DÜNYA - 27 Eylül 2024 Cuma 13:36 | Son Güncelleme : 13 Aralık 2024 Cuma 16:34

Dışişleri Bakan Yardımcısı Yılmaz: 'Somut adımların başlangıcı olabilir'

A
A
A

 Dışişleri Bakan Yardımcısı Nuh Yılmaz, Birleşmiş Milletler 79. Genel Kurulu çerçevesinde gerçekleştirilen Gazze konulu bakanlar toplantısına ilişkin, “Oslo'da 1993'te Filistin Devleti için bir ufuk ortaya konulmuştu. Bu toplantı da aslında artık Filistin devletinin nasıl kurulacağı konusundaki somut adımların başladığı, başka şartlara bağlanmadan net bir şekilde ilerlediği bir sürecin başlangıcı olarak ele alınabilir” dedi.

Birleşmiş Milletler (BM) 79. Genel Kurulu kapsamında New York'ta bulunan Dışişleri Bakan Yardımcısı Nuh Yılmaz, gündeme ilişkin açıklamalada bulundu. Yılmaz, dün BM'de gerçekleştirilen "Gazze'deki Durum, Adil ve Kapsamlı Bir Barışa Giden Yol Olarak İki Devletli Çözümün Uygulanması" başlıklı bakanlar toplantısının önemine dikkat çekerek, Filistin meselesine ilişkin gelinen noktayı ve atılması gereken adımları değerlendirdi. Yılmaz, toplantının yaklaşık 60 ayrı ülkeden dışişleri bakanının katılımıyla gerçekleştiğini belirterek, "Bu toplantı önemli, çünkü şu ana kadar Filistin meselesi hep çatışma üzerinden tanımlanıyordu. Ama biz bu savaş başlar başlamaz, bu konuda asıl odağın işgalin sonlandırılması ve Filistin devletinin kurulması üzerine olması gerektiğini söyledik. Hatta bu çerçevede Türkiye olarak garantörlük meselesini gündeme getirdik ve kontrüterör tartışması üzerinden değil, Filistin Devleti'nin gerekliliği üzerinden bütün tartışmaların yürütülmesi gerektiğini söyledik" dedi.

“Oslo, Amman, Riyad'da da iki devletli çözümle ilgili toplantılar yapılacak”
Toplantının Türkiye'nin bir yıl önce başlattığı çabaların bir sonucu olduğunu ifade eden Yılmaz, "Buradaki bütün devletler bir araya gelerek aslında şunu tartıştılar; iki devletli çözümün önündeki engeller nasıl kaldırılabilir? Şu ana kadar hep başka konular konuşuluyordu. Bu toplantıda artık İsrail'in onayı beklenmeden veya başka uluslararası kuruluşlardan, başka ülkelerden onay beklemeden nasıl iki devletli çözümün önündeki engeller kaldırılabilir, bunlar nasıl uygulanabilir konuları konuşuldu. Öncelikle yerleşimciliğin sona ermesi, ateşkesin sağlanması, insani yardımların önünün açılması, Filistin'in tam anlamıyla bir devlet haline gelmesi için Batı Şeria, Gazze ve Doğu Kudüs'ün birleşmesi, bunun uluslararası platformlarda gündeme gelmesi meseleleri, bunların hepsi konusunda pratik adımların atılması için bu ülkeler bir araya geldiler. 60 civarında bakanın katılması da aslında bu toplantının ne kadar önemli olduğunu gösteren bir işaret. Toplantı sadece burada kalmayacak. Bu toplantı devam edecek. Başta Türkiye olmak üzere, Ankara olmak üzere, Oslo, Amman, Riyad'da da başka toplantılar yapılacak ve bu toplantılarda üst düzey devlet görevlileri, diplomatlar bir araya gelerek yol haritası üzerinde çalışacaklar ve iki devletli çözüm için daha doğrusu Filistin devletinin kurulmasının önündeki engellerin nasıl kaldırılacağı konusunda somut tedbirleri konuşacaklar. Bu çerçevede finanstan sınır güvenliğine, yerleşimcilerden barışın sağlanmasına kadar her konu gündemde olacak. Yani şöyle diyebiliriz; Oslo'da 1993'te Filistin devleti için bir ufuk ortaya konulmuştu. Bu toplantı da aslında artık Filistin devletinin nasıl kurulacağı konusundaki somut adımların başladığı, başka şartlara bağlanmadan net bir şekilde ilerlediği bir sürecin başlangıcı olarak ele alınabilir" şeklinde konuştu.
Bakan Yardımcısı Yılmaz, bu seneki Birleşmiş Milletler'deki ana gündem maddesinin neredeyse tamamen Filistin olduğunu belirterek, "Onlarca toplantı yapılıyor şu anda Filistin'le ilgili. İslam Konferansı Teşkilatı'nın organize ettiği toplantılar var. Birleşmiş Milletler'in kendi organize ettiği toplantılar var. Başka ülkelerin organize ettiği toplantılar var. Şu ana kadar buna benzer onlarca toplantıya katıldık. Bu toplantılardan bazısı bu konuyu ilerletmek için Filistin devletine ulaşmak için ve işgali sona erdirmek için neler yapılabilir konusunda alternatif arayışları gündeme getiren toplantılardı. Yeni bir çözüm nasıl bulunabilir, bu çözüm nasıl sürdürülebilir konusunda ilgili bir başlıktı" dedi.

"UNRWA, Filistinlilerin ayakta kalmasını sağlayan en önemli kurumsal yapılardan biri"
Yılmaz, Filistinlilerin temel ihtiyaçlarının karşılanmasında hayati bir rol oynayan Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı'nın (UNRWA) durumuna da değindi. İsrail'in UNRWA'yı terör örgütü ilan etme girişimini hatırlatarak, bu örgütün hala milyonlarca Filistinli mültecinin temel ihtiyaçlarını karşıladığını ve Filistinlilerin varlığının güvencesi olduğunu vurgulayan Yılmaz, "UNRWA bildiğiniz gibi 1948'den sonra yurtlarından çıkarılan Filistinlilerin yurtlara nasıl gönderilebileceği ve halihazırda da nasıl hayatlarını sürdürebilecekleri konusunda çalışan bir Birleşmiş Milletler'in yan örgütü. Bu örgüt aslında 1948 mültecilerinin hala bir şekilde ihtiyaçlarını görüyor. Onlar için okullar yapıyor, eğitim sağlıyor. Sağlık hizmetleri sağlıyor. Ve kısaca Filistinlilerin aslında ayakta kalmasını sağlayan en önemli kurumsal yapılarından biri. Ve bu yapıya dönük bu UNRWA'yı İsrail terör örgütü ilan etmeye kalkmıştı. Ve şu ana kadar da UNRWA çalışanı 220 kişiyi öldürdü. Burada yapılan toplantılarda UNRWA'nın neden çok hayati bir mesele olduğu, Filistinlilerin varlığının neden güvencesi, teminatı olduğu, bazı Batılı ülkeler de UNRWA'ya yardımları kesmişlerdi. Bunlara rağmen UNRWA'ya dönük nasıl bağışlar yapılabileceği, UNRWA'nın bütçesini nasıl arttırabileceği, UNRWA'ya nasıl destek verilebileceği tartışıldı. UNRWA şu açıdan da önemli; 1948 Nakba'dan sonra yani Filistinlilerin yurtlarından edilmesinden yani büyük felaketten sonra hala bu aileleri tanımaya ve onlara yardım etmeye devam ediyor. Şu anda 2.7 milyon Filistinli mülteci UNRWA'dan hizmet alıyor. Bu da hala 1948'de yaşanan bu büyük felaketin mirasçılarının bu topraklar üzerindeki hakkının devamı anlamına geliyor. O yüzden de UNRWA'nın nasıl güçlendirileceği konusunda toplantılar yapıldı" ifadelerine yer verdi.

"BM'de Filistin devletine dönük 30 yıldır ilk defa bu kadar somut adımların atıldığı bir dönem"
Yılmaz, geçici komitelerde Filistin devletine giden yolda kurumsallaşmanın nasıl güçlendirileceği gibi konuların detaylı bir şekilde tartışıldığını belirterek, "Başka toplantılarda şu anda yok edilen Filistin'in altyapısının nasıl inşa edileceği ve bunun için İsrail'in beklenmeyeceği ve bir an önce harekete geçirilerek iki devletli çözüm yolunda, Filistin devletinin kurulması yolunda altyapının nasıl oluşturulacağı konusunda tartışmalar yapıldı. Birçok alanı var, finanstan kurumsallaşmaya, barıştan güvenliğe kadar. Bu da aslında Birleşmiş Milletler'de gerçekten Filistin devletine dönük belki 30 yıldır ilk defa bu kadar somut adımların atıldığı bir dönem olması açısından son derece önemli" dedi.

Dilek Kaya-Aytan Mammadli

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Vodafone Business ve Karaca’dan iş birliği Bulut bilişim sağlayıcısı Vodafone Business, Karaca Züccaciye’nin dijital dönüşümüne öncülük etti. Karaca Züccaciye’nin kendi lokasyonundaki bilişim sistemlerini bulut mimarisine taşıyan Vodafone Business, bu dönüşümle iş ortağına ölçeklenebilir, kesintisiz ve hızlı bir erişim kazandırarak müşteri memnuniyetini yukarı taşırken, sağlamış olduğu siber güvenlik çözümleriyle de iş ortağına özel bir güvenlik altyapısı sundu. Vodafone Business, Türkiye’nin global perakende markalarından Karaca’nın teknoloji çözüm ortağı oldu. İş birliği kapsamında iş ortağının kendi lokasyonunda bulunan bilişim sistemlerini, Vodafone Business Genel Bulut (Public Cloud) çözümü sayesinde bulut mimarisine dönüştüren Vodafone Business, Karaca’nın erişiminin hızlandırılmasıyla müşteri deneyiminin iyileştirilmesini ve oluşturulan güvenli yapı ile sistemin kesintisiz çalıştırılmasını sağladı. 600’e yakın mağazası ve 48 ülkedeki varlığıyla Türkiye’nin önemli markalarından olan Karaca Züccaciye, bu sayede operasyonel verimliliğini de artırmış oldu. "Tüm altyapı daha esnek, ölçeklenebilir ve merkezi bir haline getirildi" Vodafone Business olarak ana odak noktalarının müşterilerine en iyi deneyimi sunmak ve işletmelerin dijitalleşme süreçlerini hızlandırmak olduğuna dikkat çeken Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu, konuyla ilgili şunları söyledi: "Karaca gibi vizyoner bir markanın dijital dönüşüm yolculuğuna eşlik etmek bizim için gurur verici. Vodafone Business olarak sunduğumuz ve yönettiğimiz Vodafone Business Genel Bulut (Public Cloud) çözümümüzle Karaca’nın hem yönetim kademesinin beklediği ’stratejik hızı’ hem de teknoloji yönetiminin ihtiyaç duyduğu ’operasyonel konforu’, esnek şekilde ölçeklenebilir bulut altyapımız ile sağladık. Veri merkezi operasyonlarının yönetimini 7/24 sistemi ile çalışan Vodafone Business uzmanlarına devreden Karaca Bilgi Teknolojileri ekiplerinin, bugün perakende sektörüne yön verecek inovatif projeler üretiyor olması, bizim için bu projenin asıl başarı göstergesidir. İş ortaklarımızın sadece altyapısını değil, gelecek vizyonlarını da desteklemeye devam edeceğiz." "Teknoloji büyüme yolculuğumuzda dönüştürücü bir rol üstleniyor" Karaca Yönetim Kurulu Üyesi Emre Karaca ise iş birliğiyle ilgili değerlendirmesinde şu mesajları verdi: "Karaca olarak bugün 48 ülkede, 600’e yakın mağazamızla dev bir ekosistemi yönetiyoruz. Bizim için teknoloji, yalnızca bir destek birimi değil; küresel büyüme stratejimizin en önemli itici gücüdür. Vodafone Business ile gerçekleştirdiğimiz bu bulut dönüşümü, yönetim kurulumuzun ‘stratejik çeviklik‘ vizyonunun somut bir yansımasıdır. Geçmişte teknoloji altyapısı, büyüme hızımıza uyum sağlamakta zorlanan; maliyet ve ölçekleme problemleri nedeniyle kısıtlayıcı bir unsur olarak görülürken, bugün bizi ileriye taşıyan esnek ve ölçeklenebilir bir iş ortağına dönüşmüş durumda. Fiziksel donanım yatırımlarının beraberinde getirdiği bu sorunlar yerine, ihtiyaç anında hızla ölçeklenebilen bir yapıya geçmek; bize hem yurt içi hem yurt dışı pazarlardaki fırsatları anında değerlendirme kabiliyeti kazandırdı. Bu dönüşüm sayesinde hem operasyonel risklerimizi minimize ettik hem de Karaca markasının dijital dünyadaki güvenilirliğini ve kesintisizliğini daha da güçlendirdik. Artık teknolojik kısıtları değil, markamız için nasıl daha fazla katma değer üretebileceğimizi konuşuyoruz." Güvenlik seviyesinde yeni bir boyuta geçildi Vodafone Bulut hizmetinin yanında kurulan yeni altyapı mimarisiyle Karaca Züccaciye, yedeklilik yapısına geçişle birlikte afet anlarında sistemlerinin kesintisiz olarak ikinci bir site üzerinden çalışmaya devam ederken, eklenen güvenlik servisleri ile de kurulan sanal güvenlik duvarları sayesinde özel bir güvenlik yapısına kavuştu. Ayrıca DDoS (Servis dışı bırakma saldırısı) servisler ile erişim hizmetlerinin kesintisiz hale gelmesi sağlandı.
Eskişehir Eskişehir’de kamu kaynaklarıyla yapılan Nene Hatun Anaokulu açıldı Eskişehir Valiliği himayelerinde kamu kaynaklarıyla yapımı tamamlanan Nene Hatun Anaokulu’nun açılış programı gerçekleştirildi. Öğrenciler tarafından hazırlanan müzikli ve gösteri etkinliklerin ilgiyle izlendiği programda konuşan Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, eğitimin bir milletin geleceğini inşa eden en güçlü temel olduğunu belirterek, çocukların çağın gereklerine uygun, nitelikli eğitim ortamlarında yetişmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti. Eskişehir’e modern ve donanımlı bir anaokulu kazandırmanın mutluluğunu yaşadıklarını dile getiren Vali Yılmaz, okulun yapım sürecine katkı sunan başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Millî Eğitim Bakanlığı, İl Millî Eğitim Müdürlüğü ve emeği geçen herkese teşekkür etti. "Öğretmenlerin sorumluluğu önemli" Çocukların en iyi şekilde yetişmesinin ülkenin geleceği açısından hayati önem taşıdığını vurgulayan Vali Yılmaz, bir milletin güçlü, müreffeh, mutlu ve başarılı olmasının eğitim kalitesiyle doğrudan ilişkili olduğunu ifade etti. Geleceğe yön verecek nesillerin millî ve manevi değerlerine bağlı, donanımlı bireyler olarak yetişmesinde öğretmenlerin çok önemli bir sorumluluk üstlendiğini belirten Vali Yılmaz, özellikle okul öncesi eğitimin çocukların öğrenmeye, öğretmenlerine ve okullarına sevgiyle bağlanmaları açısından büyük bir fırsat sunduğunu söyledi. Öğretmenlere de seslenen Vali Yılmaz, çocuklara öncelikle okulu ve öğretmenlerini sevdirebilmenin eğitim hayatındaki başarının en önemli anahtarlarından biri olduğunu ifade ederek, sevgiyle başlayan eğitim yolculuğunun çocukların gelecekteki başarılarına önemli katkılar sağlayacağını kaydetti. "Çocuklar güvenli, sağlıklı ve modern bir eğitim ortamında geleceğe hazırlanıyor" 2025-2026 eğitim-öğretim yılı itibarıyla hizmet vermeye başlayan Nene Hatun Anaokulu’nun 8 dersliği, konferans salonu ve modern yemekhanesiyle öğrencilerin her türlü ihtiyacına cevap verecek donanıma sahip olduğunu belirten Vali Yılmaz, okulda 3, 4 ve 5 yaş gruplarında toplam 132 öğrencinin eğitim gördüğünü kaydetti. Ailelerin ihtiyaçları doğrultusunda planlanan eğitim modeli kapsamında 6 şubede yarım gün, 2 şubede ise kulüp faaliyetleriyle desteklenen tam gün eğitim verildiğini belirten Vali Yılmaz, çocukların güvenli, sağlıklı ve modern bir eğitim ortamında geleceğe hazırlandığını söyledi. Eğitim kurumlarının en büyük gücünün nitelikli insan kaynağı olduğuna dikkat çeken Vali Yılmaz, okulda görev yapan idareci ve öğretmenlerin bilgi, birikim ve özverileriyle çocukların geleceğe en iyi şekilde hazırlanması için gayret gösterdiğini ifade etti. Vali Yılmaz, Nene Hatun Anaokulu’nun Odunpazarı’na, Eskişehir’e ve Türkiye’ye hayırlı olması temennisinde bulunarak emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür etti. Programın sonunda Nene Hatun Anaokulu binasının açılışını gerçekleştiren Vali Yılmaz, Eskişehir Milletvekili, Eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı AK Parti Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Ayşen Gürcan, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Üzeyir Karakülah ve diğer protokol üyeleri ile birlikte okulda incelemelerde bulundu.
Antalya Antalya’da ‘Daltonlar’ davasında karar: 26 sanığa 32 yıla varan hapis Antalya’da "Daltonlar" olarak bilinen suç örgütüne yönelik davada, 35 sanıktan 26’sı, 5 yıl 8 ay ile 32 yıl 1 ay arasında değişen hapis cezalarına çarptırıldı. Kapalı görülen duruşmada mahkeme, bazı sanıkların tutukluluk hallerinin devamına, bazı sanıkların tahliyesine ve bir sanığın tutuklanmasına karar verdi. Antalya’da "Daltonlar" olarak bilinen suç örgütüne yönelik açılan davada karar çıktı. Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesince Bölge Adliye Mahkemesi konferans salonunda gerçekleştirilen kapalı duruşmaya izleyiciler ve basın mensupları alınmadı. 30’u tutuklu 35 sanığın yargılandığı davada mahkeme heyeti, 26 sanığı çeşitli suçlardan hapis cezasına çarptırdı. 18 yaşından büyük 22 sanığa ceza Mahkeme heyeti, 18 yaşından büyük 22 sanığı ’suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olma’, ’olası kastla silahla yaralama’, ’nitelikli yağma’, ’silahla tehdit’, ’mala zarar verme’, ’cebir veya tehditle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ ve ’ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya bulundurma’ suçlarından 6 yıl ile 32 yıl 1 ay arasında değişen hapis cezalarına çarptırdı. Kararla birlikte sanıklardan 14’ünün tutukluluk halinin devamına hükmedilirken, 6 kişinin tahliyesine, 1 kişinin ise tutuklanmasına karar verildi. Mahkeme heyeti, 18 yaşından büyük sanıklardan 8’i hakkında ise beraat kararı verdi. 18 yaşından küçük 4 sanığa da hapis cezası Mahkeme heyeti, 18 yaşından küçük 5 sanıktan 4’üne de aynı suçlardan 5 yıl 8 ay ile 30 yıl 5 ay arasında değişen hapis cezalarına çarptırdı. Bu sanıklardan 2’sinin tahliyesine karar verilirken, 1 sanık hakkında beraat hükmü kuruldu. Böylece davada 35 sanıktan 26’sı hapis cezasına çarptırılırken, 18 yaşından büyük sanıklardan 8’i ve 18 yaşından küçük sanıklardan 1’i olmak üzere toplam 9 sanık hakkında beraat kararı verilmiş oldu. Çok sayıda suçtan cezalandırılmaları istenmişti İddianamede, örgüt üyesi sanıkların örgütsel eylemler gerçekleştirdiklerine dair yeterli delillere ulaşıldığı kaydedilirken sanıkların ’silahla ve örgütün oluşturduğu korkutucu güçten yararlanılarak ve suç örgütüne yarar sağlamak amacıyla iştirak halinde yağma’, ’ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma ve bulundurma’, ’mala zarar verme’, ’tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma’, ’tasarlayarak öldürme’, ’silahla tehdit’, ’cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’, ’kasten yaralama’ ve ’suç örgütlerinin isimlerini kullanarak tehditte bulunmak’ suçlarından cezalandırılmaları talep edilmişti.