DÜNYA - 19 Kasım 2025 Çarşamba 13:50 | Son Güncelleme : 19 Kasım 2025 Çarşamba 13:58

AB’den Rusya’ya karşı "Geliştirilmiş Müdahale Sistemi" hamlesi

A
A
A
AB’den Rusya’ya karşı "Geliştirilmiş Müdahale Sistemi" hamlesi

Avrupa Birliği (AB), Rusya'nın 2030 yılına kadar bir NATO üyesi ülkeye saldırabileceği endişesiyle saldırıya uğrayan ülkeye hızlı destek sağlamak amacıyla asker ve teçhizatın hızlı şekilde konuşlandırılabilmesini mümkün kılacak Avrupa Askeri Hareketlilik Geliştirilmiş Müdahale Sistemi (EMERS) kuracak.

Rusya kaynaklı insansız hava araçları (İHA) ve hibrit saldırıların ardından Avrupa’nın güvenlik arayışı, Brüksel’den gelen son hamleyle yeni bir boyuta taşınıyor. Alman basınında yer alan habere göre 2030 yılına kadar Rusya'nın NATO üyesi birlik ülkelerinden birine saldırabileceği endişesi taşıyan AB, saldırıya uğrayan ülkeye destek amacıyla askerlerin ve teçhizatların hızlı bir şekilde konuşlandırılabilmesi için acil durum sistemi kurmaya hazırlanıyor.

"Askeri Schengen" olarak adlandırılan ve AB içinde askerlerin siviller gibi serbestçe hareket edebilmesini sağlayacak olan Avrupa Askeri Hareketlilik Geliştirilmiş Müdahale Sistemi (EMERS) devreye girdiğinde, bir kriz durumunda NATO kapsamında görev yapan askerler ve teçhizat, AB genelindeki ulaşım ağlarına, altyapıya ve ilgili hizmetlere öncelikli erişim hakkına sahip olacak. Haberde, AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Savunma Komiseri Andrius Kubilius ve Ulaştırma Komiseri Apostolos Tzitzikostas tarafından gündeme getirilen 15 sayfalık plana ilişkin metinde, "Zamanın çok önemli olduğu kriz durumlarında Avrupa yavaş hareket etmeyi göze alamaz. Hızlı ve geniş çaplı askeri konuşlandırma gerektiren durumlarda her ülkenin kendisinin planlayıcısı özel koordinasyona ve iyi niyeti yerine net bir plan ve öncelik esastır. Bu olmadan tüm caydırıcılık teorikte kalır. EMERS, Avrupa’nın rakiplerini inandırıcı bir şekilde caydırmak ve herhangi bir krize yanıt vermek için acilen ihtiyaç duyulan savunma yeteneklerinin önemli bir destekleyicisi olacaktır" ifadelerine yer verildiği kaydedildi.

Öneri kabul edilirse EMERS kriz durumunda 48 saat içinde devreye girecek

Söz konusu planda yer alan öneriler arasında bürokratik engellerin azaltılması ve ulaşım altyapısının genişletilmesi de yer alıyor. Bu kapsamda askerlerin ve teçhizatlarının konuşlandırılmasında kritik önemde olacak olan köprülerin, tünellerin ve limanların da aralarında olduğu 500 kritik noktanın haritası çıkarılacak. Bu harita askeri teknik bilgilerle silahlı kuvvetlerin kullanabileceği formata dönüştürülecek. Öte yandan AB ulaşım altyapısının Ukrayna’ya daha iyi bağlanabilmesi için 100 milyar euro yatırım yapılacak. Bugün Komisyon gündemine gelecek olan öneri üye devletler ve Avrupa Parlamentosu tarafından görüşüldükten sonra kabul edilirse EMERS kriz durumunda 48 saat içinde devreye girecek.

Rusya'nın Avrupa ülkesine saldıracağı söylemleri arttı

AB’nin EMERS hamlesi, son dönemde Rusya’nın 2028-2029 yılına kadar kıtadaki bir NATO ülkesine saldırabileceği yönündeki istihbarat raporlarına dayanıyor. Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius’un geçen hafta bir kez daha dile getirdiği endişe, Rusya'nın en geç 2030 yılına kadar askeri olarak yeni bir savaş başlatma kapasitesine sahip olabileceği söylemlerini de artırdı. AB Yüksek Temsilcisi Kallas da ekim ayında yaptığı açıklamada, "Rusya şu anda AB'ye saldırı düzenleme kapasitesinden yoksun. Ancak önümüzdeki yıllarda bunu yapabilir, hazırlıklı olunmalı" demişti.

İlhan Atasoy

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara MHP Lideri Bahçeli: "Türkiye vicdan, emniyet ve huzur ülkesi olmak mecburiyetindedir" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Türkiye mazlumlar için vicdan, kendi vatandaşları için emniyet ve huzur ülkesi olmak mecburiyetindedir" dedi. Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin belediye başkanları ile iftar programında bir araya geldi. Programda konuşan Bahçeli, "Sözlerimin hemen başında şu hakikatin altını kalın şekilde çizmek isterim; içinden geçtiğimiz dönem sıradan bir zaman dilimi değildir. Zamanın akışı hızlanmış, coğrafyanın dili sertleşmiş, siyasetin yükü ağırlaşmıştır. Haritalar yerinde duruyor gibi görünse de haritaların arkasındaki kudret terazisi derin mahfiller tarafından yeniden kurulmaktadır. Devletler aynı sınırlarla tanımlanıyor ve anılıyor olsa da güvenlik kuşakları yer yer daralmakta, yer yer genişlemekte ve yer yer de kırılmaktadır" diye konuştu. Konuşmasında küresel ve bölgesel sorunlara ve devletlerarası rekabete dikkati çeken Bahçeli, "Gazze’de yaşanan insanlık dramı, Lübnan sahasında derinleşen kırılma, İran merkezli gün geçtikçe kontrolden çıkarak tırmanan savaş hali, Suriye ve Irak zeminindeki kırılganlık, Ukrayna-Rusya savaşının Avrupa güvenlik mimarisini sarsan etkisi, Afganistan’dan Pakistan’a uzanan istikrarsızlık hattı, Çin ile Hindistan sahasındaki makro ve mikro stratejik rekabet; bunların hiçbiri birbirinden kopuk ve tesadüfi hadiseler değildir. Aksine, Avrasya’dan Ortadoğu’ya uzanan geniş bir kuşakta güç dengelerinin yeniden tartıldığı, güvenlik kuşaklarının yeniden çizildiği ve küresel düzenin yeni bir geometri kazandığı büyük bir hesaplaşmanın farklı cepheleridir" şeklinde konuştu. "Devlet aklı hadiseleri olup bittikten sonra yorumlayan bir seyirci değildir" Devlet idaresinde meselenin yalnız doğruyu bilmek olmadığını doğruyu doğru zamanda söyleyebilmek olduğunu belirten Bahçeli, doğru tedbiri gecikmeden alabilmek, tehlikeyi kapıya varmadan sezebilmek ve fırsatı heba olmadan değerlendirebilmek olduğunu vurguladı. Bahçeli, "Devlet aklı hadiseleri olup bittikten sonra yorumlayan bir seyirci değildir; olup bitecek olanı önceden tartan, ihtimalleri hesaplayan ve istikameti buna göre tayin eden iradedir. Zamansız cesaret çoğu zaman hesapsızlığa dönüşür, gecikmiş tedbir ise kudret değil zaaf üretir. Buna karşılık erken kavranmış bir risk, devletlere hareket alanı açar, milletlere nefes aldırır ve krizleri yönetme kabiliyeti kazandırır. Türkiye’nin bugün ihtiyaç duyduğu çizgi de tam olarak budur: öfkeye kapılmayan, hamasetle savrulmayan, rehavete teslim olmayan; aklı, tecrübeyi ve milli menfaati merkeze alan soğukkanlı bir devlet çizgisi" diye konuştu. "Devlet zayıflarsa mezhep konuşur, silah konuşur, yabancı başkentler konuşur" İsrail’in yeni güç dengesi kurma arayışında olduğunu kaydeden Bahçeli, "Lübnan’ın başına gelen her hadise Türkiye’ye şu gerçeği yeniden hatırlatmaktadır: Devlet zayıflarsa coğrafya konuşur, softalık konuşur, mezhep konuşur, silah konuşur, yabancı başkentler konuşur. Devlet ayakta durursa millet nefes alır, sınırlar emniyet bulur, dış müdahale hevesi kırılır. Bugün ortaya çıkan tablo şunu göstermektedir: İsrail, Filistin sahasını fiilen tasfiye edilmiş bir alan gibi görmekte ve güvenlik stratejisini kuzeye doğru genişletme arayışını açık biçimde hızlandırmaktadır. Gerekçe Hizbullah olur, gerekçe İran olur, gerekçe güvenlik olur; fakat ortaya çıkan stratejik yönelim değişmemektedir" şeklinde konuştu. "Türkiye, krizin akıntısına kapılan bir ülke konumuna sürüklenemez" Türkiye’nin stratejik istikameti düzen kuran bir denge siyaseti olduğunu ifade eden Bahçeli, "Türkiye’nin nasıl bir siyasal ve stratejik hat izlemesi gerektiği hayati önem taşımaktadır. Çünkü mesele yalnızca bölgesel bir kriz değildir; aynı zamanda Türkiye’nin jeopolitik konumunun, güvenlik mimarisinin ve stratejik aklının sınandığı tarihi bir eşiktir. Bizim çizgimiz açıktır. Türkiye krizin akıntısına kapılan bir ülke konumuna sürüklenemez. Türkiye yangının büyümesine hizmet eden bir aktör haline gelemez; bilakis yangını sınırlayan, gerilimi dengeleyen, kutuplaşmayı yatıştıran ve bölgesel aklı yeniden inşa eden merkez ülke konumunu güçlendirmek zorundadır. Türkiye’nin stratejik istikameti savrulma değildir; düzen kuran bir denge siyasetidir. Bu yaklaşım, Türkiye’nin jeopolitik ağırlığını koruyan ve bölgesel istikrarın mimarları arasında yer almasını sağlayan devlet aklının tabii neticesidir" ifadelerini kullandı. "Türkiye mazlumlar için vicdan, kendi vatandaşları için emniyet ve huzur ülkesi olmak mecburiyetindedir" Türkiye’nin diplomatik ağırlığını tahkim etmesinin yolunun aktif ve kurucu davranmasından geçtiğini ifade eden Bahçeli, "Asıl mesele, bu gerilimin ardından kurulacak yeni bölgesel mimaride Türkiye’nin nerede duracağıdır. Türkiye edilgen kalırsa başkalarının kurduğu denklemin sonuçlarına maruz kalır. Türkiye aktif ve kurucu davranırsa, kendi güvenlik kuşağını, kendi jeoekonomik alanını, kendi diplomatik ağırlığını tahkim eder. Bizim anlayışımız nettir. Türkiye mazlumlar için vicdan, kendi vatandaşları için emniyet ve huzur ülkesi olmak mecburiyetindedir" ifadelerini kullandı.
İstanbul Fatih Belediyesinden anlamlı etkinlik: Çocuklar ve aileler Ramazan ruhunu doyasıya yaşadı İstanbul Süleymaniye Camii’nde çocuk iftarı programı düzenlendi. Çocuklar, Ramazan’ın maneviyatını ve coşkusunu bir kez daha yaşadı, aileler ve çocuklar hem yemeğin hem de etkinliklerin keyfini çıkardı. Fatih Belediyesi ve Fatih Müftülüğü iş birliğiyle Ramazan’ın maneviyatını ve coşkusunu yaşatmak amacıyla aileler ve çocuklarının katıldığı bir iftar yemeği düzenlendi. Programa, Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, Fatih Kaymakamı Cafer Sarılı ve İstanbul İl Müftü Yardımcısı Zekeriya Bülbül katıldı. Program kapsamında miniklere yönelik çeşitli etkinlikler de gerçekleştirildi. Etkinliklerde doyasıya eğlenen çocuklar, el becerilerini geliştirmek amacıyla yapılan aktivitelere katıldı. Fatih Belediye Başkanı Turan, etkinlik alanında detaylı incelemelerde bulundu. "3 bine yakın çocuğumuzla bu sofrada buluşmuş olacağız" Belediye Başkanı Turan, etkinlikte yaptığı konuşmasında, Süleymaniye Camii’nin İstanbul’un önemli sembollerinden biri olduğuna değinerek, "Bugün Fatih’imizin en önemli mekanlarından bir tanesi. Aslında şu var. Müslüman İstanbul’da en önemli sembollerden bir tanesi Süleymaniye Camisi. Ecdadımızın bu şehre vurduğu en büyük mühür Süleymaniye Camisi’dir. Onun avlusunda bugün gençlerle ve çocuklarımızla beraber Fatih’te bir Ramazan karşılaması yapıyoruz ve Ramazan etkinliği yapıyoruz. Allah’a şükür gerçekten alanı gezdiğinizde binlerce çocuk Fatih’te Ramazan’ı Süleymaniye Camisi avlusunda etkinliklerle kutlamış oluyor. Şimdi çocuklarımız da burada bu etkinlikler içerisinde hem mutlular. İnşallah 3 bine yakın çocuğumuzla bu sofrada buluşmuş olacağız. Unutulmaz bir gün olacak bizim için de çocuklar için de" şeklinde konuştu.