GÜNDEM
07 Mayıs 2026 Perşembe - 20:36 Cizre’de 335 hafız diplomalarını aldı Şırnak’ın Cizre ilçesinde, 2023-2026 yılları arasında hafızlık eğitimini başarıyla tamamlayan 335 öğrenci için görkemli bir icazet merasimi düzenlendi. Binlerce vatandaşın katılımıyla gerçekleşen merasimde, genç hafızlar diplomalarını protokol üyelerinin elinden aldı. Cizre’de El-Cezeri Yatılı Kur’an kursları bünyesinde hafızlıklarını tamamlayan 335 öğrenci için Cizre 100. Yıl Kapalı Spor Salonunda tören düzenlendi. Tribünlerin tamamen dolduğu merasimde duygu dolu anlar yaşandı. 100. Yıl Kapalı Spor Salonunda düzenlenen ve vatandaşların türbinleri doldurduğu merasim töreninde 330 hafıza icazet diplomaları ve hediyeleri Şırnak Valisi Birol Ekici, Diyanet İşleri Başkanlığı Genel Müdürlüğü Eğitim Hizmetleri Genel Müdürü Sadide Akbulut, Cizre Kaymakamı Ahmet Vezir Baycar ve diğer protokol üyeleri tarafından törenle verildi. 335 Hafız için düzenlenen icazet töreninde konuşan Diyanet İşleri Başkanlığı Genel Müdürlüğü Eğitim Hizmetleri Genel Müdürü Sadide Akbulut, bunun sadece bir mezuniyet değil, aynı zamanda sevinçleri, o yorucu zamanlarımızın ardından bazı pişmanlıkları bazı çaresizlikleri, bazen bu mutsuzlukları biriktire biriktire bu günlere geldiklerini söyledi. Bugün 335 gencin hafızlık icazetinde olmaktan duyduğu memnuniyeti ifade eden Şırnak Valisi Birol Ekici, ’’Bizler Hz. Nuh’un mekanlarında yaşıyoruz. 70’ten fazla Cezeri ismini kullanan alimimiz var bizim. Biz bu topraklarda yeni Cezerileri, yeni ilim adamlarını sizlerle yetiştireceğiz. Bizim artık hafız kaymakama, hafız memura ihtiyacımız var yoksa yaptığımız işlerin bir miktarı eksik kalabiliyor. Özellikle kızlarımız açısından Diyanet İşleri Başkanlığımızın eğitimden sorumlu genel müdürü bir hanım, örnek olması lazım. Onun için tahsilinize devam etmeniz gerekiyor. Sosyal hayatta yer almanız gerekiyor ki bizden önceki alimlerin ve Hz. Nuh’un mekanına yaraşır şekilde kendimizi yetiştirip milletimize, memleketimize, İslam dünyasına iyi bir şekilde hizmet edebilelim’’ dedi. Kur’an-ı Kerim’i ezberlemek yalnızca güçlü bir hafızanın değil sabrın, disiplinin, gayretin ve adanmışlığın da göstergesi olduğuna vurgu yapan Cizre Kaymakamı Ahmet Vezir Baycar, da Genç yaşlarında böylesine kıymetli bir emaneti gönüllerine nakşeden evlatlarımızı yürekten tebrik ediyorum. Kadim medeniyetlerin buluşma noktası olan Cizre, tarih boyunca ilmin, irfanın ve manevi değerlerin önemli merkezlerinden biri olmuştur. Asırlar boyunca farklı kültürlere ev sahipliği yapan bu aziz şehir; alimleriyle, medreseleriyle ve köklü ilim geleneğiyle hafızalarda müstesna bir yere sahiptir. Mem-u Zin, Molla Ahmed Cezeri, İsmail Ebul-İz El Cezeri, İbni Esir’den miras kalan kültürel derinliğiyle, Dicle Nehrinin bereketiyle yoğrulan Cizre bugün de ilme, eğitime ve manevi değerlere sahip çıkan güçlü bir nesil yetiştirmeye devam etmektedir’’ diye konuştu. Şırnak İl Müftüsü Arif Yeşiloğlu ise ’’Böyle hayırlı evlatlar yetiştirip böyle anlamlı bir gün yaşamamıza sebep olan anne ve babalara Kur’an aşıklarına müjdeler olsun. Allah’ımız onunla bırakmasın nice yıllar bu tabloları bize tekrar tekrar yaşamayı nasip etsin inşallah’’ şeklinde konuştu. Bugün burada, sadece bir mezuniyet töreni için değil göğüsleri vahiyle dolmuş, zihinleri Kelamullah ile süslenmiş 335 genç muhafızın sevincine ortak olmak için toplandıklarını belirten Cizre İlçe Müftüsü Süleyman Baran, ’’Cizre tarih boyunca Melaye Cezeri’lerin, El-Cezeri’lerin izinde ilmin kandili olmuş bir şehirdir. Bugün bu kandilin 335 yeni alevle daha güçlü yandığına şahitlik ediyoruz. Cizre’nin bu bereketli toprağından yükselen bu tekbir sesleri, birliğimizin ve dirliğimizin en büyük teminatıdır. Rabbim hafızlarımızın sayısını artırsın hıfzlarını, hayatlarına rehber eylesin. Okunan her harfin hürmetine memleketimize huzur ve selamet ihsan eylesin’’ dedi. Okunan ilahi ve kasidelerden sonra Kur’an kurslarından mezun olan kursiyerlere diplomaları ve hediyeleri takdim edildi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 19:14 Sultangazi Belediyesi’nden anneler için ’Bir Ninniyle Değişir Dünya’ etkinliği Sultangazi Belediyesi, Anneler Gününe özel düzenlediği ’Bir Ninniyle Değişir Dünya’ etkinliğ, gerçekleştirildi. Sultangazi Belediyesi, annelere özel ‘Bir Ninniyle Değişir Dünya’ temasıyla bir program düzenledi. Sultangazi Belediyesi Etkinlik Salonu’nda yapılan programa İstanbul Vali Yardımcısı Elif Canan Tuncer, Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun ile eşi Tuba Dursun ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programda ayrıca müzisyen Zeynep Betül Akyıldız, seslendirdiği eserlerle annelerin yoğun ilgisini çekti. "Anne demek aile demek" Kadınların anneler gününü kutlayan Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun, "Sultangazi’de aile olmak bizim düsturumuz. 2 yıldır Ramazan ayında ‘Aile Sıcaklığında Ramazan’ temasıyla programlarımızı gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Çünkü biz biliyoruz ki; biz kocaman bir aileyiz. Genç, yaşlı, kadın, erkek fark etmeksizin bir komşumuzun sorununu ailemizin sorunu olarak görüyoruz ve o sorunu çözmek için var gücümüzle çalışıyoruz. Özellikle kadın ve gençlerimizi ön planda tutan çalışmalarımızı hayata geçiriyoruz. Kadınlarımızın ailenin temel taşı olduğu bilinciyle hareket ediyor, sizleri sosyal hayatta daha güçlü hale getirecek faaliyetler düzenliyoruz. Biliyoruz ki güçlü kadın güçlü Sultangazi demek" dedi. Çocukları için her türlü zorluğa göğüs geren şehit anneleri ve engelli annelerin de anneler gününü kutlayan Başkan Dursun, "Annelerimizin hepsi özel, hepsi fedakar. Dün şehit annelerimizle bir araya geldik, onların anneler gününü kutladık. Sultangazi’de sevgiye engel yok. Büyük sabır ve fedakarlıkta bulunan özel bireylerimizin de annelerinin bir kez daha anneler gününü kutluyorum. Sezai Karakoç Gençlik Spor ve Engelliler Merkezimize her gittiğimizde oradaki annelerin çocukları için büyük fedakarlıklar gösterdiklerine şahit oluyoruz. Allah annelerimize uzun ömürler versin" diye konuştu. Konuşmanın ardından Zeynep Betül Akyıldız sahneye çıkarak farklı ülke ve yörelerin hafızalara kazınmış ninnilerini kendi yorumuyla söyledi.
Depremde kaybolan ve 44 gün sonra ‘Kadir’ diyerek bulabildiği otogarın maskotu kedisine gözü gibi bakıyor
20 Mart 2026 Cuma - 09:22 Depremde kaybolan ve 44 gün sonra ‘Kadir’ diyerek bulabildiği otogarın maskotu kedisine gözü gibi bakıyor Hatay’ın Defne ilçesinde yaşayan Ahmet Mengülloğlu, Yeşilçam yıldızı Kadir İnanır’dan esinlenerek ’Kadir’ ismini verdiği 7 yıllık kedisini depremde kaybetti ve 44 gün sonra bulabildi. Otogarın maskotu olan ‘Kadir’ ve ’Paşa’ adlı iki kediye gözü gibi bakan Mengüllüoğlu takdir topluyor. Hatay’ın Defne ilçesi Sümerler Mahallesi’nde yaşayan Ahmet Mengülloğlu, 37 yıldır otobüs terminalinde yazıhanede çalışarak geçimini sağlıyor. Mengülloğlu, yaklaşık 1 aylıkken terk edilmiş halde bulduğu kediyi sahiplenerek 7 yıldır bakıyor. Otogarın maskotu olan ve depremde kaybolan kedi, Mengüllüoğlu’nun ‘Kadir’ diye seslenmesiyle 44 gün sonra bulundu. Yeşilçam yıldızlarından Kadir İnanır’dan esinlenerek kediye ‘Kadir’ ismini veren Mengüllüoğlu, ‘Paşa’ ismini verdiği kediyle beraber iki kedinin bakımını yapıyor. Mengüllüoğlu, otogarda vatandaşların da sevdiği kedilere olan merhametiyle takdir topluyor. "Deli dolu hareketler yapınca ben de ‘Deli Kadir’ oyuncusu olan Kadir İnanır’dan esinlenerek ismini koydum" Yeşilçam yıldızı Kadir İnanır’dan esinlenerek yıllardan beri baktığını kediye ‘Kadir’ ismini koyan yazıhane sahibi Ahmet Mengüllüoğlu, "Ben 37 yıldan beri otogarda çalışıyorum. Ben genelde hayvanseverim ve kediyi yaklaşık 1 aylıkken terk edilmiş şekilde gördüm. Yanıma almaya karar verdim. Kedi 7 yıldan beri benim yanımdaydı ama deprem olunca kayboldu. Kedi depremden sonra 44 gün kayıptı ve ben de tesadüf olarak otogarın dışında gördüm. Onu gördüğümde seslenince kendisi beni tanıdı ve hemen yanıma geldi. Kediye ‘Kadir’ ismini koyma sebebim; deli dolu hareketler yapınca ben de ‘Deli Kadir’ oyuncusu olan Kadir İnanır’dan esinlenerek ismini koydum" dedi. "İnsanların canlılarla sürekli zaman geçirmesini, hatta sevmesini öneriyorum" Otobüs terminalinde yıllardır iki kediyi beslediğini ifade eden Mengüllüoğlu, "Depremden önce çok heyecanlı, yerinde durmayan bir kediydi ama depremden sonra psikolojik olarak çok etkilendi. Depremden sonra hiç yerinden kalkmaz, hep uyur ve yemeğini yer. Deprem onu psikolojik açıdan bozmuş durumda. Bizde onunla ilgilenmeye başlayınca az çok kendine geliyor. Çevredekiler Otobüs Terminali’nde kediyi görünce çok şaşırıyorlar. Genelde bana kediye Kadir ismini neden koyduğumu soruyorlar. Hayvansever olduğum için beni takdir ediyorlar. Kediyi 7 yıldan beri hiç yanımdan ayırmam. Diğer kedimin ismini de ‘Paşa’ koydum. Depremden annesi depremde otogarda küçük odada yaşıyordu ve bu odanın içinde doğurdu. Depremden bu yana bu odada yaşamaktaydı, ben de annesinin yerine bakıyorum. Paşa, yerinde durmayan şımarık bir kedi. Depremin simgesi olarak bu odada yaşamaya devam ediyor. İnsanların canlılarla sürekli zaman geçirmesini, hatta sevmesini öneriyorum" ifadelerini kullandı.
Kütahya’nın asırlık çınarı Dudu Teyze, iki devri birden yaşadı
20 Mart 2026 Cuma - 09:15 Kütahya’nın asırlık çınarı Dudu Teyze, iki devri birden yaşadı Kütahya’nın Simav ilçesine bağlı Efir köyünde yaşayan 106 yaşındaki Dudu Candan, hem Osmanlı’nın son dönemine hem de Cumhuriyet’in kuruluşuna tanıklık ederek adeta yaşayan bir tarih olarak dikkat çekiyor. 1920 yılında dünyaya gelen Candan, VI. Mehmed döneminde doğdu. Osmanlı Devleti’nin son yıllarını, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunu ve 2. Dünya Savaşı’nı gören Candan, Cumhuriyet tarihi boyunca görev yapan tüm cumhurbaşkanlarına da tanıklık etti. Asırlık ömrünü Simav’daki köyünde sürdüren Dudu Candan, uzun yaşamın sırrını ise sade bir yaşam tarzına bağlıyor. Az yemek yediğini belirten Candan, "Sofradan doymadan kalkıyorum. Yoğurt ve yeşilliği bolca tüketiyorum. Doğal besleniyorum" ifadelerini kullandı. 51 yıl önce eşini kaybettiğini anlatan Candan, hayatını evladıyla birlikte sürdürdüğünü belirterek, "Simav Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı ekipleri 15 günde bir gelip temizlik yapıyor, çamaşırlarımı yıkıyor. 65 yaş aylığım da geliyor. Allah devletimize zeval vermesin" dedi. Efir Köyü Muhtarı Salim Koç ise Dudu Candan’ı düzenli olarak ziyaret ettiklerini belirterek, "Her ay mutlaka ziyaret ederim. Yaşlılık aylığını da ben teslim ediyorum. Bir ihtiyacı olup olmadığını sorarım. Dudu Teyzemiz bizim için çok kıymetli" diye konuştu. 3 çocuk ve 11 torun sahibi olan Dudu Candan’ın torununun torununu da gördüğü öğrenilirken, Efir Köyü’nün en yaşlı sakini olarak biliniyor.
Kent Konseyi Başkanı Başkan Tanfer’den Ramazan Bayramı mesajı
20 Mart 2026 Cuma - 09:12 Kent Konseyi Başkanı Başkan Tanfer’den Ramazan Bayramı mesajı Erzurum Kent Konseyi Başkanı Hüseyin Tanfer, Ramazan Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayınladı. Başkan Tanfer mesajında şu ifadeleri kullandı: ’’Milletimizin yaşamında önemli yeri bulunan bayramlarımız, mutlulukların paylaşıldığı, birlik, beraberlik, kardeşlik, dostluk duygularının güçlendirildiği, dargınlık ve kırgınlıkların unutulduğu, insanların kaynaşmasına ve huzurlu yaşamın tesisine vesile olan müstesna günlerdir. Dayanışma gibi yüce bir duygunun tezahür ettiği bu kutsal günlerde, bizleri bir arada tutan değerlerimizi yaşatmak, birlik ve beraberliğimizi korumak, huzur ve barış ortamını sürdürmek, kardeşlik duygularımızı geliştirmek için daha çok çaba göstermeliyiz. Her bayram olduğu gibi, bu bayramda da kırgınlıkları, küskünlükleri ve dargınlıkları bir kenara bırakarak, gönül kapılarımızı ardına kadar açık tutalım. Yaşamımızı zenginleştiren ve renklendiren bayramları, insanların birbirine yakınlaşması, kaynaşması, üzüntülerin yerini sevincin alması, kardeşlik ve dostluk bağlarının canlanması, birliğimizin daha da güçlenmesi için önemli birer fırsat olarak değerlendirelim. Kimsesizlerimizi unutmayıp, büyüklerimizin gönüllerini alalım, yüreklerinden kopup gelen hayır dualarına mazhar olalım. Hep birlikte can olalım, canan olalım, bayramla huzur bulalım ve huzuru yaşatalım. Bu duygu ve düşüncelerle, Şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle yâd ediyorum. Ramazan Bayramı’nın Erzurumlu hemşerilerim başta olmak üzere, ülkemiz, İslam âlemi ve insanlık için, dostluk ve barışa, sevgi ve kardeşliğe vesile olması temenni ediyor, milletçe geçireceğimiz sağlık, mutluluk ve huzur içerisinde nice bayramlar diliyorum. Bayramınız mübarek olsun.’’
Ziraat mühendisliğini 7 yılın ardından bırakarak devlet desteğiyle kurduğu çiftliğinde ‘hiçbir zaman pişman olmayacağım bir iş’ dediği hayvancılığa başladı
20 Mart 2026 Cuma - 09:11 Ziraat mühendisliğini 7 yılın ardından bırakarak devlet desteğiyle kurduğu çiftliğinde ‘hiçbir zaman pişman olmayacağım bir iş’ dediği hayvancılığa başladı Hatay’ın Kırıkhan ilçesinde 7 yıl boyunca ziraat mühendisliği yaptıktan sonra mesleği bırakan Halil Ateş, "Hayvancılık işi zor bir iş ama hiçbir zaman pişman olmayacağım bir iş" diyerek devlet desteğiyle kurduğu çiftliğinde hayvancılığa başladı. Severek yaptığı hayvancılıkta 30 angusunun sayısı kısa sürede 100’ e çıkarmayı hedefleyen Ateş’in 3 ay içerisinde 27 buzağısı oldu. Kırıkhan ilçesi Ilıkpınar Mahallesi’nde yaşayan Halil Ateş, 7 yıl boyunca özel sektörde ziraat mühendisliği yaparak geçimini sağladı. Depremde önce hem ziraat mesleğini hem de hayvancılık yapan Ateş, deprem olduktan sonra hayvancılık mesleğini bırakmak zorunda kaldı. Ziraat mühendisliğini 7 yıl yaptıktan sonra kendi iş yerini açan Ateş, depremden 3 yıl sonra Tarım ve Orman Bakanlığının ‘Kırsalda Bereket Küçükbaş Hayvancılığa Destek Projesi’ne başvurup onay aldı. Başvurusu onaylandıktan sonra hayvancılığa ilk adımını atan Ateş, 5 ay önce kurduğu ahırına Iğdır’dan Angus cinsi 30 büyükbaş hayvan satın aldı. Çocukluğundan beri hayvancılık mesleğini seven Ateş, gebe angusların birçoğunu doğumu gerçekleşirken ahırdaki hayvan sayısını 100 çıkarak kendi buzağılarını üretmeyi amaçladığını söyledi. "Yaklaşık 3 ay önce ahırımızı kurduk ve Iğdır’dan 30 gebe angus cinsi büyükbaş hayvan aldık" Ziraat mühendisliğini 7 yıl yaptıktan sonra hayvancılığa başlayan Halil Ateş, "Biz çocukluğumuzdan beri hayvancılık yapıyoruz. Depremden sonra hayvancılığı bırakmıştık. Ben ziraat mühendisiyim ve yaklaşık 7 yıl özel sektörde çalıştım. Depremden önce de ziraat üzerine kendi işyerimi açmıştım. Devletimizin sağladığı kırsalda bereket hayvancılığı destek programına katılmak istedik. Buraya yaklaşık 3 ay önce ahırımızı kurduk ve kırsalda bereket hayvancılığı destek programı onaylanmıştı. Iğdır’dan 30 gebe angus cinsi büyükbaş hayvan aldık. Gebe angus cinsi büyükbaşlarda doğumlarımız devam ediyor. Hayvanlarımızdan memnunuz ve ürküp kaçacak hayvanlar değiller. Doğum yaptığında gidip yavrusuna dokunabiliyorsunuz. Burada büyükbaşlardan 10’unun doğumu gerçekleşti ve birkaçı doğuramadı veya ölü olarak doğdu. İlk gebelerde böyle sıkıntılar yaşanılabiliyor" dedi. "Amacımız bu ahırda 100 hayvana çıkarak kendi buzağımızı kendimiz üretmek istiyoruz" Ahırdaki hayvan sayısını çoğaltarak kendi buzağılarını üretmeyi hedefleyen Halil Ateş, "Hayvancılığı şu anda tek yapıyorum, hiçbir iş kolay değil ama bu işi sevmek gerekiyor. Burada ilk doğumumuz gerçekleşti. Doğum gerçekleşince bambaşka bir his oluyor. Bir şeyleri yetiştirmek, üretmek veya o buzağının sana muhtaç olması, senin ona bakman bunlar ayrı güzel duygulardır. Bu hayvancılık işi zor bir iş ama hiçbir zaman pişman olmayacağım bir iş. Biz ziraat mühendisi olarak çok gezdiğimiz için doğa ile iç içeyiz. Diğer meslek gruplarına göre doğayı geziyoruz. Kuraklık ve maddi sıkıntılardan dolayı işyerindeki stresi hayvanlarla ilgilenerek atabiliyoruz. Burada 30 gebe angusumuz vardı ve doğumları gerçekleşti. 7 buzağı ile birlikte 20 buzağımız var. Burada besi hayvanı yetiştireceğiz. Amacımız bu ahırda 100 hayvana çıkarak kendi buzağımızı kendimiz üretmek istiyorum" ifadelerini kullandı. (RMZ-VK-
Bingöl’de bayram namazı kılındı
20 Mart 2026 Cuma - 08:40 Bingöl’de bayram namazı kılındı Bingöl’de Ramazan Bayramı dolayısıyla vatandaşlar sabahın erken saatlerinde camilere akın ederek bayram namazını eda etti. Bingöl’de Ramazan Bayramı’nın ilk gününde vatandaşlar bayram namazı için sabahın erken saatlerinde camilere akın etti. İl genelindeki camilerde yoğunluk yaşanırken, vatandaşlar saf tutarak bayram namazını kıldı. Namaz öncesinde camilerde hutbe verilerek bayramın anlam ve önemine dikkat çekildi. Verilen hutbede birlik, beraberlik ve yardımlaşma duygularının önemine vurgu yapıldı. Kılınan bayram namazının ardından cemaat hep birlikte dua etti. Duaların ardından vatandaşlar birbirleriyle bayramlaşarak Ramazan Bayramı’nın coşkusunu paylaştı. Solhan Ulu Cami İmam Hatibi Mehmet Bingöl, bayramların kardeşlik ve dayanışma duygularını güçlendirdiğini belirterek, "Güzel bir Ramazan ayını geçirdik. Ramazan ayı oruç ayı, bereket ayı, Kur’an ayı bizi nuruyla nurlandıran Cenab-ı Allah’a hamdü senalar olsun. Bugün Müslümanlar olarak iki tane bayramı, iki tane sevinci yaşıyoruz. Birincisi oruçlarımızı güzel bir şekilde tutup Cenab-ı Hak bizlere bu ibadet fırsatını verdi. Cenab-ı Hakk’a hamdolsun. İkincisi de bugün Ramazan Bayramını idrak ediyoruz. Bu sevinç ve mutlulukla beraber dünyadaki Müslüman kardeşlerimize de bugün ellerin semaya kaldırıldığı, dillerin duaya durduğu bir anda kardeşlerimizin kurtuluşu için de dua etme günüdür. Bugün birlik beraberlik, kardeşlik günüdür. Bugün merhamet günüdür. Bugün anne babaların elini öpüp onların hayır dualarını alma günüdür. Bugün Müslümanların birbirlerini sevme, Müslümanların birbirleriyle daha fazla yardımlaşmada bulunmanın başlangıç günüdür. Bugün ikinci bayramı bir arada yaşıyoruz. Birincisi Ramazan Bayramı, ikincisi de cuma da bir bayramdır ve bu ikisi bir arada da yaşadığımız için daha da mutluyuz" dedi. Bayramın ilk saatlerinde şehir genelinde manevi bir atmosfer hakim oldu.