DÜNYA - 26 Eylül 2024 Perşembe 11:32 | Son Güncelleme : 13 Aralık 2024 Cuma 16:34

Bakan Bayraktar: "Sakarya gaz sahasında Cumhuriyet tarihinin en büyük doğal gaz keşfini yaptık"

A
A
A

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, BM Genel Kurul görüşmeleri için ABD'nin New York kentindeki Türkevi'nin tam karşısında görev alan İhlas Haber Ajansı ekibini ziyaretinde verdiği röportajında, "Sakarya gaz sahasında Cumhuriyet tarihinin en büyük doğal gaz keşfini yaptık. Şu anda oradan üretimimiz devam ediyor. Üretimimizi artırarak devam ediyoruz. İlk etapta 10 milyon metreküplük üretime inşallah birkaç ay içerisinde çıkmış olacağız. Bu sayede de 4 milyon üzerinde hanenin doğal gazını kendimiz karşılıyor olacağız" dedi.

Birleşmiş Milletler 79. Genel Kurulu çerçevesinde New York'ta temaslarını sürdüren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, İhlas Haber Ajansı'na (İHA) özel açıklamalarda bulundu. Bakan Bayraktar, Türkiye'nin enerji alanındaki vizyonunu ve geleceğe yönelik yatırımlarını detaylandırdı. Bakan Bayraktar, geçtiğimiz hafta Houston'da önemli bir enerji anlaşmasına imza attıklarını belirterek, “Türkiye için önemli bir anlaşmaya imza attık. Uzun dönemli bir sıvılaştırılmış doğal gaz anlaşmasına 10 yıl boyunca Türkiye'ye yaklaşık 1,6 milyar metrekare küp her yıl gaz getirecek bir anlaşmaya imzası atmıştık Houston'da. Daha sonra da Cumhurbaşkanımızla beraber tekrar buraya geldik. New York'ta şimdi Birleşmiş Milletler haftasında yine gerek ikili görüşmeler, gerek yatırım konferans kapsamında çalışmalarımızı yürütüyoruz" dedi.

"Buradaki yatırımcılar Türkiye'nin istikrarlı gelişen bir piyasa olmasını çok önemsiyorlar"

Türkiye'nin yenilenebilir enerjiye büyük önem verdiğini ifade eden Bayraktar, "Biz Türkiye olarak enerjide üç tane çok önemli konuyla ilgili çalışma yürütüyoruz ve bunlarla ilgili birçok yatırım fırsatı olduğunu açıkçası buradaki yatırımcılarla, finansal kuruluşlarla paylaştık. Bu alanlardan bir tanesi Türkiye'nin enerji piyasası büyüyen bir piyasa. Bizim talebimiz artıyor, nüfusumuz büyüyor, ekonomimiz büyüyor, ihracatımız, üretimimiz artıyor, şehirleşme artıyor. Dolayısıyla bütün bunların etkisiyle Türkiye'nin artan bir talebi var. Bu artan talep için de yatırım ihtiyacımız artarak devam ediyor. Yani özellikle buradaki yatırımcılar Türkiye'nin büyüyen bir piyasa olması, istikrarlı gelişen bir piyasa olmasını çok önemsiyorlar. Vurgulamak istediğim hususlardan bir tanesi bu. İkincisi, Türkiye'nin bu enerjideki dışa bağımlılığı bizim yerli ve yenilebilir kaynaklarımızı çok daha hızlı bir şekilde devreye almamızı gerektiriyor. Dünyada da büyüyen bir trend, artan bir yönelim, yenilenebilir enerjiye çok ciddi bir ilgi vardı. Birçok yatırımcıdan, uluslararası bankalardan, yatırım bankalarından, private equity firmalarından bütün bunlar Türkiye'deki önümüzdeki süreçte oluşabilecek yatırım fırsatlarına baktıklarını ifade ettiler. Biz de yenilenebilir enerjide her yıl 5 bin megavat yeni güneş ve rüzgar devreye almak istediğimiz ifade ediyoruz. Dolayısıyla bu bir önemli alan Amerika'daki yatırımcılar için. Bir diğer alanda Türkiye'nin önemli bir nükleer enerjiden elektrik üretme programı var. Biz 2050 yılında 20 bin megavat güce ulaşmak istiyoruz. Burada hem büyük ölçekli santralden hem de özellikle küçük modüler reaktörlerde de bir yatırım fırsatı var. Bunu da bu haftaki bütün görüşmelerimizle muhataplarımızla konuştuk. Orada da ciddi bir ilgi olduğunu ve önümüzdeki süreçte bu anlamda Türkiye'ye doğrudan yabancı yatırımın artarak devam edeceğini enerji alanında söyleyebilirim" ifadelerini kullandı.

"4 milyon üzerinde hanenin doğal gazını kendimiz karşılıyor olacağız"

Bayraktar, Sakarya gaz sahasında Cumhuriyet tarihinin en büyük doğal gaz keşfinin yapıldığını hatırlatarak, “Biz yine 2016-2017'de başladığımız bu Türkiye'nin aramacılığında farklı bir modele biliyorsunuz geçmiştik ve kendi gemilerimizle, kendi mühendislerimizle, kendi jeologlarımızla bu aramaları yapacağız demiştik. Akdeniz'den sonra Karadeniz bize keşfin geldiği yer oldu. Sakarya gaz sahasında Cumhuriyet tarihinin en büyük doğal gaz keşfini yaptık. Şu anda oradan üretimimiz devam ediyor. Üretimimizi arttırarak devam ediyoruz. İlk etapta 10 milyon metreküplük üretime inşallah birkaç ay içerisinde çıkmış olacağız. Bu sayede de 4 milyon üzerinde hanenin doğal gazını kendimiz karşılıyor olacağız. Dolayısıyla dışarıdan bu ithalatı azaltmış oluyoruz. Yine geçtiğimiz hafta Türkiye'ye gelen Çanakkale'de şu anda aktivasyon çalışmaları devam eden yüzer üretim platformumuz geldi. Onunla da bir 10 milyon metreküp bir 4 milyon hane halkına da oradan işlediğimiz gazı vereceğiz, dolayısıyla Türkiye'nin yaklaşık 8-8,5 milyon hanesine doğal gazımızı kendimiz üretmiş olacağız inşallah 2026 yılına geldiğimizde. Ama daha çok ihtiyacımız var. Daha çok eve gaz götürüyoruz. Sanayimizin ihtiyacı var, ticarethanelerin ihtiyacı var” dedi.

"Oruç Reis'i birkaç gün içerisinde Somali'ye uğurlayacağız"

Bakan Bayraktar, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:
"Türkiye kendi kaynaklarını ararken, bulurken ve üretirken bu faaliyetleri yürütmesi lazım ama aynı zamanda farklı coğrafyalarda da arayışlarımız devam ediyor. Bugüne kadar işte Irak'ta, özellikle Azerbaycan'da, Hazar Denizi'ndeki varlıklara Türkiye'nin ortaklığı söz konusu BOTAŞ'ın, Türkiye Petrollerinin ama şimdi yeni bir faza geçiyoruz. Çok yakında inşallah Oruç Reis sismik gemimizi Somali'ye gönderiyoruz. Çünkü Somali'de 3 tane offshore sahasında lisans almış, ruhsat almış durumdayız ve aramacılığın ilk adımlarından bir tanesi sismik arama. Üç boyutlu sismik arama için kendi gemimiz Oruç Reis'i inşallah birkaç gün içerisinde Somali'ye uğurlayacağız. Bu ay, yani Ekim ayının sonuna doğru oraya varmış olur ve çalışmalarına orada başlayacak."

"Somut projelerle bu dış finansmanı Türkiye'ye geleceğine inanıyorum"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmayı "tarihi" olarak nitelendiren Bayraktar, “Cumhurbaşkanımızın burada hem Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yaptığı konuşma hakikaten bana göre çok tarihiydi. Benim kişisel olarak buna yani sizler de öyle buna şahitlik etmemiz gerçekten çok tarihiydi. Ama onun ötesinde birçok ikili görüşme oldu. Biraz önce ben Irak Başbakanı'yla olan görüşmeden Cumhurbaşkanımıza eşlik ettim ve oradan çıktım. Onun dışında yatırımcılarla, finansçılarla buradaki yaptığımız görüşmelerin hepsinde Türkiye'nin özellikle hem ekonomik programına, orta vadeli programına ve tekrar ekonomisinin reformlarla beraber yükselen trendinin bir ivmesini, hareketliliğini hissetmeye başladık. Bu çok önemli. Bunu onlara da hissettirmeye çalışıyoruz açıkçası. Burada da karşılık bulduğunu ve önümüzdeki dönemde inşallah çok somut projelerle bu dış finansmanı Türkiye'ye geleceğine ve ülkemizin bu anlamda ekonomisine de değer katacağına inanıyorum” açıklamasını yaptı.

Bakan Bayraktar İHA ekibini ziyaret etti

Bakan Bayraktar, BM Genel Kurul görüşmeleri için ABD'nin New York kentindeki Türkevi'nin tam karşısında görev alan İhlas Haber Ajansı ekibini ve dünyaya canlı yayın hizmeti sunan canlı yayın aracını ziyaret ederek İhlas Haber Ajansı Operasyon ve Uluslararası Pazarlama Koordinatörü Özgür Yorul'dan bilgi aldı. Ziyaret sırasında canlı yayın aracını inceleyen Bakan Bayraktar, İHA ekibine teşekkürlerini ileterek çalışmaları için tebrik etti. 

Dilek Kaya-Aytan Mammadli

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep GAÜN Çocuk Hastanesi’nde "Primer İmmün Yetmezliği Farkındalık Haftası" etkinliği düzenlendi Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Çocuk Hastanesi’nde, "Primer İmmün Yetmezliği Farkındalık Haftası" kapsamında farkındalık etkinliği gerçekleştirildi. GAÜN Çocuk Hastanesi Çocuk İmmünoloji-Allerji Hastalıkları Bilim Dalı tarafından organize edilen etkinlikte, hastanede tedavi gören çocuklar keyifli ve eğlenceli anlar yaşadı. Etkinliğe GAÜN Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Tarakçıoğlu, GAÜN Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Oğuzhan Saygılı, Pediatri Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Keskin’in yanı sıra Prof. Dr. Metin Kılınç, Prof. Dr. Mehmet Boşnak, Prof. Dr. Ahmet Baştürk, Prof. Dr. Ercan Küçükosmanoğlu ile çok sayıda hasta ve hasta yakını katıldı. Etkinlikte açıklamalarda bulunan GAÜN Çocuk Hastanesi Çocuk İmmünoloji-Allerji Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Özlem Keskin, immün yetmezlik hastalıklarının bağışıklık sistemini oluşturan unsurlardan herhangi birinin yokluğu veya fonksiyon bozukluğu sonucu ortaya çıktığını belirtti. Türkiye’de hastalığın görülme sıklığının dünya ortalamasına göre daha yüksek olduğuna dikkat çeken Keskin, Gaziantep ve çevresinde akraba evliliklerinin daha yaygın olması nedeniyle bazı nadir immün yetmezlik türlerinin de daha sık görülebildiğini ifade etti. Sık tekrarlayan enfeksiyonlar, büyüme geriliği, uzun süreli antibiyotik ihtiyacı ve aile öyküsünün önemli uyarıcı olduğunu vurgulayan Keskin, "Primer İmmün Yetmezlik Farkındalık Haftası" kapsamında düzenlenen etkinliklerle toplumda farkındalığı artırmayı hedeflediklerini söyledi. Keskin, erken tanının organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınmasında kritik rol oynadığını belirterek, immün yetmezlik hastalarının damardan veya subkutan antikor tedavisi, koruyucu antibiyotik uygulamaları ve gerektiğinde kemik iliği nakli gibi yöntemlerle tedavi edildiğini ifade etti. Keskin, hastaların tedavi sürecinde emeği bulunan hekimlere, hemşirelere ve tüm sağlık çalışanlarına teşekkür ederek, "İmmün yetmezlikli hastaların sağlıklı günlere ulaşması bir ekip işidir" dedi. Etkinlik kapsamında çocuklar için palyaço gösterileri, oyun aktiviteleri ve yüz boyama etkinlikleri düzenlendi. Programın sonunda ise immün yetmezliği simgeleyen "zebra" temalı pasta kesilerek çocuklara ikram edildi. Etkinlik, çocukların ve ailelerinin keyifli anlar yaşamasıyla sona erdi.
Gaziantep Süper hücre fırtınasının vurduğu Gaziantep’te bina otoparkları çamurla doldu Gaziantep’te hafta sonu etkili olan şiddetli yağış ve fırtınayla birlikte oluşan hortum nedeniyle duvarları yıkılan binaların otoparkları çamurla doldu. Gaziantep genelinde etkili olan "süper hücre" fırtınası kentin pek çok noktasında hayatı adeta felç etti. Fırtına ve sağanak yağış sonrası çok sayıda su baskını yaşanırken, kuvvetli yağmurun ve fırtınanın ardından zararın boyutları ortaya çıkmaya devam ediyor. Fırtınada etkili olan yağmur, dolu, hortum ve rüzgar, cadde ve sokaklar ile köprü altlarını göle çevirdi. Birçok binanın duvarlarının yıkılması sonucu binaların kapalı otoparkları suyla doldu. Suların çekilmesi sonrası otoparklara inerek çamur boyasına bürünen otomobillerini gören vatandaşlar gördüklerine inanamadı. 2025 yılının tamamında metrekareye 202 kilogram yağışın düştüğü Gaziantep’te 2026 yılının ilk dört ayında ise yağış miktarı 607 kilograma ulaştı. Kentte ilk dört ayda yağış miktarı geçen seneye göre metrekarede yüzde 216 oranında arttı. Son yılların en yağışlı döneminin yaşandığı kentte hafta sonu etkili olan aşırı yağış ve süper hücreden sonra metrekareye 60 kilogram yağış düştü. Belli aralıklarla yağışın devam ettiği kentte sağanak yağış zaman zaman etkisini iyice artırıyor. Kentteki bazı binaların otoparklarını, zemin katlarını ve daireleri su basarken, kimi binaların duvarları da yıkıldı. Bugün öğle saatlerinden sonra etkili olan sağanak yağış Şahinbey ilçesinin Narlıtepe Mahallesi’ndeki bazı binaların duvarlarının yıkılması sonucu otoparkları su basınca araçlar çamur içinde kaldı. Mahalledeki bazı bölgelerde mazgalların tıkanması sebebiyle oluşan su birikintileri binaların sığınak ve asansör boşluğuna doldu. İçerisinde otomobillerin bulunduğu otoparklarda vatandaşlar, araçlarını çıkarmak için su çekme işlemini bekliyor.
Tekirdağ Sürücülere net mesaj: "Direksiyondayken ekrana değil yola bak" Trafik Haftası kapsamında Tekirdağ’da yapılan uygulamada, sürücülere direksiyon başında telefon kullanımının tehlikelerine dikkat çekilerek bilgilendirme yapıldı. Yeşilay Tekirdağ Şube Başkanlığı ile Tekirdağ İl Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Şubesi ekipleri, İstanbul Yolu TOKİ uygulama noktasında ortak bir denetim gerçekleştirdi. Trafik kontrolü sırasında araçlar tek tek durdurulurken, sürücülere özellikle araç kullanırken cep telefonu ile ilgilenmemeleri konusunda uyarılarda bulunuldu. Ekipler tarafından hazırlanan bilgilendirici broşürler sürücülere dağıtılırken, dikkat dağınıklığının kazalara davetiye çıkardığı vurgulandı. Uygulamada sürücülerle birebir iletişim kurularak, kısa süreli ekran kullanımının dahi ciddi riskler oluşturduğu anlatıldı. Konuyla ilgili gazetecilere açıklamalarda bulunan Yeşilay Tekirdağ Şube Başkanı Zafer Soykırlı, "Bu hafta Trafik Haftası, biz de Trafik Haftası nedeniyle Yeşilay olarak tütün, alkol, teknoloji ve kumar bağımlılığı ile mücadele ediyoruz. En önemli bağımlılıklardan bir tanesi de ekran bağımlılığı. Maalesef günlük hayatımızın dışında araç kullanırken de ekrana bağımlı oluyoruz. Biz diyoruz ki ’Direksiyondayken Ekranda Değilim.’ Artık direksiyondayken ekranı bırakıyoruz, telefonla ilgilenmiyoruz. Çünkü yapılan bilimsel çalışmalar şunu gösteriyor ben ne kadar iyi bir sürücüyüm? Çok profesyonel bir sürücüyüm de desem sizin telefona baktığınız anda 0,5 saniyelik bir intikal süreniz uzuyor bu da sizin 60 kilometre hızla giden bir aracın frene bastığınızda 15 metre geç frenleme yapıyor. Artık bunun 100-110 kilometreye çıktığınızda kaza kaçınılmaz oluyor. Öncelikle kendi canınız için, sevdikleriniz için, üçüncüsü de hiç tanımadığınız insanlar için lütfen direksiyon başında telefon kullanmayın" dedi.
Gaziantep Gaziantep’te vatandaşlar hala şokta: Çatılar uçtu, araçlar zarar gördü, evler hasar aldı, ağaçlar söküldü Gaziantep’te etkili olan süper hücre fırtınası sonrası yaralar sarılmaya çalışılırken afetten etkilenen vatandaşlar ilk kez böyle bir durumla karşılaştıklarını söyleyerek hala şok yaşadıklarını ifade etti. Misafirlikteyken çatı uçması ve balkon yıkılması nedeniyle aracı hurdaya dönen bir vatandaş ise yetkililerden yardım istedi. Gaziantep genelinde önceki gün "süper hücre" fırtınası etkili oldu. Bir anda bastıran fırtına kentin pek çok noktasında hayatı felç etti. Fırtınayla birlikte etkili olan yağmur, dolu, hortum ve rüzgar, cadde, sokaklar ve köprü altlarını göle çevirdi. Yaklaşık yarım saat süren fırtınada çatılar uçtu, dereler taştı, araçlar zarar gördü, evler hasar aldı, ağaçlar söküldü. Fırtınanın etkisiyle 23 kişinin yaralandığı kentte olayın şokunu atlatmaya çalışan vatandaşlar ise ilk kez böyle bir durumla karşılaştıklarını söyledi. Misafirlik için gittiği yerde afete yakalanan ve çatı uçması-balkon yıkılması nedeniyle aracı hurdaya dönen bir vatandaş ise yetkililerden yardım istedi. "Korkunç şeyler oldu, bina yakılacak zannettik" Afete misafirlikte yakalandığını söyleyen ve çok korktuklarını belirten Taner Güler isimli vatandaş, "Ben bu mahallede oturmuyorum, misafirliğe gelmiştim buraya. Yukarı çıktık, ben de site içerisine koydum aracımı. Burayı pek bilmiyorum. Yukarı çıktık, yarım saat sonra hava akşam olmuş gibi karardı. Yani inanılmaz korkunç şeyler oldu. Kabus gibi bir şeydi, yani biz bina yakılacak zannettik. İçerden pencereleri tuttuk" dedi. "Balkon yıkılması ve çatı uçması sonucu aracım ağır hasar aldı" Afetin etkisiyle balkon yıkılması ve çatı uçması sonucu aracının ağır hasar aldığını da belirten Güler, "Daha sonra aşağı indik vaziyet bu. Yani biz de bilemedik nasıl olduğunu. Üzerine çatı parçaları düşen araç benim, o an ikinci bir depremi yaşamış gibi olduk burada. O durum anlatılmaz yaşanır diyebilirim. Balkonlar falan hep yığılmış aracın üzerine. Yani araç çalışır vaziyette değil. Şu an durum bu. Mağdurum, yetkili yerlere gittim. Herkes birbirinden habersiz diyebilirim yani. Bugün kaymakamlığa gittim, şu an kaymakamlığının gelmesini bekliyorum. Belediyeye, valiliğe ve karakola gittim. Şu an mağdurum ve bekliyorum" ifadelerini kullandı. "Bu yaşıma kadar ilk defa böyle bir felaket gördüm, her tarafta deprem etkisi vardı" Aynı binada oturan ve fırtınaya yolda yakalandığını söyleyen Settar Yalçın ise "O gün misafirlik için köyüme gitmek üzereydim. Fakat o felaketin yaşandığı anda yoldaydım ve bir yere gidemedim. Bu yaşıma kadar ilk defa böyle bir felaket gördüm. Evime geri döndüğümde ise her taraf depremin bıraktığı etkiyle aynı olmuştu. Çatılar uçtu, binalar ve araçlar hasar gördü. Yetkililer geldi, incelemede bulundu. Tutanaklar tutuldu. Herkese geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum" diye konuştu.
Kocaeli Kurbanlıkta küpe, yaş ve sağlık uyarısı Kocaeli Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Mehmet Bostancı, yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde vatandaşları hastalıklı, küpesiz ve yaş kriterini taşımayan hayvanların satın alınmaması konusunda uyardı. Yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde açıklamalarda bulunan Kocaeli Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Mehmet Bostancı, "Kurban Bayramı halk sağlığı, hayvan sağlığı, hayvan refahı ve ekonomik boyutları olan bir organizasyondur, böylesine karmaşık ve oldukça kısa bir sürede gerçekleşen organizasyonun sağlıklı ve huzur içerisinde geçmesi için ciddi önlemler alınmalıdır. İçinde veteriner hekimlerin görev aldığı kurumlar başta olmak üzere, diğer Kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum örgütlerinin beraber oluşturacağı politikalarla sağlıklı şekilde yürütülebilir. Büyük önemi bulunan gıda güvenliği, kurbanın kesimi, kesim yerleri, kesecek kişilerin sağlığı, hayvan nakilleri, araçların dezenfeksiyonu çok daha fazla dikkatli ve kurallara tam uyumla yürütmemiz gereken süreç haline gelmiştir" dedi. "Kurbanlık, satış yerlerinden veya doğrudan hayvancılık işletmesinden alınmalıdır" Kurban hizmetleri süresince kurbanlık hayvan tedarikinde, nakillerinde, satış ve kesim yerlerinde hayvan sağlığı, hayvan refahı, veteriner halk sağlığı ve çevre sağlığı açısından herhangi bir risk ve aksaklık yaşanmaması için "2026 Yılı Kurban Hizmetlerinin Uygulanmasına Dair Tebliğ" kapsamında iş ve işlemler yürütüldüğüne dikkat çeken Bostancı, "4 Mayıs tarihinde İl Kurban Hizmetleri Komisyonu tarafından alınan karar doğrultusunda, kurbanlık hayvanların satışına izin verilen yerlerde başlanabilecektir. Kurbanlık hayvanlar, hayvan pazarları, hayvan borsaları veya Kurban Hizmetleri Komisyonu’nca belirlenen kurbanlık satış yerlerinden veya doğrudan hayvancılık işletmesinden alınmalıdır. Buraların dışındaki yerlerden kurban alınmamalıdır" diye konuştu. "Kurbanlık pis kokulu ishal ve burun akıntısı olmamalı" Kurbanlıkların gebe olmaması ve büyükbaş hayvanların 2 yaşından, küçükbaş hayvanların ise 1 yaşından küçük olmaması gerektiğini vurgulayan Mehmet Bostancı, "Hayvanın besi durumu iyi olmalı, yeni doğum yapmış olmamalı, tüyleri karışık ve mat olmamalı, pis kokulu ishal ve burun akıntısı olmamalı, çevreye karşı aşırı tepkili veya duyarsız olmamalı, iştahının iyi olması, yem ve suyu yemesi gerekmekte, topallık olmamalıdır. Aşırı zayıf olmamalıdır. Üretimin devamlılığı açısından dişi damızlık hayvan kesimi tercih edilmemelidir" şeklinde konuştu. "Küçükbaş hayvanlarda kulak küpesi, pasaport ve sevk raporlarının bulunması zorunludur" Büyükbaş hayvanlarda, hayvanın Tarım ve Orman Bakanlığı kayıtlarında bulunduğunu gösteren kulak küpesi, pasaport ve veteriner hekim tarafından muayene edildiğini belgeleyen sevk raporunun bulunması gerektiğinin altını çizen Bostancı, "Küçükbaş hayvanlarda kulak küpesi, pasaport ve sevk raporlarının bulunması zorunludur. TARIMCEBİMDE uygulaması sayesinde, hayvanın kulak küpe numarası girilerek; ırkı, yaşı, cinsiyeti, sahibi ve uygulanan koruyucu aşılar gibi bilgilere erişim sağlanabilmektedir. Kulak küpesi bulunmayan hayvanlar kesinlikle satın alınmamalıdır" ifadelerini kullandı.