DÜNYADAN FUTBOL - 11 Kasım 2014 Salı 17:43

Antalyaspor’da Korukır dönemi resmen sona erdi

A
A
A
Antalyaspor’da Korukır dönemi resmen sona erdi

Antalyaspor’da görevine son verilen teknik direktör Engin Korukır, görevden alınmalarının nedeni olarak son 3 maçtaki performanslarının gösterildiğini belirterek, “İçimize sindiremiyoruz. Neden gittiğimizi bilmiyoruz. Bizi resmen kovdular” dedi.

PTT 1. Lig ekiplerinden Antalyaspor’da görevden alınan teknik direktör Engin Korukır, kulüp tesislerinde basın toplantısı düzenledi. Toplantıya antrenörler Selim Özer, Nihat Köksal, Yaşar Kıyar, Taşkın Darcan da katıldı.

Toplantıda bir hayli üzgün olduğu görülen Korukır, en zor basın toplantılarından birini yaptığını belirterek, göreve başladığından bu yana ekibine destek olan herkese teşekkür etti.

KABAHATİMİZ YOK

Yapılan eleştirilerden dersler çıkardıklarını dile getiren Korukır, “Ama şunun bilinci içindeyiz; bu güzel kulüpte göreve başladığımız 30 Haziran’dan itibaren görevimizi hiç aksatmadan disiplin ve özveri ile yaptık. Geriye baktığımız zaman geçen süre içinde ne hata yaptığımızı araştırdık. Düşündüğümüzde eleştirilecek çok az kabahatimizin olduğunu görüyoruz. Çünkü futbolun çok güzel bir oyun olduğunu biliyoruz. Bu meşakatli oyununda çok çalışırsanız sonucuna varırsınız. 9 haftalık lig maratonu, ondan evvelki kamp dönemlerinde hazırlık maçları, bu takımın bizler adına ileride iyi yere geleceğinin ışığını veriyordu” diye konuştu.

NEDEN AYRILDIĞIMIZI BİLMİYORUZ

Kasın ayının sonuna doğru takımın çok daha iyi yere geleceğini söylediğini hatırlatan Korukır, “Kasım ayının sonunu teknik ekip olarak göremedik. Bunda bizim kabahatimiz de vardır. Bu değerlendirilir. Şundan eminiz ki; kulübümüze en küçük bir eksikliğimizin olduğunu düşünmüyorum ve kabul etmiyorum. Niçin ayrıldığımızı da bilmiyorum. Yönetimle konuştuğumuzda son 3 -4 haftadır takımdaki gidişattan memnun olmadıklarını söylediler. Ama şimdiye kadar galibiyetler ve beraberliklerde futbolcularım verdiğim görevleri çok iyi yaptılar. Altınordu maçında da futbolcuların performansı iyiydi. O futbolcuların hakkını yemek ne benim ne de başkasının haddine. Çünkü biz çok iyi çalıştık. Rakipleri iyi analiz yaptık. Hiçbir zaman mesai saatinden ödün vermedik” şeklinde konuştu.

TEK BİZ KONUŞTUK

Korukır, Altınordu maçında verilmeyen penaltı ve gösterilmeyen kırmızı kartı sadece kendilerinin konuştuğunu, başkasının gündeme getirmediğini vurgulayarak, "Yönetim de bu kaseti izlesin ve analiz yapsın. Herkes kendi adına konuşuyor. Arka arkaya kaçırdığımız iki gol pozisyonu var. Bunlar hiç gündeme gelmedi. Bazı şeyleri söylememiz lazım. Maçı kaybettiysek hata bizimdir. Biz hiç korkmadan 'ya birinci ya da ikinci olacağız' dedik. Hem kendimize özgüven hem de futbolcularımıza güvendiğimiz için bunu söyledik. Bunu söyleyen başka birisi oldu mu? Teknik heyetin haricinde olmadı” ifadelerini kullandı.

"BÜYÜK CAMİA, KÜÇÜK DÜŞÜNCEYLE YÖNETİLEMEZ"
Yanlış hiçbir şey yapmadıklarını savunan Korukır, "Gönderilmemiz son 3 maçtaki performansımızla ilgiliyse de bunun takdirini herkese bırakıyorum. Ne yapmamız gerekiyordu onu da bilemedim. Bir ricam var; benden sonra gelen teknik direktöre çok fazla sahip çıksınlar. Gerek taraftar gerek yönetim kurulu. Kendini güçlü hissetsin ve çalışsın. Bana göre çok büyük bir camia burası. Büyük camia büyük şekilde yönetilir. Küçük düşüncelerle yönetilemez. Ben büyük düşündüm.Yarın yine göreve gelsem bu kez birinci olacağız derdim. Hatam olduysa herkesten özür dilerim” açıklamasında bulundu.

FUTBOLCULARIM NAMUSLU

Korukır, futbolcuların Altınordu karşısında maçı bilerek kaybettiği iddiaları ile ilgili ise, "Futbolcularımın hepsi en düzgün, en namuslu insanlardır. Onlara kim böyle bir şey söylerse Allah da affetmez. Benim futbolcularımla böyle zihniyette birinin olacağını düşünmüyorum. Geçen seneki oyuncuların da çoğunu tanıyorum. Benim futbolcularım kendi mesleğine ihanet etmez. Bu yapılan onlara saygısızlıktır” açıklamasını yaptı.

HAYATIM BOYUNCA UNUTMAYACAĞIM BİR KULÜP

Telefonla görevine son verilmesi hakkında Korukır, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Hoş bir durum değil. Beni telefonla arayan insan da beni buraya kazandıran insandır. Onun art niyetli olduğunu düşünmüyorum. Hakkımı bir kişiye helal etmiyorum demiştim. O bir kişiye de hakkımı helal ediyorum. Biz böyle gönderilmedik. Aynı durum kendilerine uygulansa ne yaparlardı? Ben namus ve şerefe çok dikkat ederim. Burası benim hem namusun hem şerefimdir. Ben burada böyle çalıştım. Bu benim ilk kulübüm de değil, son kulübüm de değil. Hayatım boyunca unutmayacağım kulüptür."

BİZİ RESMEN KOVDULAR

9 maçta 18 puan aldıklarını kaydeden Korukır, “Maç başına 2 puan almışız. Bu böyle devam ederse açık ara şampiyonduk. Camialar kalıcı, kişiler gelip geçicidir. En büyük hedefim bu takımın Süper Lig'e çıkmasıdır. Beni en çok mutlu edecek şey budur. Takımın Süper Lig'e çıkacağına inanıyorum. İçimize sindiremiyoruz. Neden gittiğimizi bilmiyoruz. Bizi resmen kovdular" dedi. 

İSA AKAR - ALPARSLAN ÇINAR
ANTALYA 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara ÜNİPERSEN, kurucuları arasında yer aldığı Bağımsız Kamu Sendikaları Konfederasyonu (KASK) kuruldu Üniversite İdari Personel Sendikası’nın (ÜNİPERSEN) kuruluşunda yer aldığı ve 5 sendikanın çatı kuruluşu oluşturacak Bağımsız Kamu Sendikaları Konfederasyonu (KASK) kuruldu. Üniversite İdari Personel Sendikası, (ÜNİPERSEN) kurucuları arasında yer aldığı KASK Bağımsız Kamu Sendikaları Konfederasyonu’nun kuruluşunu kamuoyuna açıkladı. Kamu çalışanlarının haklarını daha güçlü, daha ilkeli ve daha etkili şekilde temsil etmek amacıyla kurulan KASK’ın; farklı hizmet kollarında faaliyet gösteren bağımsız sendikaların ortak iradesiyle hayata geçirildiği belirtildi. Bu doğrultuda Bağımsız Kamu Sendikaları Konfederasyonu’nun; HEP-SEN, ÜNİPERSEN, BİZİM-SEN, Kamu399 ve HEP Büro-Sen ile birlikte kuruldu açıklandı. ÜNİPERSEN tarafından yapılan açıklamada, KASK’ın kuruluşunun yalnızca yeni bir konfederasyon yapılanması olmadığı; kamu çalışanlarının yıllardır biriken sorunlarına, temsil noktasında duyulan güçlü ihtiyaca ve bağımsız sendikacılığın daha etkili bir zemine taşınması iradesine verilen önemli bir cevap olduğu ifade edildi. Açıklamada, kamu çalışanlarının mali, sosyal ve özlük hakları başta olmak üzere; görevde yükselme, unvan değişikliği, tayin ve yer değişikliği sorunları, çalışma şartları, sosyal haklar ve kamuda liyakat gibi birçok alanda çözüm bekleyen sorunlarla karşı karşıya olduğu vurgulandı. ÜNİPERSEN’in de kurucuları arasında yer aldığı KASK’ın; herhangi bir siyasi anlayışın arka bahçesi olmadan, kamu çalışanlarının hak ve menfaatlerini önceleyen, bağımsız, ilkeli, katılımcı ve çözüm odaklı bir sendikal anlayışla faaliyet göstereceği bildirildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "ÜNİPERSEN olarak bugüne kadar üniversite idari personelinin mali, sosyal ve özlük hakları için kararlı bir duruş ortaya koyduk. Üniversite idari personelinin yıllardır çözüm bekleyen sorunlarını gündeme taşıdık, haklı taleplerini kamuoyuna duyurduk ve her platformda güçlü şekilde savunduk. Kurucuları arasında yer aldığımız KASK Bağımsız Kamu Sendikaları Konfederasyonu, bu mücadelenin daha güçlü bir zeminde sürdürülmesi açısından stratejik bir adımdır. KASK; farklı hizmet kollarında faaliyet gösteren bağımsız sendikaların ortak iradesiyle, kamu çalışanlarının daha güçlü, daha etkili ve daha gerçekçi bir şekilde temsil edilmesi amacıyla kurulmuştur." KASK’ın temel hedefinin kamu çalışanlarının haklı taleplerini daha güçlü şekilde duyurmak, hak kayıplarına karşı etkili bir temsil ortaya koymak ve çalışma hayatında hakkaniyetli bir düzenin güçlenmesine katkı sunmak olduğu kaydedildi. ÜNİPERSEN açıklamasında, KASK çatısı altında kamu çalışanlarının sorunlarına gerçekçi çözümler üretmek, toplu sözleşme süreçlerinde daha güçlü bir temsil anlayışı ortaya koymak ve bağımsız sendikacılığı daha geniş bir zeminde büyütmek için çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği belirtildi. "ÜNİPERSEN olarak, üyelerimizin haklarını daha güçlü şekilde savunmaya devam edeceğiz" KASK’ın kamu çalışanlarının alın terini, emeğini ve hakkını esas alan bir anlayışla yola çıktığı dile getirilen açıklamada, "Bu yolda temel ilkemiz; bağımsız sendikacılık, güçlü temsil ve hakkaniyetli çalışma hayatıdır. ÜNİPERSEN olarak, üyelerimizin haklarını daha güçlü şekilde savunmaya ve kamu çalışanlarının ortak sorunlarının çözümü için sorumluluk almaya devam edeceğiz" denildi ÜNİPERSEN, KASK Bağımsız Kamu Sendikaları Konfederasyonu’nun kuruluşunun kamu çalışanlarına, sendikal hayata ve ülkeye hayırlı olması temennisinde bulundu.
Zonguldak Mustafa Sözen Filyos’un kuşlarını anlattı Bülent Ecevit Üniversitesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sözen, "9. Çaycumalılar Buluşuyor" etkinlikleri kapsamında "Filyos’un Kuşları ve Biyoçeşitliliği" başlıklı bir söyleşi gerçekleştirdi. Kaymakam Serkan Keçeli Kültür Merkezi’nde düzenlenen söyleşiye çok sayıda davetli katıldı. Prof. Dr. Sözen, 1944 yılından bu yana bölgede yapılan kuş gözlemleri üzerine önemli bilgiler paylaşarak, Zonguldak’ın kuş çeşitliliği açısından son derece zengin bir coğrafyaya sahip olduğunu söyledi. İlk bilimsel çalışmaların 1946-1948 yılları arasında, muhtemelen Çatalağzı Termik Santrali’nde görev yapan Lain H. Ogilvie tarafından Çatalağzı ve çevresinde gerçekleştirildiğini ifade etti. Türkiye’nin göçmen kuşların önemli geçiş güzergâhlarından biri olduğunu belirten Sözen, ülkede bugüne kadar 505 kuş türünün gözlemlendiğini, bunların 300’den fazlasının ise Zonguldak’ta görüldüğünü vurguladı. Bu rakamın bölgenin doğal zenginliğini ortaya koyduğunu dile getirdi. Biyoçeşitlilik yaşamın teminatı İnsan dahil tüm canlıların besin zincirinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade eden Prof. Dr. Sözen, yaşamın sürdürülebilmesi için biyoçeşitliliğin korunmasının hayati önem taşıdığını söyledi. Filyos’ta endüstri bölgesi ilan edilen alanın kuşların konaklama ve üreme bölgeleri üzerinde bulunduğunu hatırlatan Sözen, yoğun girişimler sonucunda 100 hektarlık alanın proje kapsamı dışına çıkarılarak "kuş cenneti" ilan edildiğini belirtti. Bu kararın geri dönüşü olmayan önemli bir kazanım olduğunu vurgulayan Sözen, Filyos’un yalnızca kuşlar değil sürüngen türleri açısından da oldukça zengin olduğunu ifade etti. Toplumda çevre bilincinin artırılması amacıyla yürüttükleri çalışmalara da değinen Sözen, "Zonguldak’ın Biyoçeşitliliği" ve "Zonguldak Kuşları" gibi eserler yayımladıklarını belirtti. Özellikle Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Bülent Ecevit Üniversitesi ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü iş birliğiyle hazırlanan "Zonguldak Kuşları" kitabından 10 bin adet bastırıldığını söyleyen Sözen, bu kitapların başta okullar olmak üzere geniş kesimlere ulaştırılarak farkındalık oluşturulduğunu kaydetti. Söyleşinin sonunda salondan gelen soruları yanıtlayan Prof. Dr. Mustafa Sözen’e teşekkür eden Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı ise Filyos Vadisi’nde belediyeler olarak yürüttükleri "Yeşil Kuşak Projesi" hakkında bilgi verdi. Projeye destek çağrısında bulunan Kantarcı, Sözen’e günün anısına plaket takdim etti.