DÜNYA - 22 Kasım 2025 Cumartesi 19:43 | Son Güncelleme : 22 Kasım 2025 Cumartesi 19:55

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Gazze'de sağlanan ateşkesin devamı tüm dünyanın huzuru için azami önemdedir"

A
A
A

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Gazze'de sağlanan ateşkesin devamı sadece Filistin halkı için değil, tüm dünyanın huzuru için azami önemdedir. Kalıcı barışın yegane yolu olan iki devletli çözüm için uluslararası toplum olarak çabalarımızı sürdürmemiz gerektiğini bir kez daha vurguluyorum" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Johannesburg’da G20 Liderler Zirvesi kapsamında düzenlenen "Dirençli Bir Dünya-G20’nin Katkısı: Afet Riskini Azaltma, İklim Değişikliği, Adil Enerji Dönüşümü, Gıda Sistemleri" oturumunda konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, doğal salgınlar, iklim değişikliği ve afetler gibi yeni sınamalarla karşı karşıya olunduğunu bir kez hatırlatarak, "6 Şubat 2023’te yaşadığımız ve 'asrın felaketi' olarak isimlendirdiğimiz yıkıcı depremlerin ardından dünyanın en büyük inşa operasyonunu yürütüyoruz. Bu çerçevede 350 bininci konut ve iş yerinin teslimini geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdik. Geriye kalan 100 bin ünitenin tamamlanmasıyla, 4 yıldan kısa bir süre içinde, dünyanın en büyük inşa faaliyetlerinden birini tamamlamış olacağız. Bu süreçte sergilediğimiz dayanıklılık, Türkiye ekonomisinin ne denli sağlam temellere sahip olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur" dedi.

Türkiye’nin, iklim krizinin menfi etkilerini en yoğun hisseden ülkeler arasında olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025 yılında karşı karşıya kalınan zirai don ve ardından gelen şiddetli kuraklığın, hem gıda fiyatlarında hem de enerji arzında büyük baskılar doğurduğuna dikkat çekti.

"2035 yılına kadar güneş ve rüzgar enerjisi kapasitemizi mevcudun dört katına çıkarmayı öngörüyoruz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaşanan her acı tecrübenin, iklim değişikliğiyle mücadeleye, sürdürülebilir kalkınmaya, gıda-su güvenliğini güçlendirmeye önem verilmesi gerektiğini gösterdiğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçtiğimiz aylarda kabul edilen İklim Kanununun 2053 yılında net sıfır emisyona ulaşma ve yeşil kalkınma hedeflerini gerçekleştirme noktasında önemli bir dönüm noktasını teşkil ettiğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, kanun kapsamında ayrıca, temiz teknoloji yatırımlarının artırılması ve tüm sektörler için adil dönüşümün finansman olarak desteklenmesini amaçladıklarını belirterek, "2035 yılına kadar güneş ve rüzgar enerjisi kapasitemizi mevcudun dört katına çıkarmayı öngörüyoruz" değerlendirmesini yaptı.

Şimdiden, bu yıl itibarıyla toplam kurulu güç içerisinde yenilenebilir enerjinin payının yüzde 60’ın üzerine çıkarıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ayrıca, Birleşmiş Milletlerin desteğiyle küresel bir çevre hareketine dönen 'Sıfır Atık Projesi'yle birlikte çevresel konularda çalışmalarımızı güçlendiriyoruz. Bu düşüncelerle BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı’nı önümüzdeki sene Kasım ayında Türkiye’de düzenleyeceğiz. Son dönemde çok taraflılığın kaybettiği zemin dikkate alındığında, bu hususta Avustralya’yla sağladığımız mutabakatı çok daha anlamlı buluyorum" diye konuştu.

Ayrıca, Güney Afrika Dönem Başkanlığının gıda güvenliği konusundaki çalışmalarını takdirle karşıladıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "G20 olarak gıda güvenliğini tesis etme noktasındaki çabalarımızı önümüzdeki dönemde artırmamızın çok isabetli olacağına gönülden inanıyorum. Tabii tüm bu gayretlerin ekonomik maliyeti ise çok yüksektir.Bilhassa gelişmekte olan ülkelerin ihtiyaçlarına cevap verecek bir finansman sisteminin hayata geçirilmesi gerektiğine inanıyorum" dedi.^

"Birleşmiş Milletler kuruluşlarının Gazze’de insani yardımların koordinasyonundaki rolünü vazgeçilmez görüyoruz"

ABD Başkanı Donald Trump’ın girişimleri ve önde gelen bölge ülkelerinin katkılarıyla Gazze’de sağlanan ateşkesin devamının sadece Filistin halkı için değil, tüm dünyanın huzuru için azami önemde olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler verilerine göre, İsrail’in Gazze’de yol açtığı yıkımın, Filistin’in kalkınma çabalarını asgari 70 yıl geriye götürdüğüne vurgu yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze’de sadece üst yapının değil, çevrenin de yıkımına şahit olunduğunu, 70 bini aşkın çocuk, kadın ve masum yetişkinin kaybının ise ne telafisi ne de gelecek nesillerin dimağında açtığı yaranın silinmesinin mümkün olmadığını kaydetti.

Gelinen aşamada, Gazze’de hem insani yardım faaliyetlerinin hızlandırılması hem de yeniden inşa faaliyetlerine gecikmeksizin başlanmasının esas olması gerektiğini dile getiren Erdoğan, "Birleşmiş Milletler kuruluşlarının Gazze’de insani yardımların koordinasyonundaki rolünü vazgeçilmez görüyoruz. Öte yandan, kış şartlarıyla birlikte bilhassa barınma sorunun giderilmesinde zaman aleyhimize işliyor. Biz, sahadaki ateşkesin sürmesine ve Gazze’nin yeniden inşasına katkı sunmaya, şimdiye kadar olduğu üzere Filistin halkının yanında durmaya kararlıyız, hazırız. Kalıcı barışın yegane yolu olan iki devletli çözüm için uluslararası toplum olarak çabalarımızı sürdürmemiz gerektiğini bir kez daha vurguluyorum" dedi.

Hülya Keklik

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya M1 Konya AVM’den Mart ayında bilim, sanat ve edebiyat etkinlikleri Fiba CP’nin yönetim faaliyetlerini yürüttüğü ve Türkiye’nin önde gelen alışveriş merkezlerinden M1 Konya AVM, Mart ayında çocuk atölyelerinden Kitap Fuarı’na, özel kum sanatı gösterisinden anlamlı 18 Mart Çanakkale Zaferi etkinliklerine kadar uzanan programıyla ziyaretçilerini kültür, sanat ve eğlenceyle buluşturuyor. Ücretsiz etkinliklerle dolu bu programda minikler üreticiliklerini keşfederken, kitap tutkunları ve sanatseverler de özel deneyimler yaşayacak. Fiba Commercial Properties tarafından yönetilen M1 Konya Alışveriş Merkezi, Mart ayında çocuklara ve ailelere hitap eden özel etkinliklere ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Ücretsiz atölyeler, anlamlı bir 18 Mart Çanakkale Zaferi etkinliği, Kitap Fuarı ve özel bir kum sanatı gösterisiyle ziyaretçilere kültür, sanat ve eğlenceyi bir arada sunacak. Çocuklar için üretici ve eğitici atölyeler M1 Konya AVM, çocukların hayal güçlerini geliştirecek ve eğlenirken öğrenmelerini sağlayacak ücretsiz atölye programlarıyla minik ziyaretçilerini ağırlayacak. 14 Mart Cumartesi günü gerçekleştirilecek Robot Yapım Atölyesi, çocukları teknoloji ve tasarım dünyasıyla buluşturacak. Saat 12.00 - 18.00 arasında düzenlenecek atölyede çocuklar kendi robotlarını tasarlarken el becerilerini ve üreticiliklerini geliştirme fırsatı yakalayacak. 15 Mart Pazar günü ise UFO Robot Yapım Atölyesi ile minikler eğlenceli bir üretim deneyimi yaşayacak. Aynı saatlerde gerçekleştirilecek etkinlikte çocuklar farklı materyaller kullanarak kendi UFO robotlarını tasarlayacak. Atölyeler 3-10 yaş arası çocuklara yönelik olarak planlanırken, her seansta 20 çocuk katılım sağlayabilecek. Toplamda 5 seans şeklinde gerçekleştirilecek etkinliklerde her seans 1 saat sürecek. 18 Mart Çanakkale Zaferi için anlamlı atölye AVM, 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü kapsamında da özel bir etkinlik düzenliyor. 17-18 Mart tarihlerinde saat 12.00 - 18.00 arasında gerçekleştirilecek Çanakkale Zaferi Mozaik Yapım Atölyesi, çocuklara tarihi ve milli değerleri sanatsal bir etkinlik aracılığıyla anlatmayı amaçlıyor. Minikler mozaik çalışmalarıyla Türk bayrağı ve anlamlı sembolleri tasarlayarak hem öğrenip hem de unutulmaz bir deneyim yaşayacak. Kitapların renkli dünyası M1 Konya’da Mart ayında başlayacak en dikkat çekici etkinliklerinden biri de 14 Mart - 14 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek Kitap Fuarı olacak. Ziyaretçiler bir ay boyunca yayınevleri, yazarlar ve binlerce kitapla buluşma fırsatı yakalayacak. ‘Kitapların renkli dünyasına adım at’ sloganıyla düzenlenecek fuar, her yaştan kitap sever için keyifli bir kültür durağı olacak. Tarkan Köylü’den kum sanatı gösterisi Kitap Fuarı kapsamında düzenlenecek özel etkinliklerden biri ise sanatseverlere özel bir deneyim yaşatacak. 16 Mart günü saat 21.00’da, Türkiye’nin önde gelen kum sanatçılarından Tarkan Köylü, M1 Konya AVM’de kum sanatı gösterisi ve söyleşisi gerçekleştirecek. Işık ve kumun özel uyumuyla hazırlanan gösteride izleyiciler hem sanatsal bir performans izlemenin yanı sıra sanatçıyla da keyifli bir sohbet gerçekleştirme fırsatı bulacak. Ücretsiz olarak gerçekleştirilecek etkinlikler, özellikle çocukların üreticiliklerini geliştirmelerine ve ailelerin birlikte keyifli vakit geçirmelerine katkı sağlamayı hedefliyor.
Kayseri Fark ücreti vermek istemeyen kadın eczaneye taşla saldırdı, kapıları tekmeledi Kayseri’de iddiaya göre fark ücreti ödemek istemeyen bir kadın eczaneye taşla saldırdı, kapılarını tekmeledi. 12. Bölge Kayseri Eczacı Odası, "Bu çirkin olayı en sert şekilde kınıyor, kabul edilemez olduğunu ifade ediyoruz" dedi. İddiaya göre, ilaç almak için gittiği eczaneye fark ücreti ödemek istemeyen bir kadın, yolda bulduğu taşı içeri doğru fırlattı. Taş masanın üzerine düşerken hızını alamayan kadın, eczanenin camını yumruklamaya ve tekmelemeye devam etti. O anlar kameralarca kaydedildi. Yaşanan olayı kınayan 12. Bölge Kayseri Eczacı Odası, "Dün ilimizde faaliyet gösteren bir eczanede yaşanan ve kendini bilmez bir kişinin fark ücreti ödememek amacıyla eczanenin içine, üstelik eczacımızın kucağında evladı varken taş atarak fiili saldırıda bulunması, sonrasında ise cama yumruk ve tekme atması sadece bir meslektaşımıza değil, toplumun sağlık hizmetine yönelmiş açık bir saldırıdır. Bu çirkin olayı en sert şekilde kınıyor, kabul edilemez olduğunu kamuoyuna güçlü bir şekilde ifade ediyoruz. Eczaneler; 7/24 her türlü şartta ve afet zamanlarında dahi vatandaşın ilk başvurduğu sağlık noktalarıdır. Eczacılar ise yalnızca ilaç veren kişiler değil; hastaların tedavisinde danışmanlık yapan, ilaç güvenliğini sağlayan ve sağlık sisteminin yükünü omuzlayan sağlık profesyonelleridir. Buna rağmen son yıllarda sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin giderek artması ve bu şiddetin eczanelere kadar uzanması son derece düşündürücü ve kabul edilemez bir noktaya gelmiştir. Yaşanan olayda bir vatandaşın, eczaneye taş atarak saldırıda bulunması; bir öfke patlamasının ötesinde, sağlık hizmeti sunan insanlara yönelmiş açık bir tehdit ve vandallıktır. Bir eczanenin camına atılan taş aslında yalnızca bir camı kırmaz; sağlık çalışanlarının güvenlik duygusunu, mesleki saygınlığını ve toplum ile sağlık çalışanları arasındaki güven bağını da zedeler. Burada özellikle kamuoyuna açıkça ifade etmek isteriz ki; eczanelerde alınan fark ücretleri, katkı payları veya geri ödeme sistemine bağlı ücretler eczacıların keyfi olarak belirlediği uygulamalar değildir. Bu ödemeler tamamen sosyal güvenlik mevzuatı ve geri ödeme sistemi kapsamında belirlenen yasal zorunluluklardır. Eczacılar bu sistemin karar vericisi değil, uygulayıcısıdır" ifadelerine yer verildi.