DÜNYA - 23 Kasım 2025 Pazar 17:13 | Son Güncelleme : 23 Kasım 2025 Pazar 17:19

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Barış için her yere koşturacağız"

A
A
A

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye olarak kimseden çekinmeden Filistin davasına çok güçlü biçimde sahip çıktık, her platformda Gazzeli mazlumların hak ve hukukunu cesaretle savunduk. Gerek Körfez'de gerek Sudan'da, Somali'de bu gayretlerin içerisinde olduk bundan sonra da yine barış için her yere koşturacağız" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, G20 liderler Zirvesi'nin ardından basın toplantısı düzenledi. Zirvenin değerlendirmesini yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, dayanışma, eşitlik, sürdürülebilirlik ana temasıyla düzenlenen 20. Zirve'nin tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diledi. Ev sahibi ülkeye gösterdiklerini özen için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şahsıma, eşime ve heyetime gösterdikleri hüsnü kabul için Devlet Başkanı Değerli Dostum Sayın Ramaphosa'ya teşekkür ediyorum" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, G20 Zirvesi'nin ilk defa Afrika'da tertiplenmesinden ayrıca memnuniyet duyduklarını belirterek, "Öncelikle bir hususu ifade etmek istiyorum. Zengin, kültürel, dini, etnik, sosyal dokusuyla gökkuşağı ülkesi sıfatını ziyadesiyle hak eden Güney Afrika Cumhuriyeti'ne ilk kez bundan tam 20 sene önce 2005 yılında başbakan olarak geldim. Akabinde 2011 senesinde yine başbakan, 2018 yılında ise BRICS Zirvesi münasebetiyle cumhurbaşkanı olarak bu güzel ülkeyi ziyaret etme fırsatı buldum. Her ziyaretimde Güney Afrika'dan gerçekten güzel anılarla ayrıldım. Afrikalı dostlarımızın misafirperverliği, sıcaklığı, samimiyeti beni her zaman etkiledi, gönül dünyamda silinmez izler bıraktı" değerlendirmesini yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

"Güney Afrika'nın Filistin davasına yıllardır verdiği ilkeli ve sarsılmaz desteği çok kıymetli"

Türkiye'de farklı vesilelerle Güney Afrikalı yöneticileri misafir ettiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkearasındaki ortak çabalar sayesinde münasebetlerde 20 yıl önce hayal dahi edilemeyen yerlere gelindiğini vurguladı. Güney Afrika Cumhuriyeti ile hem hükümetler düzeyinde hem de African National Council (ANC) ile AK Parti arasında artan diyalog ve temasları önemsediklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak önümüzdeki dönemde de bu ivmeyi güçlendirerek devam ettirmek arzusunda olduklarını kaydetti.

Güney Afrika Cumhuriyeti'nin Nelson Mandela liderliğinde ırkçı apartheid rejimine karşı zaferinin tüm dünyada adalet ve eşitlik arayışının en güçlü sembollerinden biri olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güney Afrika'nın Filistin davasına yıllardır verdiği ilkeli ve sarsılmaz desteği bu bakımdan çok kıymetli bulduğunu dile getirdi.

Özellikle çoğu çocuk, kadın ve sivil 70 bin Filistinlinin şehit edildiği Gazze soykırımında Güney Afrika örnek bir duruş sergilediğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tüm dünyanın gözleri önünde Gazze'de insanlığa karşı suç işlenirken, tıpkı Türk milleti gibi Güney Afrikalı dostlarımız da vahşete sırtını dönmedi. Uluslararası Adalet Divanı'nda İsrail aleyhine açtıkları soykırım davasıyla yürekli bir tavır takınan Güney Afrika devletini, toplumunu, yöneticilerini tebrik ediyor, ülkem ve milletim adına saygıyla selamlıyorum" açıklamasında bulundu.

"Kalıcı çözüm için iki devletli formülün hayata geçirilmesi büyük önem arz ediyor"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak, kimseden çekinmeden Filistin davasına çok güçlü biçimde sahip çıktıklarını, her platformda Gazzeli mazlumların hak ve hukukunu cesaretle savunduklarını hatırlatarak, "103 bin tonu aşan insani yardımlarımızla Gazzeli kardeşlerimizin yanında olduk. Şimdi bildiğiniz gibi bizim de katkılarımızla bir ateşkes sağlandı. Biz, çatışma ortamına tekrar dönülmemesi için üzerimize ne düşüyorsa yapıyoruz. Gazze'de yaşanan yıkımın neticelerinin mümkün mertebe hafifletilmesinin küresel bir sorumluluk olduğunu vurguladım, insani yardımlar ve yeniden imara destek istedim. Tabii, bu noktada sağlanan ateşkesin devamını temin ederken, kalıcı çözüm için iki devletli formülün hayata geçirilmesi büyük önem arz ediyor" ifadelerini kullandı.

1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan özgür bir Filistin devleti kurulmadan küresel barışın tam manasıyla sağlanamayacağını bir kez daha vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Mazlum Filistin halkı ile birlikte tüm bölgemizin ve insanlığın barışı, huzuru, güvenliği için bu konudaki ilkeli tutumumuzu muhafaza edeceğiz. Bu yıl da G20 faaliyetlerine aktif olarak iştirak ettik, uluslararası gündeme katkıda bulunmayı sürdürdük. Zirve kapsamında yaptığım hitaplarda ülkemizin iklim değişikliğiyle mücadele, yeşil dönüşüm, sürdürülebilir kalkınma ve teknolojik ilerlemelerin kalkınma politikalarına etkisine dair görüşlerimizi aktardım. Bilhassa en az gelişmiş ülkelerin, Birleşmiş Milletler 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinde geri kalmaması için ihtiyaç duydukları mali desteğin teminine dikkat çektik."

Zirve vesilesiyle ayrıca G20'nin bugüne kadarki çalışmalarının bir muhasebesini yaptıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Katılımcı diğer liderlerle ikili görüşmeler gerçekleştirdik, önemli konularda istişarelerde bulunduk. Bu çerçevede, dün ve bugün aralarında Avustralya, Kanada, Angola, Etiyopya, Fransa, Brezilya, Malezya, İtalya ve Singapur devlet ve hükümet başkanlarının olduğu birçok liderin yanı sıra Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri ve Avrupa Birliği Komisyon Başkanı ve bazı uluslararası kuruluş temsilcileriyle görüşmelerimiz oldu" açıklamasını yaptı.

"G20'nin uluslararası topluma liderlik etmesi bizler için mühimdir"

G20'nin birçok farklı ülkeyi bünyesinde barındıran ve temsil niteliği yüksek bir platform olayı sürdürdüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ben de 2008 yılından bu yana G20 zirvelerine bizzat katılıyorum. G20'nin mevcut ve müstakbel küresel sınamalara karşı uluslararası topluma liderlik etmesi bizler için mühimdir. Bu yılki zirvemizde de kimseyi geride bırakmama şiarının uluslararası toplumun pusulası olması gerektiğini bir kez daha vurguladık" şeklinde konuştu.

"MİKTA ülkeleriyle işbirliğimizi önümüzdeki dönemde daha da güçlendireceğiz"

Zirvede kimsenin geride bırakılmadığı daha kapsayıcı ve dayanıklı bir küresel ekonomi inşa edilmesi gerekliliğini dile getirdiklerini . kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Uluslararası işbirliğinin ve çok taraflılığın önemini vurguladık. Bu yıl ayrıca Meksika, Endonezya, Kore Cumhuriyeti ve Avustralya ile birlikte kurduğumuz MİKTA'nın 12. kuruluş yıl dönümünü idrak ediyoruz. Zirve vesilesiyle MİKTA liderleri olarak dönem başkanı Kore Cumhuriyeti'nin ev sahipliğinde bir araya geldik, ortak bir basın açıklaması yayınladık. Basın açıklamasında çok taraflılığa bağlılığımızı yeniden teyit ettik. Hepsi aynı zamanda G20 üyesi olan MİKTA ülkeleriyle işbirliğimizi önümüzdeki dönemde daha da güçlendireceğiz" dedi.

G20-Johannesburg Zirvesi süresince gerçekleştirdikleri istişarelerin küresel ekonomik ve siyasi istikrar için hayırlı sonuçlara kapı aralaması temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "G20 dönem başkanlığını 1 Aralık 2025 tarihinden itibaren devralacak olan Amerika Birleşik Devletleri'ne şimdiden başarılar diliyorum" açıklamasını yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, G20 Liderler Zirvesi değerlendirmesinin ardından Gazetecilerin sorularını cevapladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

"Yarın Putin ile görüşeceğim"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarın Rusya Devlet Başkanı Viladimir Putin ile görüşeceğini belirterek, "Bu hafta içerisinde Sayın Zelenskiy misafirimdi. Yarın da Sayın Putin ile bir telefon görüşmem olacak. Tabii bu arada buradaki ikili görüşmelerde Rusya-Ukrayna savaşını özellikle ele aldık, değerlendirdik ve ne yapabiliriz, nasıl bir barış sağlayabiliriz bu konular üzerinde ısrarlı bir şekilde durduk. Temennim odur ki barışa giden yolu özellikle Türkiye olarak elimizden ne geliyorsa yapacak ve bu konuda da barış için her türlü seferberliği bizler ilan ettik. İnşallah bunu başaracağız" değerlendirmesini yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Orta Doğu'daki Gazze'deki savaşın bir soykırım olduğu açık net ortada olduğunu vurgulayarak, "Siyonistlerin bu soykırımını özellikle görüştüğüm ikili liderlerle, Netanyahu konusunu kendilerine ifade ediyorum ve soykırımla ilgili olarak da her şeyi açık ve net olarak Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı olarak kendilerine ifade ediyorum. 60 bin kişinin öldürülmüş olduğu Gazze'de Filistin'de bütün bu soykırımı görmezden gelmemiz mümkün değil ve bu soykırımın faili Netanyahu'dur, İsrail'dir" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filistinli bir gazetecinin Türkiye'nin Gazze'deki ateşkes sürecine vereceği katkıyı ve istikrar gücünü sorması üzerine, "Bu bir değerlendirme konusudur ve bu konuya yönelik olarak bizler güvenlik güçlerimizin buradaki duruşunu, durumunu özellikle de Savunma Bakanlığımız olarak elden geçireceğiz. Ve bu değerlendirmeden sonra da nihai kararımızı vereceğiz" cevabını verdi.

Dünyanın, şu anda çok kutuplu çatışmaların bizzat içinde olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Artık dört yıl oldu ve bu dört yıllık süreç içerisinde yüz binler öldü. Rusya tarafından büyük oranda ölenler var. Ukrayna tarafından büyük oranda ölenler var. Ve bizler bu gelişmelere gerçekten Türkiye olarak üzülerek bakıyor ve bir an önce de bu iş nasıl sona erer, bir an önce nasıl barışı yakalarız bunun hesabı içerisindeyiz. Bunun gayreti içerisindeyiz" açıklamasında bulundu.

"Bu ölümleri durdurabilmek için ne gibi adımlar atarız bunları kendisiyle müzakere edeceğim"

Rusya-Ukrayna arasında devam savaş ile ilgili soruya ise Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle cevap verdi:
"Her şeyden önce Zelenskiy ile geçen hafta Ankara'da bir görüşme yaptığımı söyledim. Yarın da yine telefonla Sayın Putin ile bir görüşmemiz olacak. Ve bu görüşmelerden sonra bizim malum bir Tahıl Koridoru gayretimiz vardı. Bu Tahıl Koridoru gayretimiz bizim aslında barışa giden yolu açmak istedi. Gerek Avrupa gerek Afrika bütün buralara biz Tahıl Koridoruyla ulaşalım istedik. Ne yazık ki belli bir yere kadar bu işi başardık, ama daha sonra bu devam etmedi. Şimdi yarın yapacağımız görüşmelerde Sayın Putin'den bunu yine rica edeceğim. Bu süreci başlatabilirsek çok hayırlı olur diye düşünüyorum. Yine bu kadar insan tabii öldü. Bu ölümleri durdurabilmek için ne gibi adımlar atarız bunları kendisiyle müzakere edeceğim. Ve bu müzakereden sonra da alacağımız neticeyi gerek Avrupalı gerek Sayın Trump gerek diğer dostlarla görüşme fırsatını bulacağımı düşünüyorum ve bu vesileyle sizlere de tekrar teşekkür ediyorum."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güney Afrika ile ilişkilerin çok iyi olduğunu belirterek, "Bundan sonraki süreçte özellikle savunma sanayinden tutunuz enerjiye varıncaya kadar bu alanlarda müşterek bir çok adımlar atacağımıza inanıyorum" değerlendirmesini yaptı.

Gazze'deki ateşkes süreci üzerine konuşan Erdoğan, "Şu an itibariyle tabii ilgili birimleri özellikle devlet başkanlarıyla arkadaşlarımızın ilişkileri devam ediyor.Ve barışı nasıl temin ederiz, kısa süreli bir ateşkesten ziyade kalıcı bir ateşkesi nasıl temin ederiz, bunun gayreti içerisindeyiz" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin nerede sıkıntı olursa orada olacağını bölgesinde ve dünyadaki gelişmelere kayıtsız kalamayacağını belirterek, "Nerede bir sıkıntı varsa biz tabiiki orada olacağız. Siyasetin en önemli yanı bu. Sudan'daki kardeşlerimiz de Türkiye'nin oradaki bu sıkıntıların çözümünde yer almasını zaten onlar da talep ediyor ve biz de oralarda barış için bulunmanın gayreti içerisinde olduk, oluyoruz. Gerek Körfez'de gerek Sudan'da aynı şekilde Somali'de bu gayretlerin içerisinde olduk. Bundan sonra da yine barış için her yere koşturacağız" açıklamasında bulundu.

Hülya Keklik

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Antalya’da iki motosikletlinin yola savrulduğu kaza kameraya yansıdı, mahalleli kasis istedi Antalya’da okula yakın noktada bulunan kontrolsüz kavşakta meydana gelen kazalar mahalle sakinlerini tedirgin ediyor. Son olarak geçtiğimiz günlerde iki motosikletin kafa kafaya çarpışma anı güvenlik kameralarına yansırken, mahalleli benzer kazaların sık sık yaşandığını belirterek sokakta önlem almasını istedi. Antalya’nın Kepez ilçesinde Teomanpaşa Mahallesi 2287 ile 2290 sokak kesişimindeki kontrolsüz kavşakta sık sık kazaların meydana geldiğini belirten mahalle sakinlerini önlem alınması gerektiğini vurguladı. Okula yaklaşık 100 metre mesafede bulunan kavşakta özellikle okul dağılım saatlerinde çocukların yoldan geçerken endişe ettiklerini ve çocuklarını oyun oynamak için dahi dışarıya çıkaramadıklarını söyleyen vatandaşlar, her an endişe içinde olduklarını ifade etti. Kaza anı kamerada Son olarak geçtiğimiz günlerde iki motosikletin kafa kafaya çarpışıp sürücülerinin yaralandığı kaza anı güvenlik kameralarına yansıdı. Görüntülerde seyir halinde ilerleyen iki motosikletli kafa kafaya çarpışması ve motosiklet sürücüleri çarpmanın etkisiyle sürüklenerek yola savrulduğu anlar yer aldı. "Çok hızlı geliyorlar, arabaların üzerine uçuyorlar" Mahalle sakini Azize Kıpık, "Burada sürekli kazalar oluyor, buraya kasis yapılmasını istiyoruz, 100 metre uzaklıkta hem ortaokul hem ilkokul var. Çocuklarımızı sokağa çıkartıp bisiklet bile sürdüremiyoruz. Çok hızlı geliyorlar, arabaların üzerine uçtular. Dün akşam üstü 18.30 civarı yine bir kaza oldu. Çocuklar yerlerde sürüklendi" dedi.
Gaziantep Maçta kaleciyle çarpışan genç futbolcunun böbreği parçalandı, ameliyatla hayatı kurtuldu Gaziantep’te amatör futbol maçı sırasında rakip takım kalecisiyle çarpışan 15 yaşındaki Muhammed Şükrü Dalgacı’nın sağ böbreği parçalandı. Durumu kritik olan ve çok kan kaybeden genç futbolcu, sevk edildiği özel hastanede yapılan başarılı ameliyatla hayata tutundu. Olay, 26 Şubat tarihinde Şehitkamil ilçesi Gazikent Mahallesi Semt Sahası’nda meydana geldi. İddiaya göre, amatör bir futbol maçı sırasında rakip takım kalecisiyle çarpışan 15 yaşındaki Muhammed Şükrü Dalgacı, bir anda büyük bir acıyla yere yığılarak kendisini kaybetti. Olay yerine gelen sağlık ekiplerince yapılan ilk müdahale sonrası devlet hastanesine kaldırılan Muhammed Şükrü Dalgacı’nın çekilen röntgenlerinde sağ böbreğinde parçalanma ve ciddi bir problem olduğu tespit edildi. Genç futbolcu, daha sonra ivedi şekilde Gaziantep Özel Anka Hastanesi’ne sevk edildi. Genç futbolcu, 3 uzman doktorun katıldığı başarılı operasyonla hayata tutundu Hastaneye ulaştığında yoğun kan kaybına bağlı tansiyonu ölçülemeyen ve genel durumu kötü olan genç sporcu, Anka Hastanesi’nde Üroloji Uzmanı Op. Dr. Hilmi Çelik öncülüğünde hemen ameliyata alındı. Operasyonda, parçalanan sağ böbrek cerrahi olarak çıkarılarak kanama kontrol altına alındı. Operasyonun kritik seyretmesi nedeniyle ameliyata Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Gökaslan ile Genel Cerrahi ve Gastroenteroloji Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Ali Yağcı da dahil oldu. Ameliyat sürecinde hastaya 11 ünite kan verildi. Ameliyat sonrası tedavi ve takip süreci başarılı geçen genç hasta, ameliyatın 8. gününde genel durumu iyi olarak taburcu edildi. "Milyonda bir karşılaşabileceğimiz bir vaka" Yaşanan süreçle ilgili açıklamalarda bulunan ve hastanın ciddi bir hayati riskle karşı karşıya kaldığını belirten Üroloji Uzmanı Op. Dr. Hilmi Çelik, "Çok nadir, milyonda bir karşılaşabileceğimiz bir vaka. Hastamız 15 yaşların bir futbol maçı sırasında rakip takım kalecisiyle çarpışıyor ve künt böbrek travması yaşıyor. Ciddi bir böbrek yaralanması olduğu için hayati risk ortaya çıkıyor. Biz bu şekilde hastayı operasyona aldık ve hasta tansiyon alınmayacak bir noktadaydı. Yaklaşık 11 ünite kan vererek operasyonu sıkıntısız bir şekilde tamamladık. Ciddi bir hayati riski vardı ancak operasyon başarılı geçti ve şuanda da durumu gayet iyi. Ameliyatın üzerinden 3 hafta geçti ve artık normal hayatına tamamen döndü. Bundan sonra tekrar futbol oynaması için biraz beklemesi gerekiyor" dedi. "Kaleciyle çarpıştıktan sonra çok büyük bir acı hissettim" Olay anlarını anlatan genç futbolcu Muhammed Şükrü Dalgacı da, "Stoper uzun top atınca ben de topu almaya çalışırken kaleciyle çarpıştım. Kalecinin dizi böğrüme geldi. Ondan sonra çok yoğun bir acı hissettim. Sonrasında hastaneye getirdiler beni ve ameliyat ettiler. Riskli bir ameliyat oldu. Şuan iyiyim çok şükür. Doktor hocalarıma çok teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Baba Ahmet Dalgacı (47) ise çok zor günler geçirdiklerini ancak yapılan başarılı operasyonla rahatladıklarını söyleyerek emeği geçen doktorlar ve hastane çalışanlarına teşekkür etti.
İzmir Cemil Tugay’dan sağlık emekçilerine teşekkür İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, 14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle İzmir Tabip Odası’nı ziyaret ederek hekimlerin ve sağlık çalışanlarının toplum için üstlendiği hayati sorumluluğa dikkat çekti. Tugay, "Sağlık çalışanlarının emeği her zaman takdiri hak ediyor" dedi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla İzmir Tabip Odası Başkanı Dr. Fahri Yüce Ayhan ve yönetim kurulu üyelerini ziyaret etti. Ziyarette Başkan Tugay’a İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, Sağlık İşleri Dairesi Başkanı Ahmet Soner Emre ve Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Başak Bayram eşlik etti. "Meşakkatli bir yolculuk" İzmir Tabip Odası’nı ziyaret etmekten onur duyduğunu belirten Başkan Tugay, 14 Mart Tıp Bayramı’nın sağlık alanındaki sorunların konuşulduğu bir gün olduğuna dikkat çekti ve hekimlik mesleğinin önemine vurgu yaptı. Tugay, "Ne kadar zorluk olursa olsun, ne kadar sıkıntı ve problem yaşansa da hekimlik çok onurlu bir meslek. Aynı zamanda çok meşakkatli bir yolculuk. Bu nedenle hekimler, her zaman özellikle böyle günlerde takdir edilmeli ve yaptıkları her şey için teşekkür edilmeli" dedi. "Vazgeçmeyeceğiz ve yenilmeyeceğiz" Sağlık emekçilerinin her şartlarda sorumluluklarını sürdürdüğünü belirten Tugay, Türkiye’nin daha iyi bir noktaya gelmesi için verilen mücadelenin devam edeceğini söyledi. Tugay, "Vazgeçmeyeceğiz. O nedenle yenilmeyeceğiz. Mücadele etmeden hiçbir şey olmuyor. Biz çalışa çalışa bugünlere geldik ve çalışmaya devam edeceğiz. Sizlerin desteğine her zaman ihtiyacımız var. Hekimlik camiasının, Tabip Odasının varlığından güç aldığını biliyorum. Ne zaman başımıza bir şey gelse Tabip Odasına koştururuz. O yüzden emek verenlere de çok teşekkürler. 14 Mart Tıp Bayramı kutlu olsun. Yaptığınız her şey için tekrar tekrar teşekkür ediyorum" dedi. "İzmir için bu kadroların bir fark oluşturduğunu görüyoruz" İzmir Tabip Odası Başkanı Dr. Fahri Yüce Ayhan ise ziyaretten dolayı Başkan Tugay ve ekibine teşekkür etti. İzmir Büyükşehir Belediyesi ile kurumsal ilişkiler yürüttüklerini ifade eden Ayhan, "İzmir için bu kadroların bir fark oluşturduğunu biz de görüyoruz. Umuyorum İzmir adına her şey daha iyi olacak. Aynı umudu besleyerek daha iyi günlerde, daha iyi bir Türkiye’de, daha iyi bir İzmir’de hep birlikte yaşamaya, çalışmaya devam edeceğiz" dedi.
Ankara Güven Hastanesi’nden Tıp Bayramı’nda ödül töreni Güven Hastanesi, 14 Mart Tıp Bayramı’nda Güven Hastanesi’nin kurucularının adını aldığı ‘18’inci Dr. Aysun ve Dr. Ahmet Küçükel Tıp Ödülleri’ gününü düzenledi. Güven Hastanesi, 14 Mart Tıp Bayramı kapsamında ödül töreni düzenledi. Sağlık çalışanlarının ödüllendirildiği ’18’inci Dr. Aysun ve Dr. Ahmet Küçükel Tıp Ödülleri’ programı çerçevesinde sağlık alanındaki başarılar ödüllendirilirken, sağlık sektörünün insan hayatındaki önemine vurgu yapıldı. Programda, ayrıca bilimsel araştırmaların ve sağlık hizmetlerinin gelişmesine katkı sunan çalışmaların desteklenmesinin önemine de değinildi. "Güven Sağlık Grubu 51 senelik yolculuğunda her gün ilerleme sevdasıyla yoluna devam ediyor" Hekimler ve sağlık çalışanlarının katılımıyla gerçekleştirilen ödül töreninde açıklamalarda bulunan Güven Eğitim ve Sağlık Vakfı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Banu Küçükel, sağlık çalışanlarının toplum sağlığı için üstlendiği kritik role dikkat çekti. Güven Sağlık Grubu’nun uzun yıllardır vatandaşlara hizmet ettiğini ve bu yolculukta Türkiye’ye sağlık hizmetlerinde ilkleri yaşattığını belirten Küçükel sözlerine şu şekilde devam etti: "Güven Sağlık Grubu 51 senelik yolculuğunda her gün ilerleme sevdasıyla, hatalarından öğrenerek, en yüksek potansiyeline ulaşma azmiyle yoluna devam ediyor. Hevesi, memleketinde sağlık hizmet fonksiyonlarında ilkleri yapmak, çıtayı hep yükseğe koymak, geliştirmek, köklendirmektir. Biz, memleketimize ve insanlığa hizmetin yolunu bu çatı altında mahcup ve muhtaç olmadan verenlerdeniz. Vakfımız, kamu yararına bir vakıf. Ulusal ve uluslararası pek çok güzel projelere imza atıyor, memleketin zor zamanlarında yaralara merhem oluyor. Bu sene Güven Eğitim ve Sağlık Vakfı’nın da 20’nci senesi. Bu vesileyle bunu da kutluyoruz, onurlandırıyoruz. Vakfımızın çatısında; bilime sonsuz güvenimizle, genç bilim insanlarını desteklemek, heveslendirmek, sorumluluğunu da yerine getirmek için 18 senedir, Dr. Aysun ve Dr. Ahmet Küçükel Tıp Ödüllerimizi her yıl artan bir ilgiyle büyütüyor ve köklendiriyoruz. Bu ödüller, bilime katkı sunan, geleceğe yön veren, sağlık alanındaki bilgi birikimini ileriye taşıyan ve insan hayatını iyileştirmeye yönelik çalışmalar yürüten, değerli bilim insanlarını onurlandırmak için takdim edilmektedir. Henüz bilinmez olana ışık tutmak için merak yolculuğuna adım atan, ödül alsın almasın tüm bilim insanlarımızı kutlamak boynumuzun borcudur." "Her biri kendi alanında özgün çalışmalardı" Tıp ödülleri kapsamında açıklamalarda bulunan Güven Sağlık Grubu Bilim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Esin Kaymaz Morkoç, ödüllerin her birinin kendi alanlarına özgü çalışmalar olduğunu ifade ederek, "Güven Bilim Ödülleri’nin 18’incisini sahipleriyle buluşturuyoruz. Her biri kendi alanında özgün ve toplum sağlığına yön veren çalışmalardı. Beraberinde günümüze Tıp Günüyle devam edeceğiz. Ayrıca bugün Tıp Bayramı. Tüm sağlık çalışanlarının, meslektaşlarımın Tıp Bayramı’nı kutluyorum. Tıp Bayramı, 1919 yılında işgal altındaki ülkemizde tıp öğrencilerinin başlattığı bir direniş harekatı aslında. Bu nedenle sadece bir kutlama günü değil; direnişin, özgürlüğün ve mücadelenin de bir simgesi" şeklinde konuştu. "Güven Sağlık Kurulu olarak, Türkiye’yi daha ileri götürmeyi hedefledik" Güven Hastanesi olarak Türkiye’ye sağlık hizmetleri alanında geri durmayacaklarının altını çizen Tıp Günü Kongre Başkanı Prof. Dr. Berkant Özpolat, "18’inci Aysun Küçükel ve Ahmet Küçükel Ödül Töreni’nde, Türk öğrencileriyle birlikte 14 Mart’ı bir arada kutlamanın mutluluğunu yaşıyoruz. Güven Sağlık Kurulu olarak, tıbbı daha ileri götürmeyi ve hastalarımıza şefkatle yaklaşmayı bir hedef belirledik. Bundan sonra da bu hedef doğrultusunda da yürümeye devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi. "Kurucularımızın ışığı doğrultusunda görevimizi sürdürmekten onur duyuyorum" Güven Hastanesi’nin kurucuları Dr. Aysun ve Dr. Ahmet Küçükel’in vizyonunda ilerleyeceklerini söyleyen Güven Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Fazıl Mustafa Cesur ise, "Burada üç şeyi kutlamak için beraberiz. Birincisi 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutluyoruz. İkincisi de 18’incisini kutladığımız Dr. Aysun ve Dr. Ahmet Küçükel Ödül Töreni. İlk günden itibaren bu ödül töreninin içinde oldum. Böyle güzel bir organizasyon içinde olmaktan da mutluluk duyuyorum. Kurucularımızın ışığı doğrultusunda, kanıta dayalı tıbbın gerçeklerinden ayrılmadan görevimizi sürdürmekten onur duyuyorum" açıklamasında bulundu. Program, obezite oturumları, robotik cerrah oturumları, menopoz oturumları, demansın değişen yüzü oturumları kapsamında gerçekleşti.