DİĞER SPORLAR - 23 Temmuz 2018 Pazartesi 16:32

Doğukan Ulaç'tan büyük başarı

A
A
A
Doğukan Ulaç'tan büyük başarı

Yakın Doğu Üniversitesi’nin uzun mesafe yüzücüsü Doğukan Ulaç, 30. Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı Erkekler Genel Klasmanı'nda birinci oldu.

Yakın Doğu Üniversitesi’nin uzun mesafe yüzücüsü Doğukan Ulaç, 'Dünya’nın En İyi Açık Su Yüzme Organizasyonu' olarak da kabul edilen Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı’nda, 6.5 kilometrelik parkuru, 46 dakika 58 saniyelik dereceyle bitirerek genel klasman birincisi olarak tamamladı.
Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi tarafından İstanbul’da düzenlenen Asya'dan Avrupa'ya 6.5 kilometrelik parkurda, 52 ülkeden 2 bin 400 yüzücünün kulaç attığı 30. Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı’nı Doğukan Ulaç’ın, 46 dakika 58 saniyede tamamlayarak erkekler genel klasmanda birinci olduğu belirtildi.
Başarılı yüzücü Doğukan Ulaç, Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı'nı geçen yıl 52 dakika 21 saniyelik derecesiyle 2. tamamlamış, 18-24 yaş kategorisinde ise Türkiye 1.’si olmuştu.

“Şampiyonluğu antrenörüm ve aileme armağan ediyorum” 

Erkekler genel klasmanda birinciliği elde eden Doğukan Ulaç, şampiyonluğu antrenörü Mehmet Gürcenk ve ailesine armağan ettiğini söyledi.
Boğaziçi’ni yüzerek geçmenin pek çok kişinin hayalini süslediğini ancak hiç de kolay bir iş olmadığını ifade eden Ulaç, “Zorlu ve tehlikeli bir yarıştı. İstanbul Boğazı’nda olan dalga ve akıntı yüzücüleri çok zorladı ancak bitiş noktasına gelmeyi başardım. Dünyanın en iyi açık su yüzme organizasyonu olarak gösterilen ve binlerce yüzücünün yer aldığı etkinlikte, Kıbrıslı bir Türk olarak yer alıp başarıya ulaşmak gurur ve mutluluk verici. Yarışma öncesi denizde yüzme antrenmanları yaptım. Başta ailem olmak üzere, antrenörüm ve desteklerinden dolayı Yakın Doğu Üniversitesine teşekkür ediyorum. Sıradaki hedefim Aralık ayında Türkiye’de gerçekleştirilecek olan Türkiye Şampiyonası. Yeni başarılar elde edebilmek için çalışmalarımı sürdüreceğim” ifadelerini kullandı.

Hakan Atamtürk: “Yakın Doğu Üniversitesi maraton branşında önemli başarılara imza attı" 

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanı Doç. Dr. Hakan Atamtürk de bu başarının tesadüf olmadığını ifade ederek destek olanlara teşekkür etti.
Yüzmenin spor branşları içerisinde en fazla çalışma ve özveri gerektiren bir branş olduğunu, bu sporun güç kısmının ise maraton yarışları olduğunu dile getiren Doç. Dr. Atamtürk, maraton yarışları içerisinde en zorlu olanın Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı olduğunu söyledi.
Yakın Doğu Üniversitesi’nin maraton branşında önemli başarılara imza atmış bir tecrübeye sahip olmasının bu başarıyı getirdiğini aktaran Atamtürk, “Maraton branşını ülkemizde sevdiren sporcularımızdan Caner Aspava, Manş Denizi’ni ilk geçen Kıbrıslı Türk olan ve 26 kez bu yarışa katılma tecrübesini paylaşan Osman Akkuş ile birlikte Mustafa Yeşilada’nın yanında Doğukan Ulaç’ın özverili, çalışkan antrenörü olan Mehmet Gürcenk hocamızı ülkemize birçok şampiyon yüzücü yetiştirdiği için kutlarım. Bu başarının tesadüf olmadığını bir kez daha ispatlama başarısı gösterilmesi bizleri gururlandırmıştır” dedi.
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Oğuz Murat Aci’nin anne ve babasından, gelinlerine ’torun görebilme’ davası Eyüpsultan’da 2024 yılında 17 yaşında olan Timur Cihantimur’un neden olduğu trafik kazası sonucu hayatını kaybeden 29 yaşındaki Oğuz Murat Aci’nin annesi ve babasının, gelinleri Şükriye Aci’nin torunlarını kendilerine göstermediği iddiasıyla açtığı davanın görülmesine devam edildi. Duruşma sonrası baba Özer Aci, ‘’Bu saatten sonra çocuk beni tanıyacak mı? 29 yaşında bir evlat kaybetmişiz, gömmüşüz toprağa. Evladın evladına sahip çıkmaya çalışıyoruz, suç mu işliyoruz?’’ dedi. Eyüpsultan’da 1 Mart 2024’de 17 yaşında olan Timur Cihantimur’un neden olduğu trafik kazası sonucu hayatını kaybeden 29 yaşındaki Oğuz Murat Aci’nin babası Özer Aci ile annesi Pervin Aci’nin, gelinleri Şükriye Aci hakkında torunlarını kendilerine göstermediği iddiasıyla açtıkları davanın görülmesine devam edildi. İstanbul Aile Mahkemesi’nde görülen ön inceleme duruşmasında davacı Özer Aci ile Pervin Aci hazır bulundu. Duruşmaya taraf avukatları da katıldı. Tedbiren şahsi ilişki kurulmasını talep etti Duruşmada davacı avukatı Hacı Orhan, dava dilekçelerini tekrar ettiğini söyleyerek tedbiren şahsi ilişki kurulmasını talep ettiklerini söyledi. Davalı avukatı ise çocuk psikiyatristinin de bulunduğu bir heyetten yeni bir rapor alınmasını istedi. Heyete bir çocuk psikiyatristinin de dahil edilmesine hükmedildi. Ara kararını açıklayan mahkeme, davalı avukatının itirazlarını değerlendirmek üzere dosyanın Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü’ne gönderilmesine ve heyete bir çocuk psikiyatristinin de dahil edilmesine karar verdi. Mahkeme ayrıca, tedbiren şahsi ilişki kurulması talebinin ek rapor geldiğinde değerlendirilmesine de hükmederek duruşmayı erteledi. "Aradan geçmiş 2 yıl. Bu saatten sonra çocuk beni tanıyacak mı" Duruşmanın ardından mahkeme önünde konuşan Özer Aci, "Rapor alınacakmış, o rapora istinaden karar verecekmiş hakime hanım. Bu saatten sonra, aradan geçmiş 2 yıl. Bu saatten sonra çocuk beni tanıyacak mı? Gözden uzak olan gönülden de uzak oluyor. Benim soyadımı taşıyan insan, mahkeme nasıl bir karar veriyor ben anlamıyorum. 3-4 yıl sonra ben bu çocuğu görsem ne olacak görmesem ne olacak? 29 yaşında bir evlat kaybetmişiz, gömmüşüz toprağa. Evladın evladına sahip çıkmaya çalışıyoruz, suç mu işliyoruz? Kusura bakmasınlar" dedi. "Evladımın çocuğunu görmek benim hakkım değil mi?" Pervin Aci ise "Ben çocuğumu istiyorum, başka kimseyi istemiyorum. Soyadımı taşıyan çocuğumu istiyorum. Evladımın çocuğunu görmek benim hakkım değil mi?" ifadelerini kullandı.
Sivas 50 yıllık memleket hasretlerini karavanla gideriyorlar Almanya’ya çalışmak için giden ilk gurbetçilerden Turgay Tahtabaş ve Fazıl Macit, 50 yıllık memleket hasretlerini emekli olduktan sonra aldıkları karavanlarla Türkiye’yi karış karış gezerek gideriyor. Almanya’ya çalışmak için giden ilk gurbetçiler arasında yer alan Turgay Tahtabaş ve Fazıl Macit, yaklaşık 50 yıldır yaşadıkları Almanya’da emekli olduktan sonra hayallerini gerçeğe dönüştürdü. Yıllardır dünyayı gezme hayali kuran iki arkadaş, emekliliklerinin ardından birer karavan alarak eşleriyle birlikte yollara çıktı. Uzun yıllar boyunca çalıştıkları Almanya’da emekli olan Tahtabaş ve Macit, karavanlarıyla önce Avrupa’yı karış karış gezdi. Farklı ülkeleri ziyaret eden gurbetçiler, şimdi ise 50 yıllık memleket hasretlerini Türkiye’yi gezerek gidermeye çalışıyor. Yıllar sonra memleket topraklarında uzun süre kalmanın kendileri için ayrı bir anlam taşıdığını dile getiren Tahtabaş ve Macit, Türkiye’nin doğal ve kültürel güzelliklerini keşfederek hem geçmişe olan özlemlerini gideriyor hem de yeni hatıralar biriktiriyor. "Herkese tavsiye ediyorum" Dünyayı gezmenin uzun süre hayalini yaşadıklarını söyleyen Turgay Tahtabaş, "35 yıl boyunca çalıştıktan sonra dünyayı gezmek ve dünyayı kendime ev yapmam gerekiyor diyerek, eşimle beraber yollara düştük. Ben ilk Almanya’ya gittiğimde 23 yaşındaydım ve oraya alışma sürecim hiç kolay olmadı. Orada 3 çocuk tane çocuk yetiştirdim. Ülkemizi daha iyi tanımak için gezmeye karar verdik. 2023 yılından beri karavanla geziyoruz. İsviçre, İtalya, Slovenya gibi çeşitli yerleri gezdik. Fazıl abimiz ile birlikte yollarda geziyoruz. Dünyayı gezmenin hayalini uzun süredir yaşıyorduk. Bu yüzden donanımlı bir karavan aldık. İnsanların hayali varsa sırtına bir sırt çantası ve çadırla da bu hayalini gerçekleştirebilir. Herkese tavsiye ediyorum" dedi. "Türkiye’ye her fırsatta geliyoruz" Devamlı yollarda olduklarını söyleyen Fazlı Macit, "Emekli olduktan sonra karavan aldım. 10 senedir karavanda yaşıyoruz ve devamlı yollardayız. Türkiye’ye her fırsatta geliyoruz. Bütün Avrupa’yı gezdik ve Türkiye’ye severek geliyoruz. Bunları yapmak için de önce çalışmak gerekiyor. Yaşlanınca para lazım değil gibi gözüküyor ama yaşlanınca para daha çok lazım. O yüzden gençken hazırlıkları yapmak lazım" diye konuştu.
Diyarbakır Yeşil ekonomi ödülü sahibini buldu Yeni Arayışlar Girişimi Platformu Derneği (YAPDER) tarafından düzenlenen 18. Küresel Isınma Kurultayı ve Yeşil Ekonomi Ödülleri, sürdürülebilirlik, çevre duyarlılığı ve yeşil dönüşüm alanlarında fark oluşturan kurumları bir araya getirdi. Çevreci üretim anlayışı ve dünya standartlarına uygun faaliyetleriyle öne çıkan RedColour, müşterilerinin talep ve beklentilerini zamanında ve çevre dostu bir yaklaşımla karşılaması dolayısıyla Yeşil Ekonomi Ödülü’ne layık görüldü. Ödülü teslim alan RedColour Yönetim Kurulu Başkanı Oya Sertdemir Düşmez, yaptığı değerlendirmede RedColour’un 2010 yılından bu yana üretim stratejisinin merkezine sürdürülebilirliği koyduğunu vurguladı. Düşmez, enerji verimliliğini destekleyen EPS (ısı yalıtım levhası) üretiminin yanı sıra inşaat ve mobilya boyaları sektörlerinde çevreye duyarlı çözümler geliştirdiklerini ifade etti. Üretim süreçlerinde insan sağlığını ve ekosistemi korumayı temel ilke edindiklerini belirten Düşmez, ağır metal içermeyen pigmentlerin tercih edildiğini, solvent kullanımını minimize eden ve su bazlı sistemlerde yüksek performans sunan yenilikçi teknolojilerin hayata geçirildiğini aktardı. Çevre duyarlılığının sanayi kuruluşları için yalnızca bir sorumluluk değil, aynı zamanda zorunluluk olduğuna dikkat çeken Düşmez, RedColour’un gelecek nesillere daha temiz ve yaşanabilir bir dünya bırakma hedefiyle üretmeye ve dönüşmeye kararlılıkla devam edeceğini ifade etti.
Amasya Amasya’da otomobilin Yeşilırmak Nehri’ne uçtuğu kaza kamerada Amasya’da bir otomobilin kavşakta önüne çıkan araçla çarpışarak Yeşilırmak Nehri’ne uçtuğu feci kaza kameraya yansıdı. Otomobildeki anne, kızın boğulma tehlikesi atlattığı kazadan saniyelerde önce de yolda yürüyen bir vatandaş nehre düşmekten kurtuldu. Edinilen bilgiye göre, Nehir Kamışlı yönetimindeki 06 DTP 103 plakalı otomobil, Saraydüzü Kışlası civarında kavşakta Fuat Sucuoğlu’nun kullandığı 05 DF 596 plakalı hafif ticari araçla çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle savrulan otomobil, Künç Köprü girişi yanındaki demir korkulukları kırarak Yeşilırmak Nehri’ne uçtu. 50 metreden fazla sürüklenerek ters dönen otomobilde can pazarı yaşandı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye sualtı kurtarma ekipleri, polis, AFAD ve ambulans sevk edildi. Ekiplerin çalışması sonucu sürücü Nehir Kamışlı ile yanında bulunan annesi Hanife Kamışlı araçtan çıkartıldı. Sırılsıklam oldukları için itfaiyecilerin üniformalarını giydirdikleri anne ve kızı, duvardan sarkıtılan merdivenle yukarı tırmandı. Durumlarının iyi olduğu görülen anne ve kız ilk müdahalenin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Araç vinç yardımıyla nehirden çıkartılırken, kazayla ilgili inceleme başlatıldı. Feci kazayı gören vatandaşlardan Abdullah Kartal, "Kaza sonrası otomobil nehre uçarak sürüklenmiş. İçindeki kadınları ekipler kurtardı" diye konuştu. Kaza anı işyerinin güvenlik kameralarına yansıyan Hüsnü Atalar, "Çarpışan araç Yeşilırmak’a düşerek sürüklendi. Ekipler kurtardı. Kazadan 2 saniye önce de bir vatandaş düşen aracın önünden geçti. Kıl payı kurtuldu" şeklinde konuştu. Kaza anı ise güvenlik kameralarına yansıdı. Görüntülerde çarpışma ve otomobilin nehre uçma anı yer alıyor.