DÜNYA - 19 Temmuz 2025 Cumartesi 20:14 | Son Güncelleme : 19 Temmuz 2025 Cumartesi 20:58

Aliyev: 'Ermenistan Anayasası değiştirilmeli'

A
A
A

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, bu yıl 3'üncüsü düzenlenen Şuşa Global Medya Forumu'nda, "Ermenistan Anayasası değiştirilmeli, Azerbaycan'a yönelik toprak iddiaları ortadan kaldırılmalı" dedi.

Azerbaycan Medya Geliştirme Ajansı tarafından düzenlenen Şuşa Global Medya Forumu, "Dijital Geçişler: Yapay Zeka Çağında Bilgi ve Medya Dayanıklılığının Güçlendirilmesi" temasıyla Karabağ bölgesindeki Hankendi şehrinde başladı. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, 52 ülkeden 140'den fazla katılımcının yer aldığı etkinliğin açılış konuşmasını yaptı. Şuşa Medya Forumu'nun artık gelenek haline geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Aliyev, "Umarım bu gelenek devam eder ve zamanla konuk sayısı artar, daha geniş bir coğrafyaya yayılır. Tüm bunlar, açık tartışmalara büyük ihtiyaç olduğunu, tartışmaların açık bir ortamda yapılması gerektiğini gösteriyor. Sadece medya camiasının gündemiyle değil, aynı zamanda küresel gündemle ilgili konuları da tartışmalıyız" dedi.

"Ulaştırma ve lojistiğe aktif olarak büyük yatırımlar yapılıyor"
Zengezur Koridoru'nun birçok ülkeyi birleştireceğini ifade eden Aliyev, "Zengezur'daki ulaşım güzergahından bahsederken yalnızca Azerbaycan'ın ana bölümünün Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti ile birleşmesinden bahsetmiyoruz. Burada uluslararası öneme sahip bir ulaşım koridorundan bahsediyoruz. Ulaştırma ve lojistiğe aktif olarak büyük yatırımlar yapılıyor ve son yıllarda Hazar Denizi'ndeki en büyük uluslararası ticaret limanının inşasına milyarlarca dolar yatırım yapıldı. Şu anda 25 milyon ton hacminde yüklerin taşınması için çalışmalar yapılıyor" diye konuştu.

"Ermenistan transit ülke olma şansını sıfıra indiriyor"

Bölgedeki jeopolitik durumun değiştiğini söyleyen Aliyev, "Aynı zamanda diğer transit güzergahlar daha karlı hale geliyor. Tüm bu potansiyele bakıldığında Zengezur Koridoru'nun başlangıç aşamasındaki potansiyelinin 15 milyon ton yük olduğunu tahmin ediyoruz. Demiryolu çalışmaları Ermenistan ve İran sınırımızda yapılıyor ve gelecek yılın baharında bu demiryolunun Azerbaycan bölümünün inşası tamamlanacak. Bu arada, Ermenistan topraklarındaki bölüme gelince, Sovyet döneminde bu demiryolu Azerbaycan demiryolunun ayrılmaz bir parçasıydı. Ermenistan demiryolu yapısına ait değildi. Çünkü Ermenistan demiryolu ağıyla hiçbir bağlantısı yoktu. Dolayısıyla Zengezur Koridoru'nun açılmasıyla aslında kuzey-güney güzergahının bir başka vektörünü daha açmış olacağız. Ermenistan, Zengezur Koridoru konusunda 5 yıldır hiçbir şey yapmadı. Ermeni tarafında bu konu kasıtlı olarak gündemden çıkarılıyor. Böyle bir durumda Ermenistan'ın transit ülke olma şansının sıfıra indiği ortaya çıkıyor. Bu süreci engellemeye devam ederlerse, sadece ulaşım anlamında izole kalmayacaklarını, aynı zamanda siyasi olarak da izole olacaklarını düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

Aliyev'den Ukrayna halkına tavsiye

Savaş durumundaki Ukrayna halkına ne gibi tavsiyelerde bulunabileceğini soran Ukraynalı gazeteciye cevap veren Aliyev, "Birkaç yıl önce bana benzer bir soru verilmişti. Düşüncemin Ukrayna halkıyla aynı olduğunu düşünüyorum. Benim Ukrayna halkına tavsiyem şudur: Asla işgalle barışmayın. Biz de böyle yaptık. Birinci Karabağ Savaşı dönemi çok zordu, trajikti, çok sayıda kayıp verdik. Hocalı şehrinde Azerbaycanlılara karşı soykırım yapıldı. Hocalı şehri buradan birkaç kilometre uzakta. Çatışma sonrası dönem kolay veya daha az zor değildi. Hem manevi hem de ekonomik olarak zordu. Yaklaşık 1 milyon kişi yaşadığı bölgeden sürüldü. Karabağ bölgesinden 700 bin, Ermenistan'dan ise 250 bin Azerbaycanlı sürgün edildi. Ekonomi trajik bir durumdaydı, enflasyon, işsizlik ve yoksulluk. Yoksulluk neredeyse yüzde 100'dü. Haydar Aliyev işte böyle bir Azerbaycan'da iktidara geldi. Halkımız şanslıydı, o dönemde halkın yöneldiği ve bu zor görevi üstlenen böyle bir kişi vardı" şeklinde konuştu.
Güney Gaz Koridoru'nun bugün maksimum kapasite ile çalıştığını vurgulayan Aliyev, "Yeni lokasyonlar için enterkonnekte kullanıyoruz. Ancak ana boru hattı şu anda tam kapasiteyle çalışıyor. Genişleme için ek finansmana ihtiyacımız var. Bu nedenle Avrupa finans kuruluşları bunu dikkate almalı ve ek fon çekebilmemiz için politikalarını değiştirmelidir. Bu şartlar altında bugün bizim için zaten kapanmış olan konu tekrar gündeme getirilebilir" dedi.

"ABD ile yeniden dostane ilişkiler kurulmasını umuyoruz"

ABD ile temas halinde olduklarını belirten Aliyev, "Azerbaycan, ABD ile yeniden dostane ilişkiler kurmasını umuyor. Doğru yolda olduğumuza inanıyorum. Daha önceki ABD yönetimi ilişkileri uçuruma sürükledi. Ukrayna konusunda toprak bütünlüğünü desteklediler, ancak bize yönelik böyle bir tavırları yoktu. Biden döneminde dostça sayılmayan adımlar atıldı. Trump yönetimiyle ilişkilerimiz iyi. Olumlu eğilimlerin devam etmesini umuyoruz. Amerika'nın Güney Kafkasya'da yaşanan süreçlere aktif olarak katılma çabalarını görüyoruz. Ermenistan ile Azerbaycan arasında uzun süredir devam eden çatışmanın tamamen ortadan kaldırılmasına katkıda bulunmak istiyorlar. Gelecekte daha iyi haberler duyacağımızı düşünüyorum" diye konuştu.

"Erivan'ın adımları bölgesel entegrasyona hizmet etmiyor"

Ermenistan ve Azerbaycan'ın çıkarlarının bazı noktalarda örtüşebileceğini aktaran Aliyev, "Ancak Erivan'ın adımları bölgesel entegrasyona hizmet etmiyor. Ermenistan bu konuya her zaman farklı bakmıştır. Geçmişte işgal, Azerbaycanlıların sürgünü ve soykırım yaşanmasaydı Güney Kafkasya'daki durum bugün bambaşka olurdu. Bölge çoktan bütünleşmiş olurdu, bu kadar zaman ve fırsat kaçırılmamış olurdu" ifadelerini kullandı.

"Ne yazık ki, olaydan 7 ay sonra Rus yetkililerden bu konuda herhangi bir yanıt alamadık"

Azerbaycan Havayolları'na (AZAL) ait Embraer 190 tipi yolcu uçağının Aktau Havalimanı yakınlarında düşmesine ilişkin Rusya tarafından henüz bir açıklama yapılmadığını kaydeden Aliyev, "Ne yazık ki, olaydan 7 ay sonra Rus yetkililerden bu konuda herhangi bir yanıt alamadık. Neler olduğunu biliyoruz ve kanıtlayabiliriz. Ayrıca Rus yetkililerin olan bitenden çok iyi haberdar olduğundan da eminiz. Asıl soru şu; ‘Neden herhangi bir komşunun atacağı adımı atmıyorlar?' Azerbaycan'ın talepleri son derece doğal. Taleplerimiz son derece mantıklı. Kazadan dolayı suçlu olduklarının kabul edilmesi, uçağı düşürenlerin cezalandırılması, hayatını kaybedenlerin, mağdurların ailelerine ve AZAL'a düşürülen uçak için tazminat ödemesi yapılması" şeklinde konuştu.

"Ermenistan Anayasası değiştirilmeli, Azerbaycan'a yönelik toprak iddiaları ortadan kaldırılmalı"

Erivan'ın Abu Dabi toplantısıyla ilgili açıklamalarının oldukça olumlu olduğunu ifade eden Aliyev, "Başbakan Paşinyan'ın Karabağ'ın uzun süredir Azerbaycan'ın bir parçası olarak tanınması gerektiğini söylediğini duydum. Ermeni meslektaşımla uzun görüşmelerimizde değindiğimiz konu, taraflar arasındaki güven seviyesinin çok düşük olduğuydu. Bu tamamen anlaşılabilir bir durum. Bizim tavrımız hiç değişmedi. 2003 yılında Karabağ Azerbaycan'dır, burası bizim toprağımız demiştim. 22 yıldır aynı şeyi söylüyorum. Bugün de söylüyorum. Ancak Ermenistan'ın tavrı değişiyor. Bu tavrın bir daha değişmeyeceğini kim garanti ediyor? Kim bu garantiyi verebilir? Bunu göz önünde bulundurarak, böyle bir garantim yok. Uluslararası belgeler olmalı, normlar olmalı. Abu Dabi'de ayrılıkçılığın kökünü kazımak için demir beton kadar güçlü vaatler ve normlar olması gerektiğini söyledim. Bunun mantığı basit. Minsk Grubu feshedilmeli" dedi.

"Ermenistan kendi hayatını yaşasın, biz de kendi hayatımızı yaşayalım"

Ermenistan'ın Karabağ sorununun çözüldüğüne inandığını kanıtlaması için Minsk Grubu'nun feshedilmesi gerektiğini vurgulayan Aliyev, "Bunun bir sonraki şartı, Ermenistan Anayasası'nın değiştirilmesi ve Azerbaycan'a karşı toprak iddiasının ortadan kaldırılmasıdır. Bununla birlikte başka bir sorun görmüyorum, bugün barış anlaşmasının metni üzerinde anlaşmaya varıldı. Sonuçlar hakkında ortak bir açıklama yaptığımıza inanıyoruz. Bu konuda yorum yapmaya gerek yok. Ancak Ermeni tarafı geleneksel olarak ek açıklamalar yapmaya başladı. Küçük bir ayrıntıyı açıkladı. Bunu son görüşmemde de söyledim. Ermenistan kendi hayatını yaşasın, biz de kendi hayatımızı yaşayalım. Zamanla Güney Kafkasya'da iki ülkenin herhangi bir iş birliğini görüşebilmesi için iyi ya da kötü uygun şartlar ortaya çıkabilir" diye konuştu.
Hankendi'nde 21 Temmuz'a kadar devam edecek olan 3. Şuşa Küresel Medya Forumu kapsamında "Yenilikçi Yaklaşımlar: Dijital Çağda Medya Okuryazarlığı", "Bilgi Güvenliğinin Garantisi Olarak Medya Okuryazarlığı" ve "Sosyal Medya Evrimi Kamu Güvenini Nasıl Etkiliyor: Medya Okuryazarlığını Benimsemek" adlı 3 ayrı panel düzenlenecek. Forumda 30'dan fazla ülkenin haber ajansları, 7 uluslararası kuruluş ve 80'e yakın medya kuruluşu yer alıyor.

Kamil Nadirli - Rafıg Macidov

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İstanbul Valiliği’nden Resul Emre Şahan’ın mahkemede savunmasındaki iddialara ilişkin açıklama İstanbul Valiliği, İBB’ye yönelik ’Yolsuzluk’ davası kapsamında görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın mahkemede savunmasındaki iddialara ilişkin açıklamada bulundu. Yapılan açıklamada, "Yargı süreci devam eden bir dosyada, gerçek dışı iddialarla kamuoyunu yanıltmaya yönelik bu tür söylemler kabul edilemez. İlgili şahsın, içinde bulunduğu hukuki durumla yüzleşmek yerine, mesnetsiz iddialar ve hayali senaryolar üzerinden üçüncü kişi ve kurumları sürece dâhil ederek konuyu sulandırma çabası, gerçeği değiştirmeyecektir. Kamuoyunun, doğruluğu teyit edilmemiş bu tür iddialara itibar etmemesi önem arz etmektedir" açıklamasında bulunuldu. "Doğruluğu teyit edilmemiş bu tür iddialara itibar edilmemesi önem arz etmektedir" İstanbul Valiliği tarafından yapılan açıklamada, "Eski Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın, yargılandığı mahkemede ileri sürdüğü iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. İddiaların tamamı çarpıtma niteliğindedir. İddialara konu edilen meselenin seyri ve gerçekliği ise şu şekildedir: Şişli ilçesi Kaptanpaşa Mahallesi’nde bulunan bahse konu arsa, Bulgar Vakfı’na aittir. Taş Yapı ile Bulgar Vakfı arasında 2006 yılında kat karşılığı usulüyle inşaat sözleşmesi imzalanmıştır. Taş Yapı, arsaya 72 katlı bir inşaat için Şişli Belediyesi’nden gerekli izinleri almış ve belediye 2008 yılında avam projeyi onaylamıştır. Şişli Belediyesi, avam projesini onayladığı bu projenin inşaatının başlaması için gereken inşaat ruhsatını ’bilmediğimiz bir sebepten dolayı’ 2015 yılına kadar onaylamamıştır. Şirket, konuyu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na iletmiş; Bakanlık 14.04.2015 tarihinde, 72 kat olan kat sayısını 38 kat şeklinde revize ederek onaylamıştır. Bakanlık tarafından onay sürecini tamamlayan şirketin başlattığı inşaat çalışmaları ise Şişli Belediyesi tarafından çeşitli gerekçelerle engellenmiştir. Şirket, durumu İçişleri Bakanlığı’na, İstanbul Valiliği’ne, Şişli Kaymakamlığı’na ve Cumhuriyet başsavcılığına bildirerek Şişli Belediyesi’nin keyfî uygulamaları hakkında şikâyetçi olmuştur. İçişleri Bakanlığı, yapılan şikâyet üzerine konuyla ilgili mülkiye başmüfettişi görevlendirmiştir. Eski Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ile Valimiz Sayın Davut Gül arasında gerçekleşen görüşme de, soruşturmaya konu olan bu mesele ve Bulgar Vakfı’nın her platformda dile getirdiği, imar planlarından kaynaklanan haklarının Şişli Belediyesi tarafından engellenmeye çalışılması nedeniyle oluşan mağduriyetlerle ilgilidir. Konuya ilişkin tüm işlemler, Şişli Belediyesi’ne kayyum atanmasından önceki döneme aittir. Kayyum döneminde verilmiş herhangi bir izin söz konusu değildir. Resul Emrah Şahan’ın tutuklanmasının ardından kayyum atanması sonrasında, şirket lehine herhangi bir idari tasarrufta bulunulmamıştır. Zaten söz konusu planlama süreci Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütüldüğünden, bu yönde bir tasarrufta bulunulması da mümkün değildir. Öte yandan, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın onayladığı bir ’Özel Proje Alanı’ kapsamında, ruhsat ya da diğer işlemlerle ilgili bir ilçe belediyesinin idari tasarrufta bulunması söz konusu değildir. Dolayısıyla Resul Emrah Şahan, tüm onay süreçlerinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütüldüğü bir konuda direndiğini iddia ederek sözde ’çevreci direniş’ sergilediği algısını oluşturmaya çalışmaktadır. Valimiz Sayın Davut Gül’ün söz konusu görüşmesi, kendisine iletilen talepler ve iddialar çerçevesinde, görevinin gereği olarak gerçekleştirilmiş olup herhangi bir farklı anlam yüklenmesi mümkün değildir. Sonuç olarak; Yargı süreci devam eden bir dosyada, gerçek dışı iddialarla kamuoyunu yanıltmaya yönelik bu tür söylemler kabul edilemez. İlgili şahsın, içinde bulunduğu hukuki durumla yüzleşmek yerine, mesnetsiz iddialar ve hayali senaryolar üzerinden üçüncü kişi ve kurumları sürece dâhil ederek konuyu sulandırma çabası, gerçeği değiştirmeyecektir. Kamuoyunun, doğruluğu teyit edilmemiş bu tür iddialara itibar etmemesi önem arz etmektedir" ifadeleri kullanıldı.