GÜNDEM
05 Mayıs 2026 Salı - 14:00 Sağlıkta yapay zekâ zirvesi: Tıbbın geleceği Atatürk Üniversitesinde masaya yatırıldı Atatürk Üniversitesinin ev sahipliğini yaptığı, Erzurum Büyükşehir Belediyesi, Cansağlığı Vakfı ve Bilim Erzurum iş birliğiyle "Tıbbın Yarınına Bugünden Bak" temasıyla düzenlenen "MedAI 26 Tıpta Yapay Zekâ Kongresi" yoğun katılımla gerçekleştirildi. Kültür Merkezi 15 Temmuz Milli İrade Salonunda, düzenlenen etkinliğe; Erzurum Vali Vekili Mustafa Berk Çelik, Sağlık Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Şuayıp Birinci, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Erzurum Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zafer Aynalı, Sağlık İl Müdürü Gürsel Bedir ile Can Sağlığı Vakfı yönetim kurulu üyeleri, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı. Bakan Birinci, Sağlık sistemlerinin dönüşümünde yapay zekânın rolüne dikkat çekti Açılış konuşmalarının ardından Sağlık Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Şuayıp Birinci, "Sağlığın Bugünü ve Geleceği" başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Sunumunda sağlık sistemlerinin dönüşümünde yapay zekânın rolüne dikkat çeken Birinci, özellikle tütün kullanımının sağlık üzerindeki etkilerine ilişkin çarpıcı veriler paylaştı. Türkiye’de kişi başı sağlık harcamasının 840 dolar olduğunu belirten Birinci, sigara kullanan bireylerde bu maliyetin 1028 dolara yükseldiğini ifade etti. Tütün ürünlerine yönelik hane halkı harcamasının yıllık 15 milyar lirayı bulduğunu aktaran Birinci, sigara kaynaklı yangın hasarının 4 milyar lira, sağlık harcamalarının ise yaklaşık 5 milyar dolar seviyesinde olduğunu vurguladı. Tüm bu olumsuz tabloya rağmen tütün kullanımının artmaya devam ettiğine işaret eden Birinci, özellikle gençler arasında sigaraya erişimin ciddi boyutlara ulaştığını belirtti. Avrupa genelinde yapılan araştırmalara değinerek 15-16 yaş grubundaki gençlerin yüzde 55’inin sigaraya ulaşabildiğini, ilk deneme yaşının ise 12 yaşın altına düştüğünü ifade eden Birinci, kullanım oranlarında kız ve erkek çocuklar arasında farkın ortadan kalktığını dile getirdi. Her yıl dünya genelinde 7 milyon kişinin tütün kullanımına bağlı nedenlerle hayatını kaybettiğini, 1,6 milyon kişinin ise pasif içicilik nedeniyle yaşamını yitirdiğini belirten Birinci, kanser vakalarının yüzde 25’inden sigaranın sorumlu olduğunu söyledi. Türkiye’de akciğer kanseri görülme sıklığının en önemli nedeninin sigara olduğuna dikkat çeken Birinci, ülkede her 100 çocuktan 44’ünün sigara dumanına maruz kaldığını da sözlerine ekledi. Düzenlenen interaktif oturumda "Yerli ve milli ilaç hamlesi" ele alındı Program kapsamında ayrıca Doç. Dr. Şuayıp Birinci ile Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu’nun katılımıyla "Yerli ve milli ilaç hamlesi" başlıklı interaktif bir oturum düzenlendi. Oturumda, Türkiye’nin sağlıkta dışa bağımlılığını azaltmaya yönelik stratejiler, biyoteknoloji yatırımları ve yapay zekâ destekli ilaç geliştirme süreçleri ele alındı. İki gün süren kongre boyunca tanı ve tedavi süreçlerinde yapay zekâ uygulamaları, sağlıkta yapay zekâ ekosistemi, radyoloji alanındaki gelişmeler ile yapay zekâ etiği ve hukuk boyutu gibi başlıklar farklı oturumlarda kapsamlı şekilde değerlendirildi. Ayrıca öğrenci bildirileri, poster sunumları ve uygulamalı atölye çalışmalarıyla genç araştırmacıların bilimsel üretime aktif katılımı teşvik edildi. Rektör Hacımüftüoğlu: "Yapay zekâ, sağlıkta dönüşümün anahtarıdır" Kongreye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, sağlık alanında yaşanan dijital dönüşümün merkezinde yapay zekânın yer aldığını belirterek şunları kaydetti: "Sağlık hizmetlerinin daha hızlı, daha doğru ve daha erişilebilir hale gelmesinde yapay zekâ teknolojilerinin sunduğu imkânlar her geçen gün daha da belirginleşmektedir. Atatürk Üniversitesi olarak bizler, yalnızca mevcut gelişmeleri takip eden değil; aynı zamanda bu dönüşüme yön veren, bilimsel üretimi önceleyen bir anlayışla hareket ediyoruz. MedAI 26 gibi organizasyonlar, akademi ile uygulama sahasını buluşturarak ülkemizin sağlık vizyonuna önemli katkılar sunmaktadır." Üniversitenin sağlık bilimleri ve teknoloji alanındaki çalışmalarına da değinen Hacımüftüoğlu, disiplinlerarası iş birliklerinin artırılmasının önemine dikkat çekerek: "Yerli ve milli sağlık teknolojilerinin geliştirilmesi, güçlü bir akademik altyapı ve nitelikli insan kaynağı ile mümkündür. Bu noktada üniversitelerimize büyük sorumluluk düşmektedir. Atatürk Üniversitesi olarak bu sorumluluğun bilinciyle çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı. MedAI 26 Tıpta Yapay Zekâ Kongresi, kapanış ve ödül töreniyle sona ererken, alanında uzman isimleri ve genç araştırmacıları bir araya getirerek sağlıkta yapay zekâ konusundaki farkındalığın artırılmasına önemli katkı sundu.
05 Mayıs 2026 Salı - 13:55 Bakan Kacır: "Avrupa’nın savunma sanayiinde ihtiyaç duyduğu çözüm ortağı Türkiye" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, savunma sanayi ürünlerinde yüzde 80 dışa bağımlı olan Avrupa ülkeleri için Türkiye’nin bir çözüm ortağı olabileceğini belirterek, "Sektörümüz, Avrupa savunma ekosisteminin ihtiyaç duyduğu çözümleri sağlayabilecek konumdadır. Türkiye’nin Avrupa’nın güvenliğine eşsiz katkılar sunabileceği gerçeğini görmezden gelmek isteyenler, Türkiye’nin yükselişini yavaşlatamaz fakat Avrupa’nın teknolojik ihtiyaçlarını karşılamakta zafiyet yaşamasına neden olurlar. Türkiye’nin dışarıda tutulduğu herhangi bir program, Avrupa’yı telafisi güç stratejik kayıplarla baş başa bırakacaktır" dedi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nın açılışında konuştu. Dünyada amansız bir mücadele yaşandığına dikkat çeken Bakan Kacır, "Ne yazık ki 2. Dünya Savaşı sonrasında barışı koruma umutlarıyla inşa edilen küresel düzen, dünyanın dört bir yanından şiddetlenen çatışmalar karşısında vaat ettiği huzur, güvenlik ve istikrarı sağlayamıyor. Meşru hak arama zeminlerinin zayıfladığı bu ortamda uzlaşmazlık aktörleri diplomasi yerine güç kullanımını daha fazla tercih ediyor. Uzun yıllardır savunma harcamalarını kısan, başka ülkelerin oluşturduğu güvenlik şemsiyesine kayıtsız itimat eden ülkeler, yapay huzur ikliminin bedelini ağır biçimde ödüyor. Teknolojide yaşanan gelişmelerle birlikte değişen ve dönüşen tehdit karakterleri, güvenlik rekabetini klasik harp sahalarının çok daha ötesine taşıyor. Artık bir ülkenin güvenlik kapasitesi yalnızca kara sınırlarını, hava sahasını, deniz yetki alanlarını koruma gücüyle değil, siber alanda dijital altyapılarda ve uzayda kurduğu teknolojik hakimiyetle de ölçülüyor. Bu yeni gerçeklik karşısında ülkeler caydırıcılıklarını arttırmak için çok daha yüksek maliyetleri göze alıyor. Küresel savunma harcamaları son on yılda yüzde 41 artarak 2.9 trilyon dolara ulaştı. Hız kesmeyen jeopolitik gerilimler bu artışın yükselerek devam edeceğine işaret ediyor. Ancak bilinmelidir ki savunmaya ayrılan devasa bütçeler güvenlik hedeflerini teminat altına almak için tek başına yeterli değildir. AR-GE ile, altyapılarıyla, seri üretim kabiliyetleri ve insan kaynağıyla bütüncül bir savunma sanayii kurmak tam bağımsızlığın ve yüksek caydırıcılığın vazgeçilmez şartıdır" dedi. Türkiye’nin dünyada az sayıda ülkede bulunan bir savunma sanayi ekosistemine sahip olduğunu belirten Bakan Kacır, "Bugün dünyada satılan her üç asgari insansız hava aracının ikisini Türk firmalarımız üretiyor. Kendi savaş gemisini geliştiren 10 ülkeden biriyiz. Savunma sanayii gibi uzun soluklu bir alanda yalnızca son iki yılda hanemize eklediğimiz kazanımlar, teknolojide ulaştığımız seviyeyi ortaya koyuyor. Bu dönemde 5. nesil savaş uçağımız Kaan, gökyüzü ile buluştu. Bayraktar TB3 kısa pistli gemilere iniş kalkış yapmayı başaran ilk insansız hava aracı olarak dünya havacılık tarihine geçti. Hava-hava füzelerimiz Gökdoğan ve Bozdoğan ile dünyada bu teknolojiye sahip sayılı ülkeler arasına girdik" dedi. "Avrupa’nın savunma sanayiinde ihtiyaç duyduğu çözüm ortağı Türkiye" Türkiye’nin Avrupa ülkeleri için savunma sanayiinde bir çözüm ortağı olabileceğini vurgulayan Bakan Kacır, "Savunma ürünlerinde yüzde 80 dışa bağımlı olan ve güvenlik tehditleri karşısında savunma kapasitesini tahkim etmeye yönelen Avrupa’nın ihtiyaç duyduğu çözüm ortağının Türkiye olduğunu bu vesileyle ifade etmek isterim. Sektörümüz; sahada oyun değiştirici rolü kanıtlanmış, yüksek teknoloji odaklı ve maliyet etkin geniş bir ürün portföyüyle Avrupa savunma ekosisteminin ihtiyaç duyduğu çözümleri sağlayabilecek konumdadır. Türkiye’nin Avrupa’nın güvenliğine eşsiz katkılar sunabileceği gerçeğini görmezden gelmek isteyenler, Türkiye’nin yükselişini yavaşlatamaz fakat Avrupa’nın teknolojik ihtiyaçlarını karşılamakta zafiyet yaşamasına neden olurlar. Türkiye’nin dışarıda tutulduğu herhangi bir program, Avrupa’yı telafisi güç stratejik kayıplarla baş başa bırakacaktır. Avrupa’daki karar vericiler, miyop yaklaşımlara teslim olmadan, vizyoner bir perspektifle Türkiye ile çok daha sıkı bir iş birliğine bir an evvel yönelmelidir. NATO standartlarında üretim altyapımız; Türk savunma sanayi ürünlerinin müttefik ülkelerin platformlarına hızla entegre edilebilmesine imkân tanıyor" ifadelerini kullandı. "Sanayi alanlarımızın büyüklüğünü mevcut 160 bin hektardan 350 bin hektara çıkaracak Sanayi Alanları Master Planı’nı hazırladık" Türkiye’nin yapılan yatırımlar ve teşviklerle küresel üretimin merkez üslerinden biri haline geldiğini, sanayinin Anadolu’nun tamamına daha dengeli bir şekilde yayılması için kapsamlı adımlar attıklarını vurgulayan Bakan Kacır, sözlerini şöyle sürdürdü: "Sanayimizin gelecek 30 yılına ışık tutacak, planlı sanayi alanlarımızın büyüklüğünü mevcut 160 bin hektardan 350 bin hektara çıkaracak Sanayi Alanları Master Planı’nı hazırladık. Mega endüstriyel bölgeler olarak kurguladığımız yeni sanayi alanlarıyla beraber, savunma sanayi üretimimizi geniş bir coğrafya yayacağız, Anadolu’da yeni savunma sanayii kümelenmeleri oluşturacağız. Tabi savunma sanayiinde geliştirilen kabiliyetlerin sivil alanlara aktarılması, yüksek teknoloji odaklı kalkınmamız açısından büyük önem taşıyor. Ancak bunun kadar öncelikli ve önemli gördüğümüz bir husus, sivil sanayimizdeki bilgi ve tecrübe birikiminin savunma sanayiimize kazandırılmasıdır. Savunma sanayimizin yükselişini hızlandırmak için üretim ve Ar-ge süreçlerine yeni bir bakış getirmeliyiz. Otomotiv ve mobiliteden bilişime, telekomünikasyondan sivil havacılık ve uzaya, enerjiden malzeme ve kimyaya, elektronikten makineye, sağlık ve biyoteknolojiden tekstile farklı sektörlerin sağladığı kabiliyetleri bu doğrultuda değerlendirmek arzusundayız. Üretim tecrübesine ve kapasitesine sahip olduğumuz bu alanlardaki yetkinliklerimizin savunma sanayiimize aktarılması; sektörümüz için daha hızlı prototipleme, daha çevik ürün geliştirme, Ar-Ge süreçlerini daha kısa sürede tamamlama, seri üretime daha hızlı geçiş anlamına geliyor. Daha açık ifadeyle. Tüm imalat süreçlerinde daha hızlı ve daha yüksek adetlerde üretim yapmanın yollarını, yöntemlerini hızla keşfetmeliyiz. Ve halihazırda Ankara ve İstanbul’da yoğunlaşmış savunma sanayii kümelenmelerini Anadolu’nun güçlü üretim merkezlerinde hızla çoğaltmalıyız."
05 Mayıs 2026 Salı - 13:53 İletişim Başkanı Duran: "Dün ambargolarla durdurulmak istenen ülkemiz, ‘Güçlü Lider Güçlü Türkiye’ vizyonuyla kendi destanını yazıyor" Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Dün ambargolarla durdurulmak istenen ülkemiz; bugün KAAN’dan TCG Anadolu’ya, İHA’lardan siber savunma sistemlerine kadar her alanda ‘Güçlü Lider Güçlü Türkiye’ vizyonuyla kendi destanını yazıyor" dedi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Türkiye’nin geçmişte bazı ambargolara maruz kaldığını ancak bu ambargolardan güçlenerek çıktığını belirterek Türkiye’nin artık ‘Güçlü Lider Güçlü Türkiye’ vizyonuyla kendi destanını yazdığını söyledi. Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Cumhurbaşkanı Erdoğan ve geliştirilen Savunma Sanayii ürünlerinin olduğu bir video paylaşan Duran şu ifadelere yer verdi: "Dün ambargolarla durdurulmak istenen ülkemiz; bugün KAAN’dan TCG Anadolu’ya, İHA’lardan siber savunma sistemlerine kadar her alanda ‘Güçlü Lider Güçlü Türkiye’ vizyonuyla kendi destanını yazıyor. Avrupa’nın en büyük sanayi kümelenmesi olan SAHA2026’da bugün bu başarıyı tüm dünyaya bir kez daha ilan ediyoruz. ‘Savunma sanayisinde tam bağımsız Türkiye hayalimizi gerçeğe dönüştürünceye kadar bize durmak, dinlenmek, nefeslenmek yok.’ diyen Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın açtığı bu yolda, sadece üretim kapasitemizi değil, küresel dengeleri belirleyen diplomatik etkimizi de artırıyoruz. Liderin vizyonu, milletin gücü, tam bağımsız Türkiye’nin yolu açık olsun" ifadelerine yer verdi.
Iğdır’da bayram namazı kılındı
20 Mart 2026 Cuma - 08:21 Iğdır’da bayram namazı kılındı Iğdır’da Ramazan ayının ardından bayram sabahında camilere akın eden vatandaşlar, saat 06.38’de kılınan namazla bayramın manevi atmosferini birlikte yaşadı. Namaz sonrası birlik, beraberlik ve barış için dualar edildi. Ramazan ayı boyunca oruçlarını tutan vatandaşlar, bayram sabahında erken saatlerde camilere giderek saf tuttu. Şehir genelindeki camilerde buluşan vatandaşlar, saat 06.38’de kılınan bayram namazıyla birlikte bayramın manevi coşkusunu yaşadı. Namazın ardından yapılan dualarda birlik, beraberlik ve kardeşlik vurgusu öne çıkarken, dünyada devam eden savaşların sona ermesi için de dua edildi. Namazın ardından vatandaşlar cami avlularında bayramlaşarak birbirlerinin bayramını kutladı. Bayramın dünyadaki savaşların bitmesine vesile olmasını dilediğini söyleyen Mirze Yeter; "Mükemmel bir Ramazan ayımız geçti. Elhamdülillah, güzel bir şekilde ihya ettik. Teravih namazlarıyla, ibadetlerimizle Rabbimizden af ve mağfiret diledik. Öncelikle bu ayın, bu mübarek ayın ve özellikle bu bayramın vesilesiyle inşallah İslam âlemi içerisindeki savaşların bitmesini, barışın gelmesini, insanlığın huzura ve mutluluğa erişmesini arzu ediyoruz. Rabb’im hiçbir topluma savaş, hiçbir topluma sıkıntı göstermesin. Camiler en güzel yerlerimiz. Günlerimiz de bayram gibi güzel olsun inşallah. Biz de geldik, bayram namazımızı kıldık. Şu anda çocuklarımızla birlikte camiye geldik. Şimdi inşallah evimize gideceğiz, çocuklarımızla ve ailemizle bayramlaşacağız. Bu vesileyle bütün aile büyüklerimizi arayacağız. Küskünlüklerimiz olsa da bunları gidereceğiz inşallah" dedi. Somali’den gelerek Iğdır’da üniversite okuyan Anas Selam ise; herkese iyi bayramlar dileyerek arkadaşları ile birlikte bayramı geçireceklerini söyledi.
Valisi köşger şehit aileleri ve devlet korumasındaki çocuklarla bayramlaştı
20 Mart 2026 Cuma - 00:26 Valisi köşger şehit aileleri ve devlet korumasındaki çocuklarla bayramlaştı Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, Mübarek Ramazan ayının ardından idrak edilen Ramazan Bayramı arefesinde çeşitli programlara katıldı. Arefe günü kapsamında valilik personeliyle bayramlaşan Vali Köşger, şehitliği ziyaret ederek dualar etti; şehit aileleriyle bir araya geldi ve devlet koruması altındaki çocukların bayram sevincine ortak oldu. Vali Köşger, arefe günü mesaisine Valilik personeli ile bayramlaşarak başladı. Valilikte gerçekleştirilen bayramlaşmada Vali Köşger, personelin Ramazan Bayramı’nı tebrik ederek aileleriyle birlikte sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir bayram geçirmeleri temennisinde bulundu. Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, arefe günü programı kapsamında Asri Mezarlık Şehitliklerini ziyaret etti. Ziyarette, şehitlerin kabirleri başında Kur’an-ı Kerim tilaveti okunurken İl Müftüsü Abdullah Pamuklu tarafından dua edildi. Vali Köşger, programın ardından şehit kabirlerine karanfil bıraktı. Vali Köşger, bayramların aziz şehitleri rahmet ve minnetle anmak ve onların emaneti olan değerlere bağlılığı ifade etmek için önemli bir vesile olduğunu belirtti. Arefe gününde şehit aileleri unutulmadı Vali Köşger, Şehit Uzman Çavuş Burhan Acar’ın ailesini ziyaret etti. Ramazan Bayramı vesilesiyle gerçekleştirilen ziyarette Vali Köşger, şehide Allah’tan rahmet dileyerek ailesinin bayramını tebrik etti. Vali Köşger, il protokolü ile birlikte Şehit Polis Memuru Murat Turan’ın ailesini de ziyaret etti. Ziyarette, Turan ailesinin bayramını kutlayan Vali Köşger, şehide Allah’tan rahmet temennisinde bulundu. Vali Köşger çocuklarla bir araya geldi Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, arefe günü programı kapsamında 0-6 Yaş Çocuk Evlerini ziyaret ederek devlet koruması altındaki çocuklarla bir araya geldi. Vali Köşger, çocukların bayram sevincini paylaşmanın büyük bir mutluluk olduğunu ifade ederek, bayramların sevgi, paylaşma ve dayanışma duygularını güçlendiren özel zamanlar olduğunu vurguladı. Ziyarette, Vali Köşger’e il protokolü eşlik etti. Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger’in arefe günü programı, gerçekleştirilen ziyaretlerin ardından sona erdi.
Başkan Arslan son iftarda Çamlıbel gençlerinin gönül sofrasına konuk oldu
20 Mart 2026 Cuma - 00:08 Başkan Arslan son iftarda Çamlıbel gençlerinin gönül sofrasına konuk oldu Çameli Belediye Başkanı Cengiz Arslan, Ramazan ayının son iftarında Çamlıbel Mahallesi’nde gençler tarafından hazırlanan özel programa katıldı. Gençlerle aynı sofrada bir araya gelen Başkan Arslan, "Birliğimiz ve beraberliğimiz en büyük gücümüzdür" mesajını paylaştı. Çameli ilçesinde Ramazan ayının manevi atmosferi, gençlerin öncülüğünde düzenlenen anlamlı bir organizasyonla taçlandı. Çamlıbel Mahallesi’nde yaşayan gençlerin büyük bir özveriyle hazırladığı sezonun son iftar programına Çameli Belediye Başkanı Cengiz Arslan da katıldı. Mahalle meydanında kurulan gönül sofrasında vatandaşlarla bir araya gelen Başkan Arslan, iftar öncesinde gençlerle sohbet ederek onların görüş ve taleplerini dinledi. Organizasyondaki titizlik ve misafirperverlik katılımcıların takdirini toplarken, ezanın okunmasıyla birlikte dualar eşliğinde oruçlar açıldı. "Birliğimiz ve Beraberliğimiz Gücümüzdür" Programın sonunda konuşan Başkan Cengiz Arslan, Ramazan ayının birlik ve beraberlik duygularını pekiştirdiğine vurgu yaparak, "Gençlerimizin hazırladığı bu anlamlı sofrada bir araya gelmekten büyük mutluluk duydum. Emeği geçen tüm gençlerimize ve kıymetli hemşehrilerimize teşekkür ediyorum. Bizleri en güzel şekilde ağırlayan Çamlıbel Mahalle Muhtarımız Bayram Çonaş’a da ayrıca şükranlarımı sunuyorum. Rabbim tuttuğumuz oruçları kabul, birliğimizi daim eylesin" dedi.
Başkan Sekmen’den Ramazan bayramı mesajı
19 Mart 2026 Perşembe - 23:19 Başkan Sekmen’den Ramazan bayramı mesajı Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, "Rahmetiyle bizleri kucaklayan, şefkatiyle bizi bir araya toplayan on bir ayın sultanı Ramazan ayını geride bırakarak, sevinç, neşe ve kardeşlik duygularımızın tüm İslam âlemine dalga dalga yayıldığı Ramazan Bayramı’na ulaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz" dedi. Başkan Sekmen, yayımladığı bayram mesajında şu görüşlere yer verdi: "Oruç, Kur’an-ı Kerim tilavetleri, İslam sohbetleri, ilahi dinletileri, yardımlar, hayır ve birlik sofralarıyla mübarek Ramazan ayını idrak ettik. Cenab-ı Hak, tuttuğumuz oruçlarımızı ve ibadetlerimizi izzeti dergâhında kabul buyursun, milletimizi böylesine müstesna bir atmosferden mahrum etmesin inşallah. Şuan İslam coğrafyasında yaşanan zulüm, savaş, kan ve gözyaşı devam etmektedir. Rabbim, savaş ve çatışmaların dinmesini barış ve huzur ikliminin tüm dünyada var olmasını nasip etsin. Evet, bütün bu gelişmeler sürerken mübarek bir ayı geride bırakarak Ramazan Bayramımıza kavuştuk. Bayram; neşe ve sevinç günü demektir. Bayram, ibadet hazzıyla coşan, Allah aşkıyla yanıp tutuşan, peygamber muhabbetiyle yaşayan müminlerin manevi duygularla dolup taştıkları bir gündür. Bayram, birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularının zirveye ulaştığı, maddi ve manevi dayanışmanın pekiştiği, dost ve akraba ziyaretlerinin yoğunlaştığı müstesna bir gündür. Bayramlarımızın toplum hayatımızda üstün yeri ve eşsiz değeri vardır. Bayramı fırsat bilerek, birbirimize olan sevgimizi gösterelim. Kimsesizlerin yardımına koşalım. Kırgınlığa, dargınlığa, küskünlüğe son verelim. İyilikleri, güzellikleri, güzel hasletleri öne çıkaralım. Birlik ve beraberliğimizi bozmak isteyenlere asla fırsat vermeyelim. Devletimiz ve milletimizin yükselmesi, yücelmesi, güçlenip kuvvetlenmesi, birlik ve beraberlik içinde yaşamamıza bağlıdır. Şanlı milletimizin zaferlerinin temelinde de işte bu birlik ve beraberlik ruhu yatmaktadır. Bu duygularla, mübarek Ramazan Bayramı’nın tüm İslam âlemine ve aziz milletimizin her bir ferdine kutlu olmasını temenni ediyor, vatanımız ve milletimizin bekası, birlik ve beraberliğimiz için şehadet şerbetini içen kahraman şehitlerimize Yüce Allah’tan rahmet, gazilerimize de acil şifalar diliyorum. Ramazan Bayramımız mübarek olsun."