DÜNYA - 07 Nisan 2026 Salı 18:20 | Son Güncelleme : 07 Nisan 2026 Salı 18:24

ABD Başkan Yardımcısı Vance: "İran'ın olumlu ya da olumsuz yanıt vereceğinden eminiz"

A
A
A
ABD Başkan Yardımcısı Vance: "İran'ın olumlu ya da olumsuz yanıt vereceğinden eminiz"

ABD Başkan Yardımcısı James David Vance, "İran hiçbir zaman müzakerelerde pek hızlı olan bir taraf olmadı ve hala da öyleler. Saat (ABD Doğu Saati ile) 20.00'den önce İran'ın olumlu ya da olumsuz yanıt vereceğinden eminiz. Umarım doğru yanıtı verirler" dedi.

ABD Başkan Yardımcısı James David Vance, Macaristan Başbakanı Viktor Orban ile Budapeşte'de ortak basın toplantısı düzenledi. Vance, Macar lider Orban'ı "ABD Başkanı Donald Trump'ın yakın bir dostu ve güçlü bir destekçisi" olarak nitelendirdiği konuşmasında iki liderin birlikte olağanüstü işler başardıklarını belirtti.

12 Nisan'da Macaristan'da yapılacak parlamento seçimlerini işaret eden Vance, "Yaklaşan seçim sürecinde Başbakan Orban'a elimden geldiğince yardımcı olmak istiyorum. Macaristan'ın bir sonraki başbakanını belirleyecek seçim, 1 hafta içinde gerçekleşecek. Elbette Macar halkının, ABD Başkan Yardımcısı'nın bu konuda söyleyeceklerini dinlemesini beklemiyorum. Buraya gelişimin başlıca nedeni bu değil. Ama Brüksel'e bir mesaj vermek istiyorum. Brüksel'deki liderler Macar halkını baskı altında tutmak için ellerinden geleni yapıyorlar, çünkü Macar halkı adına ayağa kalkan lidere sahip olmasını istemiyorlar" ifadelerini kullandı.

Orban ve Trump'ı "Batı medeniyetinin savunucuları" olarak tanımladı

Macaristan'ın enerji güvenliği ve bağımsızlığı konusunda örnek politikalar izlediğini savunan Başkan Yardımcısı Vance, "Avrupa'daki bazı liderlerin enerji krizinden söz etmelerini izlemek ilginç. Çünkü açıkçası, Orban'ın politikalarını izlemeleri gerekirdi. Böyle yapsalardı enerji krizi çok daha hafif olurdu" dedi. ABD ve Macaristan'ın ekonomik iş birliğinin yanı sıra ahlaki değerlerin korunması açısından iş birliği içinde olduğunu söyleyen Vance, "Bu, Orban ve Trump'ın liderliği altında Batı medeniyetinin savunulmasıdır. Çocukların okula gittiklerinde beyinlerinin yıkanması değil, eğitim almaları gerektiği fikrinin müdafaasıdır. Avrupalı ve ABD'li ailelerin seyahat edebilmelerinin, evlerini ısıtabilmelerinin savunmasıdır. Bir Hristiyanlık medeniyetine ve Hristiyan değerlerine dayandığımız fikrinin savunmasıdır" dedi.

"Brüksel'deki bürokratlar, Macar ekonomisini yok etmeye çalıştı"

Orban'ın Macaristan'da seçimlere dış müdahale söz konusu olduğunu iddiasını destekleyen Vance, "Bu ülkede seçim kampanyası sırasında yaşananlar, gördüğüm ve okuduğum en kötü dış müdahale örneklerinden biridir. Brüksel'deki bürokratlar, Macar ekonomisini yok etmeye çalıştı. Macaristan'ın enerji bağımsızlığına darbe indirmeye çalıştılar. Macar tüketiciler için maliyetleri artırmaya çalıştılar. Bütün bunları da sadece bu adamdan (Viktor Orban) nefret ettikleri için yaptılar" şeklinde konuştu.

Ukrayna'daki savaşın sona ermesi için çalışmaya devam edeceklerini söyledi

Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşa ilişkin bir soruya verdiği cevabında savaşın durdurulması gerektiğini vurgulayan Vance, "ABD Başkanı'nın bu konuya bu kadar bağlı olmasının nedeni, bunun bizi Macaristan ya da başka bir Avrupa halkını etkilediği kadar bizi de etkilemesi değildir. Aslında biz Ukrayna ve Rusya'da olanlar konusunda dünyanın pek çok ülkesine nazaran çok daha izoleyiz. Başkan, bunun kötü olduğunu bildiği için bu konuda çok çalışmamızı istedi. Bu süreç üzerinde çalışmaya devam edeceğiz. Başkanın da söylediği gibi bu, kendisinin çözmeye çalıştığı en zor savaş oldu. Ama çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi.

"Avrupa'nın Rus enerjisinden vazgeçmesi büyük hata"

Ukrayna'daki savaşa ilişkin olarak Vance, "Bu savaşın hızlıca bitmesi herkesin çıkarına. Bu savaşın temelleri çok önceden atıldı. Avrupa, enerji politikasında büyük hata yaptı. Doğu'dan gelen enerjiye sırt çevirdi. Bu büyük bir hataydı ve halen de öyle. Trump'a 'Rusya yanlısı' diyenler aslında Avrupa'yı enerji açısından zayıf hale getirenlerdir" dedi. Vance, "Avrupa'nın yanlış politikaları, Ukrayna'yı zayıflatıp Rusya'yı güçlendirdi. Biz ölümlerin durmasını ve ticarete geri dönülmesini istiyoruz. Çözüm, müzakere ve diplomasi" şeklinde konuştu.

"İran'da askeri hedeflere büyük ölçüde ulaşıldı"

Basın mensuplarının İran konusundaki son gelişmelere ilişkin bir soruya yönelik Vance, ABD'nin İran'da askeri hedeflerine büyük ölçüde ulaşıldığını ve savaşın "çok yakında sona ereceğini" ifade etti. Vance, "Halen yapmak istediğimiz bazı şeyler var. Örneğin İran'ın silah üretme kapasitesi konusunda askeri olarak biraz daha çalışma yapmak istiyoruz. Ancak ABD'nin askeri hedefleri tamamlandı. Bu da şu anlama geliyor: Başkanın söylediği gibi bu savaş, çok yakında sona erecek" dedi.

"Umarım iyi bir çözüme ulaşılır"

İranlıların normal bir ülke olarak dünya sisteminin bir parçası haline geleceğini ya da aksi takdirde ekonomik durumun çok ama çok kötü olmaya devam edeceğini söyleyen Vance, "Umarım akıllıca davranırlar. Başkan, ABD saatiyle şu andan yaklaşık 12 saat sonrası için bir süre belirledi. Göreceğiz, ama o zamana kadar birçok müzakere olacak. Umarım iyi bir çözüme ulaşılır" ifadelerini kullandı.
Vance, "Askeri çatışmalara ilişkin yaklaşımım her zaman, Tanrı'nın yanımızda olması için dua etmek olmuştur. Kişisel görüşüm, bizim bunu doğru nedenlerle yapıyor olduğumuz. Biz bunu, terör eylemlerine imza atmış bir rejimin dünyanın en tehlikeli silahına sahip olmasını istemediğimiz için yapıyoruz" dedi.

"Top, İranlıların sahasında"

ABD Başkan Yardımcısı Vance, Hürmüz Boğazı'na ilişkin, İran'ın askeri olarak yenilgiye uğradığı için dünya üzerinde mümkün olabildiğince fazla ekonomik acı oluşturmaya çalıştığını söyledi. Vance, "İranlılar belli ölçüde acı vermek istiyorsa, ABD'nin onlara çok ama çok daha fazla acı verme kapasitesi vardır. Ancak Başkan bunu yapmak istemiyor. Ben de istemiyorum. Bu yüzden agresif bir şekilde müzakere ediyoruz. Ama nihayetinde top, İranlıların sahasında" şeklinde konuştu.

"İran'ın olumlu ya da olumsuz yanıt vereceğinden eminiz"

İran'ın ABD Doğu Saati ile 20.00'den önce bir anlaşmaya varılıp varılmamasına ilişkin yanıt vermesini beklediklerini ifade eden Başkan Yardımcısı Vance, "İran hiçbir zaman müzakerelerde pek hızlı olan bir taraf olmadı ve hala da öyleler. Saat (Doğu Saati ile) 20.00'den önce İran'ın olumlu ya da olumsuz yanıt vereceğinden eminiz" dedi. Vance, "Umarım doğru yanıtı verirler, çünkü biz gerçekten petrol ve gazın serbest bir şekilde aktığı bir dünya istiyoruz. İnsanların evlerini ısıtma ve soğutma giderlerini karşılayabildiği bir dünya. İnsanların işe gidip gelmeyi karşılayabildiği bir dünya. İran, ekonomik terör eylemlerine girişirse bu olmayacak" ifadelerini kullandı.

Orban: "Avrupa, tüm zamanların en kötü enerji krizine sürükleniyor"

Basın toplantısında sözlerine bir ABD başkan yardımcısının 35 yıl aradan sonra ilk defa Macaristan'ı ziyaret ettiğine işaret ederek başlayan Orban, ABD Başkanı Donald Trump'ın seçilmesiyle birlikte ABD ve Macaristan arasındaki ilişkilerin yeni bir döneme girdiğini söyledi. ABD'nin müttefiki olduklarını söylemekten mutluluk duyduklarını da ifade eden Orban, ABD ile Macaristan arasındaki enerji iş birliğinin de büyük öneme sahip olduğunu vurguladı. Vance ile görüşmede bu konuyu da ele aldıklarını ifade eden Orban, "Avrupa, tüm zamanların en kötü enerji krizine sürükleniyor. Büyük fiyat artışları görüyoruz ve zamanında tedbir almazsak, enerji, petrol ve gaz kıtlığı ile karşı karşıya kalacağız" dedi.

Brüksel'i Ukrayna'da barışı engellemekle suçladı

Görüşmede ABD'nin barış çabalarını da ele aldıklarını söyleyen Orban, "4 yıldır savaşın gölgesinde yaşıyoruz. Başkan Trump, 2022'de başkan olsaydı bu savaş başlamazdı diye düşünüyoruz. Ayrıca Avrupa, özellikle de Brüksel barış çabalarına engel olmasaydı Ukrayna'da barış çoktan sağlanmış olurdu" şeklinde konuştu.

Vance ile Macaristan'da 12 Nisan'da yapılacak parlamento seçimlerine yönelik yabancı istihbarat müdahaleleri konusunda da görüştüklerini söyleyen Orban, "Batı medeniyetinin büyük meselelerini tartıştık. Aramızda özellikle göç, cinsiyet ideolojisi, aile politikası ve küresel güvenlik alanlarında aramızda sürekli bir görüş alışverişi olduğunu saklamıyorum" dedi.
Görüşmede Rusya-Ukrayna savaşını ele alıp almadıklarına ilişkin bir soru alan Orban, "Bu acı verici bir konu ve bu konuya değindik. Avrupa topraklarında iki Hristiyan ülke arasında yürütülen bir savaştan bahsediyoruz" diye konuştu. ABD Başkanı Trump'tan önce ABD'nin Ukrayna'da savaştan yana olduğunu söyleyen Orban, "Mevcut tutum bizim için çok değerli. Çünkü bu tutum, genelde barış yanlısıdır" ifadesini kullandı.

"Barış görüşmeleri için Avrupa'da en uygun yer Budapeşte"

Savaşta Ukrayna ordusu tarafından "sert yöntemlerle" cepheye gönderilen etnik Macar vatandaşlarının da öldüğünü ifade eden Orban, barış görüşmeleri için Avrupa'da en uygun yerin Budapeşte olmaya devam ettiğini belirtti. Orban, "Eğer ABD ve Rusya, böyle bir barış zirvesine ihtiyaç duyarsa Budapeşte bu toplantıya ev sahipliği yapmaktan memnuniyet duyacaktır. Biz hazırız" dedi.

"Artık Rusya daha güçlü bir konumda"

Avrupa'nın şu ana kadar uyguladığı Ukrayna'yı destekleme stratejisinin başarısız olduğunu söyleyen Orban, "Bu başından itibaren tuhaf bir fikirdi. Ukrayna'ya yardım ederek uzun bir savaş neticesinde Rusya'yı ekonomik olarak zayıflatmak ve sonunda Rusya'yı müzakereye zorlamak. Sınırsız enerji ve ham maddeye sahip bir ülkeye karşı, enerji ve ham maddesi olmayan ülkelerin savaş açması çok garipti. Bir süre yaptırımların işe yarayacağını düşündüler, ancak şimdi durum tersine döndü. Rusya'nın sahip olduğu şeyler daha kıymetli hale geldi. Artık Rusya daha güçlü bir konumda" ifadelerini kullandı.

"Macaristan'ın durumu zor"

Macaristan'da mevcut durumda en önemli gündemin seçim olduğunu, ancak seçimlerden sonra kendilerini yeni bir durumun beklediğini söyleyen Orban, "Macaristan'ın durumu zor. Ukrayna, 2022 sonunda Rus gazını getiren hattı kapattı. Bunu TürkAkım ile telafi ettik. Ama şimdi seçimlerden hemen önce petrol hattını da kapattılar. Bu, Macar ekonomisinin can damarıydı. Bu yüzden rezervlerimizi kullanmak zorunda kaldık. Şu anda iki şey yapıyoruz. Birincisi, Ukrayna'yı bu hattı yeniden açmaya zorlamak ve ikincisi ekonomiyi ayakta tutmak. Planımız var ve adım adım uyguluyoruz. Seçimi kazandıktan sonra Ukrayna'nın başka seçeneği kalmayacak. Hattı yeniden açmak zorunda kalacaklar" ifadelerini kullandı.

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ‘Kul Dilemma’ filminin galası ilgiyle karşılandı Beyoğlu’ndaki Tarihi Atlas Sineması’nda ‘Kul Dilemma’ filminin galası yapıldı. 10 Nisan’da vizyona girecek filmin galasını oyuncular ve davetliler birlikte izledi, film ilgiyle karşılandı. Beyoğlu’nda bulunan Tarihi Atlas Sineması içerisinde 10 Nisan’da izleyiciyle buluşacak olan ve izleyenlere farklı türden gerilim yaşatmayı hedefleyen "Kul Dilemma" filminin galası gerçekleşti. Galaya filmin Yönetmeni Mehmet Emin Yıldırım, Yapımcı Tufan Şengül, filmin oyuncularından Mustafa Konak, Yiğit Çelebi, Gürkan Öz, Özlem Çınar, Sadi Celil Cengiz, Tayfun Sav ve çok sayıda davetli katıldı. 3 gün sonra vizyonda olacak film, gösterimde katılımcılardan büyük beğeni aldı. "Çok güzel bir iş çıkardığımızı düşünüyorum" Mehmet Fetihler Sultanı dizisiyle ekranlarda bilinen genç ve yetenekli oyuncu Mustafa Konak, filmdeki oynadığı karaktere ve film sürecine değindi. Konak, "Karakter güzel bir karakterdi yani hiç konuşmamasına rağmen o sahnedeki derinlikleriyle beni etkileyen bir karakter oldu. Bu role uygun görüldüm, bu sayede şu an buradayım. Böyle bir filmde yer almak benim için çok kıymetli bir deneyim. Yani Kemal karakterinden bahsedecek olursam konuşmayan, filmde de hiç konuşmuyor zaten, daha böyle kendi kafasında hayat yaşayan bir karakter. Ekipteki herkes çok güzeldi. Çok güzel bir iş çıkardığımızı düşünüyorum. Emeği geçen tüm ekibe, yönetmenimize, yapımcımıza herkese çok teşekkür ediyorum" dedi. Mehmet Fetihler Sultanı dizisi hakkında kendisine yöneltilen soruya ise Konak, "Orası hakkında konuşmasak daha iyi olur çünkü şu an Kul filmine geldik madem, burayla konuşalım o zaman hiç oraya girmeyelim" yanıtını verdi. Sanatçı Tufan Sav ise oynadığı karaktere ve filmin diğer projelerden farklı olduğuna değinerek, "Bu rol gerçekten benim arzu ettiğim bir karakterdi ve kasta uygun bir rol. Okuma provasında baktığımız zaman gerçekten insanlar kendi karakterlerin içindeki rollere cuk oturuyordu. Küçük oyuncumuz da çok şekerdi, çok sevimliydi. Bir de sürpriz oyuncularımız var. Hayatın parçasında olan renklerden bir tanesi. Rolüm biraz müzik gibiydi. O müziğin içinde şartlar ve koşullar insanı olduğu için performansımız daha da güzel oldu. Takdir seyircinin. Korku ve gerilim filmi Türkiye’de korku üzerine kuruluyor. Bu bir tık üstü, gerilimin daha farklı bir versiyonu. Seyirci gerilime yönelirse aralanan hikayeler çok daha farklı oluyor. Gizemli, ihtiyacı olan bir film bu ve benim düşünceme göre biz bir ilki başlattık. Devamı da gelir başka yapımcılar tarafından" dedi. "Farklı farklı türlerde işler yapmak istiyoruz" Farklı türden işler ortaya koymak istediğini dile getiren filmin yapımcısı Tufan Şengül, "Bu bizim ilk projemiz, heyecan doluyuz. Amacımız sektörde yetenekli işler yapmak. Farklı farklı türlerde işler yapmak istiyoruz ve kendimizi sektöre farklılıklar getireceğiz. Birincil amacımız bu" dedi. "Mustafa yakışıklı, işini bilen, işinde gerçekten büyük şeyler yapan bir kardeşimiz" Genç oyuncu Mustafa Konak’ın içerisinde bulunduğu projeyi desteklemek amacıyla galada bulunduğunu söyleyen oyuncu Mustafa Kaya ise, "Vallahi biz şu an Şehzade Mustafa’nın yeni çektiği projeye destek amaçlı buradayız. İzlemedik, inşallah güzel bir iş çıkmıştır. Yani herkese emeğine sağlık. Gerçekten inanıyorum, güzel bir proje olmuştur. Mustafa bizim canımız. İnşallah iyi bir izlenim bırakır. Mustafa yakışıklı, işini bilen, işinde gerçekten büyük şeyler yapan bir kardeşimiz" şeklinde konuştu. "Mustafa burada da elinden gelenin en iyisini yapmıştır" Mustafa Konak’a desteğini belirten oyuncu Ümit Çırak ise, "Ben bugüne kadar Mustafa’nın bir sürü projesinde kendisine elimden geldiğince destek olmaya çalıştım. Bu projede birlikte çalışmadık ama bundan önceki bir sürü projesinde birlikte çalıştık. Kendisine elimden geldiğince destek olmaya çalıştım. Bu yıllardır devam eden birliktelik, epey bir yıldır birlikte devam ediyoruz. Biliyorum ki Mustafa burada da elinden gelenin en iyisini yapmıştır. Umarım bütün seyirciler de onun yeteneğini ve oyunculuğunu beğenirler. İyi seyirler diliyorum" dedi. "Türkiye seyircisinin çok alışık olmadığı bir şeyi yapmaya çalışıyorum" Son olarak konuşan filmin yönetmeni Mehmet Emin Yıldırım, "Bu projenin en önemli özelliği Türkiye’de gerilim yapmaya çalışmak. Tam korku değil, dramatik anlatı yapısını kullanıyorum ama birilerini korkutmaya da çalışmıyorum. Arada böyle gerginlik oluşturarak Türkiye seyircisinin çok alışık olmadığı bir şeyi yapmaya çalışıyorum. Bence en büyük farkı bu. Mustafa çok yakışıklı bir çocuk. Yüzü çok güzel. İki tane farklı ifadeyi kullanabilir. Hem güzel yüzlülüğü yakışıklı, kastına uygun hem de isterseniz onun gözlerini büyük gösterip daha iyi bir oyunculukla korku ve gerilim filmlerinde oynatabilirsiniz. Dramatik anlatıyı istediğiniz gibi yönlendirebileceğiniz bir yüze sahip. Ayrıca iyi bir oyuncu. Bizim filmimizde oynadığı için çok teşekkür ederim, çok mutluyum. Bence güzel iş yaptık" dedi.
Konya Selçuklu’da Dünya Sağlık Günü’nde anlamlı iki açılış Konya’nın merkez Selçuklu İlçe Belediyesi, sağlık alanındaki yatırımlarına yenilerini ekleyerek 7 Nisan Dünya Sağlık Günü’nde anlamlı iki açılış gerçekleştirdi. İlk Adım Ebe Gebe Okulu’nun ikincisi ile Toplum Ruh Sağlığı Merkezi ve Sağlıklı Hayat Merkezi’nin açılışı Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu tarafından gerçekleştirildi. Selçuklu Belediyesi sağlık alanındaki yatırımlarını sürdürerek ilçenin sağlık altyapısını güçlendiriyor. Bu alanda önemli projelere imza atan Selçuklu Belediyesi, son olarak Türkiye’ye örnek olan İlk Adım Ebe Gebe Okulu’nun ikincisi ile Toplum Ruh Sağlığı Merkezi ve Sağlıklı Hayat Merkezi’ni ilçeye kazandırdı. Bu kapsamda Konya’ya gelen Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu İlk Adım Ebe Gebe Okulu Aile Buluşması’na katılarak Selçuklu Belediyesi’nin hayata geçirdiği iki önemli sağlık tesisinin açılışını gerçekleştirdi. Başkan Pekyatırmacı: "Güçlü aile yapısı bu projenin en önemli çıktılarından biri olacak" Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde yürütülen İlk Adım Ebe Gebe Okulu projesinin ilk uygulamasını 2019 yılında hayata geçirdiklerini hatırlatarak, "Bugüne kadar binlerce anne adayımız okulumuzdan hizmet aldı ve eğitmenlerimizin destekleri ile hamilelik süreçlerini de doğum süreçlerini de en sağlıklı şekilde tamamladı. Sağlıklı gebelik, sağlıklı doğum ve sağlıklı çocukla birlikte, güçlü aile yapısı da bu projenin en önemli çıktılarından biri olacak. İl Sağlık Müdürlüğümüz ile birlikte Işıklar Mahallesi’nde bulunan Mahperi Hatun Sosyal Tesisimizi yeniden düzenledik ve zemin katını Sağlıklı Hayat Merkezi, 1. katını da Mahperi Hatun İlk Adım Ebe Gebe Okulu olarak tefriş ettik. Mahperi Hatun İlk Adım Ebe Gebe Okulumuzun Konya’mızda bu önemli sürecin yaygınlaştırılması noktasında çok büyük katkıları olacak. Şehrimize, ilçemize ve ailelerimize hayırlı olsun" dedi. "Hemşehrilerimizin birinci basamak sağlık hizmetlerine ulaşabilmeleri için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz" 7 Nisan Dünya Sağlık Günü’nde kıymetli yatırımları hizmete sunuyor olmanın ayrı bir anlam ve değer ifade ettiğini kaydeden Başkan Pekyatırmacı, "Selçuklu Belediyesi olarak, tüm hemşehrilerimizin birinci basamak sağlık hizmetlerine en hızlı, en güvenli ve en nitelikli şekilde ulaşabilmeleri için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu kapsamda ilçemizde son 7 yılda 10 adet Aile Sağlığı Merkezi, 4 adet 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu ve 1 adet GETAT merkezinin açılışını gerçekleştirdik. Ayrıca yapımı devam eden ve proje aşamasında olan 6 adet Aile Sağlığı Merkezi ile 1 adet 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu bulunuyor. Açılışını gerçekleştirdiğimiz bu kıymetli yatırım da işte bu anlayışın somut bir tezahürü. Toplum Ruh Sağlığı Merkezi ve Sağlıklı Hayat Merkezi olarak iki ayrı bölümden oluşan bu sağlık tesisi, hem fiziksel hem de ruhsal sağlığa bütüncül bir yaklaşım sunuyor. Açılışını gerçekleştirdiğimiz bu sağlık tesisiyle birlikte; hayatın her evresine dokunan kapsamlı bir sağlık vizyonunu hep birlikte ortaya koymuş oluyoruz. Bu vesileyle, Konya’mıza yapılan sağlık yatırımlarındaki katkıları dolayısıyla Sağlık Bakanımız Kemal Memişoğlu’na; bu kıymetli yatırımın hayata geçirilmesinde iş birliği içerisinde çalıştığımız İl Sağlık Müdürlüğümüze ve emeği geçen tüm sağlık çalışanlarımıza, mühendislerimize, çalışma arkadaşlarımıza ve katkı sunan herkese şükranlarımı sunuyorum" şeklinde konuştu. Bakan Memişoğlu: "Konya’mızda sezaryen oranı yüzde 30’a gerilemiş durumda" İlk Adım Ebe Gebe Okulu Projesi’nin, gebe eğitimlerinin sahadaki olumlu örneklerinden biri olduğunu belirten Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu da, "Bugün Konya’mızda yürüttüğümüz eğitim süreçlerine dahil olan anne adaylarımızda sezaryen oranı yüzde 30’a gerilemiş durumda. Bu oran, tüm Türkiye’ye örnek olması gereken bir tablodur. Bu güzel projenin hayata geçirilmesine katkı sağlayan, emek veren herkese teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Sağlıklı Hayat Merkezimiz ile Toplum Ruh Sağlığı Merkezimiz şifa zincirinin en kıymetli parçalarından biridir" Sağlıklı Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda, sağlık sisteminin temel taşı olan koruyucu hekimlik ve birinci basamak sağlık hizmetlerini ülke genelinde daha da yaygınlaştırdıklarını söyleyen Bakan Memişoğlu, "Eser siyasetimizin birer nişanesi olarak her geçen gün yeni merkezleri, yeni tesisleri milletimizin hizmetine sunmaya devam ediyoruz. Bugün Konya’mızda açılışını gerçekleştirdiğimiz Sağlıklı Hayat Merkezimiz ile Toplum Ruh Sağlığı Merkezimiz de işte bu şifa zincirinin en kıymetli parçalarından biridir. Bu kıymetli eseri inşa ederek belediyecilik anlayışımızı Konya’da en güzel şekilde sergileyen Selçuklu Belediyemize yürekten teşekkür ediyorum. Sağlık tesislerimizin ülkemize, milletimize ve Konya’mıza hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu. Dua edilmesi ve kurdele kesiminin ardından Bakan Memişoğlu ve beraberindeki heyet her iki merkezde incelemelerde bulundu.
İstanbul Ünlü isimlere uyuşturucu soruşturmasında Simge Sağın ve İlkay Şencan’a adli kontrol Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında gözaltına alınan şarkıcı Melek Mosso serbest bırakılırken, şarkıcı Simge Sağın ve yapımcı İlkay Şencan ise yurt dışı çıkış yasağıyla serbest kaldı. İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri ve Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürüttüğü çalışmalar kapsamında sabah saatlerinde uyuşturucu madde temini, kullanımı ve bulundurulması suçlamalarıyla çok sayıda ünlü isim gözaltına alınmıştı. Operasyon kapsamında gözaltına alınan Simge Sağın, İbrahim Çelikkol, Melek Mosso, Deha Bilimlier, Mustafa Ceceli, Ersay Üner, Bengü Erden, Aslı Sipahi Hacısüleymanoğlu ve İlkay Şencan, Adli Tıp Kurumu’na sevk edilerek kan ve saç örneği verdi. Örnek alım işlemlerinin ardından şüpheliler, ifadeleri alınmak üzere Beykoz Adliyesi’ne sevk edildi. Savcılık sorgusunun ardından mahkemeye sevk edilen isimlerden İbrahim Çelikkol, Mustafa Ceceli, Deha Bilimlier, Ersay Üner, Bengü Erden ve Aslı Sipahi Hacısüleymanoğlu ise savcılık sorgularının ardından serbest bırakıldı. Şarkıcı Simge Sağın ve yapımcı İlkay Şencan hakkında, çıkarıldıkları mahkemece "yurt dışına çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi. Soruşturma kapsamında ifadesi alınan şarkıcı Melek Mosso ise hakimlik işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.