DÜNYA - 04 Şubat 2026 Çarşamba 18:19 | Son Güncelleme : 04 Şubat 2026 Çarşamba 18:22

Aliyev ve Paşinyan’a Abu Dabi’de "2026 Zayed İnsan Kardeşliği Ödülü"

A
A
A

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’a Abu Dabi’de "2026 Zayed İnsan Kardeşliği Ödülü" verildi. Aliyev, "30 yıl boyunca savaş yaşadık, bugün ise barış koşullarında yaşıyoruz" ifadelerini kullanırken Paşinyan ise, "Bu ödül, her bir Ermeni ve her bir Azerbaycanlı için ayrıca barış isteyen tüm insanlar için bir ödüldür" dedi.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) başkenti Abu-Dabi’deki temaslarına devam ediyor. Aliyev, BAE’deki çalışma ziyareti kapsamında Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ile birlikte 2026 Zayed İnsani Kardeşlik Ödülü’ne layık görüldü.

Aliyev, törende gerçekleştirdiği konuşmasında, "Bu barış yalnızca Azerbaycan ve Ermenistan için değil, daha geniş bir bölge açısından da büyük önem taşımaktadır. 30 yıl boyunca savaş yaşadık, bugün ise barış koşullarında yaşıyoruz. Bu süreç yaklaşık 6 aydır devam ediyor. Daha önce de defalarca belirttiğim gibi, bu duruma alışıyoruz. Barış içinde yaşamayı öğreniyoruz. Bu çok özel bir duygudur. Hiçbir zaman barış ortamında yaşamamıştık. Bağımsızlığımızı kazandığımızdan bu yana böyle bir deneyimimiz olmamıştı. Ancak hızlı bir şekilde öğreniyoruz. Washington’daki tarihi zirveden, yani ABD Başkanı Donald Trump’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen zirveden bu yana geçen son 6 ay ortaklık, iş birliği ve uzun vadeli, kalıcı bir barışa giden yolun başlangıcı olmuştur. Bu vesileyle, Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki barış sürecine verdiği katkılardan dolayı ABD Başkanı Trump’a teşekkürlerimi ifade etmek isterim. 8 Ağustos 2025 tarihinde düzenlenen üçlü zirve kapsamında, Azerbaycan ile Ermenistan arasında barış anlaşmasının ilk aşamasına adım atılmıştır. Aynı zamanda Başkan Trump, söz konusu belgeyi bir tanık olarak imzalamıştır. Bu adım, 30 yılı aşkın süredir devam eden son derece ağır ve trajik bir çatışmaya son vermiştir" dedi.

"Çatışma uzun yıllar sürmüş, acılar çekilmiş, ıstıraplar yaşanmış ve güvensizlik hakim olmuş olsa bile barış mümkündü"

Taşımacılıkla ilgili kısıtlamaları kaldırmakla kalmayıp aynı zamanda Azerbaycan’dan Ermenistan’a petrol ürünleri satışına da başladıklarını da hatırlatan Aliyev, "Böylece, 6 ay içinde iş birliğini hayata geçiriyor, ticari ilişkileri giderek artırıyoruz. Bu sabah Ermenistan’daki mevkidaşımla bir araya geldim ve atılacak bir sonraki adımları ele aldık. Kuşkusuz, bugün gerçekleştirilen ödül töreni ve şehirlerimizin saygın bir jüri ile dostlarımız tarafından takdir edilmesi, bizler için gerçekten büyük bir ilham kaynağıdır. Düşünüyorum ki, bizim örneğimiz incelenmeli ve belirli ölçüde bir yol haritası olarak değerlendirilmelidir, özellikle de halen savaş koşulları altında bulunan ülkeler için. Bizim örneğimiz şunu açıkça göstermektedir ki, çatışma uzun yıllar sürmüş, acılar çekilmiş, ıstıraplar yaşanmış ve güvensizlik hakim olmuş olsa bile barış mümkündür. Bu ancak her iki tarafta güçlü bir siyasi irade bulunduğunda ve bu süreç dost ülkeler, ilgili devletler ve uluslararası toplum tarafından desteklendiğinde mümkün olmaktadır. Abu Dabi’de düzenlenen bu törende sözlerimi tamamlarken şunu da belirtmek isterim ki, Azerbaycan’ın son müzakereleri geçen yıl tam da burada, Abu Dabi’de gerçekleştirilmiştir. Bu süreç, daha sonra tarihi Washington Zirvesi’ne uzanan yolun temelini oluşturmuştur. Kardeşimiz Şeyh Muhammed’in desteğiyle barışa imza atma kararı aldık ve bunu sembolik olarak Washington’da gerçekleştirdik" diye konuştu.

"Ermenistan ve Azerbaycan liderleri cesur adımlar atmaktadır"

Paşinyan ise, "Son 30 yıl boyunca barış kelimesi ile Ermenistan-Azerbaycan ifadeleri aynı cümlede, hatta aynı bağlamda dahi kullanılmıyordu. Bu kelimelerin bir arada telaffuz edilmesi bile inanılmaz bir olay olarak görülüyordu. Bu da 2025 yılında yaşanan süreçlerin ve bugün gelinen noktanın ne denli olağanüstü olduğunu göstermektedir. Bugünkü ödül töreni yalnızca barış anlaşmasının yüceltilmesi değil, aynı zamanda Ermenistan ve Azerbaycan’ın çatışma sayfasını geride bıraktığının da teyididir. Aksi takdirde, Azerbaycan Cumhurbaşkanı’nın ya da benim bu törende bulunmam ve bu ödülü kabul etmem anlamsız olurdu. Bu ödül aynı zamanda uluslararası toplumun desteğinin bir sembolüdür. Zira karar, dünyanın farklı bölgelerinden saygın isimlerin yer aldığı seçkin bir jüri tarafından alınmıştır" dedi.

Bu törenin Müslüman ve Hristiyan dünyasının ortak çabalarına verilen büyük bir destek olduğunu ve Ermenistan ile Azerbaycan arasında barışın tesis edilmesine önemli bir katkı sağladığını belirten Paşinyan, "Kuşkusuz bu, büyük bir bilgelik ve sadakatin sembolüdür. Barış, yalnızca şu nedenle mümkündür çünkü, Ermenistan ve Azerbaycan, çatışmanın bugün durdurulması gerektiğini açıkça anlamaktadır. Aksi halde, bu çatışma durdurulmazsa, hiçbir zaman sona ermeyecek ve her iki ülkeye ve halklara büyük acılar getirecektir. Zayed İnsan Kardeşliği Ödülü’nün Ermenistan ve Azerbaycan liderlerine resmen takdim edilmesi, halklarımızın başarısının bir kez daha tanınması anlamına gelmektedir. Ermenistan ve Azerbaycan liderleri cesur adımlar atmaktadır. Ancak bu aynı zamanda halklarımızın yeni bir geleceğe yönelmiş iradesinin ve tarihin sunduğu bu anı değerlendirme kararlılığının bir sembolüdür. Bu ödül, her bir Ermeni ve her bir Azerbaycanlı için, ayrıca barış isteyen tüm insanlar için bir ödüldür. Bu vesileyle her iki halka da teşekkürlerimi ifade etmek isterim. Halklarımız, tarihin değiştirilebileceğini anlamaktadır. Bu nedenle, değiştiremeyeceklerimiz üzerinde değil, daha çok barış ve refah içinde yaşayan halklarımız adına çalışmalıyız. Bu kolay bir yol değildir çünkü taraflar arasında güvensizlik, karamsarlık, öfke ve belki de nefret bulunmaktadır. Çok sayıda evladını kaybeden aileler bunu açıkça görmektedir. Bu ailelerin bir kısmı bu gelişmeyi belki de kabul edilemez olarak değerlendirecektir. Ancak acı çeken her bir insanın hatırasını aziz tutmakla birlikte, barışın herkes için gerekli olduğunu ve tüm kurbanların anısına barışın ne kadar hayati bir öneme sahip olduğunu özellikle vurgulamak istiyoruz" diye konuştu.
Konuşmaların sonunda Cumhurbaşkanı Aliyev ve Başbakan Paşinyan’a Zayed İnsani Kardeşlik Ödülü takdim edildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Denizli Milletvekili Ün kayıp 104 bin çocuğu sordu Gelecek Partisi Denizli Milletvekili Sema Silkün Ün, kayıp çocuklarla ilgili kamuoyunu tatmin edici bir açıklamanın rakamlarla birlikte ifade edilmesini istedi. Meclis çalışmaları sırasında daha önce gündeme getirdiği kayıp çocuklar konusu hakkında açıklamalarda bulunan Denizli Milletvekili Sema Silkün Ün, "Ülkemizin geleceği çocuklar. Yani bir konuda aslında kaç bütçe dönemidir burada konuşuluyor ama bir açıklama yapılmadı. TÜİK dedi ki; ’2008-2016 yılları arasında 104.531 çocuğumuz kayıp’ Bu rakamların manipüle edildiği söyleniyor. Dezenformasyon Merkezi geçtiğimiz yıl dedi ki; ’Böyle bir şey doğru değil’ Ama bunu zaten TÜİK söylemiş, biz söylemedik arkadaşlar. Sizlerden de doğrusunu söylemenizi bekleriz. 2016’da kayıp çocuklarla alakalı açıklama yapılması, bilgi verilmesi, veri akışı sağlanması durduruldu. Bu kayıp çocukların hepsi bulunmuş olabilir, bu bizi en çok mutlu edecek olan haberdir. Hiçbirisi bulunmamış olabilir ama bir bilgiye sahip olmamız gerekir. Bir tek çocuğun dahi akıbetinin bilinmemesi büyük bir olayken yüz binlerle ifade edilen bir sayıdan bahsediyoruz. Kamuoyunu tatmin edici bir açıklamanın rakamlarla birlikte ifade edilmesini bekliyoruz" dedi. Daha önce de konuyu defalarca gündeme getiren Denizli Milletvekili Ün, açıklamasını; "12 Kasım’da Aile Bakanlığı bütçesinin komisyon görüşmelerinde yeniden gündeme getirmiştik. Bir çocuğumuzun dahi kaybı büyük bir olayken 100 binlerle ifade edilen kayıp çocuklarımızın akıbeti hakkında açıklama yapılmayacak mı?" sözleriyle tamamladı.
Ankara Japonya İmparatoru Naruhito’nun doğum günü Ankara’da kutlandı Japonya İmparatoru Naruhito’nun doğum günü Ankara’da düzenlenen resepsiyonla kutlandı. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, resepsiyonda yaptığı konuşmada, "Türkiye ve Japonya arasındaki ilişkiler, kökleri tarihe, vicdana ve insani dayanışmaya dayanan güçlü bir kardeşlik hukukuyla tesis edilmiştir" dedi. Japonya’nın Ankara Büyükelçiliği tarafından 23 Şubat 1960 tarihinde doğan Japon İmparatoru Naruhito’nun doğum günü vesilesiyle resepsiyon verildi. Resepsiyon Japonya Büyükelçisi Tamura Masami ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Resepsiyon her iki ülkenin milli marşlarının okunmasıyla başladı. Ardından Japonya Türkiye Büyükelçisi Tamura Masami, bir konuşma gerçekleştirdi. 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremleri hatırlatan Masami, "Geçen aralıkta Gaziantep, Hatay ve Kahramanmaraş’ı ziyaret etme fırsatı buldum. Orada yerel halkın dayanıklılığı ve hızlıca yerine getirilen yeniden yapılandırma projelerinden etkilenmekle beraber, depremzede bölgelerin durumlarına şahit olunca, yerel halkın hayatını yeniden yapılandırmak ve doğal afetlere karşı hazırlık geliştirmek için Türkiye ile iş birliği yapmaya yönelik kararlılığımı yeniledim. Bu akşam, Majestelerinin doğum gününü kutlayacağız. Ancak aynı zamanda Japonya ile Türkiye halkları arasında nesiller boyu süregelen ve İmparatorluk ailesinin katkılarıyla güçlendirilen dostluk ilişkilerini kutluyor olacağız" diye konuştu. Programda konuşma yapan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ise Türkiye ve Japonya arasındaki ilişkilerin köklerinin tarihe, vicdana ve insani dayanışmaya dayanan güçlü bir kardeşlik hukukuyla tesis edildiğini belirtti. Tunç, şu ifadelere yer verdi: "1890’da Ertuğrul Firkateyni Faciasında Japon halkının gösterdiği fedakarlık, 1985’te Tahran tahliyesinde Türk milletinin Japon dostlarına uzattığı yardım eli. Bu 2 hadise, 2 milletin kalbine yazılmış birer insanlık nişanesidir. Bu kıymetli hatıralar, ilişkilerimizin temelini oluşturan samimiyetin en güçlü sembolleridir. Ayrıca 1999 Marmara Depreminde ve 6 Şubat 2023’te yaşadığımız 2 büyük deprem felaketinde Japon dostlarımızın bizlere yardım elini ilk uzatanlardan olmasını da her zaman minnettarlıkla anacağız. 2011 yılında, Japonya’da meydana gelen Thoku depremindeyse ülkemiz, Japonya’ya güçlü ve samimi desteğini göstermiştir. Bugün geldiğimiz noktada bu bağlar stratejik bir ortaklığa dönüşmüştür. Ticaret, yatırım, teknoloji, ulaştırma yapısı, enerji, afet yönetimi, savunma sanayii, kültür ve eğitim alanlarında çok boyutlu bir iş birliği yürütüyoruz." Programa, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Japonya Türkiye Büyükelçisi Tamura Masami, Kara Kuvvetleri Komutanı Metin Tokel, milletvekilleri, Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Erol Kavuncu, bakan yardımcıları, büyükelçiler, diplomatik misyon temsilcileri, rektörler, diplomatlar ve davetliler katıldı.
Denizli Merkezefendi Belediyesi yeşil alana kaçak yapı iddiasıyla ilgili inceleme başlattı DENİZLİ (İHA) – Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, yeşil alanlara karşı hassas olduklarını belirterek, kaçak yapı iddialarıyla ilgili olarak gerekli incelemeyi başlattıklarını belirtti. Merkezefendi Belediyesi AK Parti Grup Başkanvekili Yavuz Aki, , Merkezefendi Belediye Meclisi Şubat ayı toplantısında gündem dışı söz alarak, daha önce Merkezefendi Belediyesinin çöp ihalesini kazanan, şimdi ise Denizli Büyükşehir Belediyesi ile DESKİ’nin araç ve iş makinesi teminin gerçekleştiren firmanın, Merkezefendi Belediyesine ait yeşil alan üzerine kaçak yapı yaptığı ve yeşil alanı dikenli tellerle çevirip kullandığını iddia etti. Yavuz Aki, konuşmasında; "Gümüşçay Mahallesi’ndeki yeşil alan, belediyeden ihale almış, daha önce belediyemizle çalışan ve şuanda Denizli Büyükşehir Belediyesi ile çalışan firma tarafından işgal edilmektedir. Belediye sınırlarında yeşil alan olarak görülen bu yer ile ilgili herhangi bir tahsis işlemi yapılmış mıdır? Kaç yıldır bu yerde işgal sürüyor, burası ile ilgili kira alınıyor mu? Ayrıca buradaki bazı yapılar var, bunlarla ilgili bir işlem yapıldı mı? Bu konu hakkında kamuoyunun bilgilenmesini istiyorum" dedi. Başkan Doğan talimat verdi İddialara yanıt veren Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, söz konusu firmanın geçmiş dönemde belediye ile çalıştığını ancak Eylül 2024 itibarıyla ihalenin sona erdiğini söyledi. Yeşil alanlara karşı hassas olduklarını belirten Başkan Doğan, söz konusu iddialardan bilgisinin olmadığını ifade ederek, konu hakkında gerekli incelemenin başlatılması için talimat verdi.