DÜNYA - 17 Mart 2026 Salı 08:05 | Son Güncelleme : 17 Mart 2026 Salı 08:12

ABD Başkanı Trump: "Bunu yapmasaydık, 3’üncü Dünya Savaşı'na dönüşecek bir nükleer savaş yaşanırdı"

A
A
A
ABD Başkanı Trump: "Bunu yapmasaydık, 3’üncü Dünya Savaşı'na dönüşecek bir nükleer savaş yaşanırdı"

ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik saldırılar hakkında, "Bunu yapmasaydık, 3'üncü Dünya Savaşı'na dönüşecek bir nükleer savaş yaşanırdı" dedi.

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da düzenlenen bir imza töreninin ardından basın mensuplarının sorularına cevap verdi. Buradaki açıklamalarında İran’ın nükleer silah edinmek üzere olduğu yönündeki ifadelerini tekrarlayan Trump, "Eğer İran'ın nükleer silaha sahip olması gerektiğini düşünüyorsanız, o zaman sizde bir sorun var, çünkü onlar bunu kullanacaktır. Tek soru, bunu elde ettikten bir saat içinde mi yoksa bir gün içinde mi kullanacaklarıdır. Sadece İsrail'i değil, tüm Ortadoğu'yu havaya uçururlar" dedi.

Trump, "İsrail ile başlarlar ama her şeyi havaya uçururlardı. Bunu şu anda bile görmeniz gerekir. Beklenmedik bir şekilde bin millik çap içindeki her ülkeye füze atmaya başladılar. Sadece düşmanları değil, dostları da dahil. Evet, bazı dostlarını da vurdular" şeklinde konuştu.

"Eğer bunu yapmasaydık, 3’üncü Dünya Savaşı'na dönüşecek bir nükleer savaş yaşanırdı"

ABD’nin geçtiğimiz yıl haziran ayında İran’ın nükleer tesislerine yönelik saldırılarına gönderme yapan Trump, "Eğer bunu yapmasaydım, sonraki bir ay içinde nükleer silaha sahip olurlardı. Bunu da önce İsrail’e sonra da tüm Orta Doğu’ya karşı kullanırlardı. Çünkü komşularına karşı fırlatılan o füzelerin hepsi, çok önceden hazırlanmıştı. Bunları bu kadar çabuk kullanacaklarını bilmeden çok önce. Eğer bunu yapmasaydık, üçüncü dünya savaşına dönüşecek bir nükleer savaş yaşanırdı" dedi.

"Ben savaş istemiyorum"

Savaşlar konusunda güçlü duygulara sahip olan insanlardan olduğunu söyleyen Trump, "Ben savaş istemiyorum. Neredeyse herkesten daha az savaş isteyen insanlardan biriyim. Güç yoluyla barış Ama İran’ı uzun zamandır izliyorum. Liderlikleri son derece şiddet yanlısı" ifadelerini kullandı.

"Oğlun da gittiğini düşünüyorlar"

ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın Dini Lideri Mücteba Hamaney’in ölmüş olabileceğini ifade etti. İran’ın donanması, hava kuvvetleri ve hava savunma sistemlerinin imha edildiği açıklamalarını yineleyen Trump, "Liderlikleri yok. Liderlik gitti. Yeni bir liderlik oluşturdular ve o da gitti. Şimdi belki oğlun da gittiğini düşünüyorlar. Hepsi gitti. Benim en büyük sorunum, şu an kiminle konuştuğumuz hakkında hiçbir fikrimizin olmaması. Çünkü kimse bu insanlardan herhangi birini duymuş değil. Hepsi öldü" dedi. Trump, ABD’nin İran’da "nükleer bomba hariç en büyük bombaları" kullandığını söyledi.
Basın toplantısında dünyada görüştüğü liderlerin İran ile askeri çatışma konusunda ne söylediklerine ilişkin bir soruya, birçok ülkenin petrolünün büyük kısmını Hürmüz Boğazı üzerinden aldıklarına dikkat çekerek, "Bana teşekkür etmeleri gerekiyor" dedi.

"Bize yardım etmeliler"

Trump, "Mesela Çin bize teşekkür etmeli. Teşekkür beklemiyorum ama yine de teşekkür etmeleri gerek. Japonya yüzde 95, Çin yüzde 91 buradan alıyor. Güney Kore gibi birçok ülke, petrolünün dolayısıyla enerjisinin çok büyük bir kısmını bu boğazdan alıyor. Ve yalnızca teşekkür etmemeli, ayrıca bize yardım etmeliler. Beni şaşırtan şey, yardım etmeye istekli olmamaları. Birkaç tane var ve isimlerini yakında açıklayacağız" dedi.

İran’ın füze ve dron kapasitesini imha etmelerinin ardından ABD öncülüğündeki operasyonlara katılmaya ikna etmenin kolaylaştığını söyleyen Trump, "Çünkü şu anda füzelerinin yaklaşık yüzde 8’i kaldı. Dronlarının küçük bir kısmı kaldı. Üretim yaptıkları fabrikaların çoğunu yıktık. Geri kalanlar da sırada" dedi.

"Biz İngiltere’yi müttefiklerin Rolls-Royce’u sayardık"

Taleplerini reddeden bazı ülkelerin kendisinde büyük hayal kırıklığına neden olduğunu söyleyen Trump, "NATO’nun sorunu şu. Yardım gerektiğinde biz her zaman yanlarında olacağız ama bizim ihtiyacımız olduğunda yanımızda olmayacaklar. Biz İngiltere’yi müttefiklerin Rolls-Royce’u sayardık. En eski müttefikimiz ve yanımızda olmalarını beklerdik. "Birkaç gemi gönderirseniz gerçekten çok yardımcı olur, mayın tarama gemileriniz varsa çok yardımcı olur" dedim. Başbakan (Keir Starmer) iyi bir adam. Bana, "Ekibime danışmak isterim" şeklinde cevap verdi" dedi.

İngiltere’nin tavrının hayal kırıklığı oluşturduğunu söyleyen Trump, "Japonya’da 45 bin askerimiz var. Güney Kore’de 45 bin, Almanya’da 45 ila 50 bin askerimiz var. Bütün bu ülkeleri biz savunuyoruz. Sonra, "Mayın tarama geminiz var mı?" diye sorduğumuzda bize, "Biz bu duruma müdahil olmasak olur mu?" diyorlar" dedi.

Trump, "Diğer ülkeleri savunmak için NATO’ya trilyonlar harcıyoruz. Ama bizi savunma zamanı geldiğinde, yanımızda olmayacaklar. Birçoğu yanımızda olmayacak. Artık ülke olarak daha akıllıca düşünmeye başlamamız gerek" dedi. ABD Başkanı, bir yada iki ülkenin harika bir tavır sergilediğini ve bu ülkelerin hangileri olduğunu yakında açıklayacağını söyledi.

"Şu anda Hürmüz’den tekneyle geçmek istemezdiniz"

İran’a yönelik saldırılara ilişkin açıklamasında Trump, "Geriye sadece bir şey kaldı. Küçük bir boğaz noktası. Bunu yıllardır çok iyi kullandılar ama artık işe yaramıyor. Hürmüz, meşhur, harika, güzel bir yer. Ama şu anda oradan tekneyle geçmek istemezdiniz. Neden biliyor musunuz? Onlar yüzünden değil, bizim yüzümüzden. Çünkü onların tüm donanmasını ortadan kaldırdık. Henüz herhangi bir mayının döşendiğini bilmiyoruz, ancak döşenebileceği düşüncesi bile milyar dolarlık gemilere sahip insanları korkutuyor" dedi.

Savaşın bu hafta bitmeyeceğini söyledi

İran ile savaşın bu hafta bitirilmesinin mümkün olup olmadığı sorusuna Trump, "Evet, elbette" şeklinde cevap verdi. Trump, "Bitirecek miyiz" şeklindeki devam sorusuna, "Sanmıyorum ama yakında olur. Uzun sürmez. Ve bittiğinde çok daha güvenli bir dünyamız olacak. Yakında bitecek" dedi.

"Bunu yapmak zorundaydım"

Trump, "Bunu yapmak zorundaydım. İstemiyordum. Bu aslında yoldan sapmak gibi oldu. Bu yola sapmak istemiyordum. Tarihin en yüksek borsasına sahiptik, yakıt fiyatları çok düşüktü, her şey iyiydi" dedi.
İran’a saldırı ile petrol fiyatlarının yükseleceğini kendisinin de bildiğini belirten Trump, "Ama bu, onların nükleer silaha sahip olmasına izin vermekle karşılaştırıldığında çok küçük bir bedel. Borsanın düştüğünü mü görmek istersiniz? O zaman sizi nükleer silahla vursunlar, görün" şeklinde konuştu.

Çin ziyaretini savaş nedeniyle bir ay ertelediklerini açıkladı

Çin’e ziyaret gerçekleştirme planına ilişkin bir soruya Trump, "Gitmeyi çok isterim ama savaş nedeniyle burada olmak istiyorum. Burada olmak zorunda olduğumu hissediyorum. Bu yüzden bunu bir ay kadar ertelemek istedik" dedi.

"Küba’yı alma onurunun bana ait olacağına inanıyorum"

ABD’nin Küba’ya ilişkin planları hakkında bir soru alan Trump, "Küba başarısız bir ülke. Paraları yok, petrolleri yok, hiçbir şeyleri yok. Güzel toprakları, güzel manzaraları var. Güzel bir ada. Bence Küba sonu görüyor. Hayatım boyunca ABD ile Küba’yı duydum. "Amerika ne zaman yapacak?" sorusunu duydum. Küba’yı alma onurunun bana ait olacağına inanıyorum. Bu büyük bir onur olurdu" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Filmler gerçeğe dönüştü, bu teknoloji ile hayvanlar insanlarla konuşabilecek Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (SBTÜ) yürütücülüğünde hayata geçirilen yenilikçi bir proje ile hayvanlar adeta konuşarak sağlık durumlarını yetiştiricilere aktarabilecek. Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (SBTÜ) öncülüğünde geliştirilen ‘Sığır Sağlığının ve Verimliliğinin İzlenmesine Yönelik Yerli Rumen Sensör Boluslarının Geliştirilmesi’ projesi kapsamında, sığırların sağlık durumunu sürekli izleyebilen yerli bir sensör sistemi üretilecek. Biyouyumlu ve düşük güç tüketimine sahip olacak kapsül şeklindeki rumen sensör bolusu hayvanların iç vücut sıcaklığı, rumen pH değeri, aktivite düzeyi, geviş getirme davranışı ve rumen iç basıncı gibi kritik verileri anlık olarak ölçebilecek. Toplanan veriler kablosuz iletişim aracılığıyla dış sistemlere aktarılacak ve böylece hayvanların sağlık durumları gerçek zamanlı olarak takip edilebilecek. Erken uyarı sistemi gibi çalışacak teknoloji sayesinde doğum öncesi belirtiler, sindirim sistemi sorunları ve metabolik rahatsızlıklar erken aşamada tespit edilebilecek. Bu sayede hayvan ölümlerinin azaltılması, sürü sağlığının korunması ve işletmelerin ekonomik kayıplarının düşürülmesi hedefleniyor. Projede geliştirilecek yerli rumen bolusu teknolojisinin, mevcut benzer ürünlere kıyasla daha sade bir tasarıma sahip olması, daha az ekipmanla çalışması ve daha düşük maliyetle üretilebilmesi planlanıyor. Böylece üreticilerin bu teknolojiye erişimi kolaylaşırken, Türkiye’nin bu alandaki dışa bağımlılığının da azaltılması amaçlanıyor. "Ülke ekonomisine katkı sağlanması bekleniyor" SBTÜ koordinasyonunda yürütülen projeye Atatürk Üniversitesi, Erzurum Teknik Üniversitesi ve Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi de destek veriyor. Farklı üniversitelerin araştırma altyapılarının kullanılacağı proje kapsamında sensörleri içeren kapsülün tasarımı, elektronik devre doğrulama testleri ve saha denemeleri gerçekleştirilecek. Projenin tamamlanmasıyla birlikte hayvancılıkta dijital izleme teknolojilerinin yaygınlaşması, hayvan refahının artırılması ve yerli teknoloji üretimiyle ülke ekonomisine katkı sağlanması bekleniyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Bilim Teknoloji Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Fatih Kaburcuk, "Bu geliştireceğimiz teknoloji sayesinde artık hayvanlar da konuşabilecek. Eskiden bu düşünce hayaldi fakat bu geliştireceğimiz teknoloji sayesinde ülkemizde gerçekleşecek. Daha sürdürülebilir ve verimli bir şekilde sığır yetiştiriciliği yapılacaktır. Böylece ülkemizde süt üretim miktarı ve et üretim miktarının artmasını sağlayacaktır" dedi. "Artık hayvanların da dili olacak" Hayvanların midesine yerleştirilen boluslar sayesinde hayvanların bir rahatsızlığı olup olmadığını tespit edebileceklerini söyleyen Fatih Kaburcuk, "Sığırların ön midesi olan rumen kısmına yerleştirilen boluslar sayesinde sonrası sayesinde hayvanların vücut sıcaklığını midelerindeki PH derecesini ve bu sayede hayvanların rahatsızlık yaşayıp yaşamadığını, geviş getirmelerinde problem olup olmadığını veya ne kadar su içtiklerinin tespiti yapılabilir. Aynı zamanda sıcaklık sensörüyle hayvanın rahatsızlığının olup olmadığını önceden tespit edilebilir. Rumen sensör bolusunun içinde bulunan ivme sensörü sayesinde hayvanların adımları takip edilebilir. Eğer herhangi bir hastalık sebebiyle hayvanın hareketleri kısıtlandıysa önceden tespit edip gerekli müdahale erkenden yapılabilir, böylece muhtemel can kayıplarının önüne geçilebilir. Bu hayvanın midesine yerleştirilecek rumen sensör bolusu sayesinde hayvanların vücut sıcaklığı, mide sıvısında bulunan PH derecesi ve bir takım diğer sensörler vasıtasıyla hayvanların kızgınlık dönemi ve diğer olumsuz olabilecek komplikasyonların tespitini yaparak bize önceden haber verecek. Eskiden derlerdi ki hayvanların ağzı var dili yok. Fakat şimdi bu teknoloji sayesinde artık hayvanların ağzı var, dilleri de geliştirilecek teknoloji sayesinde olacaktır" dedi. "Midede 5 yıl kadar durabiliyor" Bu proje ile daha verimli bir sığır yetiştiriciliğinin yapılacağını belirten Kaburcuk, "Bu sensör bolusu Avrupa’da birkaç firma tarafından geliştirilmişti. Fakat hali hazırda var olan sensör bir takım ilave bileşenlere ihtiyaç duymaktaydı. Fakat bizim geliştireceğimiz bu sensör bolusu ile sadece hayvanın midesine yutturulacak kapsül yeterli olacak. İlave olarak dışarıda bir takım baz istasyonu veya tekrarlayıcılara ihtiyaç olmayacaktır. Avrupa’da muadili olan rumen sensör bolusları yaklaşık 150 dolar civarındayken bizim geliştirmeyi planladığımız sensör bolusları yaklaşık 50-60 dolar civarında olacak. Böylece daha sade, daha uygun ve daha kullanışlı olarak insanımıza sunulacak. Bilim ve Teknoloji yöneticiliğinde gerçekleştirilecek olan bu ürün Atatürk Üniversitesi, Erzurum Teknik Üniversitesi ve Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi koordinasyonunda gerçekleştirilecektir. Bildiğiniz üzere bazı eski çizgi filmlerden hayvanları konuştururlardı. Bu geliştireceğimiz teknoloji sayesinde artık hayvanlar da konuşabilecek. Eskiden bu düşünce hayaldi fakat bu geliştireceğimiz teknoloji sayesinde ülkemizde gerçekleşecek. Daha sürdürülebilir ve verimli bir şekilde sığır yetiştiriciliği yapılacaktır. Böylece ülkemizde süt üretim miktarı ve et üretim miktarının artmasına neden olacaktır. Geliştirilecek olan rumen sensör bolusu, hayvanın midesinde yaklaşık beş yıl kadar durabiliyor" ifadelerine yer verdi.
Diyarbakır Diyarbakır’da bayram denetimi: 2 ton bozuk gıda ürüne el konuldu Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, Ramazan Bayramı öncesinde ve bayram süresince sorumluluk alanındaki tüm birimleriyle hazırlıklarını tamamladı. Son günlerde yapılan denetimlerde halk sağlığını tehdit eden yaklaşık 2 ton bozuk gıda ürüne el konuldu. Belediyeden yapılan açıklamada, Zabıta, Sağlık İşleri, Çevre Koruma ve Kontrol, Ulaşım ile İtfaiye Dairesi Başkanlıklarına bağlı ekipler, bayram boyunca sahada aktif şekilde görev yapacağı, kent genelinde denetim, ulaşım, temizlik ve acil müdahale hizmetlerinin kesintisiz sürdürüleceği belirtildi. Bayram öncesinde artan insan ve trafik yoğunluğunu dikkate alan Zabıta Dairesi Başkanlığı, denetimlerini bayram sonuna kadar aralıksız sürdürecek. Bu kapsamda toplu taşıma araçları, ilçe minibüsleri ile ağır tonajlı ve sivil araçlara yönelik kontroller sıklaştırıldı. Mevzuata aykırı hareket edenlere yasal işlem uygulanacak. Arife akşamı ve bayram sabahı, Mardinkapı, Şehitlik ve Yeniköy mezarlıklarında trafik akışının düzenli sağlanması amacıyla zabıta ekipleri görev başında olacak. Öte yandan, kent genelinde patpat, havai fişek, maytap ve torpil gibi patlayıcı maddelerin satışına yönelik denetimler artırıldı. Son kullanma tarihi geçmiş ürünlerin satışına ise izin verilmeyecek. Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı, bayram öncesinde vatandaşların yoğun olarak tükettiği gıda ürünlerine yönelik denetimlerini artırdı. Halk sağlığını riske atan, son kullanma tarihi geçmiş ve mevzuata aykırı şartlarda saklanan yaklaşık 2 ton gıda ürününe el konuldu. Ekipler, denetim çalışmalarını bayram süresince de sürdürecek. Vatandaşların bayram ziyaretleri göz önünde bulundurularak mezarlıklarda kapsamlı temizlik, bakım ve onarım çalışmaları tamamlandı. Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı ekipleri, yağışlı günler dışında ana arterler, cadde ve kaldırımlarda yıkama çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca Diyarbakır Şehirlerarası Terminal İşletmeleri (DİŞTİ) ile ilçe otogarlarında temizlik ve yıkama işlemleri bayram gününe kadar devam edecek. İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri ise bayram süresince meydana gelebilecek yangın ve acil durumlara karşı 7 gün 24 saat esasına göre görev yapacak.
Antalya YÖREX 2026 için geri sayım başladı Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde TOBB’un desteğiyle düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX, Anadolu’nun yöresel zenginliğini Antalya’da buluşturuyor. 7 bölgenin kültürel ve ekonomik mirası 22-26 Nisan’da Antalya’da bir araya gelecek. YÖREX, 22-26 Nisan tarihlerinde kapılarını açmaya hazırlanıyor. Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) desteğiyle düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı, bu yıl da coğrafi işaretli ürünleri, kalkınma ajanslarını, kadın kooperatiflerini ve yerel üreticileri ulusal ve uluslararası alıcılarla buluşturacak. 10 bin metrekarede Anadolu turu Antalya’da düzenlenecek YÖREX, Anadolu’nun dört bir yanından gelen yöresel ürünleri ANFAŞ’ta 10 bin metrekare alanda buluştururken, üreticilere yeni pazarlar ve iş birlikleri oluşturma imkanı sunacak. Fuarda, yerel üretimin gücü tanıtılırken aynı zamanda yöresel değerlerin ekonomik değere dönüşmesi hedefleniyor. YÖREX’e ilgi sevindirdi YÖREX’e her yıl olduğu gibi bu yıl da Türkiye’nin farklı şehirlerinden oda ve borsalar, kalkınma ajansları, üretici birlikleri, belediyeler ve kooperatifler katılacak. Fuarda Manisa’dan İstanbul’a, Isparta’dan Balıkesir’e, İzmir’den Bursa’ya, Nevşehir’den Düzce’ye, Samsun’dan Adana’ya, Kayseri’den Malatya’ya, Muğla’dan Sinop’a, Tokat’tan Afyonkarahisar’a Kastamonu’dan Burdur’a birçok şehirden katılımcılar yöresel ürünlerini sergileyecek. Antalya’nın ilçeleri de yöresel ürünleriyle YÖREX’te yerini alacak. YÖREX yöresel ürünlerin vitrini Ali Çandır, YÖREX’in yalnızca bir fuar olmadığını belirterek, "YÖREX, Anadolu’nun üretim gücünü ve kültürel mirasını dünyaya tanıtan önemli bir platformdur. Coğrafi işaretli ürünlerimizin tanıtılması, üreticilerimizin yeni pazarlara ulaşması ve yerel ekonomilerin güçlenmesi açısından fuarımız büyük bir rol üstleniyor." Coğrafi işaretli ürünler ekonomiye değer katıyor Türkiye’de coğrafi işaretli ürün sayısının 2010 yılından bu yana ciddi artış kaydettiğini belirten Ali Çandır, "2010 yılında 109 olan coğrafi işaretli ürün sayımız 1824’e çıktı. Başvurusu yapılan 837 ürünümüz de tescil bekliyor. Avrupa Birliği’nde tescilli ürünümüz 45 oldu. Yöresel ürünlerimiz kırsal kalkınma ve yerel ekonominin gelişimi için büyük önem taşıyor. YÖREX, coğrafi işaretli ürünlerin tanıtıldığı ve ticari değere dönüştüğü en önemli organizasyonlardan biri" diye konuştu. YÖREX daveti Başkan Ali Çandır, oda ve borsalar başta olmak üzere tüm kurumları, kalkınma ajanslarını, kooperatifleri ve üreticileri YÖREX’te stant açmaya davet ederek, fuarın yerel değerleri markaya dönüştüren güçlü bir buluşma noktası olduğunu vurguladı. Çandır, "Anadolu’muzun eşsiz lezzetleri, el emeği ürünleri ve kültürel mirasını bu yıl da Antalya’da YÖREX’te buluşturacağız. Yerel üretimin gücünü tanıtmak ve yeni iş birlikleri kurmak isteyen tüm kurum ve üreticiler, bu büyük buluşmaya davet ediyoruz" diye konuştu.