DÜNYA - 04 Nisan 2025 Cuma 18:26 | Son Güncelleme : 04 Nisan 2025 Cuma 18:29

Dışişleri Bakanı Fidan: "Suriye'de İsrail ile herhangi bir çatışma görmek istemiyoruz"

A
A
A
Dışişleri Bakanı Fidan: "Suriye'de İsrail ile herhangi bir çatışma görmek istemiyoruz"

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Suriye'de İsrail ile herhangi bir çatışma görmek istemiyoruz" dedi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Belçika'nın başkenti Brüksel'de düzenlenen NATO Dışişleri Bakanları Toplantısının aralarında Reuters haber ajansına röportaj verdi. Bakan Fidan, "Suriye'de İsrail ile herhangi bir çatışma görmek istemiyoruz. Çünkü Suriye Suriyelilere aittir. Suriye Türkiye'ye ait değildir, İsrail'e ait değildir. Suriyeliler adına konuşamayız" dedi. Fidan, "Ancak İsrail'in Suriye'deki askeri tesislere yönelik tekrarlanan saldırıları, yeni hükümetin DEAŞ da dahil olmak üzere düşmanlardan gelen tehditleri caydırma yeteneğini zayıflatıyor" ifadelerini kullandı.

Bakan Fidan, İsrail'in Suriye'yi hedef alarak bölgesel istikrarsızlığa yol açtığını vurguladı. Türkiye'nin Suriye'deki geçiş döneminde terör örgütü DEAŞ veya PKK'nın, ülkedeki askeri imkanların yetersizliğinden faydalanmasını istemediğini belirten Fidan, "Ne yazık ki İsrail, yeni bir devletin DEAŞ ve diğer terör saldırılarına ve tehditlerine karşı kullanabileceği tüm bu yetenekleri tek tek ortadan kaldırıyor. İsrail'in Suriye'de yaptıkları yalnızca Suriye'nin güvenliğini tehdit etmekle kalmıyor, aynı zamanda bölgenin gelecekte istikrarsızlaşmasına da zemin hazırlıyor" şeklinde konuştu. Fidan, "Ancak Şam'daki yeni yönetim, Türkiye gibi Suriye'nin komşusu olan İsrail ile belirli anlayışa sahip olmak istiyorsa bu onların kendi bileceği iştir" ifadelerini kullandı.

Dışişleri Bakanı Fidan:

ABD'nin Esad döneminde Suriye'ye uyguladığı yaptırımlarına değinen Fidan, "Şimdi yeni bir Suriye var. Bence yeni Suriye'nin farklı bir yaklaşım gerektirdiğini düşünüyorum" dedi.

ABD'nin Türkiye'ye S400 yaptırımları

ABD Başkanı Donald Trump'ın Rusya ile yakın ilişkiler de dahil olmak üzere ABD'nin transatlantik güvenlik politikalarındaki çarpıcı değişiminin sorulması üzerine Fidan, bunun Soğuk Savaş'tan bu yana ABD'ye olan "büyük bağımlılığının" ardından Avrupa'nın daha bağımsız olması için bir fırsat olabileceğini söyledi. Bakan Fidan, "Eğer ana aktörlerin artık düşmanca olmadığını ve bir şekilde iş birliği yaptıklarını görürsek esas olarak ABD ve Rusya arasındaki düşmanlığa dayanan Soğuk Savaş'tan miras aldığımız zihniyetin büyük bir değişime yol açacağını düşünüyorum" şeklinde konuştu.

Trump'ın Türkiye'nin savunma sanayisine yönelik yıllardır uygulanan yaptırımları sona erdirecek bir çözüm bulacağından umutlu olduğunu söyledi. Fidan, "Yaptırımlar düzeltilmeli. Sayın Trump'ın sorun çözme teknikleri ve ekibiyle bir tür çözüm üretebileceğini düşünüyorum" dedi.

Rusya-Ukrayna arasındaki muhtemel barış anlaşması

Bakan Fidan, Rusya ile Ukrayna arasındaki ateşkes çabalarına da değindi. Fidan, Türkiye'nin Ukrayna'daki savaşın sona erdirilmesi için ABD'nin girişimini desteklediğini, ancak tarafların bir anlaşmaya varmaktan "biraz uzak" olduğunu ifade etti. Fidan, bir barış anlaşmasının taraflar için "hazmedilmesi zor", ancak daha fazla can kaybı ve yıkımdan daha iyi olacağını dile getirdi. Fidan, "Herhangi bir teklifi hazmetmek son derece zor olacak. Ama diğer seçeneğe, yani daha fazla ölüm ve yıkıma baktığımızda, sahip olduğumuz şartlar ne olursa olsun alternatifin (anlaşmanın) daha makul olacağını düşünüyorum" şeklinde konuştu. Fidan, ABD Başkanı Donald Trump'ın savaşın sona erdirilmesi yönünde politika izlediğini kaydetti.

Ukrayna'ya yönelik muhtemel güvenlik garantilerinin sorulması üzerine Fidan, Avrupa'nın ABD'nin desteği olmadan bunları tek başına sağlayamayacağını, ancak çatışmaların yeniden başlamaması için caydırıcı bir unsura ihtiyaç olduğunu söyledi. Avrupa ülkeleri arasında Ukrayna için son dönemde yapılan görüşmeleri işaret eden Fidan, "ABD tarafının Ukrayna'ya güvenlik desteği vermesini sağlamak için büyük çaba sarf ediliyor" dedi.

Dışişleri Bakanı Fidan:

"Rusya dahil tüm tarafların nihai anlaşmaya saygı göstermesini beklemeliyiz" ifadelerini kullanan Bakan Fidan ayrıca Türkiye'nin müzakereler için bir kez daha ev sahipliği yapabileceğini yineledi.

İran gerilimi

Trump'ın İran'a yönelik askeri saldırı tehditleriyle ilgili soru üzerine Fidan, anlaşmazlığın çözümü için diplomasiye ihtiyaç olduğunu ve Ankara'nın komşusu İran'a yönelik herhangi bir saldırı görmek istemediğini vurguladı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Ortadoğu coğrafyası son yıllarda, gerçekten sancılı, sıkıntılı ve karanlık günler yaşıyor" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Uluslararası Asya Siyasi Partiler Konferansı (ICAPP) Kadın Kolu 9. Toplantısı için İstanbul’a gelen katılımcıları, kabul etti. Erdoğan, "Hitler’in Yahudilere yönelik canavarca politikalarıyla, İsrail parlamentosunun büyük bir zafer edasıyla aldığı karar arasında özü itibariyle bir fark var mıdır?" Uluslararası Asya Siyasi Partiler Konferansı (ICAPP) Kadın Kolu 9. Toplantısı, "Küresel Dönüşüm Çağında Kadın Liderliği" temasıyla İstanbul’da düzenlendi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ICAPP Kadın Kolları’nı Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde kabul etti. Asya ülkelerinden kadın siyasi liderlerin yer aldığı kabulde, ICAPP Kadın Kolları Başkanı seçilen AK Parti Konya Milletvekili Meryem Göka, AK Parti’li bazı kadın milletvekilleri ve kadın kolları üyeleri ile Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de hazır bulundu. Kabulün ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan katılımcılara yönelik bir konuşma yaptı. Erdoğan, "Asya genelinde kadınların siyasete ve karar alma mekanizmalarına katılımını güçlendirmek amacıyla, yürüttüğü anlamlı çalışmalarda ICAPP’e başarılar diliyorum. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı olarak yaklaşan yarım asra yakın siyasi hayatında kadınlarla birlikte yol yürümüş, yoldaşlık yapmış, dava arkadaşlığı yapmış bundan da her zaman iftihar etmiş, bir kardeşinizim. Bu sene 25. Kuruluş yıl dönümünü kutladığımız, AK Partimizin üzerinde yükseldiği sütunlardan bir tanesi de, kadın kollarımızdır. Kuruluşumuzdan beri girdiğimiz her sefer açık ara, ipi göğüslediğimiz tüm seçimlerde, en güçlü desteği kadınlardan gördük. Şunu bir kez daha tüm samimiyetimle söylemek istiyorum. Partimizin dünya siyaset literatürüne geçen başarılarında kadınları özel bir yeri oldu. Bu hareketi en fazla kadınlar bağrına bastı, ykadın8lar destekledi" diye konuştu. AK Parti’nin siyasi hareketinin içindeki kadınların rolüne değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "AK Parti kadın kolları, Türkiye’nin en dinamik, ne donanımlı, en büyük kadın hareketi olarak, adını tarihe gururla yazdırdı. Kadınları siyasete aktif katılımını yürekten inanan devlet adamı olarak, ülkemiz adına Türk demokrasisi adına, bunlarla birlikte Türkiye’nin aydınlık geleceğine özellikle büyük onur duyarak, yoluna devam ediyor. Kadın kollarımızın öncülüğünde kadın sivil toplum kuruluşlarımızın güçlü desteği ile ülkemizdeki tüm kadınlar için tarihi nitelikli adımlar attık. Siyasette kadın temsil oranlarının arttırılmasından iş gücüne, kadına yönelik şiddetle mücadeleden hak ve özgürlük alanındaki reformlara pek çok alanda, ülkemizde büyük bir değişim gerçekleştirdik. Üzerinde titizlikle durduğumuz başlıklardan biri de, kadına yönelik şiddetin engellenmesiydi. Bu konudaki tavrımız şiddete sıfır tolerans olmuştur. 2012 yılında 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Dair Şiddetin Önlenmesine dair kanunu yürürlüğe koyduk. Daha sonra attığımız, çeşitli adımlarla kanunun uygulanmasını güçlendirdik. Öngörülen cezaları arttırdık, hassasiyetimizi çok net bir biçimde gösterdik. Bugün büyük bir memnuiyetle söylemek isterim ki, ülkemizde kadınlar her alanda daha çok iş, daha çok emek, daha çok katma değer üretiyor" dedi. Ortadoğu’da yaşanan savaş ve çatışmalara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye’nin de parçası olduğu, Ortadoğu coğrafyası son yıllarda, gerçekten sancılı, sıkıntılı ve karanlık günler yaşıyor. Savaşların ve sıcak çatışmaların biri bitmeden maalesef diğeri başlıyor. Bunun da yükünü genellikle kadınlar ve masum çocuklar çekiyor. İsrail’in Gazze’de acımasızca katlettiği 72 binden fazla sivilin kahir ekseriyeti kadınlar ve çocuklar. Komşumuz Suriye’de 13 buçuk yıl boyunca devam eden iç savaşta, en çok bedeli ödeyenler aynı şekilde kadınlar ve çocuklar oldu. Bir diğer komşumuz İran’ın maruz kaldığı saldırıların ilk kurbanı arasında kadınlar ve çocuklar bulunuyordu. Savaşın ilk günlerinde Minhap’ta bir okula düzenlenen hava saldırısında 165’in üzerinde masum çocuk, hayattan koparıldı. İsrail’in ateşkese rağmen lübnan’a karşı sürdürdüğü bombardıman ve işgal politikası yine en çok kadınlar ve çocukları mağdur ediyor. Bakınız, 2 Mart’tan bu yana israil’in sivil yerlere yönelik saldırıları sebebiyle 1.2 milyon Lübnanlı evlerine terk etmek mecburiyetinde kaldı. 1500’den fazla kardeşimiz aynı saldırılarda can verirken, 4700 kişi yaralandı. Ateşkesin ilan edildiği gün İsrail, 254 Lübnanlıyı barbarca katletti. Gözünü kin ve kan bürümüş soykırım şebekesi, her türlü insani değeri hiçe sayarak, hiçbir kural ve ilke tanımadan, günahsız kadınları ve yavruları, sivilleri öldürmeye, devam ediyor" şeklinde konuştu. İsrail’in Gazze’de yaptığı soykırıma değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Elimizi vicdanımıza koyup, bu soruları kendimize cesaretle soralım. Sadece Filistinli mahkumlar için idam cezası getirmenin adı ‘Apartat’ değil midir, bunun adı hukukçu faşizme alet etmek değil midir? Hitler’in Yahudilere yönelik canavarca politikalarıyla, İsrail parlamentosunun büyük bir zafer edasıyla aldığı karar arasında özü itibariyle bir fark var mıdır? Bütün bunlar Filistin halkına karşı izlenen inkar, imha, baskı ve siyasi infaz politikalarının yeni bir tezahürü değil midir? Elbette bu yapılanlar ayrımcılıktır, ırkçılıktır, 1994 yılında Güney Afrika’da yıkılan ‘Apartat’ rejiminin daha beterini İsrail’de, uygulamaya geçirmek demektir" diye konuştu.
Iğdır Iğdır’da göçmen kaçakçılığı şebekesine büyük darbe: 7 tutuklama Iğdır’da 5 ay süren teknik ve fiziki takibin ardından düzenlenen operasyonda, yasa dışı yollarla sınır geçişi sağlayan organizatörlere yönelik baskında 12 şüpheli yakalandı; 7’si tutuklandı, çok sayıda sahte belge ve kaçak malzeme ele geçirildi. Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince göçmen kaçakçılığı organizatörlerine yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında önemli bir operasyon gerçekleştirildi. Yaklaşık 5 ay süren teknik ve fiziki takip sonucu, aranan ve ülkeye giriş yasağı bulunan yabancı uyruklu şahısların sahte belgelerle Dilucu Sınır Hattı üzerinden yasa dışı geçişlerinin sağlandığı belirlendi. Çalışmalar kapsamında toplam 6 ara yakalama yapılırken, haklarında kesinleşmiş hapis cezası bulunan 2 kişi ile çeşitli suçlardan aranan 1 kişi ve sahte belgelerle yakalanan 8 şahıs gözaltına alındı. 07 Nisan 2026 günü sabah saatlerinde düzenlenen eş zamanlı operasyonda, tespit edilen 7 şüpheliden 6’sı yakalanırken 1 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi. Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda kaçak akaryakıt, çok sayıda pasaport ve kimlik kartı, sahte giriş-çıkış belgeleri, uyuşturucu madde ve aparatları ile dijital materyaller ele geçirildi. Adli makamlara sevk edilen 12 şüpheliden 3’ü serbest bırakılırken, 2’si adli kontrol şartıyla serbest kaldı, 7 şüpheli ise tutuklanarak cezaevine gönderildi.