DÜNYA - 28 Temmuz 2025 Pazartesi 20:51 | Son Güncelleme : 28 Temmuz 2025 Pazartesi 20:54

ABD Başkanı Trump, İngiltere Başbakanı Starmer ile görüştü

A
A
A
ABD Başkanı Trump, İngiltere Başbakanı Starmer ile görüştü

ABD Başkanı Donald Trump, İskoçya'da İngiltere Başbakanı Keir Starmer ile bir araya geldi. Trump, Gazze'de yaşanan açlık krizinde İsrail'in çok fazla sorumluluğu olduğunu belirterek, "Gazze'de çocuklar açlıktan ölüyor" dedi.

ABD Başkanı Donald Trump, İskoçya'da temaslarına devam ediyor. Trump, İngiltere Başbakanı Keir Starmer ile Trump'a ait Turnberry Golf Tesisi'nde bir araya geldi. Trump, Starmer ve eşi Victoria Starmer'i tesisin kapısında karşıladı. Trump ve Starmer, görüşmeye başlamadan önce kapıda gazetecilerin sorularına cevap verdi. Gazetecilerin yasa dışı göçmenlerin İngiltere'ye geçişleri hakkındaki sorusunu cevaplayan Starmer, "Kanal (Manş Denizi) üzerinden gelen insanlar burada olmaması gereken kişiler. Bunların kanal üzerinden gelmesini engellemek için çok sayıda çalışmada bulunuyoruz. Bir aşamadan itibaren gelmelerini engelliyoruz" dedi.

"Eğer göçü durduruyorsanız, harika bir şey yapıyorsunuz"

Yasa dışı göç sorunu hakkında fikirlerini paylaşan Trump, "Göçmenlik çok önemli bir durum. Açıkçası ülkelerinden gelip gelmediklerini, kim olduklarını bilmiyorsanız, hapishaneden mi geliyorlar? Onları geldikleri yerlerde hapishanelerde tutuyoruz. Sonra hepsini sınır dışına taşıyoruz. Geçen haziran ayında sınırımızdan sıfır kişi ülkeye girdi. Eğer göçü durduruyorsanız, yanlış insanları durduruyorsanız şapkamı çıkarıyorum. Siz iyi bir şey yapmıyorsunuz; siz harika bir şey yapıyorsunuz" dedi.
İngiltere'nin yasa dışı göç konusunda güçlü bir duruş sergilediğini söyleyen Trump, "Diğer ülkeler en iyilerini göndermezler, istemedikleri insanları gönderirler. Bunlar aptal insanlar değiller, istemedikleri insanları gönderirler. Şu anda harika bir şey yapıyorsunuz. Duyduğuma göre bu konuda çok daha güçlü bir duruş sergiliyorsunuz. Evet, gelmelerini engellemek için her şeyi yaptık. Daha yeni bir anlaşma imzaladık. İlk yılın sonunda 35 bin kişiyi geri gönderdik, bu ülkede bulunmaması gereken kişileri. Bu yüzden çok memnunuz, burada hiçbir hakkı olmayan insanları geri göndermeye devam ediyoruz. Bu harika bir şey. Bunu seven biri olarak bu ülkeyi seviyorum. Bildiğiniz gibi annem İskoçya'da doğmuş. İnanılmaz bir yer, güzel bir yer. Ve eğer durum buysa sizi tebrik ediyorum" dedi.

"Kendilerine çeki düzen vermek zorundalar"

Avrupa'nın beş yıl öncesine göre çok farklı bir yer olduğunu belirten Trump, "Kendilerine çeki düzen vermek zorundalar. Yapmıyorlar. Burası dünyanın muhteşem bir parçası. Ve bunu mahvedemezsiniz. İnsanların buraya yasadışı yollardan gelmesine izin veremezsiniz. Cinayetler olur, uyuşturucu satıcıları olur, diğer ülkelerin istemediği her türlü şey olur. Ve onları size ve bize gönderirler ve siz onları durdurmak zorundasınız. Göç konusunda güçlü bir duruş sergilemeniz şart" ifadelerini kullandı.

"Ateşkesi sağlamak zorundayız"

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun "Gazze'de açlık yok" açıklamasını değerlendiren Trump, "Televizyona bakılırsa sadece çok aç olan çocuklar görülüyor. Çok fazla para ve çok fazla yiyecek veriyoruz. Ve diğer uluslar şimdi adım atıyor. Bu kesinlikle harika bir şey. Kimse bunu görmek istemiyor. Bence İngiltere'de insanlar isyan ediyor. Ekranlarında gördükleri şey gibi görünüyor. Bu yüzden ateşkesi sağlamak zorundayız. Sayın Başkan, bu tür bir araştırmaya öncülük ettiğiniz için teşekkür ederim" dedi.

Gazze'de her şeyin darmadağın olduğunu belirten Trump, "Bence orada (Gazze'de) kimse harika bir şey yapmadı. Her yer darmadağın. Düzelecektir ama yine de berbat. Şu anda yiyecek, gıda ve güvenlik bulmaları gerekiyor. Her zaman söylediğim gibi çok rehineyi kurtardık. Altı aydır görevdeyim ve bu rehinelerin çoğu Oval Ofis'e geldiler ve bana çok teşekkür ettiler. Ben de dedim ki bana teşekkür etmek zorunda değilsiniz. Ben yapmam gerekeni yaptım. Ellerinde 20 yaşayan insan var. Ve ben İsrail'e Bibi'ye (Binyamin Netanyahu) bunu farklı bir şekilde yapmanız gerektiğini söyledim. Mümkün olduğunca ateşkes. Ama yapmak zorundasın. Bunu yapmak zorundasın. Bunu bitirmek zorundasınız" dedi.

Pakistan-Hindistan

Çeşitli ülkeler arasında yaşanan anlaşmazlıklar hakkında görüşlerini de belirten Trump, "Hindistan ile Pakistan savaşıyordu. Dün ticaret yaptığımız iki ülkeyle ne yaptığımızı görüyorsunuz. Dedim ki siz aranızdaki farklılıkları çözemedikçe hiçbir ticaret anlaşması yapmayacağım. Ve 24 saat içinde anlaşmaya vardık. Az önce anlaşmaya varıldığını duyurdular, ki bu muazzam bir şey. İki nükleer ülkeden bahsediyoruz. Bu çok büyük bir olaydı" ifadelerini kullandı.

"Başkan Putin hakkında büyük hayal kırıklığına uğradım"

Rusya ile Ukrayna arasında ateşkes sağlanması için verdiği süreyi azaltacağını belirten Trump, "Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile çok konuştum. Onunla her zaman çok iyi anlaştım. Ama beş kez, belki dört kez. Ama tartışmalarımız oldu. Birçok kez bu konuyu hallettiğimizi düşündük. Ve sonra Başkan Putin, Kiev gibi bir şehre roket fırlatmaya başlıyor ve bir sürü insanı öldürüyor. Sokakların her yerinde yatan cesetler var. Ben de diyorum ki bunu yapmanın yolu bu değil. Bakalım ne olacak. Hayal kırıklığına uğradım. Başkan Putin hakkında büyük hayal kırıklığına uğradım. Bu yüzden ona verdiğim 50 günü daha az bir sayıya indireceğim, çünkü sanırım cevabı zaten biliyorum" dedi.

"Gazze'de çocuklar açlıktan ölüyor"

Görüşmenin ardından bir kez daha kameralar karşına geçen Birleşik Krallık Başbakanı Starmer ve Trump, Gazze'de yaşanan insanlık krizi, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaş hakkında açıklamalarda bulundu. Gazze'de çocukların açlıktan öldüğünü belirten Trump, "Gazze'de gıda merkezleri kuracağız, bu merkezlere sınırlama olmadan ulaşılabilecek. Biz gıda konusunda yardımcı olacağız. Yiyeceğe çok fazla erişimimiz var. Bunu gündeme getireceğiz, insanları durduran engeller olmadığından emin olacağız" dedi.
Gazze'de yaşanan açlık krizi hakkında İsrail'in çok fazla sorumluluğu olduğunu belirten Trump, "Pek çok insanı kurtarabiliriz. Çocuklardan bazıları gerçekten açlıktan ölüyorlar. Ben görüyorum. Ve bunu (açlığı) taklit edemezsiniz. Bu yüzden daha da fazla dahil olacağız. Daha önce bazı hava yardımları yaptık. Başbakan bize yardım edecek" dedi.

"Nükleer programlarını ortadan kaldırdık"

İran'ın İsrail ile Hamas arasındaki müzakereleri karıştırdığını söyleyen Trump, "Neler yaptığımızı gördüler. Nükleer programlarını ortadan kaldırdık. Yine yaparlarsa seve seve aynı şeyi yaparız. İran kötü sinyaller veriyor. Yenilgiye uğratılmış bir ülke olarak yapmamalılar, böylesine olumsuz sinyaller göndermemeliler. Bunu yapmamaları gerekiyor. Konuşmamaları gereken şeyler hakkında konuşuyorlardı. Yakın zamanda bir programında kendileriyle röportaj yapıldı ve dışişleri bakanı hakkında konuşmaması gereken söylememesi gereken şeyler söyledi. Ve bence bu müzakereye dahil oldular. Hamas'a söylediler, Hamas'a sinyaller, emirler verdiler ve bu iyi değil" dedi.

"Ukrayna için Putin'e 10-12 günlük bir mühlet vereceğim"

Rusya ile Ukrayna arasındaki ateşkes ihtimali üzerine konuşan Trump, "Bugünden itibaren yaklaşık 10 ya da 12 gün için yeni bir son tarih vereceğim. Beklemek için bir neden yok. Beklemeleri için bir neden yok bekliyorlar. Cömert olmak istiyorum ancak herhangi bir ilerleme kaydedildiğini görmüyoruz. (Putin'e) Yalan ifadesini kullanmak istemiyoruz. Üç kez görüştük. Ateşkes, barış olabileceğini konuştuk. Bu işi bitirmek için ne yapılacaksa yapacağını konuştuk. Sonra bir yerlere füzeler attı. Barış için konuşurken bunlar oldu. Artık daha fazla konuşmayacağım dedim" dedi.

"Putin, İran konusunda 'Yardım edebilirim' dedi"

Trump, "'Putin, İran konusunda 'Yardım edebilirim' dedi. 'Rusya- Ukrayna konusunda yardım et' dedim. Putin, anlaşma yapmak zorunda. Çok sayıda insan ölüyor ve gerçekten kanlı bir savaş. Her hafta 7 bin Ukraynalı-Rus asker hayatını kaybediyor. Sağduyulu bir insanın anlaşma yapmasını beklersiniz ama göreceğiz. Yeniden söylüyorum 10-12 gün süre vereceğim, yarın ya da bir sonraki gün bunu açıklayacağım. Ama beklemenin anlamı yok. Sonucu biliyorsanız neden bekleyesiniz ki. Yaptırımlar olacak. Rus halkına, bu büyük halka bunu yapmak istemiyorum ama 1 milyon Rus kaybettiler" dedi.

"Rusya her şeyini savaşmaya harcıyor"

Putin ile eskiden iyi bir ilişkisi olduğunu söyleyen Trump, "Başkan Putin ile her zaman iyi geçinirdim. Onunla harika bir ilişkim oldu. Ben Putin'e karşı serttim. Nord Stream'i kapatan bendim ve bir önceki ABD Başkanı Joe Biden geldi ve onu açtı. Putin'e karşı çok serttim bir bakıma, ama biz çok iyi anlaştık. Bir şeyler müzakere edebileceğimizi düşünmüştüm ve belki bu hala gerçekleşebilir, ancak sürecin çok ilerisindeyiz, bu yüzden hayal kırıklığına uğradım. İşin komik tarafı ekonomileri o kadar da büyük değil ve şu anda zor zamanlar geçiriyor. Ama nispeten küçük bir ekonomi ve eskiden güçlü bir ekonomiydi, şimdi değil. Ekonomik olarak çok şey yaşıyor. Kolay değil. Rusya çok zengin olabilir. Bizimle ticaret anlaşmaları yapmak istiyor. Ben Rusya ile çok fazla ticaret yapılabileceğini düşünüyorum çok değerli şeylere sahipler. Nadir toprak hakkında konuştuğunuzda ciddi nadir toprakları var. Sahip olabileceğiniz her türden hemen hemen var. Bunun yerine tüm paralarını savaşa harcıyorlar. Her şeylerini savaşa ve insanları öldürmeye harcıyorlar. Bu bana hiç mantıklı gelmiyor. Onun bu işi çabucak bitirmek isteyeceğini düşünmüştüm. Gerçekten sona ereceğini hissettim. Ama ne zaman biteceğini düşünsem, insanları öldürüyor" dedi.

"Ülkemizi yöneten korkunç insanlar vardı"

Trump, ülkesinin bir yıl önce ölü durumda olduğunu söyleyerek, "Ülkemiz hiç bu kadar iyi olmamıştı. Ülkemizi yöneten korkunç korkunç insanlar vardı. Bence onlar hasta insanlardı aslında. Tek yaptıkları sansürdü. Ne yapacaklarını bilmiyorlardı. Ve yüksek vergileri vardı. Daha fazla vergi istediler. Tam bir sansür. Bu yüzden destek oranları yüzde 15'e falan düştü. Bugün en düşük oranı gördüm" dedi.
NATO ülkeleri ile ABD arasında yapılan anlaşma hakkında Trump, "Bildiğiniz gibi Avrupa Birliği'nin esasen dahil olduğu bir anlaşma yaptık. NATO'ya silah tedarik ediyoruz. NATO şimdi ödeme yapıyor. Çünkü ABD'nin eski Başkanı Biden 350 milyar dolar gönderdi. Avrupa ülkeleri yaklaşık 100 milyar dolar ödüyor. Bunun tam tersi olmalı. Ama bence eninde sonunda bir şeyler olacak. Çok hızlı olmalı. Çok fazla insan ölüyor" dedi.

"Çin'in ülkesini açtığını görmek istiyorum"

Çin ve diğer Asya ülkeleriyle ABD arasındaki ilişkiler hakkında konuşan Trump, "Çin ile şu anda görüşüyoruz. Çin ile iyi bir ilişkimiz var ama Çin çok zor bir ülke. Ama ne olacağını göreceğiz. Harika anlaşmalar yapıyoruz biliyorsunuz. Bizim için iyi olan anlaşmalar yapıyoruz ama bunların herkes için iyi olmasını istiyoruz. Son birkaç ay içinde pek çok anlaşma yaptık. Endonezya'yı yeni bitirdik. Ülkelerini açtılar. Japonya'yı yeni bitirdik. Ülkelerini açtılar. Biliyorsunuz, Japonya ülkesini açtı. Tamamen kapalıydılar. Bizim arabalarımıza, hatta pirince bile açıldılar. Pirinç çok önemliydi. Başka hiç kimsenin pirincini almazlardı. Ama ülkelerini açtılar. Filipinler. Daha yeni bitirdik. Ülkelerini açtılar. Çok kapalıydılar. Çin'in ülkesini açtığını görmeyi çok isterim. Şu anda Çin ile uğraşıyoruz" dedi.

"Ellerinde bir şey olsaydı yayınlarlardı"

Trump, Epstein dosyaları hakkındaki bir soru üzerine, "Ben bu konuyla fazla ilgilenmedim. Bu orantısız bir şekilde inşa edilmiş bir aldatmaca. Şunu söyleyebilirim. Bu dosyalar dünyanın en kötü pislikleri tarafından yürütüldü. ABD Federal Soruşturma Bürosu'ndan James Comey tarafından yönetildi, Biden tarafından yönetildi. Bu dosyalar dört yıl boyunca bu kişiler tarafından yönetildi. Ellerinde bir şey olsaydı, sanırım bunu yayınlarlardı. Her şey bir aldatmaca. Dosyaları onlar yürüttü. Ben dosyaları yöneten birine karşı yarışıyordum. Ellerinde bir şey olsaydı yayınlarlardı. Şimdi kolayca dosyalara sahte olan bir şey koyabilirler. Örneğin Christopher Steele iyi tanıdığınız bir kişi sizin ülkenizden. Ancak Christopher Steele örnek olarak dosya üzerine bir kitap yazdı. Biz buna sahte haber dosyası diyoruz. Ve her şey sahteydi. Her şey sahteydi. Sahte olan şeyleri dosyaya koyabilirler. Ama o dosyalar kötü hasta insanlar tarafından yönetiliyordu. O dosyalar bu insanlar tarafından yürütülüyordu. Düşmanım tarafından yönetiliyordu. Eğer orada bir şey olsaydı onları seçim için kullanırlardı. Ayrıca Epstein her zaman çok tartışmalı bir adamdı. Hayatım boyunca çok yüksek bir pozisyondaydım, bilirsiniz, hemen hemen tüm hayatım boyunca oldukça. Doğrusunu söylemek gerekirse bu işi uzun zamandır yapıyorum. Televizyondaki en iyi programa sahiptim. Bir numaralı en çok satan kitaplarım vardı. Her şeyi doğru yaptım. Ve çok başarılı bir iş adamıydım. Bu saçma Epstein olayından bu yana anket sayılarımın dört buçuk puan arttığını biliyor musunuz? Anket sonuçlarım dört buçuk puan yükseldi çünkü insanlar bunu yemiyor, tamam mı? İnsanlar yemiyor" dedi.

"Ben hiç o adaya gitmedim ama Bill Clinton 28 kez gitmiş"

Epstein ile hiç konuşmadığını belirten Trump, "Açıklaması çok kolay ama bunu açıklayarak zamanınızı boşa harcamak istemiyorum. Ama yıllarca Jeffrey Epstein ile konuşmadım. Konuşmazdım, çünkü öyle bir şey yaptı ki uygunsuzdu. Ve dedim ki bunu bir daha asla yapma. Benim için çalışan insanları çaldı. Bunu bir daha asla yapma dedim. Yine yaptı ve ben de onu oradan kovdum. Onu dışarı attım ve hepsi bu kadar. Bunu yaptığıma memnunum, eğer gerçeği bilmek istiyorsanız. Ve bu arada ben asla adaya gitmedim. ABD'nin eski Başkanı Bill Clinton oraya sözde 28 kez gitmiş. Ben adaya hiç gitmedim ama Larry Summers duyduğuma göre oraya gitmiş. Harvard'ın başkanıydı ve daha birçok kişi çok büyük insanlar. Kimse onlardan bahsetmiyor. Ben, onun adasına gitme ayrıcalığına hiç sahip olmadım. Ve ben bunu geri çevirdim ama Palm Beach'teki pek çok insan onun adasına davet edildi. Çok iyi anlarımdan birinde geri çevirdim. Onun adasına gitmek istemedim" dedi.

"Hamas'ın Filistin'in gelecekteki yönetiminde kesinlikle hiçbir rol oynayamayacağı konusunda çok net olmalıyız"

Gazze'de ölen çocukların görüntülerinin çok üzücü olduğunu belirten Starmer, "Özellikle de açlıktan ölen çocukların görüntüleri tiksindirici. İngiliz kamuoyunda gördükleri karşısında bir tiksinti duygusu var. Ve biliyorlar ki insani yardımın hızlı ve yoğun bir şekilde ulaşması gerekiyor. Evet, bazıları havadan atılabilir ve bu konuda diğerleriyle, ABD ile Ürdün ile birlikte çalışıyoruz, ancak kamyonların içeri girmesi gerekiyor. Başkan'a (Donald Trump) ateşkes için yaptığı çalışmalardan dolayı teşekkür ediyoruz ki buna çok ihtiyacımız var aynı zamanda bölgeye yardım ulaştırmak için de. Bunun için çok daha fazlasına ihtiyaç var. Bu yardımın ulaştırılması için diğer ülkeleri desteklemeleri için harekete geçirmeliyiz" dedi.
İsrail'e ateşkes için baskı yapılması gerektiğini vurgulayan Starmer, "Bu İsrail'e baskı yapmayı da içeriyor çünkü bu kesinlikle insani bir felaket. Şimdi Trump'ın bu durumun ötesine geçerek bir ateşkes durumunda ne olacağına da bakması gerekiyor ki buna şiddetle ihtiyaç var. İşte bu nedenle bir barış planının bundan sonra nasıl görüneceği konusunda bir tartışma yapıyor olmamızdan gerçekten memnuniyet duyuyorum. Bunun bileşenleri. Bu noktada Hamas'ın Filistin'in gelecekteki yönetiminde kesinlikle hiçbir rol oynayamayacağı konusunda çok net olmalıyız" dedi.

Yasir Baba

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Turunç Masa’ya yapılan başvurular arasında en yoğun talep, evde bakım hizmetlerinden Antalya Muratpaşa Belediyesi Sağlık Hizmetleri Müdürlüğü, evde bakım hizmetleri kapsamında 2025 yılında 2 bin 415 hastaya ulaştı. Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, "Muratpaşa’mızda herkese uzanan bir el var. Kimse yalnız değil, biz varız" dedi. Belediyenin iletişim ve yönetişim merkezi Turunç Masa’ya yapılan başvurular arasında en yoğun talep, evde bakım hizmetlerinden geliyor. Bu kapsamda vatandaşlara muayene ve hemşirelik hizmetlerinin yanı sıra, yaşlı ve engelli bireyler için kişisel bakım desteği sağlanıyor. Saç-sakal tıraşından beden temizliğine kadar uzanan hizmetler, özellikle yatağa bağımlı bireylerin yaşam kalitesini artırıyor. Hizmetler yalnızca evle sınırlı kalmıyor. Hasta nakil ambulansı ve engelsiz taksi uygulamalarıyla vatandaşların hastanelere güvenli ulaşımı sağlanıyor. Bu alanda 3 ambulans ve 2 engelsiz taksi aktif olarak görev yapıyor. Sağlık ekipleri, Turunç Masa’ya gelen talepler doğrultusunda günlük ve haftalık planlamalar yaparak Muratpaşa’nın tüm mahallelerinde hizmet veriyor. Ekipler yalnızca evde bakım değil, hastaların hastaneye güvenli şekilde ulaştırılması ve tedavi sonrası evlerine bırakılması süreçlerinde de vatandaşların yanında oluyor. Başkan Uysal, "Turunç Masa’mıza ulaşan ve yasal şartları karşılayan herkese mutlaka ulaşıyoruz. Muratpaşa’da kimse yalnız değil. Biz her zaman vatandaşımızın yanındayız" ifadelerini kullandı.
Sivas Gözleri görmeden hissederek çalıyor Sivas’ta yaşayan 13 yaşındaki görme engelli öğrenci Ömer Faruk Erdoğan, bağlamaya olan tutkusu ve azmiyle hem öğretmenlerinin hem de arkadaşlarının takdirini topluyor. Sivas’ta yaşayan 13 yaşındaki Ömer Faruk Erdoğan, üç çocuklu bir ailenin en büyük ferdi olarak dünyaya geldi. Hacı Mehmet Sabancı Anadolu Lisesi 9. sınıf öğrencisi olan Erdoğan, müzikle iç içe bir yaşam sürüyor. Onun için müzik yalnızca bir hobi değil, aynı zamanda hayatının en güçlü ilham kaynağı olarak öne çıkıyor. Okulun müzik öğretmeni Esra Akdağ tarafından açılan bağlama kursuna katılmak isteyen Ömer Faruk’un yeteneği kısa sürede fark edildi. Öğretmeni Akdağ, görme engeline rağmen büyük bir istek ve azim gösteren öğrencisine bağlama çalmayı öğretmeye başladı. Bağlamayı görmeden, tamamen dokunarak ve hissederek öğrenen Ömer Faruk Erdoğan, kısa sürede önemli bir gelişim kaydetti. Azmi ve başarısıyla dikkat çeken genç öğrenci, bağlama çalmasının yanı sırada türküler söylüyor. Müziğe olan tutkusu sayesinde engelleri aşan Ömer Faruk, hem öğretmenlerinin hem de okul arkadaşlarının takdirini kazanırken, gelecekte de müzik öğretmeni olmayı hedefliyor. "Müzik öğretmeni olmak istiyorum" Görme engeline rağmen hissederek çalmayı öğrendiğini söyleyen Ömer Faruk Erdoğan, "Esra hocam sınıfa geldi ve bağlama kursu açacağını söylemişti. Ben de katılmak istediğimi söylemiştim. Görme engelim var ve buna rağmen hissederek çalmayı öğrendim. Perdelerin yerini ezbere biliyorum. İlerleyen süreçte de müzik öğretmeni olmak istiyorum. Arkadaşlarıma da çok büyük örnek oldum ve ailemde beni destekliyor. Kurslara da çok büyük bir istekle katılıyorum" dedi. "Ömer çok yetenekli" Ömer’in bağlamayı kalbi ile çaldığını belirten Esra Akdağ, "Sınıfa ilk girip Ömer’i gördüğümde çok etkilendim. Bunu ona fark ettiremesem de aşırı duygulandım. Daha sonrasında ise Ömer için ne yapabilirim diye düşündüm. Bağlama kursu açacağımız sırada Ömer’e de katılmak isteyip istemeyeceğini sordum. O da büyük bir heyecanla katılmak istediğini söyledi. Ömer bu konuda yetenekli olduğu için çabucak ilerledi. Ömer’in duyuları o kadar açık ki bağlamayı kalbi ile çalıyor. Onunla daha iyi ilgileniyorum ve hayata bağlanması istiyorum. Görmemek bizim için hiç engel değil" diye konuştu. (YÇ-GF-
Manisa Mesir Festivali için uluslararası çağrı Düşünce Rotası Derneği Genel Başkanı Fatih Köse, 486 yıllık bir geçmişe sahip olan ve UNESCO tarafından somut olmayan kültürel miras listesinde yer alan Mesir Macunu Festivali’nin daha güçlü tanıtımla dünya çapında hak ettiği yere ulaşabileceğini söyledi. Bu yıl 486’ncısı düzenlenecek olan Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali için uluslararası tanıtım çağrısı yapıldı. Düşünce Rotası Derneği Genel Başkanı Fatih Köse, festivalin mevcut tanıtım çalışmalarının yetersiz kaldığını belirterek daha kapsamlı ve profesyonel bir stratejiye ihtiyaç olduğunu ifade etti. Fatih Köse yaptığı açıklamada, köklü bir geçmişe sahip olan Mesir Festivali’nin yalnızca yerel bir etkinlik olmadığını, Türkiye’nin kültürel mirası açısından da büyük önem taşıdığını vurguladı. Köse, "Yüzyıllardır devam eden bu önemli organizasyonun uluslararası alanda daha güçlü şekilde tanıtılması gerekiyor. Mevcut çalışmalar bu potansiyeli tam olarak yansıtmıyor" dedi. Festivalin dünya çapında bilinirliğinin artırılması için dijital platformların, turizm acentelerinin ve uluslararası iş birliklerinin daha etkin kullanılması gerektiğine dikkat çeken Köse, özellikle yabancı turistlerin ilgisini çekecek projelere ağırlık verilmesi gerektiğini söyledi. Köse açıklamasında, "Mesir Macunu Festivali, Manisa’nın en önemli değerlerinden biri. Bu değeri dünya markası haline getirmek elimizde. Bunun için daha planlı ve profesyonel bir tanıtım süreci yürütülmeli" ifadelerine yer verdi. Yetkililere de çağrıda bulunan Köse, festivalin tanıtımı konusunda kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve özel sektörün iş birliği içerisinde hareket etmesi gerektiğini belirterek, "Ortak akılla yapılacak güçlü bir tanıtım atağı, hem şehrin ekonomisine hem de turizmine önemli katkılar sağlayacaktır" diye konuştu.
İstanbul Finansal hizmetler güven endeksi Mart ayında azaldı Mart ayında finansal hizmetler güven endeksi, bir önceki aya göre 16,9 puan azalış kaydederek 159,1 seviyesinde gerçekleşti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Mart ayına ilişkin Finansal Hizmetler İstatistikleri ve Finansal Hizmetler Güven Endeksi (FHGE) verisini açıkladı. Finansal Hizmetler Anketi sonuçları, finansal sektörde faaliyet gösteren 147 kuruluşun yanıtlarının ağırlıklandırılıp toplulaştırılmasıyla elde edildi. Mart ayında FHGE, bir önceki aya göre 16,9 puan azalış kaydederek 159,1 seviyesinde gerçekleşti. Endeksi oluşturan anket sorularına ait yayılma endeksleri incelendiğinde, son üç aydaki iş durumu, son üç aydaki hizmetlere olan talep ile gelecek üç aydaki hizmetlere olan talep beklentisi olmak üzere tüm alt endekslerin FHGE’yi azalış yönünde etkilediği görüldü. İş durumu ve hizmetlere olan talebe ilişkin değerlendirmelere göre, son üç ayda iş durumunda iyileşme olduğu yönündeki değerlendirmelerin bir önceki aya kıyasla belirgin zayıfladığı gözlendi. Son üç ayda hizmetlere olan talepte artış olduğu yönündeki değerlendirmeler ile gelecek üç ayda hizmetlere olan talepte artış olacağı yönündeki beklentilerin de zayıfladığı görüldü. İstihdama ilişkin değerlendirmelere göre, son üç ayda istihdamda artış olduğunu bildirenler ile gelecek üç ayda istihdamda artış olacağını bekleyenler lehine olan seyrin güçlendiği gözlendi. 2026 yılı Mart ayında, NACE Rev.2 sektör sınıflamasına göre ‘Finans ve Sigorta Faaliyetleri’ sektöründe güven endeksleri alt sektörler itibarıyla değerlendirildiğinde, bir önceki aya göre ‘64-Finansal Hizmet Faaliyetleri (sigorta ve emeklilik fonları hariç)’, ‘65-Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Fonları (zorunlu sosyal güvenlik hizmetleri hariç)’ ve ‘66-Finansal Hizmetler ile Sigorta Faaliyetleri için Yardımcı Faaliyetler’ sektörlerinde sırasıyla 17,8, 0,6 ve 31,8 puanlık azalış olduğu gözlendi.
Yozgat İncir uyutması, adını 2-3 saat uykuya bırakılmasından alıyor, geleneksel tadıyla sofraları süslüyor Anadolu’nun kadim mutfak kültürüne ev sahipliği yapan Yozgat’ta, geleneksel lezzeti ‘İncir Uyutması’ sofralardaki yerini koruyor. Sadece üç malzeme ile hazırlanan ancak kıvamını alması için saatlerce uyutulan bu tatlı, hem hafifliği hem de besleyiciliği ile dikkat çekiyor. Yozgat mutfağının en özgün reçetelerinden biri olan incir uyutması, ismini hazırlık sürecindeki bekleme aşamasından alıyor. Şeker ilave edilmeden, tamamen kuru incirin doğal aromasıyla tatlanan bu lezzet, özellikle sağlıklı tatlı arayışında olanlar için ilk seçenek oluyor. Kuru incirler sıcak suda yumuşatıldıktan sonra küçük parçalara ayrılıyor. Kaynama noktasına gelmeden ısıtılan sütle birleşen incirler, bir nevi yoğurt mayalama tekniğiyle hazırlanıyor. Kaselere pay edilen karışımın üzeri örtülerek oda sıcaklığında yaklaşık 2-3 saat dinlenmeye yani uyumaya bırakılıyor. İncir uyutması, isteğe bağlı olarak üzerine serpilen ceviz içi veya tarçın ile servis edilerek damaklarda unutulmaz bir iz bırakıyor. "İncirin kendi tadıyla yapıyorum" Yozgatlı ev hanımları, bu tatlının nesillerden nesile aktarılan bir miras olduğunu vurguluyor. Sevtap Şahap, incir uyutması tatlısının tarifini verirken püf noktalarına da değindi. Şahap, "Kaynama noktasına gelen süte, ılık suda beklettiğimiz incirleri ekleyip blenderdan geçiriyoruz. İçinde taneleri kalırsa daha güzel olur. İsteyen içine şeker de atabilir ama ben hiçbir zaman atmadım. İncirin kendi tatlısıyla yapıyorum, şeker atmaya gerek kalmıyor, yeterince tatlı oluyor. Kaynadıktan sonra kaselere koyuyoruz. Sıcakken üstünü kapatıyoruz. 2 veya 3 saat uykuya bırakıyoruz. O yüzden de adı incir uyutması" dedi. "İncirde maya özelliği olduğu için uyuduğu zaman kıvam alıyor" Şahap, "Anneannelerimizden gördüğümüz gelenek göreneğe göre devam ettiriyoruz. Sadece süt ve incirle yapılıyor. Eskinin tatlısıdır. Ramazanda, kış günleri veya canları istediği zaman yapılmış. Misafirlerimize de ikram edilir. Lokantalarda da yapılıyor, yöresel yemek olarak geçiyor. İncirin koyulaşması için süte hiçbir şey koymaya gerek yok incirde maya özelliği var. Ondan dolayı uyuduğu zaman puding yapmış gibi koyulaşıyor" ifadelerini kullandı.