DÜNYA - 10 Mart 2024 Pazar 23:30 | Son Güncelleme : 10 Mart 2024 Pazar 23:32

Bosna Hersek’te Müslümanlar ilk teravih için camilere akın etti

A
A
A

Bosna Hersek’te Müslümanlar, Ramazan ayının gelişiyle ilk teravih namazı için camilere akın etti.

Osmanlı dönemindeki birçok ramazan geleneğinin yaşatılmaya devam edildiği Bosna Hersek’in başkenti Saraybosna’da, Müslümanlar Ramazan ayının gelişiyle yarın tutulacak ilk oruç öncesinde teravih namazı için cami ve mescitleri doldurdu.

Ramazan ayı coşkuyla karşılandı

Saraybosna, Ramazan ayını gün batımıyla birlikte Bosna Hersek’in ilk Cumhurbaşkanı merhum Aliya İzetbegoviç’in kabrinin de bulunduğu Kovaçi Şehitliği’nin üzerindeki Sarı Tabya’dan yapılan top atışıyla karşıladı. Şehre hakim konumda bulunan Sarı Tabya’da toplanan yüzlerce çocuk, top atışıyla birlikte rengarenk balonları gökyüzüne bıraktı.
Teravih vaktinin gelmesiyle birçok vatandaş, Ramazan ayının ilk teravihi için tarihi Gazi Hüsrev Bey Camii’ni tercih etti.
Ramazan ayı vesilesiyle tarihi Başçarşı süslenirken, Saraybosna’da İslam Birliği Meclisi ve Saraybosna Kantonu Turizm Birliği, Ramazan ayı boyunca hem şehir sakinleri hem de turistlere hitap edecek birçok etkinlik hazırladı. Bölge ülkelerinden Müslümanların da Ramazan ayının ruhunu hissetmek için tercih ettikleri bir adres olarak öne çıkan Saraybosna’da teravih ve iftar programlarının yanı sıra mukabeleler, konferanslar, zikir programları, sergiler ve konserler yapılacak.

İbrahim Aydoğan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Köşk’te altyapısı tamamlanan yollarda asfalt öncesi çalışma başladı Köşk’te altyapısı tamamlanan Çarşı Mahallesi’nde asfalt öncesi zemin kaplama çalışmaları başlatılırken, yolların kısa sürede modern ve güvenli hale getirilmesi hedefleniyor. Aydın’ın Köşk ilçesinde altyapı çalışmaları tamamlanan bölgelerde asfalt öncesi hazırlıklar hız kazandı. Köşk Belediyesi tarafından Çarşı Mahallesi’nde başlatılan Asfalt Zemin Kaplama (PMT) çalışmalarıyla yollar modern ve dayanıklı hale getiriliyor. Köşk Belediye Başkanı Nuri Güler, sahada yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek ekiplerden bilgi aldı. İlçede içme suyu şebekesi, kanalizasyon, yağmur suyu hattı, enerji nakil hatları, doğalgaz ile telekomünikasyon ve fiber altyapı çalışmalarının tamamlanmasının ardından üstyapı çalışmalarına geçildiği belirtildi. Yol kalitesini artırmak ve vatandaşlara daha güvenli ulaşım imkanı sunmak amacıyla başlatılan PMT çalışmaları kapsamında, asfalt öncesi zemin güçlendirilerek yolların uzun ömürlü olması hedefleniyor. Çalışmaların planlanan takvim doğrultusunda ilerlediği ifade edilirken, altyapısı tamamlanan alanlarda asfaltlama sürecinin de kısa süre içerisinde başlayacağı kaydedildi. Köşk Belediyesi yetkilileri, ilçe genelinde ulaşım altyapısını daha konforlu ve güvenli hale getirmek için çalışmaların etap etap diğer mahallelerde de sürdürüleceğini belirtti.
Bitlis BEDOSK, Van’ın saklı güzelliklerinden biri olan İnköy’e yürüyüş düzenledi Bitlis Eren Üniversitesi Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü (BEDOKS) üyeleri, ilk etkinliklerini doğa harikası bir yer olan Van’ın İnköy bölgesine yaptı. Bitlis Eren Üniversitesi bünyesinde kurulan Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü (BEDOKS), ilk etkinliğini 24 kişilik sporcu ile doğa harikası olan Van’ın Gevaş ilçesi sınırları içerisinde bulunan İnköy Kurt boğazına yaptı. Bitlis’in sahip olduğu eşsiz coğrafi potansiyeli, üniversitenin dinamizmiyle birleştirmek amacıyla bu yola çıktıklarını ifade eden Kurucu Başkan Muhammed Barış Ay, "Amacımız, genç arkadaşlarımızı sadece akademik dünyayla sınırlı tutmayıp, onları Nemrut’un, Süphan’ın ve Van Gölü havzasının sunduğu o devasa açık hava laboratuvarına, yani doğaya davet etmekti. BEDOSK sadece bir spor kulübü değil, bir farkındalık hareketidir. Bir yanda dağcılık ve doğa sporları disipliniyle gençlerimizin fiziksel ve zihinsel sınırlarını geliştirmeyi hedeflerken, diğer yanda ’arama kurtarma’ kimliğimizle toplumsal bir farkındalık oluşturmayı üstleniyoruz. Bitlis, sarp dağları ve zorlu kış şartlarıyla bu alanda uzmanlaşmanın hayati önem taşıdığı bir bölge. Biz de kulüp olarak üyelerimize hem doğada hayatta kalma hem de birer profesyonel alpinist olma bilincini aşılıyoruz. Hedefimiz, üniversitemizi ve ilimizi doğa sporları ve arama kurtarma alanında bir merkez haline getirmek" dedi. Kurucu başkan olarak en büyük önceliklerinin kulübü kurumsal bir yapıya kavuşturmak olduğunun altını çizen Ay, "Bunu başardık. Şimdi ise sırada rotalarımızı genişletmek var. Bugün bin 953 rakımdaki İnköy zirve tırmanışını başarıyla tamamladık. Rotamızda ortalama 400 metre irtifa alarak toplamda 9 kilometrelik zirve tırmanış parkurumuzu başarıyla tamamladık. Zirve tırmanışımızın kuzeyinde Türkiye’nin 4. en büyük dağı olan, 4 bin 58 metre rakıma sahip görkemli Süphan Dağı; dünyaca ünlü Van Gölü’nün içindeki tarihi bir yer olan Akdamar Adası ve turkuaz rengindeki gölün eşsiz doğası eşliğinde muhteşem manzaralar arasında zirve tırmanışını başarıyla tamamladık. BEDOSK olarak ilk zirve tırmanışımızın bize verdiği motivasyonla yolumuza devam edeceğiz. Bitlis ilimizde zirve tırmanışlarımız devam edecektir. İleriki dönemlerde dağcılık eğitimlerimizi tamamladıktan sonra ulusal ve uluslararası zirve tırmanışlarımızı yapacağız. Sadece zirve tırmanışları değil; teknik tırmanış ve arama kurtarma alanında da kendimizi geliştireceğiz. Biz kulüp olarak, Bitlis ilimizin tüm zirvelerine etkinlik düzenleyeceğiz. Bu vizyonla, doğaya saygı duyan ve ondan güç alan dağcılar yetiştirmek için kulübümüz gerekli eksiklikleri giderecektir" diye konuştu.
Balıkesir Eğitimde yönetici yetiştirme programı Balıkesir’de başladı Millî Eğitim Bakanlığı tarafından, Millî Eğitim Akademisi Başkanlığı koordinasyonunda hayata geçirilen "Eğitim Kurumları Yönetici Yetiştirme Programı", 81 ilde eş zamanlı olarak başladı. Balıkesir’de gerçekleştirilen programın açılışına İl Millî Eğitim Müdürü Selehattin Kal ve eğitim yöneticileri katıldı. Programın açılışı, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in çevrim içi bağlantıyla gerçekleştirdiği hitapla başladı. Bakan konuşmasında; eğitim yöneticiliğinin sadece idari süreçleri yürütmekten ibaret olmadığını, aynı zamanda eğitim kurumlarına yön veren güçlü bir liderlik sorumluluğu taşıdığını vurguladı. Eğitimde niteliğin artırılması, okul kültürünün güçlendirilmesi ve Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli hedeflerine ulaşılmasında eğitim yöneticilerinin kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Bakanlık tarafından yürütülen program kapsamında; eğitim kurumu yöneticilerinin mesleki gelişimlerinin desteklenmesi, yönetim becerilerinin geliştirilmesi ve eğitim faaliyetlerinin daha etkin yürütülmesi amaçlanıyor. 81 ilde uygulanacak programın yaklaşık 35 bin yönetici ve yönetici adayının katılımıyla üç aşamalı olarak gerçekleştirilmesi planlanıyor. Balıkesir’deki açılış programında konuşan İl Millî Eğitim Müdürü Selehattin Kal ise eğitim yöneticiliğinin önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: Eğitim yöneticiliği; sadece idari süreçleri yürütmek değil, aynı zamanda okullarımıza vizyon kazandırmak, öğretmenlerimize rehberlik etmek ve geleceğimiz olan evlatlarımızın yetişmesine liderlik etmektir. Bu yönüyle okul yöneticilerimiz, eğitim sistemimizin en önemli yapı taşlarından biridir." Programın yöneticilik becerilerini geliştireceğine, eğitim liderliği anlayışına katkı sunacağına ve okullardaki eğitim kalitesini daha da güçlendireceğine inandığını belirten Müdür Kal; teknoloji yönetimi, kriz yönetimi, insan ilişkileri, etik değerler ve iletişim becerileri gibi alanlarda kendini sürekli geliştiren eğitim yöneticilerine duyulan ihtiyacın her geçen gün arttığını ifade etti. 7528 sayılı Öğretmenlik Mesleği Kanunu kapsamında hayata geçirilen program; hafta sonlarında yüz yüze ve mahalli hizmet içi eğitim faaliyetleri şeklinde uygulanacak. Eğitimler; "eğitim liderliği", "yönetim ve koordinasyon", "kültürel duyarlılık ve iş birliği", "yönetsel etik ve değerler" ile "kişisel ve mesleki gelişim" başlıklarını kapsayan 20 farklı ders ve toplam 64 saatlik içerikten oluşuyor. Program kapsamında yöneticilere; "Kurum Sağlığı ve Güvenliği ile Afet ve Kriz Yönetimi", "Eğitimde İnsan Hakları ve Demokrasi Kültürü", "Değer ve Gelişim Odaklı Personel Yönetimi", "Stres ve Duygu Yönetimi" ile "İkiz Dönüşüm: Eğitimde Teknoloji Yönetimi ve Çevre Bilinci" gibi güncel ve kapsamlı eğitimler verilecek. 16 Mayıs tarihinde başlayan birinci grup eğitimlerinin 14 Haziran 2026 tarihinde tamamlanması planlanırken; yeni eğitim öğretim yılı başlamadan önce tüm eğitim süreçlerinin tamamlanarak görevlendirilecek yöneticilerin görevlerine hazır hâle gelmeleri hedefleniyor.
Balıkesir Çay Deresi ıslah edildi, sel ve taşkın riski azaldı Balıkesir ve ilçelerinde son dönemde yapılan taşkın kontrol tesislerinin artması, bölgedeki taşkın risklerinin ortadan kaldırılmasında önemli rol oynayacak. Balıkesir il merkezini ortadan ikiye ayıran Çay Deresi ıslah edilerek, taşkın riski ortadan kaldırıldı. Tarım ve Orman Bakanlığı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, tarımda modern sulamayı yaygınlaştırmak, toplulaştırma çalışmalarıyla tarım arazilerinden en yüksek faydayı sağlamak, musluklara sağlıklı ve içilebilir su ulaştırmak ve yerleşim yerleri ile tarım arazilerini taşkın risklerine karşı korumak için tüm gücüyle çalışırken, sürdürülebilir su yönetimi anlayışıyla da suyun her damlasına sahip çıkıyor. Balıkesir ve ilçelerinde son dönemde yapılan taşkın kontrol tesislerinin artması, bölgedeki taşkın risklerinin ortadan kaldırılmasında önemli rol oynuyor. DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta "Hayata geçirdiğimiz taşkın koruma tesisleri ile taşkın riskini azaltıyor, vatandaşlarımızın can ve mal emniyetini güvence altına alıyoruz. Oluşabilecek taşkınlardan korunma ve daha güzel bir çevre için taşkın tesislerimizin temizlik faaliyetlerine dikkat etmeliyiz. Dere yataklarına evsel ve hayvansal atıkların atılmaması, dere yatağının daraltılmaması ve müdahale edilmemesi hususunda tüm vatandaşlarımızın duyarlı davranması çok önem arz etmektedir" dedi. Balıkesir’in Karesi ilçesinde yürütülen "Çay Deresi 4. Kısım Taşkın Koruma İnşaatı" kapsamında duvarlı kanal ve yaya köprülerine ilişkin imalatlar tamamlandı. Devlet Su İşleri Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, projedeki son duruma ilişkin yaptığı açıklamada, çalışmaların planlanan takvim doğrultusunda sürdüğünü belirterek şu bilgileri paylaştı: "Toplam bin 272 metre uzunluğunda, il merkezinden geçen derenin ıslahı kapsamında; 2 bin 544 metre betonarme duvar imalatı ile birlikte 1 adet yol geçiş yapısı, 7 adet çelik kemer yaya köprüsü, 1 adet çelik düz yaya köprüsü, 2 adet betonarme yaya köprüsü, 6 adet engelli rampası ve 2 bin 544 metre uzunluğunda çift taraflı alüminyum döküm korkuluk, alüminyum aydınlatmalar ile ferforje korkuluk imalatları tamamlanmıştır. Projenin tamamlanmasıyla birlikte Karesi ilçesi taşkın riskine karşı daha güvenli hale gelecektir." Proje ile birlikte, yerleşim alanlarından geçen Çay Deresi’nin taşkın riskinin azaltılması, can ve mal güvenliğinin artırılması hedeflenirken; modern üstyapı unsurlarıyla bölgeye estetik ve fonksiyonel bir görünüm kazandırılması amaçlanıyor. Çalışmaların kalan kısımlarının da kısa sürede tamamlanması planlanıyor.
Ankara Bir ömrü defterlere sığdırarak 59 yıldır günlük tutuyor Ankara’da yaşayan Mürsel Yetik, yaklaşık 59 yıldır yaşadığı olayları tuttuğu günlüklere yansıtıyor. Ankara’nın Polatlı ilçesine bağlı Hacıtuğrul Mahallesi’nde yaşayan Mürsel Yetik, yaklaşık 59 yıldır günlük tutuyor. Uzun yıllar çiftçilik yaparak geçimini sağlayan Yetik, sağlık sorunları nedeniyle artık çalışamasa da 1967 yılında başladığı günlük tutma alışkanlığını aralıksız sürdürüyor. Henüz genç yaşlarda askerdeyken yazmaya başlayan Yetik, geçen yıllar içinde yalnızca kendi yaşamını değil, köyünde yaşanan gelişmeleri ve dünyadaki önemli olayları da defterlerine kaydetti. Yıllar boyunca biriken onlarca defter, bugün adeta kişisel bir tarih arşivi niteliği taşıyor. Yetik’in günlüklerinde Hacıtuğrul Mahallesi’nde yaşanan gelişmelerden tarım sezonlarına, kuraklık ve yağış dönemlerinden mahalledeki önemli olaylara kadar pek çok ayrıntı yer alıyor. Bunun yanında Türkiye ve dünyada gündem oluşturan gelişmeleri de not eden Yetik, yaşanan olayların unutulmaması için yazmayı bir sorumluluk olarak gördüğünü ifade ediyor. Yaklaşık 60 yıla yaklaşan günlük alışkanlığını bırakmayı düşünmediğini dile getiren Yetik, bu işin kendisi için bir hastalık olduğunu belirtti. "Bu bir hastalık" Askere gittiği günden bu yana yazmaya devam ettiğini belirten Yetik, "23 Kasım 1967’de köyden çıktım, Afyon’a gece 2 buçukta vardım ve teslim oldum. Günlüklerimi orada yazmaya başladım. Sonra Kütahya’ya geldim, çavuş oldum ve çavuşlukta askerliğimi bitirdim. Daha sonrasında ise köyüme geldim çiftçilik yapmaya başladım. Aklıma ne geldiyse yazdım. Mesela karşı köyden biri vefat etmiş, evladı geliyor diyor ki ‘benim babam öldü.’ Ben bunu yazarım. Etraftaki köylerden duyduğumu yazarım. Televizyonda olanları da akşam olduğunda yazarım. Bu bir hastalık, bir karımız yok" diye konuştu. "Yazmaya devam edeceğim, ölünce ferahlarım" 80 yaşında olmasına rağmen hala yazmaya devam edeceğini ifade eden Yetik, "Civarımda olmuşları yazdım. Mesela köye kim gelmişse sorardım. ‘Nerelisiniz, adınız ve soyadınız ne?’ Yazmaya devam edeceğim. 80 yaşıma girdim, ölünce ferahlarım. Senesine göre defterler var. Önceden banka defterleri vardı. Onlardan da var. Bunlar ajanda. Dostlarım, yazdığımı bildikleri için bu defterleri bana hediye yollarlar" şeklinde konuştu.
İstanbul Küçükçekmece’de ‘Kendi Gölgemde’ sergisi açıldı Küçükçekmece’de 102 öğrencinin, 124 eserinin yer aldığı ‘Kendi Gölgemde’ adlı karma sergi Galeri Cennette sanatseverlerle buluştu. Küçükçekmece Belediyesi Güzel Sanatlar Akademisi’nde eğitim alan 102 öğrencinin, 124 eserinin yer aldığı ‘Kendi Gölgemde’ adlı karma sergi Galeri Cennette sanatseverlerle buluştu. Katılımcıların iç dünyalarının gölgede kalan kısımlarının dış dünyaya yansıması üzerine odaklanan ve 14 branştan oluşan serginin açılışına Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi, Başkan Yardımcıları İlyas Dikici ve Sedat Özkan, birim müdürleri, sergide eseri yer alan sanatçılar ve çok sayıda sanatsever katıldı. "GSA, öğrencilerin hayata başka bir pencereden baktığı bir üretim alanıdır" Sergi açılışında konuşan Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi, ‘’Güzel Sanatlar Akademisi, bizim için yalnızca bir eğitim merkezi değil, bireylerin yeteneklerini keşfedebildiği ve sanat aracılığıyla hayata başka bir pencereden baktığı çok kıymetli bir üretim alanıdır. Bugün geldiğimiz noktada, Güzel Sanatlar Akademimiz de 26 farklı branşta eğitim alan 720 öğrencimizle güçlü ve büyük bir sanat ailesi oluşmuş durumda. Yıl boyunca düzenlediğimiz sanatsal atölyeler aracılığıyla da yaklaşık 800 öğrenciye ulaşarak sanatın daha fazla hayatın parçası olmasına katkı sunuyoruz. Eğitimlerini başarıyla tamamlayarak, sertifikalarını alan tüm mezun ve öğrencilerimizi gönülden kutluyorum. Onlara rehberlik eden kıymetli eğitmenlerimize ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum’’ dedi. "GSA’nın bana hem maddi hem de manevi katkıları oldu" Sergide eseri bulunan Bahareh Gencer, ‘’Kat’ı sanatı ile yaptığım ve Bahar Bahçe adını verdiğim eserimle sergide yer aldım. Bir ağaç tasvirlemesini iki cam arasına yerleştirdim ve ağacın gölgesinin duvara yansımasını sağladım. Böylece serginin ana temasına göre bir eser üretmiş oldum. Kaligrafi, hat ve kat’ı branşlarında GSA’ da uzun yıllar boyunca eğitim aldım. Kendi adıma ve çocuklarım adına burada çok güzel anılar biriktirdim. GSA’nın bana hem maddi hem de manevi katkıları oldu. Birçok sergiye katıldım ve eserlerimi beğenip benimle sosyal medya üzerinden iletişime geçen, eserlerimi satın alan sanatseverler oldu. Bizlere emek veren herkese çok teşekkür ediyorum’’ diye konuştu. Sergide eseri yer alan bir başka sanatçı Engin Godollar ise ‘’Yaklaşık iki senedir GSA’da ebru eğitimi alıyorum. Meğerse içimde bir sanatçı ruhu varmış, bunu 60 yaşında GSA’da keşfettim. Sergide Letafet ve Arzı Endam adında iki tane eserim var. İlk sergim ve tarifsiz duygular içerisindeyim, böyle bir duygu ve deneyim yaşayacağım hiç aklıma gelmezdi. Ailem, dostlarım, en güzeli de Başkanımız Kemal Çebi eserlerimizi görmeye geldi, çok mutluyum. Belediyemize sunmuş olduğu imkanlar için çok teşekkür ederim’’ ifadelerini kullandı. GSA öğrencilerinin yılsonu sergisi olan ve çini, seramik, resim, resim teknikleri, temel sanat ve tasarım, sanatta tasarım ve kurgu, çağdaş sanat pratikleri, heykel, kat’ı, minyatür, tezhip, güzel sanatlara hazırlık, ebru ve bilimsel bitki tasarım branşlarından oluşan Kendi Gölgemde sergisi 15 Temmuz’a kadar Galeri Cennet’te sanatseverleri ağırlayacak.