DÜNYA - 13 Ocak 2026 Salı 23:44 | Son Güncelleme : 13 Ocak 2026 Salı 23:46

Çok sayıda Avrupa ülkesi, İranlı büyükelçileri istişareye çağırdı

A
A
A
Çok sayıda Avrupa ülkesi, İranlı büyükelçileri istişareye çağırdı

Aralarında Fransa, İspanya, İngiltere, Almanya, İtalya, Hollanda, Finlandiya, Portekiz ve Belçika’nın da yer aldığı çok sayıda Avrupa ülkesi, protestoculara yönelik şiddeti kınamak üzere ülkelerinde bulunan İranlı büyükelçileri istişareye çağırdı.

İran'da 28 Aralık'ta başladıktan sonra kısa sürede hükümet karşıtı protestolara ve şiddet olaylarına dönüşen gösteriler devam ederken, Aralarında Fransa, İspanya, İngiltere, Almanya, İtalya, Hollanda, Finlandiya, Portekiz ve Belçika’nın da yer aldığı çok sayıda Avrupa ülkesi, protestoculara yönelik şiddeti kınamak üzere ülkelerinde bulunan İranlı büyükelçileri istişareye çağırdı.

Avrupa basınına konuşan bir AB yetkilisi, İran’ın ülkedeki protestoculara sert müdahalesi nedeniyle Brüksel’deki İran büyükelçisinin çağrıldığını duyurdu. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, bugün erken saatlerde yaptığı açıklamada, İran’ın sert müdahalesinde öldüğü ve yaralandığı bildirilenlerin sayısının "dehşet verici" olduğunu ve bu nedenle İran’a yönelik ek yaptırımların hazırlanması için hızlı bir şekilde ilerlediklerini söylemişti.

"Protestoculara yönelik şiddet, tahammül edilemez ve insanlık dışı"

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, İran’da "barışçıl protestoculara karşı sorgusuz sualsiz başlatılan devlet şiddeti" olarak nitelendirdiği uygulamalara itiraz etmek üzere İran’ın Paris büyükelçisini çağırdığını açıkladı. Ulusal Meclis’te yaptığı açıklamada Barrot, "Fransa, barışçıl göstericilerin üzerine ayrım gözetmeksizin çöken bu devlet şiddetini ve baskıyı kınamaktadır" dedi.
Protestoculara yönelik şiddetin "tahammül edilemez ve insanlık dışı" olduğunu söyleyen Barrot, "Barışçıl protestoculara silah doğrultanlar, cezasız kalmamalı" ifadelerini kullandı.

"İran, temel haklara saygı göstermeli"

Hollanda Dışişleri Bakanı David van Weel, barışçıl protestoculara yönelik kanlı müdahaleden derin bir üzüntü duyduğunu söyleyerek, İran’ın gösterilere verdiği tepkiyi resmen protesto etmek amacıyla büyükelçinin çağrıldığını söyledi. Van Weel, protestoculara karşı aşırı güç kullanımı, insan hakları örgütlerinin tahminlerine göre sayısı 10 bin 600 kişiyi aşan keyfi gözaltılar ve yaygın internet kesintilerine işaret etti. İhlallerden sorumlu olanların hesap vermesi gerektiğini ifade eden Van Weel, "İran, temel haklara saygı göstermeli ve internete erişimi derhal yeniden sağlamalıdır" dedi.
Van Weel, Hollanda’nın tepkisini Avrupalı partnerleri ile eşgüdüm içinde ortaya koyduğunu ve insan haklarıyla suçlanan İranlı yetkililere karşı AB yaptırımlarını desteklediğini belirtti.


"İran rejiminin kendi halkına karşı sergilediği acımasız eylemler, sarsıcıdır"

Almanya Dışişleri Bakanlığı, sosyal medya üzerinden yayınlanan bir açıklamayla İran büyükelçisinin bakanlığa çağrıldığını duyurdu. Açıklamada, "İran rejiminin kendi halkına karşı sergilediği acımasız eylemler, sarsıcıdır" ifadeleri kullanıldı. Açıklamada, İran, kendi vatandaşlarına yönelik şiddeti durdurmaya ve insan haklarına saygı göstermeye davet edildi.

"İngiltere, dehşet ve tiksinti duyuyor"

İngiltere Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, Avam Kamarası’nda yaptığı açıklamada, "İngiltere, insanların öldürülmesi, şiddete maruz bırakılması ve baskı nedeniyle dehşet ve tiksinti duymaktadır" dedi.

Cooper, can kaybının şu ana kadar bildirilenin çok daha üzerinde olabileceğinden kaygı duyduğunu söyledi. Cooper, ayrıca İran’a karşı finans, enerji, ulaşım, yazılım ve diğer sektörleri hedef alan ilave yaptırımlar uygulanacağını duyurdu.
İngiliz basını, Cooper ile İran’ın Londra Büyükelçisi arasında Dışişleri Bakanlığı'nda yapılan görüşmenin sadece dokuz dakika sürdüğünü paylaştı.

"Kanla bedel ödenmesi kabul edilemez"

İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, İran’ın Roma Büyükelçisini Dışişleri Bakanlığı’na çağırdı. Konuya ilişkin açıklamasında Tajani, "Ayetullah rejimini protesto edenlerin bunun bedelini kanla ödemeleri, kabul edilemez" dedi.
Tajani, "İran’ın kadın ve erkekleri, sokaklarda mücadele ederek kanlarıyla, ıstırapla, hapse atılmakla ve muhtemelen işkenceden geçerek çok ağır bir bedel ödüyor. Bunların hiçbiri kabul edilemez" ifadelerini kullandı.

"Büyük bir endişeyle izliyoruz"

İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares, İran’ın protestoculara yönelik baskısını reddettiklerini bildirmek üzere İran’ın Madrid Büyükelçisini istişareye çağırdığını açıkladı. Bir radyo kanalına yaptığı açıklamada Albares, "İran’da günlerdir yaşananları güçlü bir şekilde reddettiğimizi ve kınadığımızı ifade etmek istiyoruz" dedi.
İran’ı barışçıl protesto hakkına ve ifade özgürlüğüne saygı göstermeye çağıran Albares, "Gelişmeleri çok yakından ve büyük bir endişeyle izliyoruz" ifadelerini kullandı.

Belçika Dışişleri Bakanı Prevot, İran’ı halkın barışçıl taleplerine cevap vermeye çağırdı

Belçika Dışişleri Bakanı Maxime Prevot, Belçika’nın İran’daki duruma ilişkin endişelerini bildirmek üzere İranlı büyükelçiyi istişareye çağırdığını açıkladı. Konuya ilişkin basın açıklamasında Prevot, "Bugün İran’ın Belçika Büyükelçisini çağırarak kaygılarımızı ifade ettim. İran makamlarının uluslararası yükümlülüklerini yerine getirmesini, her türlü orantısız güç kullanımından kaçınmasını ve İran halkının barışçıl taleplerine cevap vermesini talep ettim" dedi.

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Eşinin dayısını bıçaklayarak öldüren sanık: "Demir sopayla saldırdı, korkutmak için bıçağı savurdum" Zonguldak’ta aralarında çıkan tartışma sonucu eşinin dayısını bıçaklayarak öldüren sanığın yargılanmasına başlandı. Sanık, maktulün demir sopayla kendisine saldırdığını iddia ederek, "Öldürme kastım yoktu. Bıçağı görür de kaçar diye düşündüm" dedi. Olay, 19 Aralık 2025 tarihinde akşam saatlerinde Zonguldak Valiliği önünde meydana geldi. Serkan Akdal (44) ile yeğeninin eşi olan Murat D. (44) arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Olayda Murat D.’nin bıçak darbeleriyle ağır yaralanan Serkan Akdal, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Olay sonrası kaçan ve kısa sürede yakalanan şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya tutuklu sanık Murat D., maktul Serkan Akdal’ın annesi Şirvan Akdal, olay anında maktulün yanında bulunan yaşı küçük yeğenleri B.A. (14) ile SEGBİS ile katılan Y.T.’nin (14) yanı sıra tanıklar ve taraf avukatları katıldı. Mahkemedeki savunmasında cinayeti kasten işlemediğini ve maktulün kendisine hakaretler ettiğini savunan sanık Murat D., "Olaydan 1 ay önce beraber sohbet etme amaçlı oturduk. Alkolün etkisiyle bana küfür etti. Eşime sesli mesajlar attı. Eşimin kendisinin öz yeğeni olduğunu, küfür etmemesi gerektiğini söyledim. Aradan 20-25 gün geçti olay günü kendisini gördüm. Bana yine küfürler etmeye başladı. ’Seninle görüşeceğiz oğlum’ diyerek bana sataştı. Oradan ayrıldım. Az ileride arkadaşımla karşılaştık, sahil kısmına gelerek alkol aldık. Telefonumda Serkan’ın çağrısını gördüm. Telefonuna geri döndüm, ’Sorun ne?’ dedim, yine küfür etti. Kendi öz yeğenine mi küfür ediyorsun dedim. Amacım eşimin kendisinin yeğeni olduğunu hatırlatırsam belki küfür etmeyi bırakırdı. Ancak küfürler etmeye devam etti" dedi. "Demir sopayla vurdu, rastgele savurdum" Telefon görüşmesinin ardından maktulün yanına geldiğini belirten Murat D., "Bana ’Bekle seni öldürmeye geliyorum’ dedi. Sahilden ayrılıp tam rampayı çıkarken tekrar arandım. Beni aradığında ’geldim oğlum seni öldürmeye geliyorum’ dedi. Endişe duydum. Cebimdeki bıçağı çıkardım. Bıçağı görünce korkar kaçar diye düşündüm. Kafamı bir kaldırdım. Aramızda 2-3 metre mesafe vardı. Kendisine ’Serkan gelme’ bağırarak diye ellerimi kaldırdım. Demir sopayla bana saldırdı. Sağ omuzuma demir sopayla vurdu. O refleksle ban uzaklaşması için bıçağı rastgele savurdum. Öldürme kastım yoktu. Son ana kadar canımı kurtarmak için müdahalede bulundum. Hamle yaptım. Aksi bir kastım olsaydı eylemime devam ederdim. Maktulün fazla yara almadığını düşündüğüm için için taksiye binerek eve gitmek istedim.Eşime kapıda merdivende olanları anlattım. Polise teslim olacağımı söyledim. O sıra kendimden geçmişim" şeklinde konuştu. "Geçmişte yaşadıklarımın üzüntüsünü yaşarken bu olay bana kambur oldu" Olayda kullandığı bıçağın akıbetini bilmediğini, olayın şokuyla kendini kaybettiğini söyleyen Murat D., "Daha sonra Fener’de kafayı dağıtıp amacım karakola gitmekti. Bıçağı ne yaptım bilmiyorum. Epilepsi hastasıyım. Polis arabalarını gördüm. Beni aradıklarını düşündüm. Polislerin yanına gidip orada onlara olayı anlattım. Ben geçmişte yaşadıklarımın pişmanlığını üzüntüsünü yaşarken bu olay bana kambur oldu. Serkan’ın ailesinin acılarını paylaşıyorum. Öldürme niyetim de yoktu. Bıçağı görürde cayar gider diye düşündüm. Olaydan büyük üzüntü duyuyorum" dedi. Telefondaki kişiye "Benim keyfimi bozma" demiş Serkan Akdal’ın annesi Şirvan Akdal ise sanıktan şikayetçi olduğunu söyleyerek "Olay günü ise oğlumu telefonla aradım. Oğlum da yeğenleriyle kavurma yediğini yarım saat sonra eve geleceklerini söyledi. Ancak eve gelmedi. Saat 21.00 sıralarında da aralarında olay olduğunu öğrendim. Hastanede oğlumun ölüm haberini aldım. Şikayetçiyim" dedi. SEGBİS ile duruşmaya katılan Y.T. ise dayısı Serkan Akdal ile yemek yedikleri sırada telefonunun çaldığını ve dayısının telefonun ucundaki kişiye "Benim keyfimi bozma, sen kimi öldürüyorsun" diye tepki gösterdiğini anlattı. Y.T., "Dayım ’Kendinizi savunun. Bana bir şey olmadan kimseye bir şey yapmayın’ dedi. Murat ile karşılaştılar. Bıçağı görünce dayım üstüne gitti. Dayım bıçaklanınca karşı kaldırıma geçti. Ardından Murat D., diğer kuzenim olan B.A.’ya bıçak salladı. Sonra bıraktık dayıma koştuk. Sanıktan şikayetçiyim" diye konuştu. Duruşmada diğer tanık Selim N.’nin yanı sıra Murat D.’nin eşi Zehra D. ve Serkan Akdal’ın yaşı küçük oğlu S.A. (16) da ifade verdi. Duruşmada ses kayıtları dinlendi. Olaya ilişkin kamera görüntüleri izlendi. KGYS kameralarına yansıyan görüntülerde Murat D.’nin önden yürüdüğü, arkadaşı Selim N.’nin ise arkasından ilerlediği; sanığın bir süre sonra durarak bıçağını düzelttiği görüldü. Serkan Akdal’ın üstüne gittiği Murat D.’nin bıçağı havaya kaldırdığı görüntülere yansıdı. Murat D.’nın demir sopa ile omzuna darbe aldığı, yaşanan boğuşma esnasında Akdal’ın bıçaklandığı kamera görüntülerinde yer aldı. Mahkeme başkanı sanığın tutukluluk halinin devamına karar verirken Cumhuriyet Savcısı’nın mütalaasını hazırlaması için duruşma ileri bir tarihe ertelendi.