DÜNYA - 07 Nisan 2025 Pazartesi 13:07 | Son Güncelleme : 07 Nisan 2025 Pazartesi 13:14

Almanya'da köpek vergileri 2025 yılında arttı

A
A
A

Köpek sahiplerinin yıllık vergi ödediği Almanya'da köpek vergileri 2025 yılında arttı. Ülkede 2023 yılında toplanan köpek vergisi miktarı, bir önceki yıla göre yüzde 1,6'lık artışla 421 milyon euroya ulaştı.

Almanya'da köpek sahipleri, yerel yönetimlerce uygulanan yıllık köpek vergisini (Hundesteuer) ödemekle yükümlü. 2023 verilerine göre evlerde yaklaşık 10.5 milyon köpeğin yaşadığı Almanya'da köpek sahiplerinin ödediği vergi miktarı; eyaletlere, şehirlere hatta belediyelere göre değişiklik gösteriyor. Bu uygulama, köpek nüfusunu kontrol altına almak ve düzenleyici vergi politikalarını hayata geçirmek amacıyla yürütülüyor. Almanya Federal Maliye Bakanlığı, köpek vergisinin amacının, köpek sayısını düzenlemek ve kontrol altında tutmak olduğunu belirterek, köpek beslemenin temel yaşam ihtiyaçlarının ötesine geçtiğini ve bu nedenle ek uygulamaların gerekli olduğunu ifade etti.

Köpek vergileri 2025 yılında arttı

Federal İstatistik Dairesi'nin verilerine göre, Almanya'da köpek vergisinden elde edilen gelir yıllardır düzenli bir şekilde artıyor. Ülkede 2023 yılında toplanan köpek vergisi miktarı, bir önceki yıla göre yüzde 1,6 artış göstererek 421 milyon euroya ulaştı. 2013 yılında toplanan vergi miktarı 299 milyon euro iken son 10 yılda yüzde 41'e varan bir artış kaydedildi.2025 yılında pek çok belde köpek vergilerini artırdı. Özellikle Bavyera'da bulunan Landshut beldesinde vergiler 30 eurodan 60 euroya ve Westmünsterland/Bocholt'ta 42 eurodan 84 euroya yükseltilirken buralarda yüzde 100'lük keskin bir vergi artışı yaşandı. Kuzey Ren-Vestfalya'da bulunan Löhne beldesinde vergiler yüzde 95 oranında artışla 40 eurodan 78 euroya, Gütersloh'da yüzde 71'lik bir artışla 70 eurodan 120 euroya yükseldi.

Almanya'da köpek vergileri 2025 yılında arttı

Yalnızca üç şehirde vergiler düşürüldü

Kuzey Ren-Vestfalya'ya bağlı Lage'de yüzde 37 düşüşle vergi 75 euroya geriledi. Saksonya'da bulunan Zwickau'da ise vergiler 120 eurodan 108 euroya, Saarland'daki Merzig'de vergi 72 eurodan 69 euroya düşürüldü.

Almanya'da köpek vergileri 2025 yılında arttı

Köpek vergisi şehirlere göre değişiyor

Her yıl alınan köpek vergisi, yaşanılan şehre göre farklılık gösteriyor. Berlin'de ilk köpek için yıllık 120 euro, Hamburg'da 90 euro, Münih'te 100 euro, Köln'de 176 euro, Bremen'de 150 euro, Paderborn'da 72 euro ve Ingolstadt'ta 65 euro ödeniyor. Stuttgart'ta ise ilk köpek için 108 euro ödenirken, ikinci köpek için bu miktar 216 euroya çıkıyor. Bazı eyaletlerde ikinci ve üçüncü köpekler için ek vergiler de uygulanabiliyor.

Tehlikeli köpek ırklarına daha yüksek vergi

Tehlikeli olarak sınıflandırılan köpek ırkları için ise çok daha yüksek vergiler ödenmesi gerekiyor. Rottweiler, Pitbull gibi bazı ırklar tehlikeli kabul edilerek sahiplerinden yıllık 600 euroya kadar vergi talep edilebiliyor. Tehlikeli ırkların belirlenmesi ise eyaletlerin kendi yönetmeliklerine göre değişiklik gösteriyor.
Bretten beldesi tehlikeli köpek ırkları için yıllık bin 660 euro vergi alırken, Bretten'i bin 440 euro ile Monheim am Rhein, bin 200 euro ile Solingen ve bin 100 euro ile Siegburg takip ediyor.

Rehber köpekler vergiden muaf

Engelli bireylere yardımcı olan rehber köpekler, vergiden muaf tutuluyor. Ayrıca, bazı belediyeler, hayvan barınaklarından sahiplenilen köpekler için belirli bir süre vergi muafiyeti sağlayabiliyor.

Vergi ödemeyenlere yüksek cezalar uygulanabiliyor

Almanya'da köpek sahiplerinin vergilerini zamanında ödemeleri gerekiyor. Vergi ödemeyenler, 10 bin euroya kadar para cezalarıyla karşı karşıya kalabiliyor. Ancak istisnai bir durum olarak Kuzey Ren-Vestfalya eyaletine bağlı Ahlen şehrinde köpek sahipleri herhangi bir vergi ödemek zorunda değil.

Köpek vergisinin en yüksek olduğu şehir Mainz

2025 yılında Mainz, ilk köpek için yıllık 186 euroluk köpek vergisi ile köpek sahipleri için en pahalı şehir olmaya devam ediyor. Mainz'ı, 180 euro vergi uygulayan Hagen ve Wiesbaden kentleri takip ediyor. Almanya'da ilk köpek için uygulanan köpek vergisinin 160 euronun üzerinde olduğu toplam 7 şehir bulunuyor. Bu şehirler arasında 168 euro ile Bochum ve 162 euro ile Bonn da bulunuyor. Başkent Berlin'de köpek sahipleri 120 euro öderken, Hamburg 90 euro ile orta sıralarda yer alıyor. Münih de 100 euro ile vergi oranlarının orta sıralarda yer alıyor. Bu durum, köpek vergisi miktarının şehrin büyüklüğü ile ilişkili olmadığını, daha ziyade yerel vergi yönergelerine ve belediye politikalarına bağlı olduğunu gösteriyor.
2025 yılı itibarıyla bazı büyük şehirlerdeki yıllık köpek vergisi miktarları şöyle: Berlin 120 euro, Dortmund 156 euro, Köln 156 euro, Bremen 150 euro, Hannover 150 euro, Nürnberg 132 euro, Karlsruhe 132 euro.

İkinci köpek için daha yüksek vergi

Birden fazla köpek besleyenler ikinci köpekleri için daha fazla vergi ödemek durumunda. Ülke genelinde birinci köpekler için 90 euro olan vergi ortalaması, ikinci köpekler için 140 euroya kadar yükseliyor. İkinci köpekler için en pahalı kentler, sırasıyla 312 euro Ludwigsburg, 288 euroyla Wuppertal ve Schorndorf, 282 euroyla Kirchheim ve 264 euroyla Eslingen/Neckar oldu.

"Köln'de köpek vergisi yıllık 170-176 euro arasında değişiyor"

Köpek sahibi olan Aydilek Sabır, köpek almayı düşünenlerin hem maddi hem de manevi sorumluluk alması gerektiğini belirtiyor. "Maddiyattan çok maneviyat benim için daha önemli. Köpek alıyorum diye düşünmeye gerek yok, eve girdikten sonra kısa sürede ailenin bir parçası haline geliyor. Artık köpek olarak değil, bir aile üyesi olarak düşünülmesi gerekiyor. Maddiyatına gelince maddi sorunları da oluyor. Bir çok şeyi ile kendimiz ilgilenemiyoruz. Mecburen veterinere götürmemiz gerekiyor. Almanya'da veteriner masrafları yüksek olduğu için bir sağlık sigortası yerine her gün küçük 1-2 euro birikim yaparak köpeğin sağlık masraflarını karşılamayı tercih ediyoruz. Dikkatli ve iyi bakım olduğu sürece köpeğin çok fazla hastalanması mümkün değil. Köln'de köpek vergisi yıllık 170-176 euro arasında değişiyor ve iki taksitte ödeme imkânı sunuluyor. Daha küçük yerlerde ise bu miktar 70-80 euroya kadar düşebiliyor" dedi. Elif Kale ise köpeği Bulut'u 3 aylıkken sahiplendiğini ve 4 aydır birlikte olduklarını belirterek, "Köpek sahiplenmek büyük bir sorumluluk. Çok ilgi göstermemiz, sevgi vermemiz ve zaman ayırmamız gerekiyor. Küçük yaşlarda aşılarını yaptırıyoruz, çip takılıyor, sigortası ve vergisi var ama en önemlisi köpeğe sevgi göstermek ve onunla zaman geçirmek" dedi.

Almanya'da köpek vergileri 2025 yılında arttı

"Bu vergilerle şehirler köpek dışkılarından ve diğer atıklardan temizleniyor"

Son 20 senedir aralıksız evinde köpek besleyen Berlinli Florian Rahmel, bu süre zarfında düzenli bir şekilde vergilerini ödüyor. Berlin şehir idaresinin öngördüğü miktar olan 120 euroyu her yıl ödeyen Rahmel, şehirde köpek beslemenin vergilendirilmesini anlayışla karşıladığını dile getirdi. Rahmel, "20 yıldır köpek besliyorum. Köpekler için ayda 10 euro olmak üzere, yılda 120 euro köpek vergisi veriyorum. Bu vergilerle şehirler köpek dışkılarından ve diğer atıklardan temizleniyor. O nedenle ben vergileri normal karşılıyorum" ifadelerini kullandı.

Almanya'da köpek vergileri 2025 yılında arttı

Köpek beslemenin son yıllarda pahalı bir hobi haline geldiğini de söyleyen Rahmel, "Köpek mamalarında, artan enflasyona paralel olarak özellikle korona salgını döneminden bu yana artış oldu. Hatta köpeklerin veteriner masraflarındaki artış ne yazık ki 3 katına kadar çıktı. Bunu doğru bulmuyorum. Özellikle yıllardır köpek besleyen, dar gelirli yaşlı insanlar, köpeklerinin bakımını yaptırmakta zorlanıyorlar veya gerektiğinde tıbbı operasyon masraflarını karşılayamıyorlar" ifadesini kullandı.

Sinan Karamurat - Mahmut Tosun

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri MHP’den Gesi ve Erkilet hamlesi Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kayseri Milletvekilleri İsmail Özdemir ve Baki Ersoy tarafından hazırlanan Kayseri’nin Gesi ve Erkilet bölgelerinin ilçe statüsüne kavuşturulmasını öngören kanun teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sunuldu. Teklifte, artan nüfus, genişleyen yerleşim alanları ve kamu hizmetlerine erişimde yaşanan yoğunluk gerekçe gösterilerek, söz konusu bölgelerin müstakil birer ilçe haline getirilmesinin hizmetlerin daha etkin ve verimli sunulmasına katkı sağlayacağı ifade edildi. Kayseri’nin tarih boyunca önemli medeniyetlere ev sahipliği yaptığına dikkat çekilen teklifte, özellikle Kültepe gibi merkezlerin şehrin köklü geçmişini ortaya koyduğu vurgulandı. Bu tarihsel birikimin günümüzde artan nüfus ve ekonomik gelişimle birlikte yeni bir idari düzenlemeyi gerekli kıldığı belirtilirken, Gesi ve Erkilet bölgelerinin sahip olduğu potansiyelin altı çizildi. Teklifte Erkilet’in, Hıdırellez Tepesi, Hızır İlyas Köşkü ve Yamula Barajı gibi önemli noktalarıyla dikkat çektiği, aynı zamanda Nuh Naci Yazgan Üniversitesi ile eğitim alanında da gelişim gösterdiği ifade edildi. Gesi’nin ise tarihi dokusu, doğal yapısı ve kültürel değerleriyle öne çıkan bir yerleşim alanı olduğu kaydedildi. Kanun teklifinde, yeni ilçelerin kurulmasıyla birlikte kamu hizmetlerinin daha planlı yürütülmesi, yerel ihtiyaçların daha hızlı karşılanması ve vatandaş memnuniyetinin artırılmasının hedeflendiği belirtildi. Ayrıca düzenlemenin, Kayseri’nin genel kalkınmasına katkı sunacağı ve bölgesel gelişmişlik farklarının azaltılmasına yardımcı olacağı ifade edildi.
Kayseri Bu proje ile suça sürüklenen çocuklar topluma kazandırılacak Kayseri’de, suça sürüklenen çocukların suçtan uzaklaştırılması, topluma kazandırılması ve güvenli bir gelecek inşa edebilmeleri amacıyla yürütülen önleyici ve rehabilite edici çalışmaların yer alacağı ’Sensiz Olmaz’ Projesinin tanıtım toplantısı düzenlendi. TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, "Suç bataklığını kurutmadan rahat yok" dedi. Kayseri Valiliği himayelerinde, Kocasinan Kaymakamlığı tarafından koordine edilen, suça sürüklenen çocukların suçtan uzaklaştırılması, topluma kazandırılması ve güvenli bir gelecek inşa edebilmeleri amacıyla yürütülen önleyici ve rehabilite edici çalışmaların yer aldığı ’Sensiz Olmaz’ Projesinin tanıtım toplantısı düzenlendi. Vali Gökmen Çiçek başkanlığında Valilik Toplantı Salonu’nda düzenlenen toplantıya, TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, AK Parti Kayseri Milletvekili Ayşe Böhürler, Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, İl Milli Eğitim Müdürü Coşkun Esen, İl Müftüsü Durmuş Ayvaz, AK Parti İl Başkanı Hüseyin Okandan, ilgili kurum ve kuruluşların temsilcileri katıldı. Toplantıda konuşan Vali Çiçek, "Biz Kayseri’de suç oranlarının azaltılması, evlatlarımızın tehlikelere karşı terk edilmemesi için mücadele ettiğimizi defalarca haykırdık. Hepinizin bildiği gibi Kayseri’de çocuklarımız için bir proje ortaya koyduk. Bugün 66 ERVA Spor Okulu’na ulaştık. 16 bin öğrenciye ulaştık. Bu 16 bin öğrenci aktif lisanslıdır. Bu Türkiye’nin en büyük sportif projelerinden biridir. Göktim Akademi 13 atölyeye ulaştı. Göktim Akademi ile mühendislik alanına meraklı çocuklarımızı teknolojiyle buluşturmak için imkânlar oluşturuyoruz. Bunların yanında hiçbir evladımızı ayırmadan, suça karışmış olan çocuklarımızı; bir şekilde dezavantajlı ortamlarda büyümüş ve yaşanan süreçler nedeniyle suçla aşırı şekilde iç içe olmuş çocuklarımızı ne yapacağız? Bununla ilgili Kocasinan Kaymakamlığımızla bir proje gerçekleştirdik. İl Aile ve Sosyal Hizmetler bu konuda çok büyük bir gayret gösteriyor. Aile Müdürlüğümüzün de tecrübelerine dayanarak Kocasinan Kaymakamlığımızla "Sensiz Olmaz" projesini ortaya koyduk. Bakın, 15 yaşında 23 suç kaydı olan; henüz 17 yaşında olup 32 suç kaydı bulunan çocuklarımız var. Kendi hayatlarını yok ettikleri gibi yarın gelip bizim ve sizin evlatlarımızla şehirde bambaşka meselelerle karşımıza çıkmaları da muhakkaktır. Bu çocuklarımızın bir şekilde o ortamdan kurtarılması gerekiyor. En azından İbrahim A.S.’ın ateşine su taşıyan karınca gibi bir mücadele verilmesi gerekiyor. Biz ilk başladığımızda sadece suça karışan çocukları o ortamdan çekip çıkarmak için yola çıktık. Ancak bir eve gittiğimizde, evdeki üç çocuğun da suça karıştığını ve annenin hapiste olduğunu gördük. "Sensiz Olmaz" projesi, bütün bu projelerle birlikte, en son noktada çocuklarımızdan bir tekini bile o ortamdan kurtarabilirsek bunu başarı sayacağımız bir meseledir" dedi. "Bataklığı kurutmadan rahat yok" TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, suçun önüne geçmek için sineklerle tek tek uğraşmak yerine bataklığın kurutulması gerektiğini söyleyerek, "Bugün bir bakanlık gelip de valimize ‘Sen neden ERVA’yı kurmadın?’ diye bir soru sormaz. İstese olmazdı fakat bizde ERVA var. Çeşitli illere gidiyoruz, konuşmalar yapıyoruz, insanları dinliyoruz. Burada biz, Kayseri olarak ne kadar övünsek azdır. Bu durumda Valimiz, il başkanlarımız, ilçe başkanlarımız gerçekten bir uyum ve dayanışma içinde. Kimseyle yarış içerisinde değiliz; şehrimizi layık olduğu yere getirmek için elimizden gelen samimiyeti gösteriyoruz. Kayseri dışında olan bazı gelişmeler var. Her yıl özetlemek gerekirse, 2000 yılı ile bugün arasında ne fark var? İletişim ve ulaşım farkı var. İstanbul’dan Ankara’ya telefon edeceğiz diye bir günümüzü harcıyorduk. Kayseri’den İstanbul’a gitmek en iyi şartlarda 12 saat sürüyordu. İletişim hızlandı, ulaşım hızlandı. Sosyal medya öyle bir ortam ki iyisi de var, kötüsü de var. Sosyal medyayı kullanarak dil, matematik, tarih öğrenebilirsiniz. Fakat diğer taraftan kumar dâhil her işe girebilirsiniz. Bunların hepsinin yönetimi için çalışmamız lazım. Bizim sineklerle tek tek değil, bataklıkla uğraşmamız lazım. Bataklığı kurutmadan rahat yok. 4-12 yaş arasındaki eğitim çok önemli. Buna ‘Bed-i Besmele’ diyorlar. Bir çocuk 4 yıl, 4 ay, 4 gün olduğunda okula başlıyor. Bu çocuk geldiğinde değerler sistemi ve her şey inançla başlıyor. İnançlar topluluğu, dinî ve millî inançlar toplumun, bizim de değerler sistemimizi meydana getiriyor. Değerler sistemi de sizin tutumunuzu meydana getiriyor. Tutum, sizin davranışlarınızı belirliyor. İşin başlangıcından itibaren çocuklarımıza millî ve manevi değerlerimizi ortaya koymakta fayda var. Biz dünkü devlet değiliz. Bizim 2 bin 500 yıllık büyük Türk hakanlığı geçmişimiz var. Bu değerler sisteminden varacağımız yer, pratik sonuç olarak otokontroldür. Herkesin başına polis, herkesin başına savcı koyamayız. Onun için başlangıçta çocuğa değerler sistemini yükleyeceksiniz. Emniyet Genel Müdürlüğümüzün duvarında yazılı olduğu gibi: ‘Herkesin vicdanı kendi polisidir. Polis, vicdanı olmayanların peşindedir.’ Anneye babaya gerek kalmadan çocuk kendi kararını verebilmeli: ‘Benim bu saatte eve gitmem gerekir, ben sigara içmem, kopya çekmem, hırsızlık yapmam, uyuşturucu kullanmam’ gibi çocuğun kendi kendini kontrol edebilmesi için bizim 4-12 yaşta mutlaka eğitimi kullanmamız lazım. Bizim 5-10 yıllık geleceğimizin temelinde bu var" ifadelerini kullandı.