacıoğlu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Yüreğir Belediyesi Özgür Mahalle Parkı törenle açıldı Adana Yüreğir Belediyesi tarafından Özgür Mahallesi’nde yapımı tamamlanan yeni park, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı’nın Özgür Mahallesi’ne kazandırdığı yeni park düzenlenen törenle hizmete sunuldu. Açılış töreni kapsamında parkta çocuk şenliği de düzenlendi. Şenlikte çocuklar için oyun alanları, eğlenceli etkinlikler ve çeşitli aktiviteler yer aldı. Aileleriyle birlikte parka gelen çocuklar gün boyunca doyasıya eğlenirken, renkli görüntüler oluştu. Etkinlik, mahalle sakinlerinden büyük ilgi gördü. Törende konuşan Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı, Özgür Mahallesi Yeni Parkı’nın 2 bin 500 metrekare alan üzerine kurulduğunu belirterek, parkta yeşil alanlar, çocuk oyun grupları, fitness ve spor alanları ile yürüyüş yollarının yer aldığını ifade etti. Başkan Demirçalı, "Yeni parkımız mahallemize ve ilçemize hayırlı olsun. Söz verdiğimiz gibi Yüreğir’i parklarla donatmaya devam ediyoruz. 2 yıla yaklaşan görev süremizde ilçemize 8 yeni park kazandırdık, 206 parkımızın da bakım ve onarım çalışmasını yaparak yeniledik. Halkımızın nefes alabileceği, çocuklarımızın güvenle oynayabileceği alanları artırmayı sürdüreceğiz" dedi. Başkan Demirçalı’nın yanı sıra belediye meclis üyeleri, muhtarlar ve çok sayıda vatandaşın katıldığı açılış töreni, kurdele kesiminin ardından parkın gezilmesiyle sona erdi.
Antalya Antalya Büyükşehir ayrıştırılabilir kurumsal atıkları geri dönüşüme kazandırıyor Antalya Büyükşehir Belediyesi ‘Sıfır Atık Projesi’ kapsamında birimlerinden çıkan tonlarca atığın bertaraf ve geri dönüşümünü sağlıyor. Çevreye zararlı tehlikeli atıklar periyodik olarak bertaraf edilirken belediyenin birim ve yerleşkelerine konulan atık ayrıştırma üniteleri ile atıklar geri dönüşüme kazandırılıyor. Son 3 yılda toplam 32 ton tehlikeli atık bertaraf edilirken, 125 ton atık ise geri dönüşüme kazandırıldı. Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı "Sıfır Atık" prensibiyle sürdürdüğü atık politikaları ile çevre dostu belediyeciliğe öncülük ediyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın Sıfır Atık Sistemi’ne kayıt olan Antalya Büyükşehir Belediyesi, hizmet binaları, birimleri ve sorumluluk alanlarında bulunan yerleşkelerinden ayrıştırarak topladığı atıkları geri dönüşümle yeniden ekonomiye kazandırıyor. Lisanslı kuruluşlar aracılığı ile belediyenin tonlarca kurumsal tehlikeli atığı da bertaraf ediliyor. Tehlikeli atık yönetmeliğine uygun bertaraf Atık yönetimi yönetmeliğinde tehlikeli atıklar olarak yer alan araçların bakım ve onarımlarından çıkan araç yağ ve hava filtreleri, aküler, piller, floresan lambalar, kartuş, tonerler, temizlik kimyasalları, boya, solvent boyalı kutular, basınçlı sprey kutuları, laboratuvar atıkları ve vektörel ilaç ambalajları gibi atıklar özel olarak bertaraf ediliyor. 3 yılda 32 ton tehlikeli atık bertaraf edildi Toprağı, yeraltı sularını kirleterek yangın, patlama ve zehirlenme gibi insan sağlığına ciddi zararlar oluşturabilecek bu atıklar ayrı olarak titizlikle toplanarak bertarafı için anlaşmalı lisanslı kuruluşlara teslim ediliyor. Uygun etiketleme, sızdırmaz ambalajlama ve ayrı toplama konteynerlerine nakliyesiyle süreç işletiliyor. 180 günden fazla depolarda bekletilemeyen tehlikeli atıklar yılda iki kez bertarafa gönderiliyor. Lisanslı kuruluşlar tarafından teslim alınan tehlikeli atıklar, ulusal atık izleme sistemi üzerinden kayıt altına alınarak takibi yapılıyor. Atıklar yetkili bertaraf tesislerinde çevreye zarar vermeyecek şekilde bertaraf ediliyor. Büyükşehir son 3 yılda 32 ton tehlikeli atığın bertaraf edilmesini sağladı. Sıfır atık belge sayısı 21’e ulaştı Kurumsal sıfır atık çalışmaları kapsamında hizmet binalarından çıkan atıkları ayrıştırma üniteleri ile toplayan Büyükşehir, kağıt, cam, plastik ve metal atıkların ayrıştırılmasıyla da son 3 yılda 125 ton atık geri dönüşüme kazandırdı. Kurumsal sıfır atık hedefiyle 2023 yılında 7 sıfır atık belgesi bulunan Büyükşehir 2025 yılında bu sayıyı 21’e çıkardı. Atık yönetimi titizlikle yürütülüyor Kurumsal tehlikeli atık bertaraf çalışmaları ile ilgili bilgi veren "Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı, Sıfır Atık ve Çevre Eğitim Şube Müdürlüğü Çevre Mühendisi Dilayda Can, kurumsal faaliyetler sonucunda oluşan tehlikeli atıkların yürürlükte olan çevre mevzuatına uygun şekilde anlaşmalı lisanslı kuruluşlarımız aracılığı ile bertaraf edildiğini söyledi. Can, "Tehlikeli atık sınıfına giren tüm maddeler 6 aylık periyotlarla toplanarak bertaraf ediliyor. Çevresel sürdürülebilirlik ve yasal yükümlülüklerimiz doğrultusunda atık yönetimi süreçlerimizi titizlikle yürütüyoruz. Antalya’mızın doğasını ve doğal kaynaklarını sıfır atık hedeflerimiz doğrultusunda en iyi şekilde korumaya devam edeceğiz" dedi.
Ankara Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Ulusal Kent Bilgi Sistemi ile Türkiye Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemi entegrasyonu sağlanarak güçlü bir veri bütünlüğü tesis edilecektir" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Ulusal Kent Bilgi Sistemi ile Türkiye Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemi entegrasyonu sağlanarak yerel yönetimler ile merkezi idare arasında güçlü bir veri bütünlüğü tesis edilecektir. Bu bütünlük, şehirlerimizin planlanmasında, yatırımların yönlendirilmesinde ve risklerin yönetilmesinde devletimizin karar alma kapasitesini önemli ölçüde güçlendirecektir" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen Türkiye Coğrafi Bilgi Sistemi Kurulu toplantısında konuştu. Yılmaz, Türkiye Coğrafi Bilgi Sistemi Kurulu olarak, kurumlar arasında güçlü bir iş birliği tesis edilmesiyle coğrafi bilgiyi üreten, karar süreçlerine yön veren ve katma değere dönüştüren bir yapıyı kararlılıkla inşa ettiklerini ifade etti. Ayrıca Yılmaz, Ulusal Coğrafi Bilgi Stratejisi ve Eylem Planı çerçevesinde 2025 yılı için ön görülen 64 eylemin yüzde 91 oranında başarıyla gerçekleştirildiğini de sözlerine ekledi. "Ulusal Kent Bilgi Sistemi ile Türkiye Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemi entegrasyonu sağlanarak güçlü bir veri bütünlüğü tesis edilecektir" Coğrafi bilginin afet öncesi hazırlık, afet anı müdahale ve afet sonrası iyileştirme süreçlerinde etkin kullanılmasına yönelik önemli adımlar atıldığını belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Afet ve acil durumlara ilişkin coğrafi veri üretimi ve paylaşımına dair usul ve esaslar güncellenmiş; 200’ün üzerinde coğrafi veri katmanı tanımlanmıştır. Böylece afet yönetiminde; doğru, güncel ve bütünleşik coğrafi veriye dayalı olarak risklerin önceden tespit edilmesini, müdahale kaynaklarının doğru yerde ve doğru zamanda kullanılmasını mümkün kılan veri temelli yönetim kapasitesi önemli ölçüde güçlendirilmiştir. Diğer taraftan, şehirlerimizin ve yerleşim alanlarımızın geleceğini güvence altına alacak doğru, güncel ve bütünleşik coğrafi veri altyapısına kavuşturulması hedefi kapsamında kent ölçeğindeki verilerin ulusal sistemlerle uyumunun güçlendirilmesi amaçlanmaktadır. Bu çerçevede, Ulusal Kent Bilgi Sistemi ile Türkiye Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemi entegrasyonu sağlanarak yerel yönetimler ile merkezi idare arasında güçlü bir veri bütünlüğü tesis edilecektir. Bu bütünlük, şehirlerimizin planlanmasında, yatırımların yönlendirilmesinde ve risklerin yönetilmesinde devletimizin karar alma kapasitesini önemli ölçüde güçlendirecektir" diye konuştu. "Ulusal Coğrafi Bilgi Platformu, e-Devlet kapısı üzerinden kullanıma açıldıktan sonra 700 bini aşkın kullanıcıya ulaşma becerisi göstermiştir" Coğrafi bilginin vatandaşlar ve kamu kurumları tarafından erişilebilir, kullanılabilir ve katma değer üreten bir yapıya kavuşturulmasına özel önem verdiklerini kaydeden Yılmaz, "Bu doğrultuda, Ulusal Coğrafi Bilgi Platformu 01 Ocak 2025 tarihi itibariyle e-Devlet kapısıyla tam entegre şekilde kullanıma açıldı. 2025 yılı başında 14 bin kullanıcısı olan platform, e-Devlet kapısı üzerinden kullanıma açıldıktan sonra, 2026 yılı Ocak ayı itibarıyla 700 bini aşkın kullanıcıya ulaşma başarısı göstermiştir. Platform, kamudan özel sektöre, genel yönetimlerden akademiye kadar geniş bir kesime hizmet sunmaktadır. Özel sektör tarafından geliştirilen Coğrafi Bilgi Sistemi projeleri, yalnızca teknik çalışmalar değil; yatırım, üretim ve rekabet gücünü artıran stratejik kalkınma araçları hâline gelmiştir" ifadelerini kullandı. "Ulusal Coğrafi Veri Paylaşım Matrisinde yapılan güncelleme ile; 630 adet olan coğrafi veri katmanı 730’a çıkarılmıştır" Kurul tarafından alınan kararlar doğrultusunda, stratejik önceliklere uyumlu biçimde veri üretiminden kurumsal entegrasyona kadar birçok alanda somut, ölçülebilir ve sahaya yansıyan ilerlemeler kaydedildiğini aktaran Yılmaz, "Ulusal Coğrafi Veri Paylaşım Matrisinde yapılan güncelleme ile 630 adet olan coğrafi veri katmanı 730’a çıkarılmıştır. 730 coğrafi veri katmanını güncellenmiş veri sözlüğü ile birleştiren bu sistem, kurumlar arası veri paylaşımını hızlandırmakta, mükerrer veri üretimini önlemekte, kaynak verimliliğini artırmakta ve veri temelli kamu yönetimini güçlendirmektedir. Ulusal Bina Envanteri çalışmalarına ivme kazandırılmış; bina ve yapı verileri, ilgili kurumlar tarafından güncel, güvenilir ve bütünleşik bir envanter yapısına kavuşturulmuştur. Yapı güvenliğinin sahada izlenmesine yönelik en temel araçlardan biri olan Bina Kimlik Sertifikası uygulaması kapsamında, 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde 2026 Ocak ayı itibariyle yaklaşık 272 bin yapı sisteme dâhil edilmiştir. Yapı güvenliğinin, yapıların kullanım ömrü boyunca izlenmesi gerekliliğini esas alan Periyodik Yapı Denetimleri süreci, ikincil mevzuat çalışmalarının tamamlanmasının ardından, 2026 yılı itibarıyla sahada fiilî denetimlerle hayata geçirilecektir" açıklamasında bulundu. "Türkiye, tecrübesini paylaşan, kapasite geliştiren ve bölgesel iş birliklerini somut projelerle derinleştiren öncü ülke rolü oynamaktadır" Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: "Türkiye, coğrafi bilgi alanındaki birikimini; küresel yönetişim süreçlerine katkı sunan, bölgesel iş birliklerini derinleştiren ve kardeş ülkelerle kurumsal kapasiteyi birlikte güçlendiren bir dış politika ve kalkınma enstrümanı olarak da konumlandırmaktadır. Bu kapsamda Birleşmiş Milletler Küresel Coğrafi Bilgi Yönetimi Uzmanlar Komitesi (UN-GGIM) çatısı altında sürdürülen çalışmalara katkı sağlıyoruz. Diğer taraftan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile yürütülen Ulusal Coğrafi Veri Altyapısı Projesi de Türkiye’nin kardeş ülkelerle bu konudaki iş birliklerine önemli bir örnek teşkil etmektedir. Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde yürütülen çalışmalara da katkı yapıyoruz. Türkiye, bu süreçte; tecrübesini paylaşan, kapasite geliştiren ve bölgesel iş birliklerini somut projelerle derinleştiren öncü ülke rolü oynamaktadır. Önümüzdeki dönemde; kurumlarımız arasındaki veri paylaşımını daha da güçlendirecek, standartları yaygınlaştıracak ve yerel yönetimlerimizi bu sürecin aktif bir paydaşı hâline getirecek adımları kararlılıkla sürdüreceğiz."
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nden sömestr tatilinde dolu dolu program Antalya Büyükşehir Belediyesi, sömestr tatilinde çocukların hem eğlenip hem öğrenebileceği birbirinden renkli etkinliklerle kenti adeta bir çocuk şenliğine dönüştürüyor. Kültürden sanata, eğitimden sosyal desteklere kadar birçok alanda hazırlanan programlar, tatil boyunca çocukları bekliyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi, sömestr tatilini çocuklar için sadece bir dinlenme değil keşfettikleri, öğrendikleri ve keyifle hatırlayacakları özel hatıralara dönüştürüyor. Kentin dört bir yanında düzenlenen etkinliklerle çocuklar yeni deneyimler kazanırken, aileler de çocukların güvenli, eğlenceli ve öğretici bir ortamda tatilin tadını çıkarmasının mutluluğunu yaşıyor. Minikler tiyatroyla buluşuyor Antalya Şehir Tiyatroları, sömestr tatiline özel olarak sahnelediği çocuk oyunlarıyla minik izleyicileri tiyatroyla buluşturuyor. Çocuklara yönelik hazırlanan oyunlar, hem eğlenceli içerikleri hem de öğretici mesajlarıyla dikkat çekiyor. 17 Ocak-1 Şubat tarihleri arasında gerçekleşen "Çocuklar ve Gençler İçin Yarıyıl Tiyatro Şenliği" kapsamında oyunlar, her gün saat 15.00’te Yıldız Kenter Sahnesi’nde biletli şekilde sahnelenmeye devam ediyor. Çevre Eğitim ve İnovasyon Merkezi’nde düzenlenen atölye çalışmalarıyla çocuklar; çevre bilinci, geri dönüşüm ve sürdürülebilir yaşam konularında bilinçleniyor. Uygulamalı atölyeler, çocukların hayal güçlerini ortaya koymalarına imkan sağlıyor. Atölyelere katılım sağlamak isteyen çocuklar, hafta içi 09.00 ile 16.00 saatleri arasında randevu oluşturarak etkinliklere katılabiliyor. Kitaplarla dolu bir tatil Antalya Büyükşehir Belediyesi Doğan Hızlan Kütüphanesi, sömestr tatilinde de çocukları kitaplarla buluşturmaya devam ediyor. Atatürk Kültür Parkı içerisinde yer alan ve sessiz ortamıyla dikkat çeken kütüphane, pazar ve pazartesi günleri hariç her gün 09.30-18.30 saatleri arasında hizmet veriyor. Araştırma ve okuma salonlarıyla her yaştan ziyaretçiye hitap eden kütüphane, çocukların tatil sürecini verimli değerlendirmesine katkı sağlıyor. Oyuncak Müzesi’nde eğlence zamanı Antalya Oyuncak Müzesi, çocuklara yönelik oyun ve atölye çalışmalarıyla tatil süresince minik ziyaretçilerini ağırlıyor. Etkinlikler, çocuklara hem eğlenceli hem de öğretici anlar sunuyor. Minikler, atölye çalışmalarına randevu oluşturarak katılım sağlayabiliyor. Doğayla iç içe tatil Antalya Doğal Yaşam Parkı da sömestr tatilinde çocuklara doğayı ve canlıları yakından tanıma fırsatı sunuyor. Parkta gerçekleştirilen geziler sayesinde çocuklar, farklı hayvan türlerini doğal yaşam alanlarına yakın ortamlarda gözlemleyerek doğa sevgisi ve çevre bilinci kazanıyor. Minikler, pazartesi günleri hariç haftanın diğer günleri 09.00-17.30 saatleri arasında parkı ziyaret edebiliyor.