BASKETBOL - 04 Haziran 2019 Salı 18:40

Ersan İlyasova: 'Milli takımla madalya kazanmaya devam etmek istiyorum'

A
A
A
Ersan İlyasova: 'Milli takımla madalya kazanmaya devam etmek istiyorum'

Çin’de 31 Ağustos-15 Eylül 2019 tarihlerinde düzenlenecek 2019 Dünya Kupası’na katılacak Türkiye A Milli Basketbol Takımı’nın NBA’deki yıldızlarından Ersan İlyasova, emekli olmadan önce milli takımla bir veya daha fazla madalya kazanmak istediğini de söyledi.

Çin’de 31 Ağustos - 15 Eylül 2019 tarihlerinde düzenlenecek FIBA 2019 Dünya Kupası’na katılacak Türkiye A Milli Basketbol Takımı’nın NBA’deki yıldızlarından Ersan İlyasova, FIBA’nın resmi internet sitesine açıklamalarda bulundu. Çin hedefleri, 2010 Dünya Kupası anıları ve milli takımdaki bireysel hedefleri hakkında konuşan İlyasova, emekli olmadan önce milli takımla bir veya daha fazla madalya kazanmak istediğini de söyledi.

“Çin’de bütün gücümüzü ortaya koyacağız”
FIBA 2019 Dünya Kupası’nda ABD, Çekya ve Japonya ile E Grubu’nda mücadele edecek olan A Milli Takımın grubunu değerlendiren Ersan, “Grubumuzda çok zorlu ve mücadeleci takımlar var. Japonya’yı pek tanımıyoruz ama Çekya ve ABD hakkında bilgimiz var. Çekya çok sert bir takım, son birkaç yıldır çok iyi bir oyun sergiliyorlar. Oyunun iki yönünde de iyiler ve Tomas Satoransky ve Jan Vesely gibi üst seviyede mücadele eden oyuncuları var. Asya elemelerinde iyi performans sergileyerek Dünya Kupası’na katılma hakkı kazanan Japonya da güçlü bir mücadele verecek. ABD hakkında herkesin bilgisi var. Çok yetenekliler ve Çin’e bir şampiyonluk daha kazanmak için geliyorlar. ABD ile oynayacağımız maç kolay olmayacak çünkü dünyadaki en yetenekli kadro onlarda ve şampiyonluk unvanlarını korumak isteyecekler. Biz de sahada bütün gücümüzü ortaya koyacağız, ve onlar için işleri zorlaştırmaya çalışacağız” dedi.

“Türkiye’nin Olimpiyat Oyunları’na katılması için yardımcı olmak istiyorum”
İkinci turdaki maçların da sert geçeceğini belirten Ersan, “İkinci turda oynayacağımız maçlar da çok sert geçecek. Aynı şekilde çeyrek final ve yarı final için olan maçlar da. Birçok takım madalya mücadelesi verecek. Çin’de bütün enerjimizi ortaya koyup iyi bir turnuva çıkarmak için çok çalışacağız” şeklinde konuşdu. Milli takımla madalya kazanmaya devam etmek istediğini söyleyen İlyasova, “Emekli olmadan önce milli takımla bir veya daha fazla madalya kazanmak istiyorum. Biliyorum madalyaya ulaşmak her zaman zor çünkü uluslararası turnuvalarda üst sıralara aday olan takımların sayısı sürekli artıyor. Ayrıca Çin’de iyi bir performans sergileyip Türkiye’nin Olimpiyat Oyunları’na katılması için yardımcı olmak istiyorum” açıklamasını yaptı.

“Amerikalı oyunculara karşı oynamak her zaman özel”
İstanbul’da düzenlenen FIBA 2010 Dünya Kupası’ndan bahseden Ersan, “2010’da finalde kaybettik ama o maç kariyerimin en müthiş hatıralarından biri. Amerika dünyanın en iyi takımı ve ben de uzun süredir bu ülkede yaşıyorum. O yüzden Amerikalı oyunculara karşı oynamak her zaman özel” dedi.  

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.