DÜNYA - 27 Mayıs 2025 Salı 15:40 | Son Güncelleme : 27 Mayıs 2025 Salı 16:09

Bakan Fidan: "(Barış anlaşması) Rusya, şartlarını hazırlıyor"

A
A
A
Bakan Fidan: "(Barış anlaşması) Rusya, şartlarını hazırlıyor"

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Rusya-Ukrayna arasındaki esir takasının ardından düzenlenecek muhtemel barış görüşmelerine ilişkin, "Sayın Putin’le yaptığımız görüşmede Cumhurbaşkanımızın hassas olduğu önemli konuları gündeme getirdik. Müteakip görüşmelerin de Türkiye’de yapılması konusundaki talebimizi kendilerine ilettik. Bu konuda her türlü katkıya hazır olduğumuzu kendilerine ilettik" dedi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Moskova’da Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile bir araya geldi. Bakan Fidan, görüşmenin ardından Rus mevkidaşı Lavrov ile birlikte ortak basın toplantısı düzenledi. Rusya ziyareti çerçevesinde dün Devlet Başkanı Vladimir Putin tarafından kabul edildiğini ve kendisine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mesajlarını ilettiğini ifade eden Fidan, temasları çerçevesinde İstanbul’daki Rusya-Ukrayna görüşmelerinde Rus heyetine başkanlık eden Devlet Başkanı Danışmanı Vladimir Medinsky ile ve diğer Rus yetkililerle de bir araya geldiklerini söyledi. Fidan, "Rusya’da faaliyet gösteren bazı Türk iş insanlarıyla da bir araya geldik. Ziyaretim Türkiye ile Rusya arasındaki çok boyutlu ilişkileri derinlemesine ele almamıza imkan verdi. Bugün de değerli dostum Lavrov ve ekibi ile ikili ilişkilerimizin bütün alanlarını ve bölgesel ilişkileri, küresel sorunları detaylamasına ele alma imkanımız oldu" dedi.

"Liderlerimiz arasında özenle ve samimiyetle inşa edilmiş sağlam bir ilişki var"

Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilere değinen Fidan, "Coğrafyamız çok hızlı bir şekilde değişiyor. Böyle bir dönemde Türkiye ve Rusya arasındaki ilişkiler bölgemizde istikrar ve güvenliğin sağlanmasında her zamankinden daha önemli bir rol oynamakta. Gündemimizde yer alan tüm konuları her seviyede doğrudan ve samimiyetle ele alabiliyoruz. Liderlerimiz arasında yıllara dayanan özenle ve samimiyetle inşa edilmiş sağlam bir ilişki var. Bu iletişim, ilişkilerimizi sağlıklı ve sonuç odaklı yürütmemizi sağlıyor" ifadelerini kullandı.

"İkili ilişkilerimizi jeopolitik sınamalardan etkilenmeyecek bir şekilde derinleştirme arzusundayız"

Bakan Fidan, "Bugün Sayın Lavrov ile yaptığımız görüşmeler de çok verimli geçti. Rusya ile ticaret, yatırım, enerji ve turizm alanlarında son derece önemli bağlarımız bulunuyor. Buna ilişkin bir takım verileri Sayın Lavrov da kendi konuşmasında sizlerle paylaştı. Rusya'dan doğal gaz tedarikimizin sürdürülmesi ve Akkuyu Nükleer Enerji Santrali’nin bir an önce faaliyete geçmesi için çaba sarf ediyoruz. İkili ilişkilerimizi jeopolitik sınamalardan etkilenmeyecek bir şekilde derinleştirme arzusundayız. Her iki taraf da bu anlayış ile hareket etmekte. Halklarımızın yararına olan adımları atmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.

"Müteakip görüşmelere ev sahipliği yapmaya hazır olduğumuzu da ifade ettim"

Moskova'daki görüşmelerinde Rusya-Ukrayna savaşının önemli bir yer tuttuğunu ifade eden Fidan, "Sayın Putin, bizzat yetkilendirdiği bir heyeti İstanbul'a göndererek müzakerelerden nispeten pozitif sonuçlar elde edilmesini mümkün kılmıştır. Görüşmelerde mutabık kalınan takasın geçtiğimiz hafta sonu tamamlanmasından memnuniyet duyuyoruz. İlerleyen süreçte müzakerelerin süratli bir şekilde ateşkese ve ardından kalıcı bir barışa evrilmesini de umut ediyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan'ın tüm taraflara ifade ettiği üzere Türkiye bu süreçte her türlü desteği vermeye her daim hazırdır. Buradaki temaslarımda müteakip görüşmelere ev sahipliği yapmaya hazır olduğumuzu da ifade ettim. Buna ilaveten Karadeniz'de seyrüsefer emniyetine verdiğimiz önemin de altını bir kez daha çizdim. Bu konuda da Rus dostlarımızla temasta kalmaya devam edeceğiz" dedi.

"Türkiye ve Rusya olarak Suriye’nin birliğinin ve toprak bütünlüğünün korunması için çalışmaya devam edeceğiz"

Lavrov ile uluslararası meseleleri de ele aldıklarını vurgulayan Fidan, "Son beş aylık dönemde Suriye'de siyasi ve ekonomik istikrar ile güvenliğin tesisi bakımından önemli gelişmeler yaşandı. Suriye yönetimi yürütülen dezenformasyon kampanyalarına rağmen halkının ve uluslararası toplumun desteğini büyük ölçüde temin etmiş durumda. Suriye yönetiminin terörle ve organize suçlarla mücadele alanlardaki kabiliyet ve imkanlarını da her geçen gün daha da geliştirdiğini görüyoruz. Tüm askeri grupların ulusal bir ordu ve merkezi bir komuta altında bir araya getirilmesi yönündeki çabaları da destekliyoruz. Tüm ilgili tarafların nüfuzlarını 10 Mart mutabakatının uygulanmasına dönük kullanılması da büyük önem taşımakta. Amerika ve Avrupa Birliği'nin yaptırımların kaldırılması yönünde aldıkları kararlar da son derece önemlidir. Bu yaptırımların kaldırılmasını temin için Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yoğun bir diplomasi trafiği yürüttük. Bu çabaların sonuç vermesinden büyük memnuniyet duyuyoruz. Bahsettiğim tüm bu konuları, bugünkü görüşmemizde Sayın Lavrov ile ele alma imkanımız oldu" ifadelerini kullandı. Fidan, "Türkiye ve Rusya olarak Suriye’nin birliğinin ve toprak bütünlüğünün korunması için çalışmaya devam edeceğiz. Eş zamanlı olarak Suriye halkının refah ve istikrara kavuşması için çaba harcamayı sürdüreceğiz" diye konuştu.

"(Gazze) Bu kadar kan, gözyaşı ve acı neticesiz kalmaz"

Lavrov ile Suriye meselesine ilave olarak bölgenin kanayan yarası Gazze ve Filistin meselesini de ele aldıklarını ifade eden Fidan, "Orada devam eden soykırımın, insanlık dramının bir an önce durması gerekmekte. Aksi takdirde, her zaman ifade ediyoruz, İsrail’i de içine alacak büyük bir kaosun, yayılmanın önüne kimsenin geçmesi mümkün değil. Bu kadar kan, gözyaşı ve acı, neticesiz kalmaz. Bunun bir an önce durması gerekiyor. İnsanlık ve uluslararası toplum, burada kaybettiği sınavı yeniden kazanmak için elinden gelen bütün çabayı göstermek zorundadır. Bu konuda Rusya ile beraber çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

"Orta Doğu’daki insani trajedi, Afrika’da devam etmemeli"

Gündemde ayrıca Sudan başta olmak üzere Afrika’da devam eden sorunların da yer aldığını belirten Fidan, bu konularda da görüş alışverişinde bulunduklarını ifade etti. Fidan, "Özellikle Afrika’daki istikrarın, barışın muhafazası önemli. Orta Doğu’da olan insani trajedinin Afrika’da da devam etmemesi önemli. Dünyanın her yerindeki sivillerin, masumların çektiği acıyı dindirmek, insanlık dramını sona erdirmeyi biz kendimize bir görev olarak görüyoruz. Diplomasinin bunun için sonuna kadar kullanılması gerektiğine inanıyoruz. Bu konudaki çalışmalarımız devam edecektir" dedi.

"Azerbaycan liderliği, fevkalade ferasetli adımlar attı"

Fidan, "Ayrıca Rusya ile Türkiye’yi ilgilendiren ortak coğrafya olan Güney Kafkasya’daki barış sürecini de desteklediğimizi bir kez daha ifade etmek istiyorum. Burada Azerbaycan liderliğinin fevkalade ferasetli adımlar attığı bölgeyi normalleştirmeye yönelik adımları da yürekten destekliyoruz" ifadelerini kullandı.

"(Rusya-Ukrayna) Görüşmelerin Türkiye’de yapılması konusundaki talebimizi ilettik"

Putin ile gerçekleştirdiği görüşmede Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hangi mesajlarının iletildiği ve Ankara’ya hangi mesajlarla dönüldüğü yönünde bir soru üzerine Fidan, "Dün Sayın Putin’le yaptığımız görüşmede Cumhurbaşkanımızın hassas olduğu önemli konuları gündeme getirdik. Burada tabii ki özellikle Rusya-Ukrayna arasında devam eden görüşmelerin bir netice ile sonuçlanması önem kazanmakta. Birincisi, İstanbul’da yapılan görüşmelerin bir üzerinden geçtik. Müteakip görüşmelerin de Türkiye’de yapılması konusundaki talebimizi kendilerine ilettik. Bu konuda her türlü katkıya hazır olduğumuzu kendilerine ilettik" şeklinde konuştu.

"(Barış anlaşması) Rusya, şartlarını hazırlıyor"

Fidan, Rusya ile Ukrayna arasındaki görüşmelerin neticesine ilişkin soruya ise, "Şu anda esir takası birinci aşamada tamamıyla tamamlandı. İstanbul’da alınan kararlardan ikincisi olan karşılıklı şartların gönderilmesi meselesi konusunda da bana Rus tarafından Sayın Putin ve Sayın Lavrov’dan verilen bilgi, şu anda bu şartların hazırlanmakta olduğu. Hazırlanır hazırlanmaz karşı tarafa iletileceği meselesi var" şeklinde cevap verdi.

"Putin ile görüşme çok verimliydi"

Fidan, "Ayrıca Sayın Putin ile yapılan görüşmelerde Akkuyu Nükleer Santrali’nin inşasıyla ilgili süreçte karşılaşılan bazı aksaklıklar ve bunların giderilmesi yönünde de görüşmelerimiz oldu. Rus tarafının bu konuda ne kadar hassas olduğunu, Sayın Putin’in bu konuyu bütün detaylarıyla ne kadar yakından takip ettiğini bir kez daha görme imkanımız oldu. Diğer taraftan Türkiye, gaz ihtiyacının büyük bir bölümünü Rusya’dan temin ediyor. Bunun kesintisiz ve uygun bir şekilde devam etmesi önemli. BOTAŞ ile Gazprom arasında devam eden görüşmeler var. Bu konuda da Sayın Putin’in desteğini istirham ettik. Gündeme getirilen bazı diğer konular da var. Yani çok verimli bir görüşme oldu" dedi.

"Ev sahipliğine her zaman hazır olduğumuzu ifade ettik"

Türkiye’nin Moskova ve Kiev arasındaki görüşmelere ev sahipliği yapmaya devam etmeye hazır olup olmadığı sorusu üzerine Fidan, "Biz, bu ev sahipliğine her zaman hazır olduğumuzu ifade ettik. Bunun bir görev olduğuna inanıyoruz, bölgemiz ve dünya barışı için bir görev. Cumhurbaşkanımız savaşın başından beri gerçekten uluslararası kamuoyuna çok güçlü bir barış çağrısı yapmakta. Çünkü aynı bölgede yaşıyoruz, aynı havzadayız. Bunun her iki tarafın da mutabık kalacağı bir şekilde çözülmesi tabii ki arzumuzdur. Bu konuda elimizden gelen desteği vermeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

"Sayın Putin ve Sayın Erdoğan, önemli küresel sınamalardan geçmiş mücadeleci iki lider"

Türkiye ile Rusya arasındaki yeni ortaklıklar ve ilişkilerin geleceğine ilişkin soru üzerine Fidan, "Rusya ile Türkiye arasındaki ilişkinin önemli bir köşe taşı, tabii ki liderlerimizin oluşturduğu güvene dayalı ilişki. Lider diplomasisi üzerinden Türk-Rus ilişkilerinde köklü adımları daha hızlı bir şekilde atabiliyoruz. Önemli kararlar alınabiliyor. Hem Sayın Putin hem Sayın Erdoğan, önemli küresel sınamalardan geçmiş, mücadeleci iki lider ve bu iki liderin uzun süredir birbirlerini tanıyor oluşu, güvene dayalı bir ilişki geliştirmeleri, her iki tarafta ihtilafta oldukları ve mutabık kaldıkları noktaları fevkalade iyi bilmekteler ve son derece olgun bir şekilde ihtilafları parantez içine alıp mutabık kaldıkları noktalarda gündemleri iki ülkenin lehine ilerletebilmeleri söz konusu. Bu gerçekten iki ülke ilişkileri açısından fevkalade önemli bir husus. Tabii bizler bakanlar düzeyinde ve diğer düzeylerde iki lider tarafından ortaya konulan iradenin daha somut bir şekilde, somut neticelere ulaşacak şekilde hayata geçirilmesi için yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Bu konuda da çalışmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.

"Türkiye’nin menfaatine olan hiçbir konunun savaşta hedef ittihaz edilmemesi gerektiği görüşündeyiz"

Fidan, Rus basınında yer alan TürkAkım doğal gaz boru hattının Avrupa’ya Rus gazını taşıyan tek alternatif olarak kaldığı ve Ukrayna’nın bu hatta bir saldırı gerçekleştirme ihtimali ve böyle bir durumda Türk tarafının tepkisinin ne olacağı yönündeki soru üzerine, "Bu konuda biz gerek Rus meslektaşlarımız, gerek Ukraynalı meslektaşlarımızla iletişim halindeyiz. Bu türden bir saldırı ihtimali olduğu zaman Rus meslektaşlarımız bunu bize bildiriyor ve bu konuyu Ukrayna tarafı ile koordine ediyoruz. Türkiye’nin menfaatine olan hiçbir konunun savaşta hedef ittihaz edilmemesi hususunda bizim görüşlerimiz var, iletişimimiz var. Bu konuyu çok şükür bugüne kadar koordine ettik ve şu anda bir hasar yok ve hat çalışıyor" diye konuştu.

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara HAK-İŞ Başkanı Arslan: "Çatışmaların hatta ölümlerin olduğu Nevruzları unutmadık, Allah’a şükür Nevruz’u normalleştirdik" Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Yakın tarihte Nevruz günlerinde yapılan kavgaların, çatışmaların hatta ölümlerin olduğu Nevruzları unutmadık, hatırlıyoruz. Onun için Nevruz’u da normalleştirdik Allah’a şükür" dedi. HAK-İŞ Konfederasyonu Türk Dünyası ve Akraba Topluluklar Komitesi tarafından ‘Türk Dünyası Öğrencileriyle Buluşma ve Nevruz Etkinlikleri’ gerçekleştirildi. Konfederasyonun ev sahipliğinde gerçekleşen programda Türk tarihi ve kültürünün önemine vurgu yapılırken, birlik beraberlik ve kardeşliğin güçlendirilmesi gerektiğine değinildi. Programda bir konuşma gerçekleştiren HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Benim çocukluğumda ilk hatırladığım Nevruz’la ilgili baharın gelişinin müjdecisi olduğu ve çiçeğiyle beraber biz Nevruz’u hatırlıyoruz. Sultan Nevruz Bey bizde geçer. Biraz Avşar Türklerinde de böyle bir şey. Sultan Nevruz. Ve Nevruz çiçeğimiz açar. Zambağın küçüğüne benzer, mor ve sarı renklerin olduğu. Gerçekten Nevruz’dan hemen sonra Toroslar’da açan bir çiçektir. Biz Nevruz çiçeğini Çiğdemi, Nergiz’i baharla birlikte tanımıştık. Tabi bu geleneklerimizin bir ifadesiydi. Fakat gençlik yıllarımızda başka bir şeyle karşılaştık. Nevruz bir ideolojik mücadelenin ne yazık ki adı olarak topluma anlatılmaya çalışıldı. Bu da çatışmaların, kavgaların çeşitli Türkiye’yi ve bizi rahatsız eden bir kısım eylemlerin günü olarak karşımıza çıktı" açıklamasında bulundu. "Türkiye ideolojik kavgaların, çatışmaların gölgesinde 1 Mayıs’ı ve Nevruz’u uzun yıllar tartışmak zorunda kaldı" Arslan, günümüzde hem Nevruz Bayramı’nın hem de 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nün normalleşmesinin gururunu yaşadıklarını aktararak, "Ne yazık ki Türkiye hem Nevruz’da hem de 1 Mayıs’ta ideolojik kavgaların, çatışmaların gölgesinde 1 Mayıs’ı ve Nevruz’u uzun yıllar tartışmak zorunda kaldı. Her ikisi de çatışmaların olduğu, gerginliklerin olduğu, polisin, copun, su sıkan TOMA’ların, gazların tartışıldığı günler olarak hafızamızda kaldı. Bunlar gerçekten bizi hem üzdü hem de tarihsel gerçeklerin sattırılması konusundaki itirazlarımız da haklı gösterdi. 1 Mayıs’ı Taksim’e hapsettiler. 1 Mayıs’ın olabilmesi için Taksim’de 1 Mayıs kutlanır. 1 Mayıs bütün alanlarda kutlanabilir. Bu tartışmaları 1 Mayıs’ı Emek Dayanışma Gününe dönüştürdük. Sonra Taksim’in tasallutundan kurtardık" ifadelerine yer verdi. "Çatışmaların hatta ölümlerin olduğu Nevruz’u normalleştirdik" Aynı şekilde Nevruz Bayramı’nın da ideolojik baskı ve kavgaların odağından kurtulduğuna dikkati çeken Arslan, "Biz bugün Nevruz’un bu yönünü konuşuyoruz. Yakın tarihte Nevruz günlerinde yapılan kavgaların, çatışmaların hatta ölümlerin olduğu Nevruzları unutmadık, hatırlıyoruz. Onun için Allah’a şükür Nevruz’u da normalleştirdik. Bugün Nevruz’u gerçek anlamıyla konuşabiliyorsak, bütün Türk dünyası ve özellikle Orta Asya toplumlarının hemen hemen pek çoğunun da sahiplendiği Nevruz’u bugün HAK-İŞ’te de konuşup kutlayabiliyorsak, Türkiye önemli iki sorunu önemli, iki kavga gününü barışa dönüştürerek hayırlı bir iş yapıldı. Burada Sayın Cumhurbaşkanımız da hükümetimize bu konudaki gayret duaları herkese teşekkür ediyoruz" değerlendirmesinde bulundu. Konuşmasının ardından Arslan, Ergenekon’da demir dağın delinerek aşılmasına ithafen temsili olarak demir dövdü. Programa HAK-İŞ Başkanı Mahmut Arslan’ın yanı sıra; HAK-İŞ Türk Dünyası ve Akraba Topluluklar Komitesi Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Yeşil, TÜRKSOY Türkiye Temsilcisi Doç. Dr. Abdullah Kutalmış Yalçın, Türk Dil Kurumu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Harun Şahin, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Genel Sekreteri Dr. Mümin Şen, üye sendikaların yönetim kurulu üyeleri, Türk Dünyası öğrencileri ve akademisyenler katıldı.
Afyon Onlar artık vatansız değil Afyonkarahisar’da yaşayan ve kendilerini ‘vatansızlar’ olarak nitelendiren 8 kişilik ailenin vatan ve kimlik kazanma maratonu kamu kurumlarının iş birliği sayesinde mutlu sonla bitti. Afyonkarahisar’da Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartları olmadığı için adeta hayalet gibi yaşayan, okula gidemeyen, işe girip çalışmayan ve erkeklerinin askere dahi gidemediği aile üyeleri, İl Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Müdürlüğü ile yargının duruma el atmasıyla kimliklerine kavuştu. İhlas Haber Ajansı’nın (İHA) 2023 yılında gündeme getirdiği ailenin durumuyla ilgili Afyonkarahisar Valiliği’nden yapılan yazılı açıklamada aile üyelerinin kimliklerinin çıkarıldığı ve soy bağlarının oluşturulduğu belirtildi. Açıklamada, "Galip Cimbil’in ‘saklı nüfus’ çerçevesinde yaptığı başvuru, yürütülen detaylı inceleme, tahkikat ve yargı sürecinin ardından sonuçlandırıldı. Galip Cimbil ve ailesi Afyonkarahisar İl Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Müdürlüğünün titiz çalışmasıyla resmen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı oldu. 12 Haziran 2023 tarihinde Afyonkarahisar Valiliği İl Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Müdürlüğüne müracaat eden Cimbil’in durumu, ilgili kurumlar tarafından titizlikle ele alındı. Yapılan incelemelerde, Galip Cimbil’in geçmişte ‘Kalip Gül’ adıyla oluşturulan nüfus kaydının, usulsüz ve dayanaksız olduğu gerekçesiyle 2006 yılında Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü kararıyla silindiği tespit edildi. Başvuru sürecinde alınan yazılı beyanlar, ifade tutanakları ve MERNİS kayıtları doğrultusunda yapılan değerlendirmeler sonucunda, ilgilinin beyanlarının doğruluğu kanaatine varıldı. Kardeşleri üzerinden yürütülen tahkikat süreci de ilgili kurumlarca olumlu sonuçlandırıldı" denildi. Olayla ilgili aile üyelerinin DNA testleri de yapıldı Açıklamada olayla ilgili yargı sürecinin de titizlikle işlediğinin vurgulanırken şu ifadelere yer verildi: "Saklı nüfus kütüğüne kaydı yapılan Galip Cimbil’e geçici kimlik numarası verilirken ayrıca Afyonkarahisar 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan dava çerçevesinde DNA incelemeleri yapıldı. Yapılan bilimsel incelemeler sonucunda, Galip Cimbil’in Erdal Cimbil ve Sürmeli Aslan ile aynı soydan geldiği; Fatma Cimbil’in annesi, Ali Cimbil’in ise babası olma ihtimalinin yüzde 99,99 olduğu tespit edildi. Mahkeme, 20 Şubat 2026 tarihinde verdiği ve kesinleşen kararla bu durumu hüküm altına aldı. Mahkeme kararının ardından hazırlanan dosya, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğüne iletildi. Yapılan değerlendirme sonucunda, 12 Mart 2026 tarihli karar ile Galip Cimbil’in saklı nüfus çerçevesinde Türk vatandaşlığını kazandı."