BASKETBOL - 09 Haziran 2019 Pazar 19:39

Ergin Ataman: 'Bunları azmettiren kişi Fenerbahçe Kulübü Başkanıdır'

A
A
A
Ergin Ataman: 'Bunları azmettiren kişi Fenerbahçe Kulübü Başkanıdır'

Anadolu Efes Başantrenörü Ergin Ataman, Fenerbahçe taraftarlarının kendisine aleyhinde yapılan tezahüratlarla ilgili olarak, “Bunları azmettiren kişi de Fenerbahçe Kulübü Başkanıdır. Bu şekilde devam ettiği takdirde Fenerbahçe arenaya gitmeyeceğim” dedi.

Tahincioğlu Basketbol Süper Ligi play-off final serisi ilk maçında Anadolu Efes, sahasında karşılaştığı Fenerbahçe’ye 73-56’lık skorla mağlup oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Anadolu Efes Başantrenörü Ergin Ataman ile oyunculardan Doğuş Balbay açıklamalarda bulundu. Fenerbahçe’yi galibiyetinden dolayı kutlayarak konuşmasına başlayan Ergin Ataman, “Bu akşam bizden iyi oynadılar. Euroleague’deki kaybettikleri maçın bir rövanşı olarak görüyorlardı. Onur mücadelesi gösterdiler. Biz ise karşılık veremedik. Sezonun 80 yada 82. maçı. En kötü basketbolumuzu oynadık. Seride 1-0 öne geçtiler. Şimdi iki gün sonra tekrar oynayacağız. Mental olarak daha hazır hale getirmeye çalışacağız. Bu akşam mental olarak hazır değildik. Fenerbahçe ise çok kararlı gelmiş” diye konuştu.

“Bunları azmettiren kişi de Fenerbahçe Kulübü Başkanıdır”
Fenerbahçe taraftarlarının kendisi aleyhinde yaptığı tezahüratların sorulması üzerine Ataman, “Son 10 senedir bu taraftar grubu tarafından maruz kaldım. İspanya’da özellikle final maçında başından sonuna kadar bir grubun ağır hakaretlerine maruz kaldım. Ben de o günkü heyecanla, sonuçta final maçı oynuyorsunuz bir tepki verdim. Bu tepkim tüm Fenerbahçe camiasına değildi. Orada bana küfür ve hakaret eden kişilereydi. Ancak bugün burada oluşan ortam Fenerbahçe Kulübü Başkanının (Ali Koç) açıklama ve azmettiricisidir. Kendisi söyledi, ‘Fenerbahçe arenada Ergin Ataman’ı nasıl koruyacağız’ diye. O günden beri sosyal medya üzerinden bütün hesaplarıma gelen yüzlerce tehdit ve ağır hakaret var. Bunları bir basın toplantısında gösteririm ama yayınlamıyorum. İnsanın insanlıktan utanacağı hakaret ve küfürler var. Bu akşam da bunları gördük. Bunları azmettiren kişi de Fenerbahçe Kulübü Başkanıdır. Bu şekilde devam ettiği takdirde Fenerbahçe arenaya gitmeyeceğim” şeklinde konuştu. 

Doğuş Balbay ise iyi mücadele edemediklerini ve kötü mağlubiyet aldıklarını söyledi.  

Oğuzhan Ort - Bora Akyol

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.