GÜNDEM
Kursiyerlerin el emeği ürünleri görücüye çıktı 14 Mayıs 2026 Perşembe - 16:54:24 Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Meslek Edindirme Kursları (TEMEK) ve TEK Atölye’de eğitim alan kursiyerlerin yıl boyunca hazırladığı el emeği ürünler, düzenlenen yıl sonu sergisinde görücüye çıktı. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Hayat Boyu Öğrenme Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen serginin açılışı Halk Eğitim Merkezi Sergi Salonu’nda gerçekleştirildi. Açılışa kursiyerler, eğitmenler ve vatandaşlar katıldı. Sergide, 2025-2026 eğitim döneminde TEK Atölye bünyesinde gerçekleştirilen Mozaik Jel Kursu, Oyuncak Yapımı Atölyesi, Kumaş Çanta Dikimi Atölyesi, Giyim Üretiminde Temel İşlemler Kursu ve Kumaş Dönüşüm Atölyesi’nde hazırlanan çalışmalar yer aldı. Toplam 55 kursiyerin eğitim aldığı atölyelerde ortaya çıkan dekoratif ürünler, oyuncaklar, tekstil ürünleri ve geri dönüşüm çalışmaları ziyaretçilerin ilgisini çekti. Kursiyerlerin yıl boyunca emek vererek hazırladığı ürünler sergi boyunca vatandaşlar tarafından incelendi. Sergi açılışında eğitim programlarını tamamlayan kursiyerlere katılım sertifikaları, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Nilüfer Ayça Albayraktar tarafından verildi. Üç gün boyunca ziyarete açık kalan serginin yoğun ilgi gördüğü belirtilirken, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen kurs ve atölye çalışmalarının önümüzdeki dönemde de devam edeceği ifade edildi.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 16:44 Üreten eller bilimle buluştu Atatürk Üniversitesi ile Erzurum Teknik Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen "Tarım ve Hayvancılıkta Dijitalleşme" programı, bilim ile üreticiyi aynı sahada buluşturdu. Atatürk Üniversitesi ile Erzurum Teknik Üniversitesi iş birliğinde; "Üreten Eller İçin Bilim Sahada" temasıyla düzenlenen "Tarım ve Hayvancılıkta Dijitalleşme" programı, 14 Mayıs Çiftçiler Günü dolayısıyla Kırmızıtaş Köyünde yoğun katılımla gerçekleştirildi. Akademisyenleri, çiftçileri, öğrencileri ve vatandaşları aynı platformda buluşturan etkinlikte; tarım ve hayvancılıkta dijital dönüşüm, yapay zekâ destekli uygulamalar, mobil veterinerlik hizmetleri ve kırsal kalkınmaya yönelik yenilikçi çalışmalar ele alındı. Yükseköğretim Kurulu himayelerinde koordine edilen ve üniversitelerin Bilim İletişimi Ofisleri tarafından yürütülen "Bilim Kafe" etkinlikleri kapsamında düzenlenen program; bilimsel bilginin doğrudan sahaya taşınması, çiftçinin güncel teknolojilerle buluşturulması ve üniversite-toplum iş birliğinin güçlendirilmesi açısından önemli bir örnek oluşturdu. Programa Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ile Erzurum Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak başta olmak üzere çok sayıda akademisyen, öğrenci ve vatandaş katıldı. Dijital Tarımın Geleceği Köy Meydanında Konuşuldu Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen sunum ve saha uygulamalarında; sensör destekli hayvan takip sistemleri, akıllı sera uygulamaları, veri temelli üretim süreçleri, dijital hayvan sağlığı takibi ve yapay zekâ destekli tarımsal analizler üreticilerle paylaşıldı. Özellikle hayvan sağlığının anlık olarak takip edilmesine imkân sağlayan yerli rumen sensör bolusu teknolojisine ilişkin bilgiler, yöre çiftçilerinin yoğun ilgisini çekti. Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi yürütücülüğünde geliştirilen ve Atatürk Üniversitesi ile Erzurum Teknik Üniversitesinin de paydaşları arasında yer aldığı projede; hayvanların vücut sıcaklığı, hareketliliği, geviş getirme davranışları ve sağlık verilerinin anlık takip edilmesini sağlayacak sensör teknolojileri anlatıldı. Proje sayesinde olası hastalıkların erken teşhis edilmesi, verim kayıplarının azaltılması ve hayvancılıkta sürdürülebilir üretimin desteklenmesi hedefleniyor. Köy halkına yönelik gerçekleştirilen bilgilendirme toplantılarında, dijital teknolojilerin yalnızca büyük işletmeler için değil; küçük ölçekli üreticiler için de önemli avantajlar sunduğu vurgulandı. Üreticilere, erken teşhis sistemlerinin ekonomik kayıpları azaltacağı, verimliliği artıracağı ve hayvan refahına önemli katkılar sağlayacağı aktarıldı. "Bilimi Sahanın Gerçekliğiyle Buluşturuyoruz" Programda değerlendirmelerde bulunan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, üniversitelerin yalnızca akademik bilgi üreten kurumlar olmadığını, aynı zamanda toplumun ihtiyaçlarına çözüm geliştiren yapılar olduğunu ifade ederek şu değerlendirmelerde bulundu: "Bugün burada yalnızca bir etkinlik gerçekleştirmiyoruz; aynı zamanda bilimi üreticimizle, teknolojiyi sahayla ve üniversiteyi toplumla buluşturuyoruz. Tarım ve hayvancılıkta dijitalleşme artık bir tercih değil, sürdürülebilir üretimin temel gerekliliklerinden biridir. Yapay zekâ destekli sistemler, sensör teknolojileri ve veri tabanlı üretim modelleri sayesinde üreticilerimizin daha verimli, daha kontrollü ve daha güçlü bir üretim süreci yürütmesi mümkün hale geliyor. Üniversite olarak hedefimiz; akademik bilgiyi laboratuvarlarda bırakmadan doğrudan vatandaşımızın hayatına dokunan bir değere dönüştürmektir." Hacımüftüoğlu ayrıca, özellikle hayvan sağlığını anlık izlemeye yönelik geliştirilen yerli sensör teknolojilerinin Türkiye’nin tarım ve hayvancılık alanındaki dijital dönüşümüne önemli katkılar sunacağını belirterek, bu tür projelerin ülkenin yerli teknoloji kapasitesi açısından stratejik bir değer taşıdığını ifade etti. "Üniversiteler Toplumsal Kalkınmanın En Güçlü Paydaşlarıdır" Erzurum Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak ise yaptığı konuşmada üniversitelerin toplumsal gelişime doğrudan katkı sunan kurumlar olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: "Bilimsel çalışmaların gerçek değerini sahada görmek mümkündür. Bugün burada çiftçimizle aynı ortamda bulunmak, onların ihtiyaçlarını doğrudan dinlemek ve geliştirilen teknolojileri uygulamalı şekilde paylaşmak son derece kıymetlidir. Dijitalleşme süreci tarım ve hayvancılık alanında çok büyük bir dönüşümü beraberinde getiriyor. Üniversiteler olarak bu dönüşümün merkezinde yer almak ve üreticilerimize rehberlik etmek temel sorumluluklarımız arasında bulunmaktadır." Rektör Çakmak, özellikle gençlerin teknoloji atölyelerine gösterdiği ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, bilimsel farkındalığın küçük yaşlardan itibaren güçlendirilmesinin geleceğin üretim modelleri açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Köy Halkından Yoğun İlgi Program kapsamında köy sakinlerine yönelik aile ve sağlık temalı köy odası sohbetleri gerçekleştirilirken, çocuklara özel teknoloji atölyeleri düzenlendi. Ayrıca Gezici Hayvan Hastanesi aracılığıyla mobil veterinerlik hizmetleri sunularak bölgedeki hayvanların sağlık kontrolleri yapıldı. Bilimsel bilgi ile toplumsal faydayı bir araya getiren etkinlik, köy halkının yoğun ilgisi ve memnuniyetiyle tamamlanırken; üniversitelerin kırsal kalkınmaya yönelik saha odaklı çalışmalarının önemini bir kez daha ortaya koydu.
Down sendromlu çocuklar Mersin Spor Kulübü ile aynı sahada buluştu
21 Mart 2026 Cumartesi - 12:14 Down sendromlu çocuklar Mersin Spor Kulübü ile aynı sahada buluştu Mersin Büyükşehir Belediyesi, 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü kapsamında düzenlediği etkinlikte down sendromlu bireyleri Mersin Spor Kulübü (MSK) basketbolcularıyla bir araya getirerek sporun birleştirici gücüyle farkındalık oluşturdu. Mersin Büyükşehir Belediyesi, Down sendromlu bireylerin haklarına dikkat çekmek, toplumsal farkındalığı artırmak ve ayrımcılıkla mücadele etmek amacıyla ‘21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü’ dolayısıyla, anlamlı ve renkli bir etkinliğe imza attı. Down sendromlu bireyler ile Mersin Spor Kulübü (MSK) oyuncularının bir araya geldiği etkinlikte, sporun birleştirici gücüyle sevgi ve dayanışmanın sınır tanımadığı gösterildi. Toplumsal farkındalığı artırmak ve özel bireylerin sosyal yaşamda daha güçlü ve görünür şekilde yer almasını desteklemek amacıyla çalışmalarını sürdüren Mersin Büyükşehir Belediyesi, 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü kapsamında özel bir etkinlik düzenledi. Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığına bağlı Engelliler Şube Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen etkinlikte özel bireyler, MSK basketbolcuları ile aynı sahada buluştu. Kahkahaların, alkışların ve dostluk dolu anların sahaya yansıdığı etkinlikte özel bireylerle birlikte basketbol oynayan MSK sporcuları hem sporun coşkusunu paylaştı hem de farkındalık mesajı verdi. "Down sendromlu öğrencilerimizin varlığını her yerde fark ettirmeye çalışıyoruz" Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı Engelsiz Yaşam Merkezi Mola Evi özel eğitim öğretmeni Fatma Esra Gökdal, her yıl 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü kapsamında farklı etkinlikler düzenlediklerini belirterek, öğrencilerin toplumsal yaşamda daha görünür olmasını amaçladıklarını söyledi. Bu kapsamda MSK Spor Kulübünün antrenmanına katıldıklarını ifade eden Gökdal, "Öğrencilerimizin her yerde varlığını fark ettirmeye çalışıyoruz. Bugün de MSK Spor Kulübünün antrenman maçına geldik. Çocuklarımız sporun içinde, gezilerde ve farklı etkinliklerde yer alabiliyorlar. Basketbol oynadılar, sporcularla tanıştılar, MSK maskotu Caretta ile fotoğraf çekildiler. Çok güzel bir ambiyans yakaladılar ve sıcak bir sevgi bağı oluştu" dedi. Down sendromlu bireylerin spor yapmasının hem zihinsel hem de bedensel gelişimlerine katkı sağladığını vurgulayan Gökdal, öğrencileri arasında yüzme ve judo gibi branşlarda önemli başarılar elde edenlerin bulunduğunu belirterek, "Yüzmeyle uğraşan öğrencilerimiz var, judo alanında Türkiye birincisi olan öğrencilerimiz bile var. Spor onların gelişimi açısından çok önemli. Bugün de basketbolu tatmış oldular" ifadelerini kullandı.
"Çocukların Kuşçu Dedesi" kuşlar için meydanı terk etmiyor
21 Mart 2026 Cumartesi - 12:03 "Çocukların Kuşçu Dedesi" kuşlar için meydanı terk etmiyor Samsun Cumhuriyet Meydanı’nda tezgah açarak güvercin yemi satan 70 yaşındaki Kemal Parlak, her gün sabahtan akşama kadar meydanda bekleyerek hem kuşların aç kalmamasını sağlıyor hem de çocuklara ücretsiz yem vererek onların mutluluğuna ortak oluyor. Samsun Cumhuriyet Meydanı’nın simgesi haline gelen güvercinlerin hemen yanında tezgah açarak kuş yemi satan 70 yaşındaki Kemal Parlak, her gün sabahtan akşama kadar meydanda bekleyerek güvercinleri beslemeye devam ediyor. Yıllardır aynı noktada güvercin yemi satan Parlak, soğuk hava, yağmur ve zorlu şartlara rağmen meydanı terk etmediğini söyledi. Kuş sevgisinin kendisi için her şeyden önemli olduğunu belirten Parlak, "Kuşları seviyorum. Karda, kışta buraya geliyorum. Yağmurda, çamurda buradayım. Çok kötü hastalandım, evime 3 sefer ambulans çağırdım. Sadece bu kuşların yüzünden. Ben evimde yatmayayım da kuşların yanında olayım" dedi. "Yeter ki çocuklar sevinsin" Eskiden farklı ilgi alanları olduğunu ancak artık en büyük sevgisinin güvercinler olduğunu ifade eden Parlak, özellikle çocuklara yönelik davranışıyla da dikkat çekiyor. Çoğu zaman çocuklara ücretsiz yem verdiğini dile getiren Parlak, "Çocuklara bedava yem veriyorum. Parayla ilgili bir sıkıntım yok. Yeter ki burada çocuklar sevinsin. Yüzde 90 çocuklara hizmet ediyorum. Parasız da çok veriyorum" diye konuştu. Cumhuriyet Meydanı’nda güvercinlerle birlikte adeta bir bütün haline gelen Kemal Parlak, hem kuşların aç kalmamasını sağlıyor hem de çocukların yüzünü güldürüyor.
AİLEM İşitme Engelliler Engelsiz İletişim Merkezi 268 bin 719 çağrıya çeviri desteği sağladı
21 Mart 2026 Cumartesi - 11:32 AİLEM İşitme Engelliler Engelsiz İletişim Merkezi 268 bin 719 çağrıya çeviri desteği sağladı İşitme Engelliler Engelsiz İletişim Merkezi (AİLEM) aracılığıyla bugüne kadar 268 bin 719 çağrıya tercüme desteği sağlandı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, işitme engelli vatandaşların kamu, özel sektör ve sosyal hayattaki iletişim ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla hayata geçirdikleri İşitme Engelliler Engelsiz İletişim Merkezi (AİLEM) aracılığıyla bugüne kadar 268 bin 719 çağrıya tercüme desteği sağlandığını bildirdi. Bakan Göktaş yaptığı açıklamada, yüzde yüz erişilebilirlik hedefiyle engelli bireylerin hizmetlere ulaşımını kolaylaştıracak dijital dönüşüm çalışmalarına hız verdiklerini belirtti. İşitme engelli bireylerin iletişim engellerini kaldırmak için projeler yürüttüklerini kaydeden Göktaş, AİLEM uygulamasının bu alanda önemli bir rol üstlendiğini vurguladı. Vatandaşların, kamuda, özel sektörde ve sosyal hayatlarında iletişim ihtiyaçlarını karşılayabilmek için kurdukları AİLEM’in Türk işaret dilini kullanan vatandaşlar için ortak bir iletişim noktası haline geldiğini ifade eden Bakan Göktaş, şunları kaydetti: "İşitme Engelliler Engelsiz İletişim Merkezi (AİLEM) bugün 51 bin 932 kullanıcı tarafından aktif olarak kullanılıyor. Alışverişten aile içi iletişime, öğretmen-veli görüşmesinden hasta-doktor iletişimine kadar birçok konuda günde ortalama 150 çağrıya çeviri hizmeti sağlıyoruz. 3 yıldır hizmet veren merkezimizde bugüne kadar Türk İşaret Dili çevirmenlerimiz tarafından 268 bin 719 çağrıya çeviri desteği sağlandı. İletişim merkezimize hem bakanlığımızın internet sitesi hem de mobil uygulama üzerinden erişilebiliyor." Bakan Göktaş, AİLEM’in dışında ayrıca bakanlığın merkez ve taşra teşkilatlarında da aktif hizmet verildiğini hatırlatarak, şu an 53 ilde toplam 75 Türk İşaret Dili tercümanıyla sahada olduklarını kaydetti. Göktaş, "Tercümanlarımız son 5 yılda tapu, belediye, valilik, noter, banka ve sağlık gibi alanlarda işitme engelli vatandaşlarımıza yaklaşık 10 bin 473 defa çeviri hizmeti sağladı. AİLEM ve saha çalışmalarımızla, Türk İşaret Dili kullanan tüm vatandaşlarımızın önündeki engelleri kaldırmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.
Bayramda eşini dostunu bıraktı, beslediği kuşlara koştu
21 Mart 2026 Cumartesi - 11:22 Bayramda eşini dostunu bıraktı, beslediği kuşlara koştu Bilecik’te yaklaşık 2 yıldır Şehitler Parkı’nda inen yaklaşık 300 güvercine bakan Hüseyin Ortakaya, bayramda eşini dostunu bıraktı, beslediği kuşlara koştu. Bilecik’te her gün yüzlerce kuşun beslendiği ve Sultan Ahmet Meydanı olarak adlandırılan Şehitler Parkı’ndaki meydan bayramda güvercinlere kaldı. Kuşları her gün hem kendi hem de vatandaşların aldığı yemlerle besleyen Hüseyin Ortakaya, bayramda vatandaşların telaşeden güvercini unutacağı kaygısına kapılıp beslediği kuşlara koştu. Burada kuşların ilk olarak sulukları meydanda bulunan şadırvandan aldığı suyla temizleyen Hüseyin Ortakaya, ardından kuşları yemledi. Hüseyin Ortakaya alışan yaklaşık 300 güvercin onun bir sesiyle meydana toplanırken, karınlarını doyurdular. "Sularını dolduruyorum, yemlerini atıyorum, bakımlarını yapıyorum" Hüseyin Ortakaya, emekli olduğunu ve 2 yıldır buradaki güvercinleri beslediğini anlatarak, "Ekmek ve buğday getirerek hayvanları besliyorum. Burası adeta İstanbul’da bulunan Sultan Ahmet Meydanı’nda gibi. Ben de buradaki güvercinlerin yanı sıra kedilere ve köpeklere de bakıyorum. Sularını dolduruyorum, yemlerini atıyorum, bakımlarını yapıyorum. Altlarını ve çevrelerini de temizliyorum. Vatandaşlarımız da benden görerek buğday, ekmek ne varsa getirip hayvanlara veriyorlar. Elimden geldiği kadar bu işi yapmaya devam ediyorum. Ekmekleri çöplerden topluyorum, atılmasın diye getirip burada hayvanlar için ıslatıp kaplarına koyuyorum. Burada üç yüz ile dört yüz arasında güvercin var. Bazıları ölüyor, bazıları kalıyor ama tekrar yavruladıkları için sayıları yine aynı seviyelerde oluyor" dedi.