DÜNYA - 28 Mayıs 2025 Çarşamba 14:54 | Son Güncelleme : 28 Mayıs 2025 Çarşamba 14:59

Aliyev: "PKK terör örgütünün silah bırakma kararı, Türkiye devletinin gücünün bir göstergesidir"

A
A
A
Aliyev: "PKK terör örgütünün silah bırakma kararı, Türkiye devletinin gücünün bir göstergesidir"

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Türkiye-Azerbaycan-Pakistan Üçlü Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, "Türkiye’nin terörle mücadele alanında elde ettiği başarılar bizleri yürekten sevindiriyor. PKK terör örgütünün kendini feshetmesi ve silah bırakma kararı, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinin ve kararlılığının, Türkiye devletinin gücünün bir göstergesidir. Bu tarihi olay yalnızca Türkiye için değil, genel olarak bölgede barış ve huzur açısından da büyük önem taşımaktadır" dedi.

Türkiye-Azerbaycan-Pakistan Üçlü Zirvesi’nin 2. Toplantısı Azerbaycan’ın Laçın şehrinde gerçekleştirildi. Toplantıya Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif katıldı. Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev yaptığı konuşmada, Türkiye, Pakistan ve Azerbaycan halklarının ortak tarih, kültür ve değerler temelinde birbirlerine bağlı olduklarını belirtti. Aliyev, "Birbirimizin başarılarıyla gururlandık, zor günlerde birbirimizin yanında olduk. Azerbaycan-Türkiye-Pakistan her zaman egemenlik, toprak bütünlüğü ve adaletin yanında olmuştur. 2020 yılında gerçekleşen 44 günlük Vatan Savaşı’nın ilk günlerinden itibaren Türkiye ve Pakistan’ın ülkemize gösterdiği siyasi ve manevi destek için bir kez daha teşekkür ederiz. Azerbaycan da, kendi adına, her zaman Türkiye’nin ve Pakistan’ın yanında olmuştur. Bugün bir kez daha halklarımızın birliğini teyit ediyoruz. Ülkelerimizin stratejik konumundan ve dinamik ekonomik potansiyelimizden yararlanarak karşılıklı faydalar sağlamak için geniş imkanlar bulunmakta. Siyaset, ekonomi, enerji, karşılıklı yatırımlar, ulaştırma, savunma, tarım, bilgi teknolojileri ve diğer alanlarda iş birliğinin, ortak plan ve programlar vasıtasıyla daha da hızlı gelişeceğine inanıyoruz" ifadelerini kullandı.

"Askeri iş birliğimiz, geniş bir coğrafyada barış ve istikrarı pekiştirmektedir"

Azerbaycan’ın Türk ekonomisine 20 milyar dolardan fazla yatırım yaptığını ve aynı şekilde Pakistan ekonomisine de 2 milyar ABD dolarında yatırım yapmaya hazır olduklarını belirten Aliyev, "Halihazırda somut yatırım projeleri üzerinde çalışmaların sürmekte. Azerbaycan ve Türkiye’nin iş birliği sayesinde yalnız bölgemizin değil, geniş bir coğrafyanın enerji haritası değişmiş, ülkelerimiz enerji güvenliğinin sağlanmasında önemli bir rol oynamış ve bugün yenilenebilir enerjinin üretimi ve ihracatı yönünde geniş çaplı projelere başlanmıştır. Aynı zamanda Azerbaycan ve Türkiye üzerinden geçerek Asya ile Avrupa'yı birleştiren ulaşım yolları stratejik önem taşımaktadır. Çok yönlü yük güzergahının geliştirilmesi yoluyla Pakistan’ın da bu girişimde yakın katılımının iş birliğimize daha fazla ivme kazandıracağına eminiz. Savunma alanındaki iş birliği, ortaklığımızın önemli yönlerinden biridir. Ortak askeri tatbikatlar ve askeri-teknik alandaki projeler, silahlı kuvvetlerimizin potansiyelini güçlendirmiştir. Askeri iş birliğimiz, geniş bir coğrafyada barış ve istikrarı pekiştirmektedir. Ayrıca dijital yenilikler, yapay zeka ve uzay teknolojileri gibi yeni iş birliği alanlarını da araştırmalıyız. Ortak kültürel etkinlikler, akademik ortaklıklar ve turizm ilişkilerinin canlanması, halklarımız arasındaki bağları daha da kuvvetlendirecektir" diye konuştu.

Aynı zamanda uluslararası platformlar ve kuruluşlardaki dayanışmalarının kendilerini güçlendirdiğini belirten Aliyev, "Birleşmiş Milletler, İslam İşbirliği Teşkilatı, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı, Asya’da Karşılıklı Etkileşim ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı ile D-8 gibi uluslararası platformlarda ortak alanlarımızı daha da güçlendirme kararlılığındayız. Ülkemizin geçtiğimiz yıl D-8’in 11. Zirve Toplantısı sırasında oy birliğiyle bu teşkilatın üyesi seçilmesine verilen destek için kardeş Türkiye’ye ve kardeş Pakistan’a bir kez daha teşekkür ediyorum" dedi.

"PKK terör örgütünün silah bırakma kararı, Türkiye devletinin gücünün bir göstergesidir"

Azerbaycan’ın her zaman Türkiye ve Pakistan’ın yanında olduğunu hatırlatan Aliyev, "Türkiye’nin terörle mücadele alanında elde ettiği başarılar bizleri yürekten sevindiriyor. PKK terör örgütünün kendini feshetmesi ve silah bırakma kararı, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinin ve kararlılığının, Türkiye devletinin gücünün bir göstergesidir. Bu tarihi olay yalnızca Türkiye için değil, genel olarak bölgede barış ve huzur açısından da büyük önem taşımaktadır. Bu tarihi gelişme vesilesiyle kardeş Türkiye’yi bir kez daha tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı.

"Gergin süreçte ilk günden itibaren Pakistan’la dayanışmamızı açık şekilde ifade ettik"

Aliyev, "Pakistan ile Hindistan arasında yaşanan son gerginliği büyük bir endişeyle, aynı zamanda barış ve istikrarın yeniden sağlanacağı umuduyla yakından takip ettik. Bu gergin süreçte ilk günden itibaren Pakistan’la dayanışmamızı açık şekilde ifade ettik. Çatışmanın, diyalog ve barış yoluyla, uluslararası hukuk normları ve ilkelerine, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarına dayalı şekilde çözülmesini destekliyoruz. Değerli dostlar, 30 yıllık Ermenistan işgalinden sonra yeniden diriliş dönemini yaşayan Laçın’a bir kez daha hoş geldiniz. Eminim ki Azerbaycan-Türkiye dostluğu ve kardeşliği ebedi olacaktır" şeklinde konuştu.

Kamil Nadirli - Rafıg Macidov

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara HAK-İŞ Başkanı Arslan: "Çatışmaların hatta ölümlerin olduğu Nevruzları unutmadık, Allah’a şükür Nevruz’u normalleştirdik" Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Yakın tarihte Nevruz günlerinde yapılan kavgaların, çatışmaların hatta ölümlerin olduğu Nevruzları unutmadık, hatırlıyoruz. Onun için Nevruz’u da normalleştirdik Allah’a şükür" dedi. HAK-İŞ Konfederasyonu Türk Dünyası ve Akraba Topluluklar Komitesi tarafından ‘Türk Dünyası Öğrencileriyle Buluşma ve Nevruz Etkinlikleri’ gerçekleştirildi. Konfederasyonun ev sahipliğinde gerçekleşen programda Türk tarihi ve kültürünün önemine vurgu yapılırken, birlik beraberlik ve kardeşliğin güçlendirilmesi gerektiğine değinildi. Programda bir konuşma gerçekleştiren HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Benim çocukluğumda ilk hatırladığım Nevruz’la ilgili baharın gelişinin müjdecisi olduğu ve çiçeğiyle beraber biz Nevruz’u hatırlıyoruz. Sultan Nevruz Bey bizde geçer. Biraz Avşar Türklerinde de böyle bir şey. Sultan Nevruz. Ve Nevruz çiçeğimiz açar. Zambağın küçüğüne benzer, mor ve sarı renklerin olduğu. Gerçekten Nevruz’dan hemen sonra Toroslar’da açan bir çiçektir. Biz Nevruz çiçeğini Çiğdemi, Nergiz’i baharla birlikte tanımıştık. Tabi bu geleneklerimizin bir ifadesiydi. Fakat gençlik yıllarımızda başka bir şeyle karşılaştık. Nevruz bir ideolojik mücadelenin ne yazık ki adı olarak topluma anlatılmaya çalışıldı. Bu da çatışmaların, kavgaların çeşitli Türkiye’yi ve bizi rahatsız eden bir kısım eylemlerin günü olarak karşımıza çıktı" açıklamasında bulundu. "Türkiye ideolojik kavgaların, çatışmaların gölgesinde 1 Mayıs’ı ve Nevruz’u uzun yıllar tartışmak zorunda kaldı" Arslan, günümüzde hem Nevruz Bayramı’nın hem de 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nün normalleşmesinin gururunu yaşadıklarını aktararak, "Ne yazık ki Türkiye hem Nevruz’da hem de 1 Mayıs’ta ideolojik kavgaların, çatışmaların gölgesinde 1 Mayıs’ı ve Nevruz’u uzun yıllar tartışmak zorunda kaldı. Her ikisi de çatışmaların olduğu, gerginliklerin olduğu, polisin, copun, su sıkan TOMA’ların, gazların tartışıldığı günler olarak hafızamızda kaldı. Bunlar gerçekten bizi hem üzdü hem de tarihsel gerçeklerin sattırılması konusundaki itirazlarımız da haklı gösterdi. 1 Mayıs’ı Taksim’e hapsettiler. 1 Mayıs’ın olabilmesi için Taksim’de 1 Mayıs kutlanır. 1 Mayıs bütün alanlarda kutlanabilir. Bu tartışmaları 1 Mayıs’ı Emek Dayanışma Gününe dönüştürdük. Sonra Taksim’in tasallutundan kurtardık" ifadelerine yer verdi. "Çatışmaların hatta ölümlerin olduğu Nevruz’u normalleştirdik" Aynı şekilde Nevruz Bayramı’nın da ideolojik baskı ve kavgaların odağından kurtulduğuna dikkati çeken Arslan, "Biz bugün Nevruz’un bu yönünü konuşuyoruz. Yakın tarihte Nevruz günlerinde yapılan kavgaların, çatışmaların hatta ölümlerin olduğu Nevruzları unutmadık, hatırlıyoruz. Onun için Allah’a şükür Nevruz’u da normalleştirdik. Bugün Nevruz’u gerçek anlamıyla konuşabiliyorsak, bütün Türk dünyası ve özellikle Orta Asya toplumlarının hemen hemen pek çoğunun da sahiplendiği Nevruz’u bugün HAK-İŞ’te de konuşup kutlayabiliyorsak, Türkiye önemli iki sorunu önemli, iki kavga gününü barışa dönüştürerek hayırlı bir iş yapıldı. Burada Sayın Cumhurbaşkanımız da hükümetimize bu konudaki gayret duaları herkese teşekkür ediyoruz" değerlendirmesinde bulundu. Konuşmasının ardından Arslan, Ergenekon’da demir dağın delinerek aşılmasına ithafen temsili olarak demir dövdü. Programa HAK-İŞ Başkanı Mahmut Arslan’ın yanı sıra; HAK-İŞ Türk Dünyası ve Akraba Topluluklar Komitesi Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Yeşil, TÜRKSOY Türkiye Temsilcisi Doç. Dr. Abdullah Kutalmış Yalçın, Türk Dil Kurumu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Harun Şahin, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Genel Sekreteri Dr. Mümin Şen, üye sendikaların yönetim kurulu üyeleri, Türk Dünyası öğrencileri ve akademisyenler katıldı.
Afyon Onlar artık vatansız değil Afyonkarahisar’da yaşayan ve kendilerini ‘vatansızlar’ olarak nitelendiren 8 kişilik ailenin vatan ve kimlik kazanma maratonu kamu kurumlarının iş birliği sayesinde mutlu sonla bitti. Afyonkarahisar’da Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartları olmadığı için adeta hayalet gibi yaşayan, okula gidemeyen, işe girip çalışmayan ve erkeklerinin askere dahi gidemediği aile üyeleri, İl Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Müdürlüğü ile yargının duruma el atmasıyla kimliklerine kavuştu. İhlas Haber Ajansı’nın (İHA) 2023 yılında gündeme getirdiği ailenin durumuyla ilgili Afyonkarahisar Valiliği’nden yapılan yazılı açıklamada aile üyelerinin kimliklerinin çıkarıldığı ve soy bağlarının oluşturulduğu belirtildi. Açıklamada, "Galip Cimbil’in ‘saklı nüfus’ çerçevesinde yaptığı başvuru, yürütülen detaylı inceleme, tahkikat ve yargı sürecinin ardından sonuçlandırıldı. Galip Cimbil ve ailesi Afyonkarahisar İl Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Müdürlüğünün titiz çalışmasıyla resmen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı oldu. 12 Haziran 2023 tarihinde Afyonkarahisar Valiliği İl Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Müdürlüğüne müracaat eden Cimbil’in durumu, ilgili kurumlar tarafından titizlikle ele alındı. Yapılan incelemelerde, Galip Cimbil’in geçmişte ‘Kalip Gül’ adıyla oluşturulan nüfus kaydının, usulsüz ve dayanaksız olduğu gerekçesiyle 2006 yılında Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü kararıyla silindiği tespit edildi. Başvuru sürecinde alınan yazılı beyanlar, ifade tutanakları ve MERNİS kayıtları doğrultusunda yapılan değerlendirmeler sonucunda, ilgilinin beyanlarının doğruluğu kanaatine varıldı. Kardeşleri üzerinden yürütülen tahkikat süreci de ilgili kurumlarca olumlu sonuçlandırıldı" denildi. Olayla ilgili aile üyelerinin DNA testleri de yapıldı Açıklamada olayla ilgili yargı sürecinin de titizlikle işlediğinin vurgulanırken şu ifadelere yer verildi: "Saklı nüfus kütüğüne kaydı yapılan Galip Cimbil’e geçici kimlik numarası verilirken ayrıca Afyonkarahisar 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan dava çerçevesinde DNA incelemeleri yapıldı. Yapılan bilimsel incelemeler sonucunda, Galip Cimbil’in Erdal Cimbil ve Sürmeli Aslan ile aynı soydan geldiği; Fatma Cimbil’in annesi, Ali Cimbil’in ise babası olma ihtimalinin yüzde 99,99 olduğu tespit edildi. Mahkeme, 20 Şubat 2026 tarihinde verdiği ve kesinleşen kararla bu durumu hüküm altına aldı. Mahkeme kararının ardından hazırlanan dosya, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğüne iletildi. Yapılan değerlendirme sonucunda, 12 Mart 2026 tarihli karar ile Galip Cimbil’in saklı nüfus çerçevesinde Türk vatandaşlığını kazandı."