BASKETBOL - 24 Aralık 2018 Pazartesi 17:04

Banvitspor'da Hakan Demir dönemi

A
A
A
Banvitspor'da Hakan Demir dönemi

TBF Tahincioğlu Basketbol Ligi'nin Bandırma temsilcisi Banvitspor'da ligin başlangıcından bu yana devam eden kötü gidişat Başantrenör Ahmet Gürgen'in istifası ile sonuçlandı. Gürgen'den boşalan göreve Hakan Demir getirildi.

Banvit Basketbol Kulübü'nde Ahmet Gürgen’in istifasıyla boşalan Başantrenör görevine Hakan Demir getirildi. Kulüpte düzenlenen basın toplantısında konuşan Banvit Basketbol Külübü Başkanı Özkan Kılıç, yeni Başantrenör Hakan Demir ile çıkışa geçmek istediklerini belirtti. 

"Gençleşme çabalarımız ne yazık ki istediğimiz sonuçları getirmedi" diyen Başkan Özkan Kılıç "Beşiktaş maçı sonrası Ahmet Gürgen hocamız istifasını verdi. Biz de kabul ettik. Biz 20 yıldır Ahmet Gürgen ile beraber yol alıyoruz. Bundan sonra da beraberliğimiz devam edecek. Yapılan görüşmeler sonucunda yıllardan bu yana takip ettiğimiz, Banvit ile uyum göstereceğine inandığımız Hakan Demir ile anlaştık. Hakan hoca, Aydın Örs ekolünden yetişmiş bir hoca. Bu sene başında yönetim olarak 10 tane altyapı oyuncusu ve genç yabancılarla takım kurup başına da Ahmet hocayı getirdik. Ama bu hayalimiz gerçekleşmedi. Yanlış yabancı transferleri yaptık. Sonuç olarak bu başarısızlığın sorumlusu biziz" dedi. 

Her hocanın Banvit'te çalışmak istediğini ifade eden yeni Başantrenör Hakan Demir ise "Banvit organizasyonunda çalışmak benim de hayalimdi. Kısmet bugüneymiş. Zor ama geçici bir dönemden geçiyoruz. Kısa zamanda bu zor dönemi atlatacağımıza inanıyorum. Şehrin ve taraftarların desteği bu aşama da çok önemli. Banvit bu seneki hedeflerinden biraz uzaklaşsa da hedeflerin dışında kalmış değil. Alacağımız galibiyetler ile play-off potasına girmek istiyoruz. Avrupa’da da gruptan çıkarak yolumuza devam etmeyi hedefliyoruz" dedi.  

İbrahim Aldemir

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas "Astım kontrol altına alınabilen kronik bir hastalıktır" Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefa Levent Özşahin, 5 Mayıs Dünya Astım Günü dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Genetik yatkınlık ve çevresel faktörlerin astıma zemin hazırladığını ifade eden Özşahin, "Çevresel faktörler olarak alerjenler, sigara dumanı, hava kirliliği ve beslenme alışkanlıkları astımın gelişmesinde etkili olmaktadır. Ev tozu akarları, polenler, hayvan tüyleri, küf mantarları ve hamamböceği gibi alerjenlere karşı duyarlılık astımlı hastalarda çok sık görülmektedir. Yaşadığımız ortamlarda rutubet ve küf olması, sigara dumanına maruz kalınması astım gelişimi için önemli bir risk faktörüdür. Astımlı hastalarda havayolları aşırı duyarlı olup uyaranlara karşı aşırı yanıt vermektedir. Tetikleyici olarak kabul ettiğimiz alerjenler, enfeksiyonlar, egzersiz, sigara dumanı ve hava kirliliği astım semptomlarının ortaya çıkmasına neden olmaktadır" dedi. Astım hastalığının bulgularını öksürük, nefes darlığı, göğüste sertlik ve hışıltı olarak açıklayan Özşahin, "Bu şikayetlerin uzun sürmesi veya tekrarlaması halinde hastada astım düşünülmelidir. Astımda görülen öksürük, inatçı, tekrarlayan, gece ve sabaha karşı daha fazladır ve uykudan uyandırabilir. Astım hastalığı kronik olup hasta ve hekim iş birliği ile hastalığın kontrolünün sağlanması mümkündür. Tedavinin hedefi astım belirtilerinin azaltılması ve bireyin normal günlük aktivitelerini yapılabilmesidir. Astım krizlerinin olmaması, acil başvurularının olmaması, gece ve gündüz belirtilerinin kaybolması ve hastanın günlük aktivitelerini zorlanmadan yapması astım kontrolünün temel göstergeleridir. Alerjisi olan bir hastanın alerjenlerden korunması, sigara dumanına maruz kalınmasının engellenmesi, grip aşısının her yıl yapılması, aşırı kilolardan kaçınılması ve ilaçların düzenli ve doğru kullanımı önemlidir. Astım tedavisinde kullanılan ilaçların büyük bölümü solunum yolu ile alınmaktadır. Bu ilaçların doğru teknikle kullanımı hastalığın kontrolü için çok önemlidir. Unutulmaması gereken en önemli konu ise tedaviye uyumun bozulması yani ilaçların yanlış teknikle ve düzensiz kullanılması hastalığın kontrolündeki başarısızlığın en önemli nedenidir. Astım kronik bir hastalık olduğu için bu sorunların aşılması ancak iyi bir hekim ve hasta iş birliği ile sağlanabilir. Hastanın eğitimi ve hekim ile iyi iş birliğinin kurulması astım kontrolünün sağlanmasının en önemli basamağıdır. Bu sayede astım daha kolay bir şekilde kontrol altına alınabilir" ifadelerine yer verdi.
İstanbul Mehmet Ali Aydınlar: "Olağanüstü Seçimli Genel Kurulda aday olmayacağım" Mehmet Ali Aydınlar, Fenerbahçe Spor Kulübü’nün başkanlık seçimi için, "İsmim üzerinden yürüyen tartışmaların Fenerbahçe’nin birlik duygusuna katkı sağlamaktan uzaklaştığı bir ortam oluşmuştur. Fenerbahçe’nin yarınlarının, şahsım üzerinden oluşacak tartışmalarla gölgelenmesine izin vermemek adına yapılacak Olağanüstü Seçimli Genel Kurulda aday olmayacağım" dedi. İş insanı Mehmet Ali Aydınlar, 6-7 Haziran’da gerçekleştirilecek Fenerbahçe Olağanüstü Seçimli Genel Kurul ve adaylığına dair yazılı bir açıklama yayımladı. Aydınlar’ın Fenerbahçe camiası ve kamuoyuna yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Hayatımın en büyük gururlarından biri olan Fenerbahçeliliğimin son günlerde farklı şekillerde tartışılmasını üzüntüyle takip ediyorum. Kulübümüzün içinden geçtiği bu dönemde elimi taşın altına koyarak Fenerbahçemizin geleceğine katkı sunmak ve bu camiaya yakışır bir yönetim anlayışını hayata geçirmek için bu yola girdim. Bugün görüyorum ki; adımın başkan adaylığı ile anıldığı ilk andan itibaren yaşananlar, söylenenler ve ortaya çıkan tartışma ortamı hayatım boyunca savunduğum ilke ve değerlerle örtüşmemektedir. Fenerbahçe’nin bir dünya markası olması hayali, benim için bugüne ait bir hedef değil; yıllardır inandığım, her dönemde destek vermeye çalıştığım kalıcı bir idealdir. Benim kulübüme olan bağlılığım bir unvana, bir makama ya da bir sıfata bağlı değildir. Bu bağlılık, hayatımın her anında taşıdığım bir sorumluluktur. Ancak gelinen noktada görüyorum ki; ismim üzerinden yürüyen tartışmaların Fenerbahçe’nin birlik duygusuna katkı sağlamaktan uzaklaştığı bir ortam oluşmuştur. Herkesin kendini bir diğerinden daha fazla Fenerbahçeli gördüğü, herkesin kendi doğrusu üzerinden bir yol tarif ettiği bir zeminde, ortak bir gelecek inşa etmenin ne kadar zor olduğu ortadadır. Bugüne kadar kulübümüz için yaptıklarım ve taşıdığım her sorumluluk vicdanımla ve Fenerbahçe sevgimle örtüşmektedir. Bunun hesabını her zeminde herkese verebilirim. Yalnız, camiamızı ayrıştıran her gündemin önünde kişisel hedefler ikinci planda kalır. Bu nedenle; Fenerbahçe’nin yarınlarının, şahsım üzerinden oluşacak tartışmalarla gölgelenmesine izin vermemek adına yapılacak Olağanüstü Seçimli Genel Kurulda aday olmayacağım. Bu süreçte gösterilen teveccüh ve destek için tüm kongre üyelerimize, camiamızın her ferdine yürekten teşekkür ediyorum. Bugüne kadar Fenerbahçemize olan bağlılığım hiçbir zaman kişilere ve koşullara bağlı olmadı. Bundan sonra da olmayacaktır. Ben; dünüyle gurur duyan, bugünüyle sorumluluk hisseden ve yarınlarına inanan bir Fenerbahçeli olarak, ne zaman ve ne gerekiyorsa elimden geleni yapmaya ve her zaman kulübümün yanında olmaya devam edeceğim. Çünkü Fenerbahçe, kişilerin değil, değerlerin kulübüdür."