DÜNYADAN FUTBOL - 06 Ağustos 2014 Çarşamba 10:01

Curlıng Doğu’daki gençlerin hayatını değiştirdi

A
A
A
Curlıng Doğu’daki gençlerin hayatını değiştirdi

Erzurum’da 2011 yılında düzenlenen 25. Dünya Üniversitelerarası Kış Oyunları (UNIVERSIADE) sırasında sokakta mendil satarken, ayakkabı boyacılığı yaparken tanıştıkları curling sporu gecekondu mahallesinde yaşayan birçok gencin hayatını değiştirdi.

 

Adeta ‘Süpür’ filminin gerçek olduğu Erzurum’da sokakta çalışan çocuklar, hiç bilmedikleri bir spor sayesinde başarıyı yakalayarak milli takıma kadar yükseldi. Türkiye’de yalnızca Erzurum’da bulunan Curling Arena Salonu'nda bugünlerde milli takım seçmeleri hız aldı. Çin Curling takımı ile Dünya şampiyonluğu ve UNIVERSIADE şampiyonluğu kazanan Kanadalı Teknik Direktör Daniel Rafael’in A Milli Curling Takımı’nın başına getirilmesiyle sporcular hummalı bir çalışmaya koyuldu. Erzurum’un Yakutiye ilçesinde gecekonduların bulunduğu Dağ Mahallesi'nde yaşayıp büyüyen ve aile ekonomisine katkıda bulunmak için sokaklarda mendil satıp, ayakkabı boyacılığı yapan gençlerin curling sporuyla A Milli Takım’a uzanan başarı öyküleri dikkat çekti. Sokakta çalışırken kentte 2011 yılında düzenlenen UNIVERSIDE oyunlarında izlemek için gittikleri salonda anlam veremedikleri spor, gençlerin şimdilerde vazgeçilmez uğraşları oldu.
Hiç bilmediği ve ilk izlediğinde anlam veremediği curlingle 2011 yılında tanışan ve daha sonra 19 yaşındaki junior kategorisinde Milli Takım kaptanı olan Uğurcan Karagöz, milli takıma kadar uzanan başarı öyküsünü şöyle anlattı:

“2011 yılında Erzurum’da bizim mahallede bulunan spor salonunda curling yarışları yapılıyordu. Ben o sıralar çalışıyordum. Sokaklarda ayakkabı boyacılığı ve mendil satıyordum. Arkadaşlarla bir gün gelip curling müsabakalarını izledik. O zaman hiç anlam veremedim. ‘Taşı buzda yuvarlıyorlar. Taşlar birbirine çarpıyor. Bu nasıl spor’ dedim. Daha sonra mahalledeki birçok gençle birlikte bende heves ettim. Bir gün seçmeler yapıldığını duydum ve bende gidip müracaat ettim, seçildim. Daha sonra curlingi çok sevdik. Curlingle birlikte hayatım tamamıyla değişti. Hiç bilmediğim bir sporla üniversiteli oldum. Milli Takıma kadar yükseldim. Şimdide junior’da Milli Takımın kaptanıyım. Finlandiya’da ülkemizi temsil ettik. A Milli Takım’a seçilmek için mücadele veriyoruz.”

Yaşadığı mahallede özellikle genç kızların sosyal ve sportif faaliyetlerinin çok dar olduğunu, curlingle tanışmasının ardından hayatının tamamen değiştiğini belirten Sema Konuksever (19) ise, “Ailemin desteğiyle başladığım curling benim yaşam tarzımı tamamıyla değiştirdi. Başarısızlıktan başarıya doğru yol almamıza vesile oldu. Hiçbir aktivitemiz yokken curling hayıtımızın anlamı oldu. Milli Takım çalışmamızı sürdürüyoruz. Ülkemizi yurt dışında, şampiyonalarda temsil etmek için çaba sarf ediyoruz” diye konuştu.
“Curlingle birlikte tabiri caizse bataklıktan kurtularak sporun güzelliğini buldular” diyen yardımcı antrenör, Atatürk Üniversitesi Beden Eğitimi ve Yüksek Okulu Bölümü öğretim görevlilerinden Fatih Ağduman, “Bakanlığın, federasyonun, Gençlik Hizmetler İl Müdürlüğü’nün katkı ve destekleriyle bu gençlerimiz artık birer başarılı sporcu oldular. Kırsalda hiçbir faaliyetleri olmayıp, aralarında sokakta çalışan çocuklarımız Milli Takıma kadar yükseldiler. Kanadalı antrenör Daniel Rafael ile amacımız bu yıl A grubuna çıkıp, 2015 Dünya Şampiyonası'na katılım hakkı kazanabilmek ve daha sonra Dünya Şampiyonası'na katıldığımız takdirde 2018 Kore Olimpiyatları'na ya direkt katılma ya da ön eleme oynama şansı yakalayabilmek” dedi.  

AHMET AKBUĞA

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Milli Savunma Bakan Yardımcısı Ayhan: "Cephelerde savaşlar bitti, akıllı savaşlar olacak" Bolu’da üniversite ve lise öğrencileriyle bir araya gelen Milli Savunma Bakan Yardımcısı Salih Ayhan, "Artık akıllı makinelerin, bilgisayarların, dronların, yani elektronik harp dönemi olacak. Cephelerde savaşlar bitti" dedi. Milli Savunma Bakan Yardımcısı Salih Ayhan, Bolu’da düzenlenen ’İhtisas Akademi 26’ programında üniversite ve lise öğrencileriyle bir araya geldi. Programda gençlerin merak ettiği soruları yanıtlayan Bakan Yardımcısı Ayhan, gündeme ve geleceğin savunma teknolojilerine dair önemli açıklamalarda bulundu. Dünyadaki harp konseptinin tamamen değiştiğine dikkat çeken Ayhan, savunma sanayisinin önemine vurgu yaptı. "Bu coğrafyada ayakta kalmak için buna ihtiyaç var" Klasik askeri çatışmaların yerini teknolojik ve elektronik sistemlere bıraktığını ifade eden Bakan Yardımcısı Salih Ayhan, "Şimdi İran-İsrail-ABD savaşını gördünüz. Bir barış, bir savaş. Bugün tekrar gemi vurdu, gemi vurmadı gibi söylenmeler var. Yani yarın bugünden çok farklı olacak. Nasıl 10 yıl, 15 yıl önce farklıysa, yarın da çok farklı olacak. Yani topların, pompaların, askerlerin cephede olduğu bir savaş yok artık. Yani artık akıllı makinelerin, bilgisayarların, dronların, yani artık elektronik harp olacak. Bunu bilim kurgu filmlerinde seyrediyorsunuz. Onların hiçbiri tesadüf değil. Aslında hepsi bir hayalin, bilgisayarların ürettiklerinin bir yansımasıdır. Dolayısıyla önümüzdeki süreçte dron ve robot orduları olacak. Yani bir komuta kontrol merkezinde oturacaksınız. Yüzlerce, binlerce dron aynı anda kalkacak. Onlara yapay zeka ile harita, hedef gibi veri yüklenecek. Artık bunlar kalkacak. Bu coğrafyada ayakta kalmak için buna ihtiyaç var. Biz yurtta sulh, cihanda sulh kavramını korumak için savunma sanayiinde güçlüyüz" dedi. "Veriye ve teknolojiye hakim olan dünyayı dönüştürüyor" Bölgesel krizlerden çıkarılması gereken derslere ve Türkiye’nin diplomatik gücüne de değinen Ayhan, "Bugün Orta Doğu’da, Türkiye gibi arabulucu ülkede ana motorsa bu güç sayesinde. Sayın Cumhurbaşkanım ne diyor? ‘Sahada değilsen masada olamazsın, masada yoksan benimlesin diyor.’ Bu ifade çok anlamlıdır. İşte sürü dronları olacak, siberli uzay savaşı olacak. Yani bir anda senin telefonunu kesebilir. Artık şehrin her tarafı dijital. Bir anda hat gidebilir. Şehrin elektrik kapasitesi vardır. Kapandığı zaman bir anda şehir karanlık kalır. Trump diyor ya ‘İran’ı Orta Çağ’a göndereceğim’. Onu diyorken neyi kastediyor; aslında elektrik hat yapısını vurduğu anda Orta Çağ’a gitti. 20, 30, 50 yıl sonra çok hızlı karar verenler kazanacak. Yani veriye hakim olan, teknolojiye hakim olan dünyayı dönüştürüyor. İşte İran-İsrail-Amerika savaşı aslında bize çok şey gösterdi. Ukrayna-Rusya savaşı çok şeyler gösterdi. Bunları iyi takip edebilirsek, arka taraftaki dönüşümleri görebilmekteyiz. Yani 20, 30, 50 yıl sonra akıllı savaşlar olacak. Cephelerde savaşlar bitti" diye konuştu.
İstanbul Servet Çetin’den Sarıyer’e veda mesajı Teknik Direktör Servet Çetin, Sarıyer Spor Kulübü camiasına veda mesajında, "Görevimi layıkıyla tamamlamanın sevinç, gurur ve onurunu taşıyorum. Yaşanan bu süreç ve alınan bu sonuç; takımımız ve bizler için inancın, disiplinin ve birlikteliğin neleri değiştirebileceğini gösteren önemli ve çok değerli bir deneyim oldu. Sarıyer Spor Kulübü’nün benim için yeri her zaman ayrı olacaktır" dedi. Teknik Direktör Servet Çetin, sosyal medya hesabından Sarıyer’e veda etti. 45 yaşındaki teknik adam mesajında, "10. haftada 4 puanla 18. sırada olan takımımızın küme düşeceği yönündeki kamuoyu öngörüsüne rağmen ekibimle birlikte elimizi taşın altına koyarak çok zor bir göreve talip oldum. Ekibim, oyuncularım, kulüp çalışanlarımız ve pek tabii ki büyük Sarıyer taraftarının da desteğiyle büyük bir emek vererek ortaya koyduğumuz mücadeleyle sezon sonunda ligi play-off potasının 8 puan gerisinde 12. sırada tamamlayarak görevimi layıkıyla tamamlamanın sevinç, gurur ve onurunu taşıyorum. Yaşanan bu süreç ve alınan bu sonuç; takımımız ve bizler için inancın, disiplinin ve birlikteliğin neleri değiştirebileceğini gösteren önemli ve çok değerli bir deneyim oldu. Sarıyer Spor Kulübü’nün benim için yeri her zaman ayrı olacaktır. Başta oyuncularım olmak üzere, ekibime, kulüp çalışanlarına ve güzide taraftarımıza teşekkür eder, Sarıyer Spor Kulübü camiasına 2026-2027 futbol sezonunda şimdiden başarılar dilerim" ifadelerine yer verdi. Ekim 2025’te göreve gelen Servet Çetin, Sarıyer’in başında ligde 29 maça çıkarken, 14 galibiyet, 6 beraberlik ve 9 mağlubiyet aldı.