BASKETBOL - 20 Haziran 2019 Perşembe 16:10

Hidayet Türkoğlu: 'İnşallah sorunsuz bir şekilde, hak edenin kazanacağı final izleriz'

A
A
A
Hidayet Türkoğlu: 'İnşallah sorunsuz bir şekilde, hak edenin kazanacağı final izleriz'

Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu, Anadolu Efes ile Fenerbahçe arasında oynanacak Tahincioğlu Basketbol Süper Ligi final serisi son maçı için, “İnşallah sorunsuz bir şekilde, hak edenin kazanacağı final izleriz. Herkesin keyif alacağı, mutlu olacağı bir son maç olur. Hak edene de biz federasyon olarak kupayı veririz” dedi. Başkan Türkoğlu ayrıca Kadın Milli Takımı’nın Avrupa Şampiyonası’ndaki ilk hedefinin Olimpiyatlara gidebilmek için ilk 6 olduğunu belirtti.

A Milli Kadın Basketbol Takımı, Letonya ve Sırbistan'ın 27 Haziran - 7 Temmuz tarihlerinde ortaklaşa düzenleyeceği 2019 FIBA Kadınlar Avrupa Şampiyonası öncesinde medya günü düzenledi. Burada Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Federasyon olarak çok önemli bir sürece girdiklerini belirten Türkoğlu, “Kadın ve Erkek Milli Takımımızın Avrupa ve Dünya Şampiyonası öncesinde takımımızın yanında olmamız bizi çok mutlu etti. Kadın Milli Takımı, federasyon olarak bizim gurur kaynağımız. İki defa Olimpiyata gitmiş, çok güzel başarılar elde etmiş, şu anda da üçüncüsünü başarabilmek için önlerinde güzel bir Avrupa Şampiyonası var. Gerek Ceyhun hoca gerekse de sporcu arkadaşlar bu turnuvanın önemli olduğunun bilincinde. Biz de yönetim olarak her daim yanlarında olduğumuzu hissettirmek için bize düşen görevi bakanlığımızla birlikte her zaman yerine getirmeye çalışıyoruz. Hedefimiz ilk başta önümüzdeki yıl düzenlenecek olan Olimpiyatlara katılabilmek için ilk 6. Bunu garantiledikten sonra inşallah o süreçte güzel bir başarı da gelirse moral anlamında, ülke anlamında herkesin gurur duyacağı süreç ile karşı karşıya kalırız. Hepsine inanıyoruz. Ülke olarak da hem oraya gelenlerle hem televizyon başındakiler dualarını eksik etmeyecektir” diye konuştu.

“Devletimiz her zaman yanımızda”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın eşinin millilere yemek vermesinin hatırlatılması üzerine Hidayet Türkoğlu, “Saygıdeğer hanımefendi de geçen gün Kadın Milli Takımımıza yemek verdi. Devletimiz her zaman yanımızda. Saygıdeğer hanımefendi, başta kadın sporcuları, daha sonra da tüm sporculara desteğini esirgemeyen ve onların yanında olan biri. O akşam da bizleri Hüber Köşkü’nde misafir etti. Güzel bir gece geçtiğine inanıyorum. Bütün sporcu arkadaşlarımız, bu süreçte devletin desteklerini arkalarında hissedeceklerdir” şeklinde konuştu.

“İtalya grupta kağıt üzerinde en zorlu rakibimiz”
Gruptaki rakipler hakkında da konuşan Başkan Türkoğlu, “Bu turnuvalarda her maç çok anlamlı. Önemli olan turnuvaya nasıl başlayacağınızdır. İlk maç İtalya ile. Grubumuzda kağıt üzerinde en zorlu rakibimiz. İnşallah takımımız turnuvaya da iyi başlar. İtalya galibiyeti ile büyük bir moral bulacaklardır. İnşallah öyle de devam eder. Çünkü grubu birinci bitirdiğiniz takdirde çeyrek finale yükseliyorsunuz. Yaklaşık 2-3 gün kazanıyorsunuz. Dinlenmek açısından da, çeyrek finale hazırlanmak açısında da iyi bir zamana sahip oluyorsunuz. Her maç önemli olacaktır. Hepsine başarılar diliyorum” ifadelerini kullandı.

“İnşallah herkesin keyif alacağı, mutlu olacağı bir son maç olur”
Son olarak Anadolu Efes ile Fenerbahçe Beko arasındaki Tahincioğlu Basketbol Süper Ligi final serisi son maçı ile ilgili açıklamalarda bulunan Türkoğlu, “Gerek televizyon başındakiler olsun, gerek salonları dolduran seyircilerimiz olsun gerçekten inanılmaz bir seri izlediklerini düşünüyorum. Her iki takımın da deplasmanda birbirlerini yendikleri bir seri izliyorum ve durum 3-3. İnşallah sorunsuz bir şekilde, hak edenin kazanacağı final izleriz. Bütün takımlarımızı yıl boyunca göstermiş oldukları performanslarından dolayı kutlamak istiyorum. Hak etmiş iki takımımızı, başta Anadolu Efes ve Fenerbahçe Beko’yu gerek Euroleague’deki performanslarından gerek de buradaki final serisindeki performanslarından dolayı kutlamak istiyorum. Yoğun bir tempoda mücadele ediyorlar. İki günde bir maç oynuyorlar. İnşallah sporcu arkadaşlarımız takımlarını yalnız bırakmak zorunda kalacak bir sakatlıkla karşılaşmaz. Yarın akşam inşallah herkesin keyif alacağı, mutlu olacağı bir son maç olur. Hak edene de biz federasyon olarak kupayı veririz” değerlendirmesinde bulundu.  

Oğuzhan Ort - Bora Akyol - Mehmet Şirin Topaloğlu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.