DÜNYA - 19 Temmuz 2025 Cumartesi 09:11 | Son Güncelleme : 19 Temmuz 2025 Cumartesi 09:24

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Barrack: "İsrail ve Suriye ateşkes konusunda anlaştı"

A
A
A
ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Barrack: "İsrail ve Suriye ateşkes konusunda anlaştı"

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara’nın Türkiye, Ürdün ve komşu ülkeler tarafından da benimsenen bir ateşkes konusunda anlaşmaya vardıklarını açıkladı.

İsrail’in Suriye’yi hedef alan son saldırılarına dünyadan tepkiler sürerken, ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’tan dikkat çeken bir açıklama geldi.

Sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda ateşkes görüşmelerinde ilerleme kaydedildiğini ifade eden Barrack, "İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun desteğiyle, Türkiye, Ürdün ve komşu ülkeler tarafından da benimsenen bir ateşkes konusunda anlaşmaya vardı" ifadelerini kullandı.

Çatışmaların tüm taraflarını silahlarını bırakmaya çağıran Barrack, "Dürzileri, Bedevileri ve Sünnileri silahlarını bırakmaya ve diğer azınlıklarla birlikte, komşularıyla barış ve refah içinde yaşayacakları yeni ve birleşik bir Suriye kimliği inşa etmeye çağırıyoruz" dedi.

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Barrack:

NE OLMUŞTU?

Suriye'nin güneyindeki Süveyda ilinde 13 Temmuz'da Bedevi Arap aşiretleri ile bazı Dürzi silahlı gruplar arasında küçük çaplı çatışmalar başladı. Bölgeye sevk edilen Suriye güvenlik güçlerine, bazı Dürzi grupların saldırılarında çok sayıda asker öldü.

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Barrack:

Güvenlik güçleri ile yerel silahlı bazı Dürzi gruplar arasındaki çatışmaların büyümesinin ardından taraflar arasında ateşkes sağlandı. Ateşkes kısa sürede bozuldu ve İsrail ordusu, Suriye güvenlik güçlerini hedef alan saldırılar düzenledi.

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Barrack:

Güvenlik güçlerinin çekildiği Süveyda'da, çatışmalar ve İsrail'in saldırılarında, yüzlerce kişinin hayatını kaybettiği tahmin ediliyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İstanbul Valiliği’nden Resul Emre Şahan’ın mahkemede savunmasındaki iddialara ilişkin açıklama İstanbul Valiliği, İBB’ye yönelik ’Yolsuzluk’ davası kapsamında görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın mahkemede savunmasındaki iddialara ilişkin açıklamada bulundu. Yapılan açıklamada, "Yargı süreci devam eden bir dosyada, gerçek dışı iddialarla kamuoyunu yanıltmaya yönelik bu tür söylemler kabul edilemez. İlgili şahsın, içinde bulunduğu hukuki durumla yüzleşmek yerine, mesnetsiz iddialar ve hayali senaryolar üzerinden üçüncü kişi ve kurumları sürece dâhil ederek konuyu sulandırma çabası, gerçeği değiştirmeyecektir. Kamuoyunun, doğruluğu teyit edilmemiş bu tür iddialara itibar etmemesi önem arz etmektedir" açıklamasında bulunuldu. "Doğruluğu teyit edilmemiş bu tür iddialara itibar edilmemesi önem arz etmektedir" İstanbul Valiliği tarafından yapılan açıklamada, "Eski Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın, yargılandığı mahkemede ileri sürdüğü iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. İddiaların tamamı çarpıtma niteliğindedir. İddialara konu edilen meselenin seyri ve gerçekliği ise şu şekildedir: Şişli ilçesi Kaptanpaşa Mahallesi’nde bulunan bahse konu arsa, Bulgar Vakfı’na aittir. Taş Yapı ile Bulgar Vakfı arasında 2006 yılında kat karşılığı usulüyle inşaat sözleşmesi imzalanmıştır. Taş Yapı, arsaya 72 katlı bir inşaat için Şişli Belediyesi’nden gerekli izinleri almış ve belediye 2008 yılında avam projeyi onaylamıştır. Şişli Belediyesi, avam projesini onayladığı bu projenin inşaatının başlaması için gereken inşaat ruhsatını ’bilmediğimiz bir sebepten dolayı’ 2015 yılına kadar onaylamamıştır. Şirket, konuyu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na iletmiş; Bakanlık 14.04.2015 tarihinde, 72 kat olan kat sayısını 38 kat şeklinde revize ederek onaylamıştır. Bakanlık tarafından onay sürecini tamamlayan şirketin başlattığı inşaat çalışmaları ise Şişli Belediyesi tarafından çeşitli gerekçelerle engellenmiştir. Şirket, durumu İçişleri Bakanlığı’na, İstanbul Valiliği’ne, Şişli Kaymakamlığı’na ve Cumhuriyet başsavcılığına bildirerek Şişli Belediyesi’nin keyfî uygulamaları hakkında şikâyetçi olmuştur. İçişleri Bakanlığı, yapılan şikâyet üzerine konuyla ilgili mülkiye başmüfettişi görevlendirmiştir. Eski Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ile Valimiz Sayın Davut Gül arasında gerçekleşen görüşme de, soruşturmaya konu olan bu mesele ve Bulgar Vakfı’nın her platformda dile getirdiği, imar planlarından kaynaklanan haklarının Şişli Belediyesi tarafından engellenmeye çalışılması nedeniyle oluşan mağduriyetlerle ilgilidir. Konuya ilişkin tüm işlemler, Şişli Belediyesi’ne kayyum atanmasından önceki döneme aittir. Kayyum döneminde verilmiş herhangi bir izin söz konusu değildir. Resul Emrah Şahan’ın tutuklanmasının ardından kayyum atanması sonrasında, şirket lehine herhangi bir idari tasarrufta bulunulmamıştır. Zaten söz konusu planlama süreci Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütüldüğünden, bu yönde bir tasarrufta bulunulması da mümkün değildir. Öte yandan, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın onayladığı bir ’Özel Proje Alanı’ kapsamında, ruhsat ya da diğer işlemlerle ilgili bir ilçe belediyesinin idari tasarrufta bulunması söz konusu değildir. Dolayısıyla Resul Emrah Şahan, tüm onay süreçlerinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütüldüğü bir konuda direndiğini iddia ederek sözde ’çevreci direniş’ sergilediği algısını oluşturmaya çalışmaktadır. Valimiz Sayın Davut Gül’ün söz konusu görüşmesi, kendisine iletilen talepler ve iddialar çerçevesinde, görevinin gereği olarak gerçekleştirilmiş olup herhangi bir farklı anlam yüklenmesi mümkün değildir. Sonuç olarak; Yargı süreci devam eden bir dosyada, gerçek dışı iddialarla kamuoyunu yanıltmaya yönelik bu tür söylemler kabul edilemez. İlgili şahsın, içinde bulunduğu hukuki durumla yüzleşmek yerine, mesnetsiz iddialar ve hayali senaryolar üzerinden üçüncü kişi ve kurumları sürece dâhil ederek konuyu sulandırma çabası, gerçeği değiştirmeyecektir. Kamuoyunun, doğruluğu teyit edilmemiş bu tür iddialara itibar etmemesi önem arz etmektedir" ifadeleri kullanıldı.