DÜNYA - 05 Temmuz 2025 Cumartesi 09:57 | Son Güncelleme : 05 Temmuz 2025 Cumartesi 11:30

ABD'de sel felaketi: En az 20 ölü, 20'den fazla kişi kayıp

A
A
A

ABD'nin Texas eyaletinde meydana gelen selde hayatını kaybedenlerin sayısı 24'e yükseldi, kayıp durumdaki 20'den fazla kişi aranıyor.

ABD'nin güneyindeki Texas eyaletinde şiddetli yağışların yol açtığı sel felaketinde bilanço ağırlaşıyor. Kerr County Şerifi Larry Leitha yaptığı açıklamada, Guadalupe Nehri’nin taşması sonucu meydana gelen selde hayatını kaybedenlerin sayısının 24'e yükseldiğini ifade etti. Ayrıca nehir kıyısında bulunan, kız çocuklarına özel bir Hristiyan yaz kampında 23-25 kişinin kayıp durumda olduğu öğrenildi. ABD Başkan Donald Trump, sel felaketini "korkunç" olarak nitelendirdi ve eyalete federal destek sözü verdi.

Olay yerine 14 helikopter, 12 insansız hava aracı (drone) ve 9 suda görevli kurtarma ekibi sevk edildi. 500’den fazla görevli, bölgede arama-kurtarma çalışmalarına katılıyor. Yetkililer, kötü hava şartları nedeniyle bazı helikopterlerin havalanmasının geciktiğini ifade etti.

"Her taşı kaldıracağız"

Patrick, kayıp kampçıların ailelerine seslenerek, "Her taşı kaldırarak, her ağaca bakarak kızlarınızı bulmak için 7 gün 24 saat çalışacağız. İnsan olarak mümkün olan her şeyi yapacağız," dedi.

Başkan Trump’tan destek sözü

Teksas Vali Yardımcısı Dan Patrick, Beyaz Saray’ın olayla ilgili kendileriyle birkaç kez iletişime geçtiğini ve Başkan Donald Trump’ın "Neye ihtiyacımız varsa sahip olacağız" mesajını net şekilde ilettiğini söyledi.

Guadalupe Nehri taştı

Kerrville Şehir Yöneticisi Dalton Rice, sel felaketinin 4 Temmuz tatili öncesinde hazırlıklar sürerken meydana geldiğini ve Guadalupe Nehri’nin kuzey ve güney kollarının sabah saat 03.00 civarında tehlikeli biçimde birleşerek taşkına neden olduğunu belirtti. Rice, "Uyarılar vardı, ama bu kadar hızlı ve yıkıcı bir taşkın beklemiyorduk. Su seviyesi, yalnızca bir-iki saat içinde köprülere ulaştı" dedi.

Baraj güvenliği değerlendiriliyor

ABD Kara Kuvvetleri Mühendislik Birlikleri’nin, San Antonio’nun kuzeydoğusundaki Canyon Gölü barajında inceleme yaptığı bildirildi. Vali Yardımcısı Patrick, barajın güvenli olduğuna inanıldığını ancak bölgede daha fazla yağmur ve yeni ani sel riskinin bulunduğunu açıkladı.

Bölge halkına yerinizde kalın çağrısı

Kerr County Şerifi Larry Leitha, bölgede yaşayanlara "yerinizde kalın" çağrısında bulunurken, bazı vatandaşların tahliye edildiği ve kurulan geçici barınaklarda yardım arayabileceği belirtildi.
Ulusal Hava Durumu Servisi, Perşembe günü Kerr County için ani sel uyarısı yayımlamış, ardından bu uyarı gece boyunca yükseltilerek "sel acil durumu" ilan edilmişti. Cuma sabahı 05.34 itibariyle Kerrville için ayrı bir uyarı daha yapıldı.
Yetkililer, ölü sayısının artabileceğini ve arama çalışmalarının birkaç gün sürebileceğini belirtiyor.

"Seli tahmin edemedik"

Birçok bölgede afet ilan edilirken, yollar sular altında kaldı, telefon hatları çöktü, bazı evler ve araçlar sel suyuna kapıldı. Kerr County'nin en üst düzey yetkilisi Yargıç Rob Kelly, basın toplantısında Guadalupe Nehri kıyısındaki kampların neden önceden boşaltılmadığı yönündeki soruya, "Bu selin geleceğini bilmiyorduk. Hiç kimse böyle bir selin geleceğini bilmiyordu. Bölgede bir uyarı sistemimiz yok" şeklinde cevap verdi. Texas Acil Durum Yönetimi Şefi Nim Kidd ise Ulusal Hava Durumu Servisi'nin (NWS) yağış miktarını tahmin edemediğini aktardı. Teksas Vali Yardımcısı Dan Patrick de, "Guadalupe Nehri'ndeki su seviyesi 45 dakika içinde yaklaşık 8 metre yükseldi ve yıkıcı bir sel meydana geldi" ifadelerini kullandı.

Helikopterler, insansız hava araçları ve botların yer aldığı arama-kurtarma çalışmaları sürüyor.

Dilek Kaya

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Dilovası’ndaki yangın davasında faciadan önce işçiden dikkat çeken söz: "İçimde kötü bir his var" Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği fabrika yangınına ilişkin davada, tanık olarak dinlenen çevre sakinleri patlama seslerinin peş peşe geldiğini, içeride kalanlara müdahale edemediklerini ve iş yerinin daha önce defalarca şikayet edildiğini öne sürdü. Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’nde görülen davanın duruşmasında, aralarında şirket yetkililerinin de bulunduğu 8’i tutuklu, 9 sanığın savunmaları ile müşteki ifadelerinin dinlenmesi tamamlandı. Sıra tanıkların dinlenmesine geçildi. "Patlamalar peş peşe oldu" Tanık Cemil Düzgüner, yangının çıktığı fabrikanın evine çok yakın olduğunu belirterek, "Yanan fabrika evime yaklaşık 10 metre mesafedeydi. Patlama sesi duydum. Dışarı çıktığımda Tuncay’ın yandığını gördüm. Hürol’un ise onu söndürmeye çalıştığını gördüm. Hemen hortumla müdahale ettik. Çocukların ve kadınların içeride olduğunu öğrendik. Alevlere yaklaşamadık. Onları kurtarma imkanımız olmadı. Patlamalar peş peşe oldu. Altay ve İsmail’i iş yerinde gördüm. Çalışanlar kaldırımda yemek yiyordu, çalışma şartları kötüydü" dedi. "İkinci patlamadan sonra içeriden ses gelmedi" Tanık Mehmet Düzgüner ise olay günü yaşananları anlatarak, "Olay günü gümleme ve çığlık sesleri duydum. Yanan birini gördüm. Abim Cemil ile altlı üstlü oturuyoruz. Hemen hortumu çektik ve şahsı söndürdük. İkinci bir patlamadan sonra içeridekilerin sesi kesildi. Orası daha önce başka bir iş yeriydi, lazer işleri yapılıyordu. Sonrasında parfüm üretimi yapılmaya başlandı. Kurtuluş’u tehlike konusunda uyardığımda bana ‘Biz önlemlerimizi aldık’ dedi" diye konuştu. "Elimden geldiğince yardım etmeye çalıştım" Olay gününden bahseden İlhan Altan, "Olay yerine 50-60 metre mesafemiz vardı. Patlama sesi duyunca olay yerine gittim. Elimden geldiğince yardım etmeye çalıştım ancak çok da yapabileceğim bir şey yoktu" ifadelerini kullandı. "Sadece yukarıdaki ofiste elektrik vardı" Tesisin elektrik işleriyle ilgilenen tanık Adem Çukan, "Elektrik işleri ile uğraşıyorum. Kurtuluş Bey beni çağırdı, üst katta dağıtım panosunu yaptım. Elektrik kablosu çektim. Ben işlemleri yaptığımda sadece yukarıdaki ofiste elektrik vardı. Kaçak akım rölesi çektim" dedi. "Bir işçi ‘İçimde kötü bir his var’ dedi" Tanık Gökçe Şadiye Sağlam, "Raviva’da ön muhasebe işlerini yapıyordum. Hafta sonu mesaisine gittim, Tuncay ve Hürol ürün yapıyordu. Bir işçi, ‘İçimde tarif edemediğim bir sıkıntı var’ dedi. Kısa bir süre sonra patlama meydana geldi. Eski yerde de tesise kadar çalıştım. Olaydan bir hafta önce Kurtuluş çağırdı, yeni yerde öylece çalışmaya başladım. Sheliq marka krem ve Shauran markalarına ait parfüm yapılıyordu. Dosyada yer alan iş yeri müracaat kontrol müessese açma ruhsatı gösterildi. Atılan imzaların kendisine ait olmadığını söyledi" ifadelerini kullandı. "Eşyalarını almaya gittiler, çıkamadılar" Kıvılcımın karıştırıcıdan çıktığını belirten tanık Hürol Eroğlu, "Olay günü Tuncay ile iş yerine geldik. O gün yapmamız gereken karışımlar vardı. Ben krem, Tuncay ise kolonya karışımı yapıyordu. Birden patlama oldu. Alevlerin içinden Tuncay geldi, onun üzerini söndürmeye çalıştım. Komşu hortum uzattı, onunla söndürdük. 112’yi aradım, içeri giremedim. Kurtuluş’u aradım, ‘Yangın var, hemen gel’ dedim. Sonra itfaiye geldi. 4-5 aydır orada çalışıyordum, geçici süreliğine orada işe başladım. Tuncay, yaralıyken ‘Karıştırıcıda kıvılcım çıktı’ dedi. Ataşehir’deki merkez ofiste Kurtuluş’un çocukları kalıyordu. Ayten’e olay günü, ‘Nasıl oldu da sen yangından çıkabildin, diğerleri çıkamadı?’ diye sorduğumda bana, ‘İşçiler telefon ve çantalarını almaya gitti’ dedi" ifadelerini kullandı. "Hürol Eroğlu’nun yalancı şahitlik yaptığını düşünüyoruz" Müşteki avukatı, "Tanık, bizim sorduğumuz sorulara düşünerek; sanık avukatlarının sorularına ise soluksuz ve düşünmeden cevap verdi. Tanık Hürol Eroğlu’nun yalancı şahitlik yaptığını düşünüyoruz. Bu sebeple hesap hareketleri ile HTS kayıtlarının incelenmesini talep ediyoruz. Kendisi hakkında suç duyurusunda bulunacağız" dedi. Duruşma, avukatların savunmasının alınması ve ara karar verilmesi amacıyla yarına ertelendi.