DÜNYA - 16 Temmuz 2025 Çarşamba 23:16 | Son Güncelleme : 17 Temmuz 2025 Perşembe 09:04

Bakanı Fidan: "Başta ABD, Avrupa Birliği ve bölge ülkeleri olmak üzere herkes İsrail’e dur demeli"

A
A
A

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, gayriresmi Kıbrıs toplantısı için bulunduğu ABD’nin New York kentinde İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırıları hakkında yaptığı açıklamada, "İsrail’in Şam’a yönelik saldırıları, Suriye’nin kendi ayakları üzerinde durmasına yönelik çabaları baltalayan adımlardır. Başta ABD, Avrupa Birliği (AB) ve bölge ülkeleri olmak üzere herkes İsrail’e dur demeli" dedi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 2’nci gayriresmi Kıbrıs toplantısı için bulunduğu ABD’nin New York şehrinde, Türk Evi’nde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ile yapacağı görüşme öncesinde konuşan Fidan, İsrail'in Suriye'ye yönelik saldırılarına değindi. Fidan, İsrail'in Suriye'nin güneyinde başlayan ve başkent Şam'ı hedef alan saldırılara ilişkin açıklamasında, "Esas itibariyle biliyorsunuz İsrail bölgede epey bir süredir fiili istikrarsızlaştırma politikası izlemekte. Bunu yaparken de kendi milli güvenlik önceliklerini esas alıp, bölgedeki hiçbir kurala, kaideye, başka ülkelerin haklarına, egemenliklerine, toprak bütünlüğüne dikkat etmeden ortaya koyduğu bir politika var. Biliyorsunuz bu ilk önce Gazze'de başladı, sonra Batı Şeria'ya gitti, sonra Lübnan'a, sonra İran'a, şimdi de Suriye'ye. Şimdi tabii bölgede bu istikrarsızlaştırma faaliyetlerini bölge ülkeleri çok yakından takip ediyor. Hep beraber bu konuda büyük bir koordinasyon ve çalışma içerisindeyiz. Tabii buna tolere etmemiz mümkün değil. Bu bölge bizim bölgemiz. Burada tek taraflı bir istikrarsızlaştırma asla kabul edilemez" dedi.

"Şam’daki yeni yönetimle umut verici bir süreç başladı"

Dışişleri Bakanı Fidan, Suriye'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde yeni bir döneme girildiğini belirterek, "Suriye'de biliyorsunuz Cumhurbaşkanımızın büyük emekleriyle, diğer devletlerin de katkılarıyla başta ABD, Avrupa Birliği (AB), Suudi Arabistan ile bölgedeki diğer ülkelerin hep beraber kurdukları ve tarihe örnek olacak bir iş birliğiyle ortaya koydukları bir yeni yol haritası var. 8 Aralık'tan sonra Şam'da yönetime gelen yeni iktidar uluslararası kabul görmüştür. Yaptırımlar kaldırılmıştır. Bölgede gerçekten uzun bir zaman sonra umut verici bir başlangıç ortaya çıkmıştır. Biz Türkiye olarak bölge ülkeleriyle Amerika'yla yakın diyalog içerisinde bunu daha da yaygınlaştırıp Suriye'nin hem kronik sorunlarını çözme, hem toprak bütünlüğü, egemenliği, güvenliği başta olmak üzere bütün Suriye'yi oluşturan halkların eşitliği, özgürlüğü konusunda da hassasiyetimizi, can ve mal güvenliği konusundaki hassasiyetimizi koruyarak ortaya koyduğumuz bir çalışma var. Bu çalışmalar devam ederken İsrail'in herkesin hilafına bu türden bir tavır içerisinde olmasını tabii ki kabul etmek mümkün değil" dedi.

"İsrail’e istihbarat kanalıyla uyarılar iletildi"

Türkiye’nin istihbarat teşkilatları üzerinden İsrail'e doğrudan mesaj ilettiğini belirten Fidan, "Bu sabah ki saldırılardan itibaren Cumhurbaşkanımızı bilgilendirdik. Bölge ülkeleriyle yakın diyalog içerisindeyiz. Ürdün sınırına yakın yerde oluyor olaylar malumunuz. Güneyde Ürdün'le yakın koordinasyon içerisindeyiz. ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'la yakın iletişim içerisindeyiz. Aynı zamanda duyduğumuz, bizim kendi görüşlerimizi bu konuya ilişkin önerilerimizi, istihbarat teşkilatımız üzerinden İsraillilere de ilettik. Yani burada bir istikrarsızlık istemediğimizi, özellikle güneyde olan ve sivil bir takım zayiatlarla sonuçlanan, kimsenin tahlil etmediği olayların merkezi yönetimin bölgede bir güvenlik sağlayıcı tedbiri olmadığı sürece çözülemeyeceğini herkes biliyor" ifadelerini kullandı.

"Dürzilerin provoke edilmesi istikrarsızlık oluşturuyor"

Suriye’nin güneyinde yaşanan etnik gerilime de dikkat çeken Fidan, "Oradaki Dürzilerin bir kısmının İsrail tarafından provoke edilip desteklenmesi ve bir istikrarsızlık unsuru haline gelmesi tabii ki kabul edilemez. Dürzilerle Bedeviler arasında vuku bulan çatışmalar bir şekilde güvenlik güçlerinin müdahalesiyle nihayete ermek durumunda. Orada her iki taraftan da sivil kayıpların önlenmesi fevkalade önemli. Diğer taraftan bütün ülkede merkezi otoritenin iradesini ortaya koyması, güvenliği, barışı, refahı tesis etmesi de fevkalade önemli. Şimdi bunların hilafına küçük adacıklar oluşturup parçalanmış bir Suriye'yi ortaya koymak, Suriye'de kaosun devam etmesi demektir. Bizim bunu kabul etmemiz mümkün değil" ifadelerini kullandı.

"Türkiye'nin çabalarıyla Suriye'nin uluslararası toplumda tanınması için büyük adımlar atıldı"

Bölge ülkeleri ve ABD ile birlikte ateşkes için yoğun çaba harcandığını belirten Fidan, "İfade ettiğim gibi yakın dostlarımızla bölgede çalışıyoruz. ABD'yle beraber de çalışarak önümüzdeki 3-4 saat içerisinde umarım bir sessizlik ve ateşkes sürecine gireceğiz. Türkiye'nin büyük çabalarıyla Suriye'nin uluslararası toplumda tanınması için büyük adımlar atıldı. Özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da çağrısıyla ABD başta olmak üzere batılı ülkeler yaptırımları kaldırmaya başladı. Bunlar önemli adımlar" dedi.

"İsrail, Suriye'nin kendi ayakları üzerinde durması yöndeki çabaları baltalayan adımlar atıyor"

İsrail’in son saldırılarının uluslararası çabaları baltaladığını söyleyen Fidan, "Bugün İsrail, uluslararası toplumun bu çabalarının Suriye'nin kendi ayakları üzerinde durması yöndeki çabaların altını oyan, baltalayan adımlar atıyor. Esas itibariyle bugün Güvenlik Konseyi'nde bir konuşmam olacak. Orada da aslında Cumhurbaşkanımızın vizyonunu ve mesajını da iletme imkanımız olacak. Hem Gazze meselesinde hem Suriye meselesinde mesajımız net. Bölgede huzuru ve istikrarsızlığı sağlayarak kimsenin güvenliği sağlanmaz. İsrail yol yakınken istikrarsızlık oluşturan politikalardan vazgeçmeli. Bu sadece bölge için değil, İsrail için de çok tehlikeli bir durum" dedi.

"Uluslararası toplum İsrail'e dur demeli"

BM Güvenlik Konseyi’nde yapacağı konuşmaya işaret eden Fidan, "Uluslararası topluma mesajım net. Herkesin ateşe atıldığı bir durum. Yani burada başta ABD, AB, bölge ülkeleri olmak üzere uluslararası camianın büyük bir hassasiyet gösterip İsrail'e dur demesi gerekiyor. Aksi takdirde bölgede istenmeyen sonuçların ortaya çıkacağını söylemek mümkün. Şimdi biliyorsunuz konuyla yakından ilgilenen bir bölge ülkeleri var, bölge dışı ülkeler de var. ABD, bu konuyu özellikle Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ile yakından takip ediyor. Taraflarla görüşme içerisinde biz de sürekli gün içerisinde görüşüyoruz. Haber, bilgi alışverişimiz var, konuları koordine ediyoruz. Ürdün bu konuda önemli bir aktör çünkü olayların birçoğu Ürdün sınırına yakın yerlerde oluyor. Ürdün'de tabiatıyla endişelenmekte haklı. Orada da görüşlerimiz aynı. Ürdün'le görüşüyoruz, Suudi Arabistan'la görüştük, Amerikalılarla görüşüyoruz. Yani ifade ettiğim gibi hem görüşüyoruz hem ciddi değerlendirmelerde bulunuyoruz. Yani bunun sonuçlarının bölgeye getireceği sıkıntıyı tarafların görmesi lazım" ifadelerini kullandı.

"YPG’ye de uyarımız net, fırsatçılık yapmasınlar"

Suriye’deki terör örgütü PKK/YPG’nin bir hareketlenme içerisinde olduğuna dair duyumlar aldıklarını aktaran Fidan, "Bir taraftan özellikle YPG'nin bir takım hareketlilik içerisinde olduğuna ilişkin duyumlar da alınıyor. Onlara da mesajımız, aman diyeyim yani buradaki karışıklığı, fırsat bilip istenmeyen bir duruma girişmesinler. Var olan kritik ve hassas süreci daha da Suriye'de sıkıntılı hale getirmesinler. İstikrarlı ve yapıcı bir rol oynasınlar. Aksi takdirde fırsatçılık beraberinde büyük bir riski getirir" dedi.

Kıbrıs için New York’ta kritik toplantı

Gayriresmi Kıbrıs toplantısına da değinen Fidan, "Güvenlik Konseyi toplantısından sonra BM Genel Sekreteri’nin ev sahipliğinde gayresmi Kıbrıs toplantısı olacak. Biliyorsunuz ilki yine Genel Sekreterin ev sahipliğinde Cenevre'de olmuştu. Kıbrıs'ta iki toplumun lideri, Rum ve Türk taraflarının liderleri, garantör devlet olarak Yunanistan Dışişleri Bakanı, Türk Dışişleri Bakanı ve İngiliz meslektaşımız toplantıya hep beraber iştirak ediyoruz. Bu formatta tabii bizim amacımız birincisinde de olduğu gibi adadaki gerçeklere dayalı bir vizyondan hareketle iki toplumun da lehine olacak. Uluslararası topluma ve bölgeye daha fazla istikrar üretecek bir hal tarzı nasıl mümkün olur, biz oldukça yapıcıyız bu konuda. Cumhurbaşkanımızın bu konudaki vizyonu çok net. Her zaman için kazan kazan formülüyle hareket ediyoruz. Karşı tarafa empatimizi hiçbir zaman için eksik etmiyoruz. Ama Türklerin ve haklarının yok sayıldığı bir denklemi de kabul etmemiz söz konusu değil" dedi.

"Türk tarafı haklarının yok sayıldığı bir statükoyu kabul etmiyor"

Kıbrıs’ta adil çözüm çağrısını yineleyen Fidan, "Mevcut statükonun şu ana kadar Türklerin haklarını hiçe saydığı bir ortamı hazırladığını hep gördük. Birleşmiş Milletler de esas itibariyle bu konudaki tespitlerimizi büyük ölçüde kabul ediyor. Dediğim gibi biz hiçbir zaman için müzakereden kaçan, konuları medeni bir şekilde, rasyonel bir şekilde, olgun bir şekilde tartışmaktan kaçan ülke değiliz. Bu tartışmaya, görüşmelere, diyaloğa devam edeceğiz. Umarım yani taraflar bugün her iki tarafında lehine olacak çözümlere ulaşırlar. Bazı senaryolar var, fikirler var aklımızda. Bir önceki toplantıda alınmış bazı kararlar var. Onların takibiyle ilgili tabii ki konuşacağız" ifadelerini kullandı.

Dilek Kaya

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Güzelyurt’un sorunlu kanalizasyon hattı yenileniyor Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, Yunusemre ilçesi Güzelyurt Mahallesi’nde sık sık arızalara neden olan eski kanalizasyon hattını yenilemek için çalışma başlattı. Doktor İbrahim E rdemir Caddesi ile 5801 Sokak kesişimi ve devamında yürütülen çalışmalarda toplam 210 metrelik kanalizasyon hattı modern sistemle yenileniyor. Manisa genelinde altyapı yatırımlarını sürdüren MASKİ Genel Müdürlüğü, kullanım ömrünü tamamlayan ve arızalara yol açan eski hatları yenileyerek daha sağlıklı bir altyapı sistemi oluşturmayı hedefliyor. Bu kapsamda Yunusemre ilçesi Güzelyurt Mahallesi’nde başlatılan çalışmayla, çökmeler ve kırıklar nedeniyle sorun oluşturan mevcut kanalizasyon hattı tamamen yenileniyor. Ekipler tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında bölgede 210 metrelik kanalizasyon hattı imalatı gerçekleştiriliyor. Çalışmanın tamamlanmasıyla birlikte mahallede yaşanan altyapı sorunlarının giderilmesi ve kanalizasyon sisteminin daha verimli çalışması amaçlanıyor. Çalışmalar hakkında bilgi veren MASKİ Genel Müdürlüğü Kanalizasyon Dairesi Başkanı Şahika Orhan, il genelinde altyapı sorunlarını kalıcı olarak çözmek için çalışmaların aralıksız sürdüğünü belirtti. Orhan, "Yunusemre ilçesi Güzelyurt Mahallesi’nde eski kanalizasyon hattında çökmeler ve kırıklar meydana gelmişti. Vatandaşlarımızın yaşadığı sorunları gidermek amacıyla bölgede 210 metrelik kanalizasyon hattını yeniliyoruz. Çalışmalarımız tamamlandığında mahalledeki altyapı daha güvenli ve sağlıklı bir şekilde hizmet verecek." dedi.
Ankara Bakan Işıkhan: "İşsiz sayısı, 2025 yılında bir önceki yıla göre 147 bin kişi azaldı" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "İşsiz sayısı, 2025 yılında bir önceki yıla göre 147 bin kişi azalarak 2 milyon 966 bin kişi oldu" dedi. Bakan Işıkhan, sosyal medya hesabından Orta Vadeli Program (OVP), Ulusal İstihdam Stratejisi (UİS) ve çalışma hayatını geliştirmeye yönelik politikaların etkisine değinerek 2025 yılındaki başarılara yönelik açıklama yaptı. İşsiz sayısının 2025 yılında bir önceki yıla göre 147 bin kişi azalarak 2 milyon 966 bin kişi olduğunu ifade eden Işıkhan, kadınlarda işsizlik oranının, bir önceki yıla göre 0,5 puan azalarak yüzde 11,3’e gerilediğini bildirdi. Aynı zamanda Işıkhan, genç nüfusta işsizlik oranının, 1 puan azalarak 2005 yılından beri en düşük seviyesi olan yüzde 15,3’e gerilediğini açıkladı. "İşsiz sayısı, 2025 yılında bir önceki yıla göre 147 bin kişi azaldı" Bakan Işıkhan, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Orta Vadeli Programımız (OVP), Ulusal İstihdam Stratejimiz (UİS) ve çalışma hayatını geliştirmeye yönelik politikalarımızın etkisiyle 2025 yılında önemli başarılara imza attık. Geçtiğimiz yıl yüzde 8,3 olarak gerçekleşen işsizlik oranı, 2012 yılından itibaren en düşük seviyesine geriledi. İşsiz sayısı, 2025 yılında bir önceki yıla göre 147 bin kişi azalarak 2 milyon 966 bin kişi oldu. Aynı dönemde kadınlarda işsizlik oranı, bir önceki yıla göre 0,5 puan azalarak yüzde 11,3’e geriledi. Genç nüfusta işsizlik oranı, 1 puan azalarak 2005 yılından beri en düşük seviyesi olan yüzde 15,3’e geriledi. Kadınların ve gençlerin çalışma hayatına katılımlarını artırmak için yürüttüğümüz programlarımızın olumlu sonuçlarını her geçen gün daha fazla almaya devam edeceğiz. İstihdam edilenlerin sayısı 32 milyon 566 bin kişi, istihdam oranı ise yüzde 49; işgücü 35 milyon 533 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise yüzde 53,5 olarak gerçekleşti. İşgücümüz ve çalışma hayatımız güçlendikçe Türkiye güçlenecek. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, ekonomi modelimizin parolası olan yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı politikalarımızı uygulamayı sürdüreceğiz. Türkiye Yüzyılı bu temeller üzerinde yükselecek."
İstanbul Enerjisa Enerji Genel Kurulu’nda yatırım ve sürdürülebilir temettü vurgusu Elektrik dağıtım ve perakende şirketi Enerjisa Enerji, 2025 Olağan Genel Kurul Toplantısı’nı 25 Mart tarihinde Sabancı Center’da gerçekleştirdi. Genel Kurul’da sürdürülebilir temettü politikası doğrultusunda hisse başına 5,08 TL temettü dağıtımının 2026 yılı içerisinde tamamlanması kararlaştırıldı. Enerjisa Enerji Olağan Genel Kurul toplantısında, şirketin 2025 yılı güçlü operasyonel ve finansal performansı değerlendirilirken; yatırım odaklı büyüme yaklaşımı, 2026 yılı stratejik öncelikleri ve uzun vadeli değer oluşturma perspektifi hissedarlarla paylaşıldı. Yapılan açıklamaya göre şirket, 2025 yılında gerçekleştirdiği 23,5 milyar TL’lik yatırımla, Türkiye’nin enerji altyapısının güçlendirilmesine önemli katkı sağladı. Küresel ölçekte artan jeopolitik riskler ve ekonomik belirsizliklere rağmen şirket, 2025 yılında güçlü finansal ve operasyonel performansını sürdürdü. Şirketin faaliyet geliri yıl sonunda 58,3 milyar TL’ye ulaşırken, enerji altyapısının güçlendirilmesi ve modernizasyonu kapsamında toplam 23,5 milyar TL yatırım gerçekleştirildi. Genel Kurul’da ayrıca şirketin kâr payı dağıtım önerisi de onaylandı. Buna göre, baz alınan net kârın yüzde 63’üne karşılık gelen hisse başına 5,08 TL temettü dağıtımı kararlaştırıldı. "Yatırım odaklı büyüme ve sürdürülebilir temettü performansımızı kararlılıkla sürdürüyoruz" Enerjisa Enerji Yönetim Kurulu Başkanı İhsan Erbil Bayçöl, Genel Kurul’a ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Küresel belirsizliklerin ve zorlu makroekonomik koşulların etkili olduğu bir dönemde, güçlü operasyonel yapımız ve disiplinli yaklaşımımız sayesinde yatırım odaklı büyümemizi sürdürürken, paydaşlarımıza sürdürülebilir temettü performansı sunmaya devam ediyoruz. Enerji sektöründe yaşanan dönüşüm; değişen talep ve arz dengeleriyle birlikte daha esnek, daha dayanıklı ve geleceğe hazır sistemleri zorunlu kılıyor. Bu doğrultuda, yalnızca bugünün değil, yarının ihtiyaçlarını da karşılayacak bir perspektifle hareket ediyoruz. Hayata geçirdiğimiz altyapı yatırımlarıyla Türkiye’nin enerji sistemini daha güçlü ve dayanıklı hale getirirken; ekonomik büyümeyi destekleyen, kesintisiz ve güvenilir enerji arzını mümkün kılan bir yapı inşa ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de yatırım disiplinimizden ödün vermeden, Türkiye’nin enerji altyapısını güçlendirmeye ve enerji dönüşümüne yön veren bir oyuncu olmaya devam edeceğiz. Bu yaklaşımımızla, tüm paydaşlarımız ve yatırımcılarımız için öngörülebilir, sürdürülebilir ve güvenilir bir değer oluşturmayı kararlılıkla sürdüreceğiz."