BASKETBOL - 01 Mart 2011 Salı 11:14

"Bu skandalı örtbas edemezsiniz"

A
A
A
"Bu skandalı örtbas edemezsiniz"

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, Fenerbahçe Dergisi'ndeki yazısında Basketbol Federasyonu'na yüklenerek, "Kulübümüz bu uluslararası boyuttaki skandala sebebiyet veren kişi ve kurumlar ile hukuk önünde mücadelesini sonuna kadar sürdürecektir" dedi.

Fenerbahçe Dergisi'nin 97. sayısındaki yazısında özellikle Fenerbahçe Bayan Basketbol Takımı eski oyuncusu Taurasi'de yaşanan doping skandalına değindi.


Başkan Yıldırım, son zamanlarda oynadığı iyi futbol ile taraftarın yüzünü güldüren futbol takımını değerlendirerek, "Profesyonel futbol takımımız ligin ikinci yarısına güçlü bir başlangıç yaparak rakipleri ile arasındaki puan farkını kapattı. Sezon başından bu yana bizler takımımıza ve kadromuza güvendiğimizi söylediğimizde bizleri eleştirenlerin bugün takımımıza nasıl övgüler yağdırdıklarını da görüyoruz.

 

Futbol bir takım oyunu ve hiç şüphe yok ki bireysel yetenekleri son derece üst düzey olan sporcuların da kendilerini gerçek anlamda gösterebilmeleri ait oldukları takım ile uyum sağlamaları ile mümkün olabiliyor. Sayın Aykut Kocaman'ın idaresindeki profesyonel futbol takımımız Antalya'da yaptığı devre arası kampı son derece iyi değerlendirdi ve bir takım olduğunu herkese şimdi ispatlıyor.

 

Bu inanç ve azimle taraftarımızın desteği birleştiğinde sezon sonunda şampiyonluğa ulaşmamızın önünde hiçbir engel kalmayacaktır. Futbol takımımız neler başarabileceğini nasıl bir kaliteye sahip olduğunu herkese bir kez daha kanıtlamıştır.

 

Bu arada takım kaptanımız Alex de Souza ile sözleşme yenileyerek bu güçlü kadroyu korumak yolunda önemli bir adım da atmış olduk. Alex de Souza hakkında çok fazla şey söylemeye gerek yok. Kendisi kulübümüze yaptığı hizmetler ile tarihimize geçen bir sporcu olmuştur. Tüm başarılı hizmetleri ve istatistiklerine rağmen Alex de Souza'yı hala daha eleştirmeye ve yıpratmaya çalışanlar hakkındaki takdiri de kamuoyuna bırakıyorum" ifadelerini kullandı.



"AVRUPA'DA YENİLGİ YÜZÜ GÖRMEYEN MÜKEMMEL TAKIMIMIZ DURDURULMUŞTUR"


Hacettepe Üniversitesi'nin verdiği yanlış rapor ile Fenerbahçe'nin durdurulduğunu söyleyen Aziz Yıldırım, "Konu Fenerbahçe olunca bazı insanların Fenerbahçe karşıtlığı adına akıl ve izan dışı yorumlar yaptıkları ve kendilerini komik duruma düşürme pahasına bazı fikirlerinde ısrarcı olduklarını görüyoruz. Hacettepe Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Türkiye Doping Kontrol Merkezi son derece vahim bir yanlış yaparak bayan basketbol takımı oyuncumuz Diana Taurasi'den alınan numune üzerinde yapılan doping testinin pozitif olduğunu tespit etmiştir.

 

Bu süreçte yaşananlar ve Taurasi'nin ardından da bir başka oyuncumuz Penny Taylor'ın takımdan ayrılması tüm kamuoyu tarafından gayet net bir biçimde biliniyor. Ortada dünya spor tarihinin en büyük 'spor skandalı' vardır. Türkiye Doping Kontrol Merkezi ve Türkiye Basketbol Federasyonu Sağlık Kurulu'nun müşterek yetersizliği sonucunda sportif yarışmaya müdahale edilmiştir. Bu haksız ve benzeri görülmemiş müdahale sonucunda Fenerbahçe Spor Kulübü'nün önü kesilmiş, Avrupa'da yenilgi yüzü görmeyen mükemmel takımımız adeta durdurulmuştur" diye konuştu.


Başkan Aziz Yıldırım, Euroleague'den elenmenin üzüntüsüne rağmen lige konsantre olmak istediklerini ifade ederek, "Euroleague'in en önemli döneminde bayan basketbol takımımız, en önemli oyuncularından birini doping testine bağlı olarak TBF tarafından verilen tedbir kararı ile diğeri önemli oyuncusunu ise arkadaşına karşı yapılan bu haksız uygulamadan kaynaklanan güvensizlik nedeniyle kaybetmiştir.

 

Gelinen noktada Fenerbahçe Bayan Basketbol Takımımız taraflı tarafsız tüm otoriteler tarafından şampiyon adayı olarak gösterildiği Euroleague'den elenmiştir. Yaşanan bu travmaların Türkiye Ligi'nde takımımızı etkilememesi için tüm gayretimiz ile çalışıyoruz. Ancak belli bir plan doğrultusunda oluşturulmuş takımımızın sezonun sonuna yaklaşmışken bu denli radikal değişimine sebebiyet veren bu süreçten etkilenmemesini beklememek de saflık olacaktır.

 

Bu durum açık açık Fenerbahçe Spor Kulübü'nün sportif yarışma içerisinde engellenmesi, hızının kesilerek durdurulması ve bunun sonucunda rakiplerine haksız avantaj
sağlanmasıdır. Bunun yanı sıra benzeri görülmemiş bu skandalın ülkemizin imajını ayaklar altına serdiği, ülkemizi uluslararası alanda utandırdığı gerçeği de cabasıdır. Peki bunun hesabını kim verecek" dedi.



"BU HATALARI YAPANLAR KOLTUKLARINDA OTURMAYA DEVAM ETMEKTEDİRLER"


Basketbol Federasyonu'na ateş püsküren Yıldırım, "Bugün bu hataları yapanlar hala koltuklarında oturmaya devam etmektedirler. Kendisinin skandal ortaya çıktıktan sonra; süreç içindeki fonksiyonunu postacılık olarak sınırlayan ancak sporcumuzun daha B numunesi bile açılmadan kendisinin doping kullandığı hakkında karar veren ve hatta "iki sene ceza alır" açıklamasını yapacak kadar ileri giden Türkiye Basketbol Federasyonu Sağlık Kurulu Başkanı Sayın Prof. Dr. Turgay Atasü hangi yüzle bugün bulunduğu makamı işgal etmeye devam etmektedir?

 

Sayın Atasü istifa etmek bir yana halen yaptığı açıklamalar ile tabir caiz ise pişkinlik yapmaktadır. Türkiye Basketbol Federasyonu Dopingle Mücadele Yönergesi'nin 9.10. maddesine göre laboratuar analiz sonuç raporlarını inceleyerek aykırı analitik bulgu olup, olmadığına karar vermek TBF Dopingle Mücadele Kurulu'nun görevidir.

 

Sporcumuzun konuya ilişkin uzmanlığına başvurduğu özel uzman söz konusu raporlarla WADA dokümanı arasındaki uyumsuzluğu gördüğü halde Sayın Atasü görememiştir. Halen de bu yetersizliğini örtbas etmek çabasındadır. Aynı şekilde WADA Türkiye Temsilcisi Sayın Prof. Dr. Rüştü Güner de bizzat nezaret ettiği analizde uyumsuzluğu görememiştir.

 

Ön yargı ile hareket etmiş ve analizin ui son derece vahim bir yanlıyapılması sırasında hazır bulunan kulübümüz avukatına ve dolayısıyla kulübümüze saygısızlık yapmıştır. Keza Türkiye Doping Kontrol Merkezi müdürü Sayın Prof. Nur Sabah Başçı ve sporcumuzun doping kullandığı şeklinde rapor veren bu raporu onaylayanlar istifa etmek için daha ne olmasını beklemektedirler" ifadelerini kullandı.



"HUKUK ÖNÜNDE MÜCADELEMİZİ SONUNA KADAR SÜRDÜRECEĞİZ"


Kulübün uluslararası boyuttaki skandala sebebiyet veren kişi ve kurumlar ile hukuk önünde mücadelesini sonuna kadar sürdüreceğini dile getiren Yıldırım açıklamalarına şu şekilde devam etti:


"Fenerbahçe Spor Kulübü amatör şubelere milyonlarca dolar yatırım yapmaktadır. Bu yatırımların kulübümüze ve ulusumuza uluslararası başarılar olarak dönmesi adına başta yönetimimiz olmak üzere tüm camiamız üzerine düşen her şeyi yaparken tüm yatırımlarımızı tüm emeklerimizi çöpe atıp ondan sonra pardon demek yapılan hataların üzerini örtmek adına yeterli midir? Kaybedilen sadece maddi yatırımlar değil ülkemizin imajıdır. Bugün itibari ile bu skandala imza atanlardan hiçbirinin hala daha istifa etmemesini anlayabilmek mümkün değildir.


Öte yandan Taurasi olayının ardından bir diğer sporcumuzun doping testinin Köln'de yapılmasını talep ettiğimizde bizleri vatan haini ilan edenler bugün neden bir özür dilemeyi dahi kendilerine yedirememektedirler. Türk sporu Fenerbahçe karşıtlığı ile hareketi şiar edinmiş, buldukları her fırsatı Fenerbahçe Spor Kulübüne zarar vermek adına kullanan bu tip insanlardan arınmak zorundadır.

 

Bir yanda görevlerini yapmayan ya da yapamayacak kapasiteye sahip olduğu halde koltukları işgal edenler ile diğer yanda sırf fanatizm uğruna onlara şakşakçılık yapanların bu ülkeye verdikleri zarara artık dur deme zamanı gelmiştir. Kamuoyunun bu konuda değerlendirme yaparken konuyu kulüpler ya da renkler bazında değil ulusal değerler noktasında dikkate alması gerekmektedir. Yaşadığımız skandal sadece kulübümüze değil Türk sporuna ve ülkemizin uluslararası alandaki imajına büyük bir zarar vermektedir."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Tavşanlı’da "Orman Benim" kampanyasıyla çevre temizliği Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde, iklim değişikliği ve küresel ısınmanın etkisiyle artan orman yangınlarına karşı farkındalık oluşturmak amacıyla Türkiye genelinde eş zamanlı olarak başlatılan "Orman Benim" kampanyası çerçevesinde etkinlik düzenlendi. Çevre temizliği etkinliğinin ardından açıklamalarda bulunan Tavşanlı Kaymakamı Ömer Faruk Özdemir, orman varlığını korumak ve gelecek nesillere daha yeşil bir dünya bırakmak için bu tür farkındalık projelerinin önemine dikkat çekti. Kaymakam Özdemir, "Bir farkındalık oluşturmak amacıyla Türkiye genelinde düzenlenen bu anlamlı etkinlikte genç kardeşlerimizle bir araya geldik. Ülkemizdeki orman varlığını korumak, gelecek nesillere ormanlarımızı miras bırakabilmek için bu adımı attık. Malum, dünya genelinde ciddi bir iklim değişikliği yaşıyoruz ve küresel ısınmayla karşı karşıyayız. Bu durum, hem ülkemizde hem de dünyada orman yangınlarının her yıl artarak çoğalmasına sebep oluyor. Biz de en azından orman yangınlarımızı azaltabilmek, insan kaynaklı yangınları engelleyebilmek için çocuklarımızı ve gençlerimizi doğal alanlarımıza, ormanlarımıza getirerek eğitimler verdik. Çöplerimizi doğaya dökmemek ve ormanda kontrolsüz ateş yakmamak gibi hayati konularda uygulamalı bilinçlendirme sağladık" dedi. Gençlerin bu konuda ciddi bir bilince sahip olması gerektiğinin altını çizen Kaymakam Özdemir, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Ormanlar sadece görsel bir doğal güzellikten ibaret değildir. Ormanlar; barındırdığı hayvan ve bitki varlığıyla birer doğal yaşam alanıdır. Bizim nefes almamızdan temiz su içmemize kadar hayatın her evresini doğrudan etkileyen en büyük değerlerimizdir. Bu nedenle hepimize düşen görev, ormanlarımıza sonuna kadar hassasiyetle sahip çıkmaktır. Bu bilinci yediden yetmişe tüm vatandaşlarımıza aşılamalıyız. Etkinlikte emeği geçen başta Orman İşletme Müdürlüğümüz olmak üzere tüm kurumlara ve katılan gençlerimize teşekkür ediyorum." Etkinliğe; Tavşanlı Kaymakamı Ömer Faruk Özdemir, Orman İşletme Müdürü Serdar Aksu, İlçe Milli Eğitim Müdürü Raşit Küçükkağnıcı, Gençlik Merkezi Müdürü Mustafa Sert ile orman işletme şefleri ve çok sayıda genç katıldı.
Sivas "Sessiz katil" hipertansiyona dikkat Sivas Numune Hastanesi’nde Dahiliye Uzmanı olarak görev yapan Dr. Gülşah Altun, ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen hipertansiyona ilişkin açıklamalarda bulundu. Hipertansiyonun erken tanı ve doğru tedaviyle kontrol altına alınabilen önemli bir halk sağlığı problemi olduğunu belirten Altun, "Hipertansiyon yani yüksek tansiyon kanın damar duvarına uyguladığı basıncın normal değerlerin üzerinde olması durumudur. Belirtileri baş ağrısı, ense kökünde gerginlik, kulak çınlaması ve ara sıra burun kanaması olsa da genellikle tehlikeli boyutlara çıkmadan bulgu vermediği için ‘sessiz katil’ olarak tanımlarız" dedi. 40 yaşın üzerinde en az yılda bir kez tansiyon ölçümü yaptırılmalı Toplumda her 3 kişiden birinin yüksek tansiyon hastası olduğunu söyleyen Altun, "Hipertansiyon 65 yaş üstü kişilerde ve kadınlarda yüzde 40 oranında görülmektedir. 40 yaşın üzerinde en az yılda bir kez tansiyon ölçümü yaptırılmalı, eğer ailede kalp hastalığı ve diyabet varsa bu ölçümleri 30 yaşın üzerinde herkes senede bir yaptırmalıdır. Kronik böbrek hastalığının diyabetten sonraki ikinci en sık sebebi hipertansiyondur. Her 5 diyaliz hastasında birinin diyalize girme sebebi hipertansiyondur. Yine inme kalp krizi felç görme kayıplarının en sık sebebi hipertansiyondur" dedi. Günlük tuz tüketimi bir çay kaşığını geçmemelidir Hipertansiyonun sebeplerini sıralayan Altun, "Genetik yatkınlığın yanı sıra aşırı tuz tüketimi, fazla kilolu olma, hareketsiz yaşam, sigara ve alkol, kronik stres, diyabetik olma önemli sebeplerdir. Özellikle Türk toplumunda tuz tüketim oranı sağlıklı insanlara önerilen tuz tüketiminden 4 kat daha fazladır. Günlük tuz tüketimi toplamda 5 gram yani bir çay kaşığını geçmemelidir. Hipertansiyonun tedavisinde ise mutlaka düzenli hekim kontrolleri, verilen tedavinin geçici görülmeyip hastaların kendini iyi hissettiğinde dahi tedaviye devam etmesi çok kıymetlidir. Dünyada yıllık 10 milyon kişinin ölümünden doğrudan ya da dolaylı olarak hipertansiyon sorumludur" ifadelerine yer verdi. Düzenli fiziksel aktivite çok önemli Hastalıktan korunma yollarından bahseden Altun, "Hipertansiyondan korunmada sağlıklı yaşam alışkanlıkları kilit rol oynar. Özellikle tuz tüketime dikkat edilmesi, düzenli fiziksel aktivite, ideal kiloda kalabilme, mümkün olduğunca sigara alkol ve stresten uzak kalınması önemlidir. Sonuç olarak hipertansiyon erken tanı ve doğru tedavi ile kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Toplumda farkındalığın artırılması ve düzenli sağlık kontrollerinin yaygınlaştırılması hipertansiyona bağlı ciddi komplikasyonların önlenmesinde büyük önem taşımaktadır" diyerek konuşmasını sonlandırdı.