DÜNYA - 18 Mayıs 2026 Pazartesi 21:04 | Son Güncelleme : 18 Mayıs 2026 Pazartesi 21:08

Bakan Fidan: "İsrail’in Küresel Sumud Filosu'na müdahalesi korsanlıktır"

A
A
A

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye’nin Avrupa Birliği'nden (AB) temel beklentisinin AB adaylık sürecine ilişkin değerlendirmelerin siyasi saiklerden bağımsız şekilde yürütülmesi olduğunu belirterek, "Türkiye’nin AB’nin savunma ve güvenlik erişimlerinden dışlanması, Avrupa'nın ortaya koyduğu güvenlik hedefleriyle çelişmektedir" ifadelerini kullandı. Fidan, İsrail’in Küresel Sumud Filosu’na müdahalesine de tepki göstererek, "Bunun literatürdeki adı korsanlıktır" dedi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Almanya'nın başkenti Berlin’de Almanya Dışişleri Bakanı Johann David Wadephul ile bir araya geldi. Görüşmede bölgesel ve küresel gelişmelerin yanı sıra Türkiye’nin AB ile ilişkileri ve AB’ye üyelik sürecine ilişkin başlıklar ele alındı. Fidan, Wadephul ile görüşmesinin ardından Türkiye-Almanya Stratejik Diyalog Mekanizması Üçüncü Toplantısı’na katıldı. Fidan ile Wadephul'un eş başkanlığında düzenlenen toplantı kapsamında "İkili İlişkiler", "Türkiye-Avrupa Birliği (AB) İlişkileri", "Güvenlik ve Savunma" ve "Bölgesel Meseleler" konulu çalışma grupları bir araya geldi. Toplantılarda tüm bu başlıklarda derinlemesine değerlendirmelerde bulunularak, yeni yol haritaları belirlendi.

Fidan ve Wadephul, toplantının ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Dışişleri Bakanı Fidan, İsrail ordusunun Gazze’ye yönelik ablukayı kırmayı ve insani yardım ulaştırmayı hedefleyen Küresel Sumud Filosu'na müdahalesine sert tepki gösterdi. Fidan, "Küresel Sumud Filosu'na yönelik uluslararası hukuku açıkça ihlal eden bu korsanlık eylemini en güçlü şekilde kınıyoruz. Şu anda 25 gemiye müdahale edildiği tahmin edilmekte. Küresel Sumud Filosu'na yönelik uluslararası bu müdahalenin literatürdeki adı korsanlıktır. Filodaki tüm aktivistlerin can güvenliği her şeyden önce gelmektedir. Filoda vatandaşları bulunan ülkelerle temas halindeyiz. Vatandaşlarımızın güvenli biçimde geri dönmesi için ilgili kurumlarımızla ve diğer ülkelerle çalışmaya devam ediyoruz" diye konuştu.

"Türkiye’nin önceliği Gazze'deki insanlar"

Türkiye’nin öncelikli hedefinin Gazze Şeridi’ndeki 20 maddelik barış planının hayata geçmesi olduğunu ifade eden Fidan, "Gazze'de şu anda 2 milyondan fazla insanın içinde bulunduğu şartların bir an önce iyileştirilmesi bizim bir numaralı önceliğimiz" dedi.

"Gazze'de barışın önündeki engel İsrail"

Fidan, Orta Doğu’daki tüm kronik krizlerin sona ermesinin Filistin meselesinin iki devleti zemin temelinde çözüme kavuşturulmasına bağlı olduğunu belirterek, "Ne var ki bu barış vizyonunun karşısında en büyük engel maalesef yine İsrail’in aşırılıkçı ve yayılmacı politikalarıdır. Gazze’den Lübnan ve Suriye'ye kadar uzanan bu saldırganlık maalesef artık küresel bir tehdide dönüşmüştür. Bu tehdidin yansımaları göç hareketlerinden enerji güvenliğine kadar Avrupa'yı da doğrudan etkilemektedir" diye konuştu.

ABD ile İran arasındaki müzakereler

ABD ile İran arasındaki müzakerelere de değinen Bakan Fidan, "İran savaşında önceliğimiz ateşkesin muhafaza edilmesidir. Savaşın yeniden başlamasının küresel düzeyde çok ciddi ekonomik ve siyasi sonuçları olacaktır" dedi.
Fidan, "Şu anda pratikte tehdit oluşturan bir durum yok ama bunun ileride devam ettirilebilmesi için tarafların kendi aralarında bir nükleer müzakereye varmaları gerekiyor. İran tarafının nükleer müzakerelerde gereken şartlara uyum sağlamayı kabul etmekte prensipte bir sorun yaşadığını düşünmüyorum. Yürürlükteki müzakereleri desteklemeye devam edeceğiz" dedi.

Bakan Fidan, İran ile ABD arasındaki muhtemel görüşmeler için iyimser olmak istediklerini ifade ederek, "ABD ve İran’ın orta yolda bulaşmaması için hiçbir sebep olmadığını düşünüyoruz. Savaşın durması Hürmüz Boğazının açılması ve enerji güvenliğinin yeniden sağlanması ve dünya piyasalarında oluşan tehdidin ortadan kalkması gerekiyor" diye konuştu.

"Türkiye ile AB arasındaki adaylık süreci siyasi saiklerden bağımsız yürütülmeli"

Türkiye’nin AB ilişkilerine yönelik de mesajlar veren Fidan, Türkiye’nin AB’den temel beklentisinin AB adaylık sürecine ilişkin değerlendirmelerin siyasi saiklerden bağımsız şekilde yürütülmesi olduğunu kaydetti. Fidan, "Türkiye’nin AB’nin savunma ve güvenlik erişimlerinden dışlanması Avrupa'nın ortaya koyduğu güvenlik hedefleriyle çelişmektedir. Özellikle günümüz şartlarını dikkate aldığınızda savunma sanayi alandaki işbirliğimizin artması ilişkilerimizin stratejik niteliğini daha da pekiştirecektir. Güvenlik alanındaki çabalarımızın bir diğer önemli boyutu da terörle mücadeledir. Terörle mücadele işbirliğimizin müttefiklik ruhuna uygun, net ve sonuç odaklı bir zeminde gelişilmesinin her zamankinden daha önemli olduğuna inanıyoruz" dedi.

Fidan, "Türkiye'nin hak ettiği yeri almadığı bir Avrupa mimarisinin eksik kalacağı ve krizlerle başa çıkma kapasitesinin zayıflayacağı da açıktır" ifadelerini kullandı. Fidan, Türkiye ile Avrupa arasındaki vize serbestliği çabalarının somut bir sonuca ulaşmamasının ortaklığın doğal akışını ve ruhunu zedeleyen bir durum olduğunu da vurguladı.

İlhan Atasoy

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Osmaniye Osmaniye merkezli 12 ilde dolandırıcılık operasyonu: 13 tutuklama Osmaniye merkezli 12 ilde kendilerini sosyal yardım görevlisi olarak tanıtarak vatandaşları dolandırdığı öne sürülen şüphelilere yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 19 kişiden 13’ü tutuklandı. Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, telefonla ulaştıkları vatandaşlara sosyal yardımlaşma görevlisi olduklarını söyleyerek banka bilgilerini ele geçiren şüphelilerin yakalanması için çalışma başlattı. Soruşturma doğrultusunda ekipler, 14 Mayıs tarihinde Osmaniye merkezli İstanbul, Kocaeli, Ankara, Samsun, Gaziantep, Adana, Mersin, Muğla, Hatay, Batman ve Ordu’da eş zamanlı operasyon gerçekleştirdi. Operasyonlarda toplam 19 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Adreslerde yapılan aramalarda 25 cep telefonu, 24 GSM hattı, 3 dizüstü bilgisayar, 1 tablet, 2 flaş bellek, 29 adet tabanca mermisi, 104 uyuşturucu içerikli ilaç ile çok sayıda kişisel veri ele geçirildi. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) verileri ve yürütülen incelemelerde şüphelilerin son 6 aylık süreçte dolandırıcılık faaliyetlerinden yaklaşık 350 milyon lira haksız gelir elde ettiği belirlendi. Ayrıca banka hesaplarını şüphelilerin kullanımına sunduğu tespit edilen 177 kişi hakkında da işlem başlatıldığı öğrenildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 1’i savcılık ifadesi sonrası serbest bırakıldı. Mahkemeye çıkarılan zanlılardan 13’ü tutuklanırken, 5 kişi hakkında ise adli kontrol kararı verildi.
Düzce Düzce’de 19 Mayıs coşkusu fener alayı ile başladı Düzce’de 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı kutlamaları çerçevesinde binlerce vatandaşın katılımı ile fener alayı düzenlendi. Düzce Valiliği tarafından 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla fener alayı düzenlendi. Nezih Tütüncüoğlu Bulvarı Kavşağı’ndan başlayan fener alayında Düzceliler 1 buçuk kilometre yürüyerek Anıtpark Meydanı’na geldi. Düzce Belediyesi Mehter Takımı’nın marşlarına Türk bayraklarını sallayarak eşlik eden gençler ve vatandaşlar, ellerinde ayrıca meşaleler taşıdılar. Okulların bando takımlarının da yürüyüş boyunca çaldığı marşlar coşkuyu artırdı. Binlerce Düzceli, yürüyüşün sonunda ise Anıtpark Meydanı’nda hep bir ağızdan İstiklal Marşı’nı okudu. Burada konuşan Vali Yardımcısı Ömer Yılmaz, "Az önce yürürken mehter takımının marşını hepimiz dinledik. Bir cümle hafızamızda kaldı; ’Elde sensin dilde sen. Gönüldesin, baştasın, Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın.’ Biz gençlerimizi bu anlayışta görüyoruz. Bu heyecanlarının daim olmasını diliyoruz. Onların geleceğe her zaman umutla bakmasını diliyoruz" dedi. Fener alayına katılan gençlerden Yasemin Duman, "Fener alayı vardı, ona katıldık ve yürüdük. Şimdi de konser var. Bugün 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyoruz hep beraber. Bugünü bize armağan eden Ata’mızı ve bütün şehitlerimizi saygı ve sevgiyle anıyoruz" diye konuştu. Anıtpark Meydanı’nda Düzce Gençlik Merkezi müzik grubunun çaldığı şarkılara Düzceliler ellerindeki bayraklarla eşlik ettiler.
Ankara 10 ülkenin dışişleri bakanlarından İsrail’in Sumud Filosu’na müdahalesi hakkında ortak açıklama Türkiye, Bangladeş, Brezilya, Endonezya, İspanya, Kolombiya, Libya, Maldivler, Pakistan ve Ürdün dışişleri bakanları tarafından İsrail’in Küresel Sumud Filosu’na yönelik saldırılarına ilişkin ortak açıklama yapıldı. 10 ülkenin dışişleri bakanları tarafından yapılan ortak açıklamada, "Türkiye Cumhuriyeti, Bangladeş Halk Cumhuriyeti, Brezilya Federal Cumhuriyeti, Endonezya Cumhuriyeti, İspanya Krallığı, Kolombiya Cumhuriyeti, Libya Devleti, Maldivler Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Ürdün Haşimi Krallığı Dışişleri Bakanları, Filistin halkının maruz kaldığı insani felakete uluslararası toplumun dikkatini çekmeyi amaçlayan barışçıl sivil bir insani girişim olan Küresel Sumud Filosu’na yönelik İsrail’in mükerrer saldırılarını en güçlü şekilde kınamaktadır" denildi. Bakanların filoda bulunanların can güvenliğinden endişe ettiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi: "Bakanlar, uluslararası sularda önceki filolara yönelik İsrail müdahalelerini derin endişeyle hatırlamakta ve sivil gemiler ile insani yardım aktivistlerini hedef alan düşmanca eylemlerin sürdürülmesini kınamaktadır. Gemilere yönelik saldırılar ve aktivistlerin keyfi şekilde alıkonulması da dahil olmak üzere söz konusu saldırılar, uluslararası hukuk ve uluslararası insancıl hukukun açık ihlalini teşkil etmektedir. Bakanlar, filoda yer alan sivillerin emniyet ve güvenliğine ilişkin ciddi endişelerini ifade etmekte ve alıkonulan tüm aktivistlerin derhal serbest bırakılması ile haklarına ve onurlarına tam anlamıyla saygı gösterilmesi çağrısında bulunmaktadır." Açıklamada, "Bakanlar ayrıca barışçıl insani girişimlere yönelik mükerrer saldırıların uluslararası hukuk ile seyrüsefer serbestisine yönelik süregelen kayıtsızlığın yansıması olduğunu vurgulamaktadır. Bakanlar, uluslararası topluma hukuki ve ahlaki sorumluluklarını yerine getirme, sivillerin ve insani misyonların korunmasını sağlama ve cezasızlığın sona erdirilmesi ile söz konusu ihlaller bakımından hesap verebilirliğin temini amacıyla somut adımlar atma çağrısında bulunmaktadır" denildi.